1)LİCE'DE 6 SIĞINAK İLE TOPRAĞA GÖMÜLÜ 5 TON 209 KİLO ESRAR ELE GEÇTİ
DİYARBAKIR'ın Lice ilçesi kırsalında terör örgütü PKK'ya yönelik düzenlenen operasyonda toprağa gömülü bidon ve çuvallarda 5 ton 209 kilo esrar ele geçirildi. Operasyon kapsamında teröristlerce kullanıldığı belirlenen 6 sığınak bulunurken, menfeze yerleştirilen el yapımı patlayıcı ile çok sayıda silah mühimmatı ve yaşamsal malzeme ele geçirildi.
Görüntü Dökümü
----------------------
-Toprağa gömülü bidonlardaki uyuşturucunun görüntüsü
-Detaylar
LİCE (Diyarbakır),-
=======================================================
2)OZAN ARİF, YAŞAMINI YİTİRDİ
OZAN Arif olarak tanınan halk ozanı ve bestekar Arif Şirin (69) tedavi gördüğü Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde sabaha karşı hayatını kaybetti. Sanatçı Ozan Arif, bir süredir Samsun OMÜ Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde kanser tedavisi görütordu. Sanatçı, 04.50'de yaşamını yitirdi. Ozan Arif, Giresun'un Alucra ilçesine bağlı şimdiki ismi ile Yükselen eski adı ile Hapu köyünde 1949'da doğdu. Babasının memuriyeti dolayısıyla, ilk ve ortaokulu Samsun'da bitirdi. 1970'de başladığı öğretmenlik mesleğinde Samsun'un Devgeriş köyünde beş yıl öğretmenlik, dört yıl ise okul müdürlüğü görevi olmak üzere üzere dokuz yıl hizmet verdi. 24 Eylül 1980 ve 5 Kasım 1991 tarihleri arasında Almanya'da yaşadı. Güzel sanatlara yeteneği, şiire ilgisi ve özellikle şairliğe olan kabiliyetinden dolayı okul çağlarında şiir ve resim dallarında birincilikler ve ödüller almaya başlayan Ozan Arif'in başarıları hayatının ileriki yıllarında yöresel sınırları aşıp Türkiye genelinde de devam etti. Birçok şiir ve Halk Edebiyatı yarışmalarında üstün başarı gösteren Ozan Arif'in Türk Halk Edebiyatı'nın şiir, atışma, muamma, irticalen şiir söyleme, lebdeğmez (dudakdeğmez), güzelleme ve diğer dallarında çeşitli tarihlerde aldığı Türkiye birincilikleri, sertifikalar ve ödüller vardır. Bunların yanında Konya'da Türkiye Aşıklar Bayramı'nda değişik yıllarda, değişik dallarda birincilikler elde eden Ozan Arif, yine Konya Aşıklar Bayramı'nda 1976, 1977 ve 1978 yıllarında her dalda altın madalya kazanmıştır.
SAMSUN-DHA
GÖRÜNTÜ TAKİP EDİLİYOR
=====================================================
3)ALTINA ALDI, 700 METRE SÜRÜKLEDİ, KAÇTI
ADANA'da yolun karşısına geçmek isteyen kadın, otomobilin çarpması sonucu yola savruldu. Yoldan geçen kamyonetin altına aldığı ve yaklaşık 700 metre sürüklediği kadın, feci şekilde can verdi. Kamyonet ise kazının ardından kaçtı.Kaza, saat 07.15 sıralarında merkez Yüreğir ilçesi Sinanpaşa Mahallesi D-400 Karayolu'nda meydana geldi. Kimliği henüz belirlenemeyen bir kadın, iddiaya göre refüjdeki demir bariyerlerin arasından çıkıp, yolun karşısına geçmek istedi. Bu sırada Ali Seyit A.'nen kullandığı 33 D 8096 plakalı otomobilin çarpması sonucu yola savruldu. Yoldan geçen plakası alınamayan bir kamyonet, altına aldığı kadını yaklaşık 700 metre sürükledi. Kadın, Seyhan ilçesi Sabancı Merkez Camii'nin önünde aracın altından yol kenarına savrulurken, kamyonet ise olay yerinden kaçtı. Ali Seyit A. ve diğer vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sevk edilen sağlık görevlilerinin yaptığı kontrolde kadının öldüğü belirlendi. Polisin ve Cumhuriyet Savcısı'nın yaptığı incelemenin ardından talihsiz kadının cesedi, Adana Adli Tıp Kurumu'nun morguna kaldırıldı. Otomobil sürücüsünü gözaltına alan polis, kaçan kamyonetin yakalanması için çalışma başlatıldı.
