"Eleştiriyoruz ki Düzelt Diye" - Son Dakika
Son Dakika Logo

"Eleştiriyoruz ki Düzelt Diye"

"Eleştiriyoruz ki Düzelt Diye"
14.05.2012 15:06  Güncelleme: 15:11

Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan'ın "Okullara süt dağıtımı istismar edilemeyecek" sözlerine yanıt verdi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın okullara süt dağıtımının istismar edilemeyecek, siyaset yapılmayacak kadar önemli bir konu olduğu şeklindeki sözlerine yanıt verdi. Kılıçdaroğlu, "Binin üzerinde çocuk hastalanacak, koluna serum takılacak, hastanelere gidecek biz görmeyeceğiz. Gözümüze bant çekeceğiz. Niçin, Sayın Başbakanı eleştirirsek rahatsız olur, eleştiriyoruz ki rahatsız ol diye. Eleştiriyoruz ki bu uygulamayı düzelt diye" dedi.

Kılıçdaroğlu, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü nedeniyle Türkiye Ziraat Odaları Birliği tarafından Ankara J.W Marriot Otel'de düzenlenen etkinlikte konuştu. Kılıçdaroğlu, "Türkiye'nin gerçeklerini anlatacağım" derken, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın konuşmasına atıfta bulundu. Erdoğan'ın "Tarımı desteklemek için bir dizi yasa çıkardık" dediğini anımsatan Kılıçdaroğlu, çıkan yasalardan birinin de Tarım Kanunu olduğunu belirtti. Kanunun 21. maddesinde, tarımın teşviki dolayısıyla bütçeden ayrılacak payların, milli gelirin yüzde birinden az olamayacağı hükmünün bulunduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, ancak bu kanunun çıktığı tarihten bu yan hiçbir zaman milli gelirin yüzde biri oranında tarıma destek verilmediğini ifade etti. 2007 yılından 2010 yılına kadar çiftinin bu kanun dolayısıyla alacağı 16 milyar dolar olduğunu kaydeden CHP Lideri, çiftçiye bu paranın verilmesi gerektiğini savundu.

Söylediği gibi tarıma gerekli desteğin verilmediğini ifade eden Kılıçdaroğlu, "Acaba ben işe biraz limon mu sıkıyorum. Söylenenler ne kadar doğru?" diye sordu. 2002 yılında bir kilogram buğdayın 30 kuruş, 1 litre mazotun da 1 lira olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, "Yani 3.5 kilo buğday satıyorsunuz, 1 litre mazot alıyorsunuz, 2002'deki gerçek bu. Geliyorsunuz 10 yıl sonra, hani tarımda önemli gelişmeler sağlandı; 1 kilogram buğday 50 kuruş, 1 litre mazot da 4 lira, yani 10 yıl 8 kilo buğday satıp 1 litre mazot alıyorsunuz" dedi.

Buğday'ın yanı sıra patates, fındık, zeytinde de durumun böyle olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, "Hükümete bir tavsiyen var; bütün Petrol Ofisi istasyonlarına tabela assınlar vergi dairesi diye, böylece vergi dairensin neresi olduğu ortaya çıkmış olur. Benzin alırsınız yüksek vergi, mazot alırsın, yağ alırsın yüksek vergi" dedi. Yine son 10 yılda 13 dönüm buğday ekiminin de azaldığını kaydeden CHP Lideri, "Çiftçinin durumu parlak olsa, ürettiğinden kar etse 13 milyon dönüm araziyi niye ekmesin? Demek ki bir sorun var" diye konuştu.

-"YATTA GEZEN ADAMA VERİYORSUN, ÇİFTÇİYE GELİNCE VERMİYORSUN"

Türkiye'nin kendi çiftsine değil, Amerika'nın, Arjantin'in çiftçisine destek verdiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, çiftçi için mazottan alınan ÖTV ve KDV'nin kaldırılması gerektiğini belirtti. Kendisinin seçim meydanlarında da bunu söylediğini anımsatan Kılıçdaroğlu, "Petrolün ithalatı, rafineride işlenmesi, mazot ya da benzin olarak istasyona gelmesi, bu istasyonun kendi karını koyup tüketiciye satmasının bedeli 1,5 liradır. Peki 2,5 lira ne? ÖTV ve KDV. Demek ki biz hesabı doğru yapmışız. 1,5 liradan niye çiftçiye vermiyorsun sen mazotu? "Efendim, biz hiç kimseye vermiyoruz'. Bu da doğru değil. Yatlara veriyorsun, başkalarına veriyorsun, çiftçiye gelince vermiyorsun. Olmaz. Çiftçi eker, üretir, sabahın köründe kalkar, tarlasına gider, ağılına gider, üretimi yapar, eşiyle beraber çalışır. Onun emeği var, ona 1,5 liraya vermiyorsun, yatta gezen adam götürüyorsun 1,5 liraya veriyorsun" dedi.

