Dha Yurt Bülteni-2 - Son Dakika
Son Dakika Logo

Dha Yurt Bülteni-2

28.01.2019 09:18

1)ANTALYA'DAKİ HORTUM İZMİR'DE PAZAR TEZGAHLARINI VURDUEGE ve Akdeniz bölgelerinde etkili olan fırtına ve sağanak yağış, pazar tezgahlarını vurdu.

1)ANTALYA'DAKİ HORTUM İZMİR'DE PAZAR TEZGAHLARINI VURDU

EGE ve Akdeniz bölgelerinde etkili olan fırtına ve sağanak yağış, pazar tezgahlarını vurdu. Mendenes Nehri'nin taşmasıyla tarlalar su altında kalırken, hortumun etkili olduğu Antalya'da da tarım ve sera alanlarının zarar görmesi nedeniyle bu bölgelerden mahsül getirilemedi. İzmir'de pazar tezgahlarında patlıcan 12 TL, dolmalık biber 12-14 TL, taze soğan 10 TL, ıspanak 8 TL, domates ise 7 TL'lik etiketlerle satıldı.Ege Bölgesi'nde birkaç haftadır etkili olan fırtına ve sağanak yağış, hayatı olumsuz etkiledi. Antalya'da fırtına ve hortumlar tarım alanları ve seralara zarar verdi. Antalya'da yetiştirilen mahsuller azalırken pazardaki fiyatları yükseldi. Son 20 yılın en kuvvetli yağışlarını yaşayan ve metrekareye 203 kilogram yağmurun düştüğü Manisa'da da etkili olan sağanak yağış sonucunda tarım alanları zarar gördü, Menderes Nehri'nin taşmasıyla ekili dikili tarım alanları göle döndü. Karşıyaka'da çok katlı pazar yeri ve Balçova'da viyadük altında kurulan pazar yerinde etkilerini hissettirdi. İzmir pazarlarında, patlıcanın kilosu 12 TL'ye, dolmalık biber 12- 14 TL'ye, taze soğan 10 TL'ye, ıspanak 8 TL'ye, domates ise 7 TL'ye yükseldi. Sabahın erken saatlerinde tezgah açan esnaf, satış yapamamaktan, vatandaşlar ise doya doya sebze yiyememekten dert yandı.

'ONLAR DA ŞOKTA, BİZ DE ŞOKTAYIZ'

Havaların soğuması ile son dönemde etkili olan fırtına ve yağışların fiyatları yükselttiğini belirten esnaf Mehmet Yedikardeş, fiyat artışının ürün azalmasından kaynaklandığını belirterek, "Şu anda biber 10 TL'den 12 TL'ye, patlıcan 8 TL'den 12 TL'ye yükseldi. Tarlalarda ürünler azaldı. Vatandaştan çok tepki alıyoruz. Onlar da şokta biz de şoktayız. Ben 35 senelik pazarcıyım ve ilk defa bu fiyatlara sebze satıyorum. Geçen sene patlıcan 3 TL, biber 5 TL idi. Bu sene bu fiyatların tam iki katına satış yapıyoruz. Biz Antalya'dan sebze getiriyoruz ve Antalya'daki fırtına fiyatları daha da arttıracak ama havalar ısınırsa fiyatlar biraz düşer" dedi. Ispanak satışı yapan esnaf Ahmet Altıntop ise ıspanak fiyatının 5 TL'den 8 TL'ye yükseldiğine değinerek, "Ege ovasının genelini sel bastığından dolayı haliyle çiftçi tarlaya giremedi. Kuru yerlerdeki ürünler de yetersiz kaldı o yüzden fiyatlar yükseldi. Manisa Gediz'de ova su altında kaldığı için fiyatlar yükseldi. Vatandaş bugün almasa da yarın alacak, bunlar temel gıdalar ertelemek mümkün değil" dedi. Karşıyaka çok katlı pazaryerinde domates satışı yapan esnaf Kenan Oğuz ise Antalya'daki hortum, fırtına ve selin seraları tahrip etmesi nedeniyle domatesin fiyatının 7 TL'ye yükseldiğine dikkat çekerek, "Vatandaş tüketmiyor biz de satamıyoruz. Kilo başı 50 kuruş kar ediyoruz. Bunun nakliyesi, KDV'si de var. Fiyatlar bundan sonraki süreçte de daha yükselir diye tahmin ediyorum" dedi. Artan fiyatlar yüzünden satışların durduğunu söyleyen esnaf Hazret Tekin, "Antalya'daki sel malın bulunmaması yüzünden fiyatları yükseltti. Olay yeni gerçekleşti ancak ürünler ortalama üstüne 1'er TL daha artacak diye düşünüyorum. Biber 10-12, salatalık 5-6 TL'den patlıcan 10-12 TL'den satılıyor. Vatandaş zorlanıyor, 2 TL'lik biber almak zorunda kalıyor" dedi. Fiyatların çok yüksek olduğundan yakınan Yılmaz Koç, esnafın en fazla kilo başına 1-2 lira kar koyduğunu öne sürerek, "Alan da satan da zorluk çekiyor, mağdur oluyor. Çoğu kişi alamıyor. Temel ihtiyaçlardan olduğu için insanlar alsa da çok az alıyor. Son dönemde birçok mahsulün suyun altında kaldığını biliyoruz, ister istemez fiyatlar da arttı" ifadelerini kullandı.

