Resmi, bir 'varoluş şarkısı' olarak gören Erol Deneç, tüm çabasının kişiliği ve eserleriyle sanatını gelecek kuşaklara taşımak olduğunu belirtiyor. Deneç, eserlerin sanatçının ruh halini ortaya koyduğunu, resmi derin ve çok katmanlı boyutuyla algılamak gerektiğini savunuyor: "Resim, sanat diyelim her yönüyle, sanatçının ruh âlemini aksettirir renklerle, formla, müzik sesleriyle; ruh dilinden kelimelerle. Sanat akılla yapılmadığı için akılla anlaşılamaz. Benzer frekanstaki kişiler, kendi özlerinde yankısını bulur."
Yeteneğini hayal gücüyle bütünleştiriyor
Birikimini özgün bir çizgiyle yansıtan Deneç, Leonardo da Vinci'nin "Sanat, yetenek artı hayal gücüdür." sözüyle aktardığı gibi, yeteneğini hayal gücüyle bütünleştirerek sanatını sürdürüyor. Viyana'daki Albertina ve Belvedere Müzelerinin yanı sıra Viyana Şehir Koleksiyonu ile Almanya, Avusturya, Fransa, İtalya ve Türkiye'deki bazı özel koleksiyonlarda eserleri bulunan ressam, sanatın geçmişten kopmadan bugüne hitap ederek geleceğe dönük olması gerektiği görüşünü savunuyor.
Resme çocuk yaşlardan itibaren gönül veren Erol Deneç, boyalarla ilk karşılaşmasını anılarında şu sözlerle anlatıyor: "Ben 3 yaşlarında idim, bir gün mahalle komşumuza gittik. Okula yeni başlayan küçük kızları için küçük bir paket içinde boyalı kalem almış babası. Yedi renkten oluşan bir paket. Ben o renkli boya kalemlerini görünce onlarla neler yapılabileceğini anladım. İçimde nasıl bir duygu, anlatamam. Hani insan karşı cinsten birine ilk bakışta âşık olur ya, öyle..."
Sürrealizmi bir yaşam biçimi olarak görüyor
Sanatını tüm yönlendirmelerden ve ticari kaygılardan uzak, bağımsız bir ruh olarak sürdüren ve kendi özgür iradesini ortaya koyan Deneç, sürrealizmi salt bir sanat akımı olmanın da ötesinde bir yaşam biçimi, dünyayı algılama modeli olarak görüyor.
Son Dakika › Güncel › Fantastik gerçekçiliğin evrensel sanatçısı Erol Deneç - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.