Görüntü Dökümü
------------------------
Kaza yerinden görüntü
Kaza yerindeki ambulanstan görüntü
Sağlık görevlilerinin cesedin üzerini örtmesi
Kaza yerindeki polislerden görüntü
Olay yeri şeridinin ardından üzeri örtülü cesedin görüntüsü
Kadına çarpan otomobilden görüntü
Otomobilin hasar gören yerlerinden görüntü
Kaza yeri levhasından görüntü
Genel ve detay görüntüler
Süre: 01'13" Boyut: 137 MB
Haber - Kamera: Gökhan KESKİNCİ/ADANA,
=====================================================
4)UYUŞTURUCU SATICISI ÇİFT TUTUKLANDI
ADANA'da, uyuşturucu sattıkları iddiasıyla gözaltına alınan çift, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Adliyeye sevk edilirken eşi H.İ.'nin yüzünü gizlediğini gören, A.İ, "Niye yüzünü gizliyorsun, sen kötü birşey mi yaptın? Kanser hastasıyım 53 yıldır ben bu esrarı içerim" dedi. Adana Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, merkez Yüreğir ilçesi Özgür Mahallesi'nde oturan çiftin uyuşturucu sattığı ihbarını aldı. Belirlenen adrese operasyon düzenlen ekipler, evde yaptığı aramada 2 kilo esrar ve uyuşturucu satışından elde edilen 5 bin lirayı ele geçirdi. A.İ. ve eşi H.İ., gözaltına alındı.
Emniyete götürülen çift, uyuşturucuyu satmadıklarını söyledi. Şüpheliler işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Eşi H.İ.'nin yüzünü gizlediğini gören A.İ., "Niye yüzünü gizliyorsun, sen kötü birşey mi yaptın? Kanser hastasıyım 53 yıldır ben bu esrarı içerim" dedi.
Çift, çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.
Görüntü Dökümü
-------------------
Karı-kocanın polislerin arasında yürümesi
Konuşmaları
Haber-Kamera: Çağlar ÖZTÜRK/ADANA,
=====================================================
5)OSMANLI MİRASI SÜT HELVASINA BURSA SAHİP ÇIKIYOR
Osmanlı Mutfağının son dönemlerinde yapılan ve saray mutfağının en gözde tatlılarından biri haline gelen süt helvası, Bursa'da orijinal haliyle sofraların vazgeçilmezi olma özelliğini koruyor. Bir çok kişi, Türkiye'de yalnızca Bursa'da yapılmaya devam edilen süt helvasını yemek için şehre geliyor. Anadolu mutfağındaki tatlıların başında gelen helvalar, Anadolu'nun her yerinde ölümlerden doğumlara, düğünlerden bayramlara, kutlanacak ya da anılacak her durumda asırlardır pişirilmeye devam ediyor. Yaklaşık 120 yıl önce Osmanlı Mutfağına giren süt helvası, o dönemde sarayda en çok tercih edilen tatlı haline geldi. Zaman içinde Anadolu'ya yayılan süt helvası, gün geçtikçe unutuldu. Özellikle Bursa'daki esnaf lokantaları süt helvasını menülerinden hiçbir zaman çıkarmadı. Günümüzde yalnızca Bursa'da yapılan süt helvası, maliyetinin de düşük olması sebebiyle esnaf lokantalarında en çok tercih edilen tatlı haline geldi. Bursa'daki yemek kültüründe öğle saatlerinde tüketilen süt helvası, saat 14.00'dan sonra tüm lokantalarda tükeniyor ve gün içerisinde bir daha yapılmıyor.Yaptığı yemeklere yeni bir tarz getirmeyi hedefleyen şef Emir Topuk(26), 120 yıllık tarihe sahip süt helvasını dev kabakların içinde pişirip müşterilerine farklı bir lezzet sunuyor. 20'nci yüzyılda Bursa'nın süt helvasını günümüze kadar taşıdığını belirten Topuk, "120 yıldan beri Bursa'daki esnaf lokantaları her gün aynı helvayı pişirmiş. Bu helva da 'süt helvası'. Öğlen 14.00'dan sonra canınız süt helvası çekse de hiçbir lokantada bulamıyorsunuz. Süt helvası sadece öğlen ulaşılabilen bir tatlı" dedi.
