Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Donald Tusk, "Bizim için önemli olan mümkün olduğunca AB'ye yönelen bu yasa dışı göç akınını, kaçak yollardan gelen
göçmen sayısını azaltabilmek. Biz herhangi bir spesifik bir sayı üzerinde
anlaşmadık çünkü bu rakamlarla ilgili bir şey değil" dedi.
Başbakan Ahmet Davutoğlu ile Çankaya Köşkü'nde yaptıkları baş
başa ve heyetler arası görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Tusk, Türkiye ziyaretinin atacakları adımları planlamak açısından önemli olduğunu söyledi.
Sığınmacı krizine karşı işbirliğinin önemine dikkati çeken Tusk, Davutoğlu'nu 7 Mart'ta AB liderleriyle yapacakları görüşmeye
davet etti. Tusk, burada taraflar arasındaki işbirliğini gözden geçireceklerini,
gelecek hafta ve ayların önceliklerini belirleyeceklerini kaydetti.
"Önemli olan durumla mücadele etmek"
Görüşmede, düzensiz göçle mücadele konusundaki ortak eylem planında hangi aşamaya gelindiğini de ele aldıklarını belirten Tusk, Türkiye'nin sığınmacılara çalışma izni vermesinden takdirle bahsetti.
AB'nin Suriyeli sığınmacılar için sağlayacağı finansal destek konusunda da Tusk, ortak ihtiyaçların değerlendirilmesi temelinde acil eylemlerin hayata
geçirilmesi gerektiği noktasında mutabık kaldıklarını bildirdi.
Tusk, Avrupa'ya yönelen göçmen akınını azaltmak için Türkiye'nin
aldığı önlemler ve düzenlemelerle ilgili soru üzerine, bu konuda herhangi bir görüşme yapmadıklarını dile getirdi.
Tusk,
"Bizim için önemli olan mümkün olduğunca AB'ye yönelen bu yasa dışı göç
akınını, kaçak yollardan gelen göçmen sayısını azaltabilmek. Biz herhangi bir
spesifik bir sayı üzerinde anlaşmadık çünkü bu rakamlarla ilgili bir şey değil.
Önemli olan, giderek devam eden ve daimi bir süreç haline gelen bu durumla
mücadele edebilmek" diye konuştu.
AB'nin Türkiye ile görüşmelerinde temel amacın yasa dışı göç olgusuyla
mücadele etmek olduğunun altını çizen Tusk, hem Türkiye'nin hem de AB'nin bu
süreçte çok önemli çalışmalar yürüttüğünü kaydetti.
Tusk, düzensiz göçle mücadele konusunda atılması gereken adımları her iki tarafın
da bir-iki hafta içinde hayata geçirmesinin zor olduğunu ifade ederek,
"Bu, son derece çetin bir süreç. Biraz sabır gerektiriyor, biraz daha
zamana ihtiyacımız var. Her şeyden önemlisi ise Avrupa Birliği ve Türkiye
arasında gerçek anlamda bir güven tesis etmiş olmamız. Gelecek için de bence en
önemli unsur bu" dedi.
"Suriyeli sığınmacılar hibrit savaşa alet ediliyor"
Tusk, ABD'nin Avrupa'daki güçlerinin (EUCOM) komutanı ve NATO Avrupa Müttefik Kuvvetler Komutanı General Philip Breedlove'ın, "Esed rejimi
ve Rusya'nın, Suriye'de kasıtlı olarak hedef aldığı sivilleri yerlerinden ederek
onları Avrupa'ya karşı silaha dönüştürmek istediği" yönündeki sözlerinin hatırlatılması üzerine, birkaç ay önce Avrupa Parlamentosu'nda (AP) yaptığı konuşmasına atıfta bulundu.