Türkiye'de bir yılda 13 milyar litre mazot tüketildiğini, çiftçinin kullandığı mazot miktarının da 3,5 milyar litre olduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, bunun karşılığında çiftçiden 9 milyar lira vergi alındığını belirtti. Çiftçiye verilen teşvikin ise 6-7 milyar lira olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, "Sol cebine koyuyor 6 milyar lira, sağ cebinden alıyor 9 milyar lira. Bunun adı da çiftçiye teşvik oluyor, nasıl teşvik bu?" dedi.

-"NEDEN TÜRKİYE'DE FINDIK BORSASI KURMUYORSUN?"

Kılıçdaroğlu, fındıkta Türkiye'nin dünyada bir numara olduğunu, ancak fındık borsasını belirleyemediği ifade ederek, "Eğer sen fındık üreticisini destekleyeceksen neden Türkiye'de fındık borsası kurmuyorsun? Dünyaya neden olmuyorsun, fiyatı neden sen dikte etmiyorsun bütün dünyaya? Çünkü başkaları kızar. Biz Bülent Ecevit'in afyon ekiminde nasıl dik durduğunu, kendi köylüsünü, kendi çiftçisini nasıl desteklediğini çok iyi biliyoruz. Bu milletin kadirşinas afyon üreticisi de bunu unutmadı" dedi. Kılıçdaroğlu, fındık üretimi borsanın Türkiye'de kurulması, fındık fiyatlarının Türkiye'de belirlenmesi gerektiğinin altını çizdi.

Hayvancılığa da değinen Kılıçdaroğlu, 1980 yılında Türkiye'de 40 milyon koyun varlığının olduğunu, 2012'de bu rakamın 22 milyona gerilediğini, yine 1980'de 19 milyon olan keçi varlığının 2012'de 6,5 milyona, 16 milyon olan büyükbaş hayvan varlığının da 12 milyona düştüğünü belirtti. Kılıçdaroğlu, "Ben merak ediyorum, bu kadar büyüdük, geliştik, tarımımız çağ atladı, çiftçilerimiz, besicilerimiz hayatından memnun, madem yeterli hayvanımız vardı Allah aşkına kurbanlık biz kurbanlık koyunu niye dışarıda getirdik?" diye konuştu. İçerde et üretimin 12,13 liraya mal edildiğini, kasapta ise 20-25 liradan satıldığını belirten Kılıçdaroğlu, "Aradaki payı kim alıyor? İthal ediyorsunuz madem düşük fiyatta, niye o zaman tüketiciye düşük fiyatta satmıyorsun" diye sordu.

-"BİNİN ÜSTÜNDE ÇOCUK HASTALANACAK, KOLUNA SERUM TAKILACAK, BİZ GÖRMEYECEĞİZ"

Başbakan Erdoğan'ın konuşmasında "süt konusu polemik konusu yapılmamalıdır" dediğini söyleyen Kılıçdaroğlu, "Doğru söylüyor. Doğruya doğru. Okullarda süt dağıtılması gerektiğini söyleyen ilk parti CHP'dir. Niye bunu kabul etmiyorsunuz. Ben bunu seçim meydanlarında söylediğim zaman iktidar kanadı, "Olur mu efendim, bu çağ dışı bir şey, okullarda süt mü dağıtılır mı, bizim büyük projelerimiz var' dedi. Biz sütü, yerel yönetimlerin olduğu belediyelerimizde zaten dağıtıyoruz. Bizim projelerimiz uluslararası ödül aldı zaten. Bizim eleştirdiğimiz konu niye süt dağıtıyorsun, değil. Verdiğin sütün kalitesinden ötürü ben seni eleştiriyorum. "Bazı çocuklarda rahatsızlık oluyormuş', doğrudur rahatsızlık yapabilir biz bunu anlayışla karşılarız. Ama benim merak ettiğim, nasıl oluyor da aynı okuldaki bütün öğrenciler aynı rahatsızlıktan dert yanıyorlar. Demek ki bir sorun var. Eğer bir hayvan hastaysa onun ürünü sağlıklı değildir. Biz bunu söylemeyecek miyiz? Binin üzerinde çocuk hastalanacak, koluna serum takılacak, hastanelere gidecek biz görmeyeceğiz. Gözümüze bant çekeceğiz. O zaman sormazlar mı, bu ülkede demokrasi yok mu, diye. Binin üzerinde çocuk hastalandı, hastanelere gitti, efendim biz görmeyeceğiz. Niçin, Sayın Başbakanı eleştirirsek rahatsız olur, eleştiriyoruz ki rahatsız ol diye. Eleştiriyoruz ki bu uygulamayı düzelt diye" ifadelerini kullandı.