KAZANDİBİNİN YARIM BIRAKILMIŞ HALİ: SÜT HELVASI
Tüm helvaların aslında aynı mantıkla pişirildiğini söyleyen Topuk, "Bir meyane hazırlanıyor, tereyağı ve un kavruluyor. Daha sonra üzerine şekerli süt ilave edip benmari usulüyle pişiriliyor. Son aşama da ise süt helvası fırında pişiyor. Süt helvası, kazandibinin atası olarak biliniyor. Aslında kazandibinin yarım bırakılmış hali süt helvasıdır. Süt helvasının en güzeli uzun sürede pişirilenidir. Unun uzun süre kavrulması çok önemli. Süt helvasının püf noktası, kıvamının helva kaşıktan akmayacak kadar katı çatal ile yenemeyecek kadar akışkan olmasıdır. Bu kıvamı yakalamak pişirme tekniğinde. Pişirme aşaması biraz zahmetli. 3 aşamada pişiyor. Yarımşar saatten oluşan aşamalar tamamlanınca helvamızı 1 buçuk saatte yapmış oluyoruz. Aslında süt helvası eskiden sadece Bursa'da değil tüm Anadolu'da pişiyormuş. Anadolu'da süt helvasının tarifi zamanla unutulmuş. Bu helvayı Bursa'da günümüze taşıyan bir iki tane esnaf lokantası var. Süt helvası aslında bu lokantaların Anadolu mutfağını bir hediyesi. Süt helvası günümüzde sadece Bursa'da pişirildiği için 'Bursa helvası' olarak da anılıyor" dedi.
"İNSANLAR YEMEK İÇİN ŞEHİR ŞEHİR GEZMEYE BAŞLADI"
Yemek içmek konusunda insanların artık şehirden şehire gezmeye başladığını belirten Topuk, "Anadolu'nun ücra köşesinde bile pişen bir yemek artık büyük şehirlere de kayabiliyor. Bursa'da çok büyük bir sanayi şehri, turizmi oldukça gelişmiş. İnsanlar buraya seyahate geldiklerinde süt helvasıyla karşılaşıyorlar. Daha sonra bazı lokantalar bunu kendi şehirlerine götürüp pişirmeye başladı. Doğru şekilde pişirilmesi bizler için çok önemli. Biz de bu işin doğrusunun öğrenilmesi için çok gayret ediyoruz. İnsanlar artık başka şehirlerden sadece süt helvası yiyebilmek için seyahat etmeye başladı. Bu durumla çok karşılaşıyoruz ama bahsettiğimiz gibi sadece öğle saatlerinde bulunduğu için çoğu kimse hayal kırıklığı ile şehrine geri dönüyor" dedi.
