Başbakan Ahmet Davutoğlu, Türkiye'nin ayrımcılık yapmayan prensiplere sahip olan çabalarıyla hangi krizleri çözmek için ne yardımlarda bulunduğunu listeleyebileceğini belirterek, "Hepimiz uluslararası sistemde, ortak değerlerimiz çerçevesinde sığınmacılar gibi insanlık trajedilerini çözmek için, kim tarafından yapıldığı önemsiz teröristler ya da başka kaynaklar olsun bunlara karşı birlikte çalışmalıyız" dedi.
Davutoğlu, Dünya Ekonomik Forumu'nun 45. Davos Yıllık Toplantıları'nda, "Türkiye'nin G-20 Vizyonu" başlıklı özel oturumdaki hitabının ardından soruları cevapladı.
"Birçok hedef koydunuz, son derece kalabalık bir ajandanız var. Ancak tabii ki bunların önünde spesifik olarak öngörebileceğiniz engeller vardır. Bunlara örnek vererek en önemlilerini ifade edebilir misiniz" sorusuna Davutoğlu, farklı görüşlerin karşılarına önemli sorunlar olarak çıktığını söyledi.
Başbakan Davutoğlu, farklı krizlerde farklı bakış açılarının daha iyi bir ekonomik koordinasyonun önüne çıktığını gördüklerini belirtti.
Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko'nun kendisinden önceki konuşmasını hatırlatan Davutoğlu, Ukrayna krizi konusunda önde gelen ülkelerin fikirleri arasında büyük değişimler olduğunu örnek verdi.
Başbakan Davutoğlu, söz konusu değişimlerin direkt olarak atmosferi etkilediğine işaret ederek, "Tabii ki Suriye bizim komşumuz ve bölgedeki birçok ülkede hassas durumlar var. Kimilerinde kriz var. Böylesine bir çerçevede yaşadığınız zaman tabii ki ekonomi de siyasi tartışmalardan etkilenmektedir" değerlendirmesinde bulundu.
-"Farklılıklara odaklanma yerine birleşme"-
"Burada görülen G-20 üyeleri arasındaki fikir ayrılıkları da tabii ki ekonomik durumun en mantıklı ve en doğru şekilde analiz edilmesini de engelliyor" diyen Davutoğlu, şunları söyledi:
"Hepimiz insanız. 20 kişi bir odada masanın etrafında toplandığı zaman burada psikolojik ortam da son derece önem kazanıyor. Birçok farklı düşünce ve hayal kırıklığını bir araya getirdiğiniz zaman iş gerçekten zorlaşıyor. Örneğin biz Türkiye olarak 2 milyon sığınmacıyı ülkemizde şu anda ağırlıyoruz. Tabii ki bunun gibi birçok ülkenin farklı düşünceleri var, onların farklı beklentileri var, önümüzdeki en önemli engel de bu. Son derece mantıklı ve bilgece bir şekilde davranmamız gerekiyor. Farklılıklarımıza odaklanmak yerine artık birleşmenin vaktidir. Özellikle ekonomi, ortak kararlarımız konusunda prensiplerimizin mantıklı olduğu bir şekilde hareket etmeliyiz."
Başbakan Davutoğlu, eğer ekonomik hayatta mantıksız davranılır ve mantıksız kararlar alınırsa bunun başka siyasi sonuçları olacağına dikkati çekerek, "2015 yılında tabii ki bu krizler devam ediyor olacak. Tüm bu siyasi konuların merkezinde olan ülkelerden biri olarak Türkiye de bu sorunların çözümü olmanın yanı sıra, bu politik engellerin bir G-20 bariyeri olmasını engellemek için çalışmaya devam edecektir" görüşünü paylaştı.
-"Trajedileri çözmek için beraber çalışmalıyız"-
"Özellikle son iki yılda bölgenizdeki komşu ülkelerde son derece dramatik değişmeler olduğunu görüyoruz. Sizin pozisyonunuzun da değiştiğini söyleyebilir miyiz? Buradaki birleştirici ve köprü vazifesi gören rolünüzün de önemi tabii ki ortaya çıkıyor. Bu konudaki düşüncelerinizi almak istiyorum" sorusu üzerine Davutoğlu, 1990'lardan beri ve özellikle son 12 yıldaki duruşuna bakılacak olursa Türkiye'nin her türlü çatışmanın giderilmesi için son derece önemli bir noktada olduğunu kaydetti.
Başbakan Davutoğlu, Bosna- Sırbistan krizinde de arabuluculuk için çalıştıklarının altını çizerek bu durumun Balkanlar'da farklı bir operasyon ve atmosfer ortaya koyduğunu belirtti.
Balkanların yanı sıra Rusya'da da gerginliğin azaltılması için ellerinden geleni yaptıklarını vurgulayan Davutoğlu, "Bizce ekonomilerin birbirine bağlılığını algılayabilirsek siyasi krizlerin ortaya çıkma sıklığını da azaltabiliriz" değerlendirmesinde bulundu.
Başbakan Davutoğlu, Türkiye'nin güçlü, demokratik temellere dayanan bir ekonomik gelişmeye sahip olduğunu kaydetti.
Tüm bu krizlere rağmen Avrupa'nın en hızlı gelişen ikinci, OECD'nin en hızlı gelişen üçüncü ekonomisi olmayı başardıklarını vurgulayan Davutoğlu, gayrisafi milli hasılada da (GSMH) kişi başına gelirde 4 katına çıktıkları bilgisini verdi.
Çalışan bir demokratik sistemle ekonomik istikrarı sağladıklarını bildiren Başbakan Davutoğlu, şunları kaydetti:
"Bunun da bölge barışına olumlu bir katkı olduğunu düşünüyoruz. Ancak tabii ki Suriye ve Irak'taki krizlerden büyük bir şekilde etkilenmiş bir ülkeyiz. Liderle mevkidaşlarımızla görüşüyoruz sadece ekonomiyi konuşmuyoruz, siyaset ve bu krizleri de konuşuyoruz. Türkiye'nin ayrımcılık yapmayan prensiplere sahip olan çabalarıyla hangi krizleri çözmek için ne yardımlarda bulunduğunu listeleyebilirim, tabii ki onun için vaktimiz yok. Ama hepimiz uluslararası sistemde, ortak değerlerimiz çerçevesinde sığınmacılar gibi insanlık trajedilerini çözmek için beraber çalışmalıyız. Aynı zamanda kim tarafından yapıldığı önemsiz teröristler ya da başka kaynaklar olsun bunlara karşı birlikte çalışmalıyız."
Oturuma, Başbakan Davutoğlu'nun eşi Sare Davutoğlu, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, AB Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü İbrahim Turhan da katıldı.
- Ankara
Son Dakika › Güncel › Dünya Ekonomik Forumu Davos Toplantıları - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.