Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Atina'ya geçen
hafta yaptığı ziyaret kapsamında haftalık yayımlanan "To Vima" gazetesine verdiği
mülakatta, Meis Adası ile ilgili Türkiye'nin tutumunun uluslararası hukuka
dayandığını söyledi.
"Ahmet Davutoğlu: Meis Adası ile ilgili tutumumuz uluslararası hukuka
dayalı" başlığı altında yayımlanan röportajda, Türkiye'nin Yunanistan ile iyi
komşuluk ilişkileri kurmakta kararlı olduğunu belirten Davutoğlu, uluslararası
hukuk, iki ülkenin birbirlerine ve meşru çıkarlarına saygı çerçevesinde,
Yunanistan ile olan farklılıklarda uzlaşma sağlamak için gerekli iradeye sahip
olduklarını ifade etti.
Davutoğlu, Ege'nin dostluk ve işbirliği denizi olması gerektiğini
belirterek, şöyle konuştu:
"Doğu Akdeniz'deki duruma odaklanmak siyasi gündemimizde öncelik taşıyor. Bu
arada, iki tarafın da turizm, ticaret, ekonomi ve kültür dahil olmak üzere, tüm
sektörlerde işbirliklerini artırması gerekiyor.
Bu bağlamda Yunan makamlarının aldığı kararla bazı Ege adalarına vize
kolaylığı getirilmesi, turizm işbirliğinin geliştirilmesinde olumlu bir adım
oldu."
Türkiye'de düzenlenecek Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi'nin (YDİK), daha
fazla işbirliği için olası adımları görüşmenin önünü açacağını ifade eden
Davutoğlu, iki ülke arasında ve özellikle Ege ile ilgili anlaşmazlıkların
kapsamlı ve kalıcı bir çözüme ulaşması için her yolu arayıp bulmakta kararlı
olduklarını belirtti.
"Meis Adası'nın Ege'ye ait olmadığı ve Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) hakkı
bulunmadığı fikrinde ısrar ediyor musunuz? Ülkeniz, Yunanistan'ın Girit'in
güneydoğusunda doğalgaz ve petrol arama hakkına karşı çıkar mı? Türkiye'nin MEB
konusuna yaklaşımını nasıl tarif edersiniz? " sorularına Davutoğlu, şu yanıtı
verdi:
"Türkiye uluslararası hukuka dayalı net bir politikaya ve yasal bir konuma
sahiptir. Türkiye ile Yunanistan'ın Doğu Akdeniz'de deniz yetki alanlarında
farklı görüşler savunduklarını biliyoruz. Biz Yunanistan ile tüm anlaşmazlıkları
çözmek istiyoruz. İstenen ortak bir amaca doğru ilerleme kaydedeceğimize eminim."
-Suriye-
Türkiye'nin Suriye krizinde her zaman barışçıl çözüm savunduğunu belirten
Davutoğlu, Esad rejiminin giderek çaresizleştiğini ve bir sonraki adımını
öngörmenin kolay olmadığını kaydetti.
Bu çerçevede Hatay'a top mermisi düşmesiyle 5 kişinin hayatını kaybetmesine
işaret eden Davutoğlu, halkın temel hak ve çıkarlarını ve sınırları korumak için
uluslararası hukuka dayalı bütün gerekli önlemleri almakta kararlı olduklarını
dile getirdi.
-Kıbrıs-
Kıbrıs Rum kesiminin tek taraflı deniz araştırmalarına başlamasının ve bu
kışkırtıcı hareketi takip eden gelişmelerin, Kıbrıs sorununun askıda kalmasının
bölgesel ve kısmen dünya çapında getirdiği tehlikeleri gösterdiğini ifade eden
Davutoğlu, şöyle konuştu:
"Bu adım, BM gözetiminde müzakerelerin kritik bir aşamaya ulaşmasıyla oldu.
Bu Kıbrıs Rum tarafının, Türk tarafının eşit hak ve çıkarlarını gözardı ettiğini,
Türk tarafı ile ortak bir gelecek paylaşmaya istekli olmadığını ve kapsamlı bir
çözüme ulaşmak istemediğini gösteriyor. Görünen o ki adanın batısında bulunan
bazı arazi denilen yerlerin devredilmesi, Doğu Akdeniz'de Türk kıta sahanlığını
ihlal ediyor.
Türkiye, kesiştiği alanlarda eskiden de olduğu gibi yabancı petrol
şirketlerinin doğalgaz ve petrol çıkarma ve bundan yararlanmak üzere izinsiz
araştırma yapmalarına izin vermeyecektir. Doğu Akdeniz'de ekonomik kaynaklar
krizi, Kıbrıs'ta siyasi bir çözüme gerek duyulduğunu açıkça gösteriyor. Fakat şu
anki ortamın nasıl değişebileceğine dair bilgilendirici bir görüntü sunuyor.
Kıbrıs Türk tarafının önerdiği gibi, adanın petrol ve doğal az kaynakları çözümü
finanse etmek için kullanılabilir. Suyu da iyi bir gelir kaynağı olarak
gelecekteki bir çözüm için kullanabiliriz. Petrol ve gaz sorunu nereden
baktığınıza göre, Kıbrıs için bir fırsat ve ya bir yük olarak değişebilir.
KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, karşılıklı rıza olması ve kapsamlı bir
çözüm sağlanmasını finanse etmek üzere kullanılacak göreceli faydaları belirlemek
için her iki tarafın ve BM'nin katılımı ile üçlü bir komite önerdi. Eğer Kıbrıs
Rum tarafı da Eroğlu'nun bu adil önerisine olumlu yaklaşarak barış ve uzlaşma
için siyasi isteklilik gösterirse, doğal kaynaklar adanın sahibi olan iki millet
arasında ortak paylaşılacak. Bu sürdürülebilir bir çözüm bulunması çabalarına ve
Doğu Akdeniz'in barış istikrar ve işbirliği denizi olmasına yardım edecek. Şimdi
Annan Planı referandumlarının sonuçlarına rağmen, Avrupa Birliği'nin Kıbrıs Rum
tarafını tek taraflı kabul etmesi kararının komplikasyonlarıyla karşı
karşıyayız."
Son olarak "Doğalgazın Kıbrıs sorununun çözümünde bir değişim aracı olduğuna
inanıyor musunuz? " sorusu üzerine Davutoğlu, şu ifadeleri kullandı:
"Kıbrıs'ta iki taraf arasında derin bir güven krizi var. Bu çıkmazda iki
taraf arasındaki Güven Arttırıcı Önlemler, diyaloğun devam etmesine yardımcı
oluyor. Bu alandaki işbirliği sadece bir krizi önlemekle kalmayacak, uluslararası
toplumun ve özellikle bu kaynakları kullanabilecek Avrupa ülkelerinin yararına
olacak."
Muhabir: Ayhan Mehmet - Nevbahar Kabaklı
Yayıncı: Şermin Coşkun - ATINA
Son Dakika › Güncel › Davutoğlu 'To Vima' Gazetesine Mülakat Verdi - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.