Pazar alışverişi yapan Saadet Kara ise, 'Salatalık 6-8 TL, kereviz 6 TL olmuş. Alabildiğimizi alabiliyoruz, diğerleri kalıyor. Fiyatlar bizi çok zorluyor. Mecburen ürünlerden az az almak zorunda kalıyoruz" dedi.

Görüntü Dökümü

------------------------

-Pazar yerlerinden genel ve detay görüntüler

Mehmet Yedikardeş ile röp.

-Ahmet Altıntop ile röp.

-Kenan Oğuz ile röp.

-Hazret Tekin ile röp.

-Vatandaşlarla röp.

Haber: Hande NAYMAN Kamera: Şengüler YEŞİL/ İZMİR,

=================================================

2)YÜKSELTİLEN YOL NEDENİYLE FOÇA'NIN TARİHİ TAŞ EVLERİNE SU DOLUYOR

İZMİR'in tarihi ve turistik ilçesi Foça'da kültürel miras olarak kabul edilen tarihi taş evleri, yükseltilen ve hatalı olarak yapılan yollar nedeniyle her yağmurda su basıyor. Restorasyonları sırasında yol seviyesine kadar yükseltilmesine izin verilmeyen taş evlerde yaşayanlar, zemin ve yağmur suları nedeniyle evlerinin yıkılma tehlikesi yaşadığını belirterek, bir an önce önlem alınması istedi. 2015 yılında İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin düzenlediği Tarihe Saygı Yerel Koruma Ödülleri Yarışması'nda, 'Özgün İşlevin Korunduğu Esaslı Onarım' dalında, Fevzipaşa Mahallesi 177 ve 181 sokakların kesiştiği noktadaki, 'Zangoç Evi' olarak bilinen 112 yıllık tarihi geçmişe sahip evine yaptığı restorasyonla ödüle layık görülen Makina Mühendisi Ömer Torun, tarihi evlerle dolu Foça'daki büyük tehlikeye dikkat çekti. Ömer Torun, Foça'daki tarihi pek çok evin, kapı ve pencerelerinin yükseltilen yol seviyesinin altında kaldığına dikkati çekip, "Bu nedenle her yağmurda tarihe tanıklık etmiş bu evleri su basıyor. Evlerde yaşama sorununun yanında turistik amaçlı olarak özellikle yabancı turistlere kiralanan binalarda mahcubiyetler ortaya çıkıyor. Bu durumda ilçenin tanıtımı konusunda olumsuzluklara neden oluyor" dedi.

Torun, mahallerindeki tüm evlerin neredeyse aynı durumda olduğunu vurgulayıp, şöyle dedi:

"2015 yılında alıp, restore ettiğim ev, 1897 yılında yapılmış. Mübadele öncesi kilisenin Zangoç'una lojman olarak tahsisli olduğu için hala Zangoç Evi olarak anılıyor. Mübadelede birebir değişimle Midilli Adası'ndan Foça'ya gönderilen müezzinlere verilmiş. Böylede bir öyküsü var. İlk yapıldığında kapısı yolun 20, pencereleri 90-100 santimetre yukarısındaymış. 120 yıllık süreçte yollar yapılınca, yenilenen kapı ve pencere seviyesinin üzerine çıkmış. 2 yıl önceki yenileme çalışmalarında yol 10-15 santimetre kadar yükseltildi. Üstelik hatalı yapım dolayısıyla yağmur suyu akışları yol ortası ve rögar girişlerine değil evlere meyilli olarak yapıldı. Kapı önleri havuz halini alıyor. Pencerelerden ve kapılardan giren sular alt katları basıyor. Sokaklara kum torbaları dizerek akışı yönlendirmeye çalışıyoruz."