CHP'li İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin 7 yıldır süt dağıttığını ve bir çocuğun bile hastaneye gitmediğini söyleyen Kılıçdaroğlu, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin nakliye dahil sütü 37 kuruşa aldığını, hükümetin ise 53 kuruşa aldığını belirtti. Kılıçdaroğlu, "Ben bunu sormayacak mıyım? 37 kuruşa dağıttığın süt pastörize süt, hiçbir çocuk rahatsızlanmıyor, Dünya Bankası örnek proje olarak Türki Cumhuriyetlere önermiş. Sen, 53 kuruşa dağıtıyorsun binlerce çocuk hastaneye gidiyor, ben bunu görmeyecek miyim. Eğriye eğri, doğruya doğru " diye konuştu. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin uygulamasından herkesin memnun olduğunu ifade eden CHP Lideri, "Üretici kazanacak üretici, alın teri döken adam kazanacak, aracı tefeci değil. Asıl önemli olan budur" dedi.

-"BU HIZLA, ANCAK 62 YIL SONRA SULAMA BİTER"

Tütün ve pancar üretimine de değinen Kılıçdaroğlu, Bitlis'e gittiğini anımsatarak, Bitlis'in altın sarısı olan tütünlerinin, çiftçinin alın terinin uluslararası tekellere teslim edildiğini kaydetti. "Biz bunu eleştirmeyecek miyiz" diyen Kılıçdaroğlu, TEKEL fabrikalarının, şeker fabrikalarının da özelleştirildiğini belirtti. Kılıçdaroğlu, "9 TEKEL fabrikası kapandı, yazık günah değil mi? Orada çalışan işçiler ne oldu? Oraya ürün satan çiftçi ne oldu? Hepsi perişan vaziyette" dedi. Sulama konusunda ise, CHP Lideri, Güneydoğu Anadolu Projesi'nde (GAP) sulanacak alanın 1 milyon 800 bin hektar olduğunu, sulanan alanın ise sadece 230 bin hektar olduğunu kaydetti. Kılıçdaroğlu Türkiye genelinde de 3 milyon 100 bin hektar alanın sulanması gerektiğini, yıllık sulama yatırımının ise 50 bin hektar olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, bu hızla devam edilirse ancak 62 yıl sonra sulanacak alanların sular hale getirileceğini kaydetti.

-"HORTUMCULARI SEVMİYORUZ"

Hükümetin sıfır faizli tarım kredisi uygulamasını da eleştiren Kılıçdaroğlu, Sakarya'da 7 köyün uluslararası bir bankadan kredi aldıklarını ve 7 köyün tamamının tüm mallarına haciz konduğunu belirtti. Kılıçdaroğlu, bu 7 köye CHP'nin sahip çıktığını söyleyen Kılıçdaroğlu, "7 köyle bankayı yan yana getireceğiz, bankayı dize getireceğiz, o köylünün talebi yerine gelsin diye. Çünkü biz insanımız, köylümüzü, üreticimizi, alın teri dökeni, evine helal ekmek götüren insanımız seviyoruz. Sevmediğimiz bir grup adam var, onlar da hortumculardır, hiç kimse kusura bakmasın, onarlı sevmiyoruz" dedi. Salondaki çiftçilerin Dünya Çiftçiler Günü'nü de kutlayan Kılıçdaroğlu, Türkiye'yi, dünyayı değiştirmenin çiftçilerin elinde olduğunu söyleyerek, "Onun için üreten elleri öpmek lazım, alın teri döken alnı öpmek lazım, onun için mücadele etmek lazım" dedi. Kılıçdaroğlu, tarımda en çok çalışan kadınların olduğunu belirtirken, kadınların sosyal güvence sorunun aşmanın kendilerinin boynunun borcu olduğunu söyledi. - Ankara

Kaynak: ANKA

Advertisement