"Korku Senaryoları Üretiliyor" - Son Dakika
Son Dakika Logo

"Korku Senaryoları Üretiliyor"

"Korku Senaryoları Üretiliyor"
02.01.2013 14:37  Güncelleme: 14:36

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Suriye için korku senaryoları üretildiğini belirtti.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Suriye için

korku senaryoları üretildiğini belirterek, "İstiyorlar ki, Suriye eski rejimle

devam etsin. ya da Suriye öylesine bir kaosun içine girsin ki, Türkiye'nin de

başı belaya bulaşsın. Neredeyse, Türkiye'nin başı belaya bulaşsa memnun olacak

bir zümre var" dedi.

Davutoğlu, Marriott Otel'de düzenlenen 5. Büyükelçiler Konferansı'nın

açılışında, Türkiye'nin farklı ülkelerde görev yapan ve konferans için Ankara'da

toplanan büyükelçilerine hitap etti.

Kuzey Afrika ve Ortadoğu'daki gelişmelere değinen Davutoğlu, Akdeniz

havzasında bir deprem yaşandığını, bu depremin 2013 yılında da devam edeceğini

söyledi. Türkiye'nin halkın haklı taleplerinin yanında yer alacağını ifade eden

Davutoğlu, "Ama diplomasiyi de elimizden geldiği kadar kullanıp bu geçiş

süreçlerinin kansız olması için bütün çabayı göstereceğiz" dedi.

Geçen yılki Büyükelçiler Konferansı sırasında Ortadoğu coğrafyasında kaotik

bir durumun hakim olduğunu ancak son 1 yılda Libya, Tunus, Fas ve Mısır'da

seçilmiş hükümetlerin işbaşına geldiğini hatırlattı. "Geçen sene bu vakitler

bugün Suriye için söylenen her şey Libya için söylenmişti" diyen Davutoğlu, Libya

için üretilen korku senaryolarının şimdi Suriye için üretildiğini ifade etti.

Davutoğlu, "Çünkü istiyorlar ki, Suriye eski rejimle devam etsin. ya da

Suriye öylesine bir kaosun içine girsin ki, Türkiye'nin de başı belaya bulaşsın.

Neredeyse, Türkiye'nin başı belaya bulaşsa memnun olacak bir zümre var" dedi.

Kuzey Afrika konusunda son bir yıl içinde büyük mesafe kat edildiğini

kaydeden Davutoğlu, "Halk bir kere oy vermeye alışmışsa artık geri dönüş yok. O

güzel bir virüstür. Artık bir daha bu ülkelerde Bin Ali, Mübarek, Kaddafi

gelmeyecek" dedi.

Mısır'ın bölgede Türkiye'nin rakibi olmadığının altını çizen Davutoğlu,

"Mısır'ın başarısı Türkiye'nin başarısıdır. Mısır ne kadar başarılı olursa

Türkiye'nin o ölçüde menfaatinedir. Mısır ne kadar başarılı olursa bölge de o

kadar çabuk istikrara kavuşur" diye konuştu.

-Suriye-

Davutoğlu, Suriye konusunda ise, Beşşar Esed'in Türkiye'nin telkinlerini

dikkate almadığını ifade etti ve "Keşke 7 saat baş başa konuşup anlaştığımız 14

maddelik metni, aşamalı planı, daha üçüncü gün bozmamış olsaydı. O zaman, bugün

Suriye'de bunlar yaşanmazdı" dedi.

"Bizim analizimiz doğruydu. Vicdanımızın ve stratejimizin gereğini yaptık"

diyen Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Bin Ali'ye bir gün içinde tavır belirledik. Mübarek'e 2-3 hafta içinde.

Kaddafi'ye 3-4 ay uğraştık acaba ikna edebilirmiyiz diye. Beşşar Esed'e 9 ay 10

ay uğraştık acaba bir şey yapabilir miyiz diye. Ama ısrarla 'Siz ne derseniz

deyin ben halkımı bombalarım, topa tutarım' diyen bir lidere bir rejime bizim

söyleyeceğimiz tek söz vardır; biz de senin karşında halkın yanında yer alırız.

Ben bunu da kendisine görüşmelerimizde açık bir şekilde söylemiştim."

Davutoğlu, "Bundan sonra da aynı mantık içinde, Suriye'deki dönüşümün en

kısa sürede ve halkın bütününün katılımıyla sağlanacağını ifade etmek istiyorum.

Bunun için gayret sarf edeceğiz" dedi.

-Maliki'nin tavrı-

Davutoğlu, Türkiye için Sünni-Şii ayrımı olmadığının altını çizerek, Irak

konusunda konuşurken, "Aralık 2011'de biz Sayın Maliki'yi Ankara'ya bekliyorduk,

2. Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi'ni yapmak üzere" dedi ve şunları

kaydetti:

"Ama Sayın Maliki Ankara'ya gelmektense Washington'a gidip Türkiye'yi

şikayet etme yolunu tercih etti. O günden bugüne de maalesef Türkiye aleyhine

demeçlerine devam etti. Keşke Sayın Maliki, Amerikan güçlerinin çekilmesinden

sonra Irak'ın bütün kesimlerine açık bir politika takip etseydi."

Davutoğlu, Türkiye'nin Irak'ın her yerinde olduğunu, hafızasından

silinmeyecek anılardan birinin Kerkük'e 2012'de yaptığı ziyaret olduğunu

belirtti.

- Avrupa Birliği süreci-

Davutoğlu, Avrupa'daki ekonomik ve siyasi gelişmeleri yakından izlediklerini

belirterek, "AB'nin önümüzdeki dönemde alacağı seyir, Türkiye'nin AB üyeliğini de

belirleyecek bir seyirdir" dedi.

"AB'nin önünde iki yol var. ya jeopolitik olarak etkili, ekonomik olarak

rekabetçi, küresel olarak içselleştirici bir yol izleyecek ve küresel etkisini

sürdürecek, ya da jeopolitik olarak etkisiz, ekonomik olarak rekabet gücünü

kaybetmiş, kültürel olarak tek tipleşmiş bir Avrupa doğacak" diyen Davutoğlu,

"Bizim tercih ettiğimiz Avrupa birinci Avrupa'dır. O birinci Avrupa'nın

olabilmesinin birinci şartı da Türkiye'nin AB üyeliğidir. Ama AB bu konuda

tereddüt ederse Türkiye kendi çizdiği yolda reformlarına da devam edecek, AB

sürecini de işletecek ama tarihi akışı içindeki etkisini AB'ye endekslemeden

yoluna devam edecek. AB'ye çıpa atıldı tabiri çok kullanıldı geçmişte. Biz sadece

tarihe çıpa atarız. Bu tarihi treni kaçıranlar da daha sonra bundan büyük üzüntü

duyacaklar" dedi.

(Bitti)

Muhabir: Tuğrul Çam

Yayıncı: Ogün Duru - ANKARA

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel 'Korku Senaryoları Üretiliyor' - Son Dakika


Advertisement