'DOLUYKEN 150, BOŞKEN 400 LİRA ELEKTRİK PARASI'

Torun, evleri su basmaması için dalgıç pompa çalıştırdıklarını ve boş eve ayda 400 TL elektrik faturası ödediklerini belirterek, şöyle devam etti:

"Yazın içinde yaşanılan evlere en çok 150 TL elektrik faturası öderken kışın boş evlere 400 lira elektrik faturası ödüyoruz. Sebebi, evin önünde, arkasında dalgıç pompaları çalıştırıyoruz. İsteyenlere kiralamaya korkuyoruz. 120 yıl önce yapılan ihtişamlı evleri ayağa kaldırmak için restorasyon sırasında ya yolun aşağı indirilmesini ya da evlerin yol seviyesine yükseltilmesine müsaade edilmesini talep ediyoruz. Anıtlar Kurulu izin vermiyor. Belediye ise yolları yükseltmeye ve özensiz imalatla sorunu büyütmeye devam ediyor. Bu gidişle bu yüzyılın teknolojisiyle bu evler 10 yıl, bilemediniz 20 yıl sonra yıkılmaya başlar. Sorun yaşandığı sürecede ne turizme ne sahibine hizmet eder. Hem belediyenin hem Anıtlar Kurulu'nun en azından yeni restore edilecek evleri bu duruma düşürmemesini, var olanların yol durumlarının gözden geçirilmesini veya evlerin yükseltilmesine izin verilmesini istiyoruz. Bunlar kişisel malımız olduğu kadar hem milli servet hem de tüm dünyanın kültürel mirası."

KAPI ARTIK PENCERE

Aynı sokakta oturan mimar Meltem Özkan Dorsman ise yol seviyesinin evin sokak kapısının ortasına kadar yükseldiğine dikkat çekerek, çareyi kapıyı pencere olarak kullanmakta buldu. Dorsman, "Kapı ciddi şekilde yolun altında kaldı. Belediyenin yeni yaptığı yol uygulamasıyla artık arka mahallenin suyu da bizim evlerin içine giriyor. 'Çare olur' diye kapı eşiğini biraz yükseltip, bunun önüne geçmek istedik. Ancak olmadı. Sonunda kapıyı pencereye dönüştürdük. Ama zemindeki su o kadar çok ki bu kez de buradan su almaya başladı. Hem sokaktaki hem zemindeki suyun tahliye edilmesi gerekiyor. Burası çok güzel çok özel tarihi bir sokak ve meydan ama maalesef çok ciddi sorunlar yaşıyoruz. Bir an önce bu sorunumuzun çözülmesini istiyoruz" dedi.

Görüntü Dökümü

------------------------

-Tarihi evlerin bulunduğu sokaktan görüntü.

-Pencere ve kapı seviyelerinden görüntüler.

-Hatalı yol ve rögarlardan görüntü

-Suların bastığı ev girişi ve içerisinden görüntü

-Mağdurlardan Ömer Torun ve Meltem Özkan Dorsman ile röp.

-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Seyfi GÜL/ FOÇA (İzmir),

=====================================================

3)MİDİBÜSÜN ÜZERİNE ÇIKAN ALKOLLÜ GÖZALTINA ALINDI

ADANA'da alkollü olduğu gözlenen bir genç, üzerine tırmandığı midibüse zarar verdi. Eline aldığı taşları da polislere atan şüpheli, gözaltına alındı.Olay, gece yarısı merkez Seyhan ilçesi Cemalpaşa Mahallesi Cevat Yurdakul Caddesi'nde meydana geldi. Alkollü olduğu gözlenen ismi öğrenilemeyen bir genç, iddiaya göre önce sokakta bağırarak çevreyi rahatsız etti, daha sonra da park halindeki bir midibüse tırmanıp zarar vermeye başladı. Mahalle sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine sevk edilen polis ekibi, midibüsün üzerindeki gencin inmesini istedi. Kendisini indirmek isteyen polislere elindeki taşları atan şüpheli, daha sonra ikna edilerek teslim oldu.

Gözaltına alınan şüpheli, Yarbaşı Şehit Erdoğan Çıtak Polis Merkezi'ne götürüldü.

