Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, "Başbakanımızın Esma kızımızın şehadeti üzerine göz yaşı dökmesini bile istismar edip eleştiri konusu yaparlar, anlamazlar, Çünkü onların göz yaşı dökecekleri bir vicdanları yoktur" dedi.
Bakan Davutoğlu, Karabük'te bir düğün salonunda düzenelen AK Parti İl Başkanlığı toplantısında yaptığı konuşmada, 10 yıl önce deprem olduğunda Türkiye'nin başbakanının Sakarya'ya ulaşamadığını hatırlatarak, Van'daki depremin ardından 1 yılda yeni kent inşa ettiklerini söyledi.
Bir milletin devletine güvenmesi, onur duymasının o millete en büyük enerji kaynağı olduğuna işaret eden Bakan Davutoğlu, şunları kaydetti:
"Bugün devletine güvenen bir millet var. Devletin kudretini kendi halkına karşı göstermesi zaaftır. Bugün Mısır'ı yönetenler bu büyük zaafı, bu büyük suçu işliyorlar. Devlet kudretini halkına şefkat şeklinde göstersin. İşte kudret ekonomiyle, dış politikayla, siyasi istikrarla; şefkat ise gönülle, aşkla ve muhabbetle tahkim edilir. O nedenle Başbakanımızın Esma kızımızın şehadeti üzerine gözyaşı dökmesini bile istismar edip eleştiri konusu yaparlar, anlamazlar. Çünkü onların göz yaşı dökecekleri bir vicdanları yoktur. Hiç bir zaman hiç bir şekilde rahmet ismiyle şefkatle, merhametle tanışmamışlardır. 'Varsın orada 100 bin Suriyeli ölsün, biz kendi çıkarımıza bakalım' derler. 'Varsın Mısır'da baskı yönetimi devam etsin biz ne ilgileniyoruz, varsın Afrika'da, Somali'de insanlar açlıktan ölsün bize ne' derler. Ama biz çocukluğumuzdan bu yana 'bize ne' dememe ilkesi üzerine yetiştirildik."
-Türk ekonomisinin gücü
Bakan Davutoğlu, Türkiye'de 2001 yılında tasarruf sebepleri nedeniyle en basit devlet ihtiyaçlarının bile karşılanmadığı günler geçirildiğini hatırlatarak, "O günü yaşayan bazı diplomatlarımız bana, 'bazı gizli evrakları kağıt eksikliğinden basamadığımız için diğer dairelerden borç alırdık' dediler" ifadesini kullandı.
"IMF'den acaba 1 milyar dolarlık veya 500 milyon dolarlık dilim gelirse ekonomi rahatlar mı" denilen bir ülkeden, bir kalemde Somali'ye 300 milyon dolar yardım yapabilen, Mogadişu'yu tekrar ayağa kaldırabilen bir devlet iradesinin ortaya koyulduğunu vurgulayan Davutoğlu, şöyle devam etti:
"Kardeş Mısırlı kardeşlerimizin yardım talebini bizden başka kimse duymadı. Mısırlı kardeşlerimize o dönemde 2 milyar dolar kredi verdik, 500 milyon dolar Tunus'a kredi sağladık. Savaş sürerken Libya'ya gittiğimizde o zamanda eleştirilmiştik. Libyalı kardeşlerimiz temmuz ayında benim ziyaretimde 'bu Ramazan ayını çıkartamayacağız' dediklerinde bir kalemde 300 milyon dolarlık kredi, 100 milyon dolarlık yardım gönderdik. Ne oldu biliyor musunuz, o 100 milyon dolar için benim hakkımda olmadık eleştiriler yapıldı. Mecliste ve değişik yerlerde. Libyalılar o açtığımız kredileri sonra tek kuruşuna kadar geri ödediler. Hiç bir tek kuruş kaybolmadı."
Davutoğlu, her Libyalının başlarına bir şey gelirse onlara her an yardım edebilen bir Türkiye olduğunu bildiğini vurgulayarak, "Bunun karşılığı hiç bir parayla ödenmez. Bir tarafta Cezayir bağımsızlığını ilan ettiğinde Fransa'nın yanında yer almanın zilleti dolayısı ile ondan 30 yıl sonra Rahmetli Özal'ın özür dilemesi gerçeği var. Diğer tarafta ise ihtiyacı olduğunda bütün o kardeşlerinin yanında durarak 100 yıllarca sürecek bir dostluğu tahkim eden bir politika var. İşte aramızdaki fark bu" diye konuştu.
Kendilerine "yalnızlaşıyoruz, birazda diğer güçlerin sözünü dinleyelim" ya da "neden sesimiz bu kadar çıkıyor" diye itiraz edenlerin aslında 10 yıl içinde inşa edilen bir paradigmayı çökertmeye, 10 yıl içinde inşa edilen bir tasavvuru, bir ideali, bir hedefi titretmeye çalıştıklarını anlatan Davutoğlu, "Titretemezler. Bir tarafta milletle devletin kaynaşmasını sağlayan bir iç siyaset, bir tarafta ekonomik kalkınma, bir tarafta dünyanın her yerinde al bayrağı temsil eden ve savunabilen bir dış politika. Bu 3 boyutlu yürüyüş devam edecek. Arap gençleri Türkiye özlemi ile sokaklara, 'biz de o topraklardaki başarıyı istiyoruz' diye çıktılar. Bir çok ülkenin kanaat önderleri 'keşke bizim başımızda da Recep Tayyip Erdoğan gibi bir lider olsa da bu kaynaşma olsun' diye yola çıktılar. Bu sembolleri yıkmak istiyorlar" ifadesini kullandı.
-Dünyadaki büyükelçilikler
Göreve geldiklerinde 34 yeni büyükelçilik açtıklarını vurgulayan Davutoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:
"162 dış temsilcilik vardı. Şimdi 221 dış temsilcilik var. 134 büyükelçilik ve 221 temsilcilik ile dünyada en fazla temsil edilen 9. ülkeyiz. Bu bağlamda ilk 10'a girdik. 2 yıl içinde yeni açılacaklarla inşallah ilk 5 veya 6 içinde olacağız. Bakan olduğumda büyükelçi ve bakanlık görevlilerine net bir talimat verdim. Bundan sonra şiarımız İstiklal Harbi'nin şiarıdır. Hattı diplomasi yoktur sathı diplomasi vardır. Sathı ise bütün dünyadır. Al bayrağımızın dalgalanmadığı hiç bir ülke kalmayacak. Son 4 yıl içinde Afrika'da 22 büyükelçilik açtık. Benim bir haritam var. Bu haritada büyükelçiliğimizin olduğu ülkeler kırmzı, olmayanlar beyaz boyalıdır. 12 elçilik vardı oralarda şimdi Afrika haritasının her yeri kırmızı. Bu Albayrak kırmızısı, kan kırmızısı değil. İşte bunlardan bize saldırıyorlar. 'Çekilin ve kendi derdinizle uğraşın' diyorlar. Birbirimizle uğraşmamızı istiyorlar, hayır. Bundan sonra insanları bir birine düşman eden hiç bir senaryo bu ülkede yaşanmayacak."
- Karabük
Son Dakika › Güncel › Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Karabük'te Açıklaması - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.