Konuşmasında yeni bir "hibrit savaşla" karşı karşıya olduklarını söylediğini aktaran Tusk, Suriyeli sığınmacıların bu hibrit savaşta silah olarak olmasa da araç olarak kullanıldıklarını kaydetti. Tusk, şöyle devam etti:
"(AP'deki konuşmamda), 'Suriyeli mültecileri yeni bir siyasi araç olarak kullanıyorlar' demiştim. Bazı meslektaşlarım şaşırdılar bu sözlerime ama aslında bölgede
gözlemlediğimiz buydu. Bazı güçler, bazı odaklar bu göç krizini yeni bir siyasi
araç olarak kullanıyorlar. Kelimelere dikkat etmek istiyorum, bir silah olarak
değil belki ama bir araç olarak kullanıyorlar. Bu tür siyasi iradeyi
görebiliyoruz. Kendi bencil çıkarları için bu durumu kullanan bazı taraflar
var."
Suriye'de mühim olanın çatışmaların sonlandırılması olduğunu belirten Tusk,
"Bu tür çabaları gördükçe iyimser olabilmek son derece zor. Şunu unutmamak
lazım, bazı politikacılar, bazı güç odakları bizim geçmişte düşünemeyeceğimiz
bazı şeyleri düşünüyorlar ve uyguluyorlar" dedi.
"Schengen sınırları korunmalı"
Konuşmasında Atina'ya yaptığı ziyarete de değinen Tusk, düzensiz sığınmacı
akınına maruz kalan Yunanistan'ın yalnız olmadığını, Yunanistan ve benzeri
ülkelere yardım sağlayacaklarını ifade etti.
AB'nin Schengen kurallarını uygulama konusunda kararlı olduğunu vurgulayan
Tusk, "Bu, göç krizi ile ilgili çözüm değil ama AB ile ilgili ilk
koşul" diye konuştu.
Tusk, AB'nin, düzensiz göçün önlenmesi konusunda Türkiye ile iyi ve giderek
de büyüyen işbirliğini takdirle karşıladıklarını belirterek, sınır güvenliği denetimlerinin artırılması ve vize gereksinimleriyle ilgili kontrollerin
sıkılaştırılması gibi Türkiye'nin attığı adımlardan övgüyle söz
etti.
Tusk, NATO'nun kaçak göçe karşı Ege Denizi'de yürütülen faaliyetlere
destek verecek olmasından da memnuniyet duyduklarını aktardı.
Sığınmacı akışının hala yüksek seviyelerde olduğunu da dile getiren Tusk,
atılması gereken adımlar bulunduğunu söyledi. Tusk, bunun nasıl azaltılacağıyla
ilgili kararın da Türkiye'ye ait olduğunu kaydetti.
"Avrupa'daki bir
çoğuna göre en etkin yöntem, Yunanistan'a gelen düzensiz göçmenlerin hızlı ve
geniş ölçekli bir mekanizmayla geri gönderilmesi" diyen Tusk, bunun insan kaçakçıların işlerini bozacağı değerlendirmesinde bulundu.
Tusk, üyelik ve vize serbestisi dahil AB-Türkiye ilişkilerinde geçen zirveden bu
yana ivme yaşandığına da değinerek, taraflar arasında başarılı diyalog
olduğunu bildirdi.
Suriye'deki savaşın durdurulması yönünde Birleşmiş Milletler (BM) arabuluculuğunda taraflar
arasında yürütülen müzakereleri de görüştüklerini dile getiren Tusk, insani
yardımın Suriye'ye ulaşmaya devam etmesi gerektiğini vurguladı. Tusk, tüm
tarafların, başarıya ulaşması için ateşkese şans verilmesi gerektiğini belirtti.
Görüşmede Kıbrıs konusunu da ele aldıklarını kaydeden Tusk, sorunun çözüme
kavuşturulmasının her iki tarafın yararına olduğu gibi bölgenin güvenliği ve
istikrarı açısından da önemli olduğunu sözlerine ekledi.
Son Dakika › Güncel › Davutoğlu-Tusk Ortak Basın Toplantısı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.