Görüntü Dökümü

------------------------

Şüpheliden görüntü

Şüphelinin bekçi nezaretinde yürümesi

Şüphelinin polis aracına bindirilmesi

Polis aracının gidişi

Midibüsten görüntü

Süre: 00'40" Boyut: 76 MB

Haber - Kamera:  Gökhan KESKİNCİ/ADANA,

========================================================

4)AİLESİNE ÖZEL ÇAY YAPTI, TÜRKİYE'DEKİ 5 ÜRETİCİDEN BİRİ OLDU

AİLESİ için farklı bir içecek yapmak isteyen Mert Hüseyin Milli, Çin'e özgü olan Kombucha Çayı yapmaya başladı. Kısa sürede kurumsallaşarak Kombucha Çayı üreten ilk 5 firmadan biri olduklarını söyleyen Milli, Türkiye'nin dört bir yanından sipariş almaya başladıklarını belirtti.  Bursa'da ailesine farklı tatlar sunmak isteyen Mert Hüseyin Milli (28) ve ağabeyinin eşi Duygu Milli (30), çeşitli araştırmalar yaparak Kombucha Çayı yapmaya başladı. Son dönemlerin popüler bitki çayları arasında yer alan çayları sosyal medya hesaplarında paylaşan ve komşularına ikram eden Hüseyin Milli ve Duygu Milli, olumlu geri dönüşler alması üzerine çayın üretimini yapmaya başladı. Çayın firmalaşmış olarak üretimini yapan ilk 5 firmadan biri olduklarını söyleyen Milli, satışları sosyal medya hesapları ve internet üzerinden yaptıklarını belirtti. Ürünün, sindirim sistemi başta olmak üzere sağlık yönünden birçok faydası olduğunu belirten milli, Türkiye'nin dört bir yanına sipariş gönderdiklerini söyledi.

Çayın tarihi süreci hakkında bilgiler aktaran Mert Hüseyin Milli, "2 bin 200 yıllık kültüre sahip olan bir Çin çayı diyebiliriz. Çin İmparatorunun rahatsızlığı için doktor Kombu tarafından üretilen bir çay. Kültür mantarının fermante edilmesiyle oluşturulan bir çay. Öncesinde yeşil çay, siyah çay, beyaz çay demleniyor. Soğutulduktan sonra mantar koyularak fermantasyon işlemi gerçekleştiriliyor. Belli bir süreç geçtikten sonra da mantar içerisinden süzülerek alındıktan sonra içime hazır halde sunuluyorö dedi.

Kombucha çayının sağlık açısından da faydalı olduğunu belirten Milli, "Öncelikle bağırsak sistemine müdahale ediyor. Bağırsakları temizleyerek içerideki zararlı bakteri ve toksinleri temizleyerek vücuttan atıyor. Arkasından bağırsak çeperine yerleşiyor ve sonradan vücuda girecek olan besinlerin ve toksinlerin direkt dışarı atılmasını sağlıyor. Daha güçlü bir sindirim sistemi, daha güçlü bir metabolizma ve ikisinin de daha sağlıklı çalıştığı bir vücuda sahip oluyoruzö ifadelerini kullandı.

Çayın üretimini ilk olarak evde gerçekleştirdiğini belirten Milli, "İş ortağımla birlikte üretimini evde yapıyorduk. Aile içerisinde sağlıklı bir şekilde kullanıyorduk. Mantarlar elimizde çoğalmaya başladı. Bunun yanında biz de güzel bir tat yakaladık. Bu çayı deneyen yakınlarımız dışarıya açılmamız anlamında bizi teşvik etti. Biz de bu anlamda bir girişimde bulundukö diye konuştu.

İlgi görmesi üzerine şehir dışından da sipariş aldıklarını belirten Milli, "Bu bir beslenme ürünü. Bunun en az 2 ay kullanılmasını öneriyoruz. Bu işe başladığımız zaman Türkiye'de şirketleşmiş 4-5 firma vardı. Tadından kaynaklı olarak olumlu geri dönüşler alıyoruz. Şehir dışlarına çok sayıda sipariş gönderiyoruzö dedi.

Görüntü Dökümü

------------------------------

-Çay yapımından detaylar

-Müşteri detayları

-Röportajlar

-Süre: 4.55 Boyut: 551 MB

-Haber: Muammer İRTEM/ Kamera: Enver Fatih TIKIR/BURSA,

Kaynak: DHA

Son Dakika Güncel Dha Yurt Bülteni-2 - Son Dakika


Advertisement