BAL KABAĞINDA SÜT HELVASI
Araştırmaları neticesinde Osmanlı mutfağında bir aşçının bal kabağı içinde farklı yemekler pişirdiğine rastlayan Topuk, "Buradan esinlenerek süt helvasını bal kabağının içinde pişirsek nasıl olur diye düşündüm. Ortaya mükemmel bir sonuç çıktı. Her öğlen mutlaka bal kabağında süt helvası pişiriyoruz. Açıkçası bal kabağında yaptığımız tepside yapılan süt helvası ile yarışır hale geldi. Bu yüzyılda böyle bir yorumu ortaya çıkarmaktan dolayı çok mutluyuz. Yapılışı ise normal süt helvasına göre daha zahmetli. 1 gece boyunca bal kabağını fırında pişiriyoruz. Sabah ise içinde şerbetli bal kabağı tatlısı pişiriyoruz. Daha sonra içerisine süt helvasını ekleyip, bal kabağı içinde fırınlıyoruz. Sunumda ise helvayı bal kabağı ile servis ediyoruz" dedi.
"BURSA'YA GELDİĞİMİZDE İLK YAPTIĞIMIZ ŞEYLERDEN BİRİ SÜT HELVASI YEMEK"
Bursa'ya geldikleri zaman buranın yöresel lezzetlerini yemeyi sevdiklerini belirten güzel sanatlar öğretmeni Nurten Turt(41), " Bunlardan bir tanesi ise süt helvası. Çocuklarım da süt helvası yemekten dolayı çok mutlu oluyor. Bursa'ya geldiğimizde ilk yaptığımız şeylerden biri süt helvası yemek. Şehirlerin tarihi doku ve yöresel yemeklerine sahip çıkmalarından dolayı çok mutluyum. Sanal ortamlardan dolayı artık yemek, kültürel bir gezi haline geldi. Bazı sosyal medya hesaplarından hangi yemeklerin hangi şehirlerde olduğunu merakla izliyoruz. Bu lezzetlerin kendi şehrimizde de yemek istiyoruz ama bir yemeği kendi yerinde yemek çok daha güzel" dedi.
Görüntü Dökümü
-----------------------------------
-Süt Helvası yapımı
-İşletmeden genel görüntüler
-Tatlı yiyen müşteriler
-Genel detaylar
-Röportajlar
Süre: 05.26 Boyut: 609 MB
Haber: Muammer İRTEM
Kamera: Semih ŞAHİN/BURSA,
======================================================
6)350 YILLIK TAŞ DEĞİRMENDE KATKISIZ DOĞAL UN ÜRETİLİYOR
UNUTULMAYA yüz tutan taş değirmencilik, katkısız doğal ürünlerle beslenmenin önemsenmesiyle yeniden değer buldu. Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesine bağlı kırsal Söğütalan Mahallesi'ndeki taş değirmende Kara Kılçık, Sarmaşık ve Siyes buğdaylarını öğüten Halil Arar, elde ettiği katkısız un ile bu undan yapılan ekmek, erişte, kuskus ve tarhana gibi katkısız gıda maddelerini tüketiciye sunuyor.
Söğütalan Mahallesi'nden dere üzerinde kurulu olan ve taşı dereden sağlanan akan suyun gücüyle dönen değirmeni işleten Halil Arar, unutulmaya yüz tutan değirmenciliğin, doğal beslenmenin önemsenmesiyle birlikte yeniden gözde meslekler arasına girdiğini söyledi. 350 yıllık geçmişi olan taş değirmenin1980'li yıllarda kapandığını belirten Arar, şunları kaydetti:
"Atıl durumdaki bu değirmeni 2013 yılında alıp, bakım ve onarımını yaptırdıktan sonra aktif hale getirdim. İşletmeye açtığım değirmende 6 yıldır ailemle birlikte Kara Kılçık, Sarmaşık ve Siyes buğdayları öğüterek un elde ediyorum. Katkısız doğal tam tahıl unu satıyorum. Bu undan ekmek, erişte, kuskus, tarhana da yaparak tüketiciye ekonomik bir fiyata satıyoruz.ö
Görüntü dökümü:
-------------------
Değirmen görüntüsü
Değirmenin çalışması
Değirmencile röp.
3 dk 18 sn 274 mb
Haber/Kamera: Hatice Ayşe AĞAOĞLU/MUSTAFAKEMALPAŞA(Bursa),
======================================================
Son Dakika › Güncel › Dha Yurt Bülteni-2 - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.