(ANKARA) - Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, "10 yıl sonra, bu Meclisi bombalayan yapıların NATO Zirvesi'ne misafir edildiğini gördük. En yüksek perdeden birçok NATO üyesi ülkenin bu kalkışmayı, bu darbe girişimini desteklediği ifade edildi. Geçtiğimiz hafta da Türkiye'deki bir zirvede en güzel şekilde misafir edildiler. " dedi.
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, TBMM'de Sözcü TV'nin canlı yayınına katılarak, 15 Temmuz 2016'da gerçekleştirilen darbe girişimi ve gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Türkiye'de Cumhuriyet tarihi boyunca birçok darbenin gerçekleştiğini anımsatan Arıkan, hepsinin ortak amacının Türkiye'yi yıpratmak ve dünyada köşeye sıkıştırmak olduğunu söyledi.
FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen, iktidarın birçok kez dile getirdiği "dış güçler" konusunda, gerekli tedbirleri almadığını söyleyen Arıkan, "15 Temmuz'a bir anda gelinmedi" ifadesini kullandı.
Arıkan, 28 Şubat sonrası oluşan siyasi iklim, Fazilet Partisi'nin kapatılması ve Milli Görüş Hareketi'nin bölünmesinin ardından benimsenen siyasi yaklaşımın, 15 Temmuz sürecine zemin hazırladığını savundu. İktidar yetkililerinin, "Milletimiz bizi affetsin' söyleminin de kendi ifadelerinin teyidi olduğunu savunan Arıkan, şunları kaydetti:
"15 Temmuz'da içinde bulunduğumuz Meclis çatısı bombalandı. Çok ağır, kabul edilmesi mümkün olmayan hadiseler yaşandı. Ama 10 yıl sonra bu Meclisi bombalayan yapıların NATO Zirvesi'ne misafir edildiğini gördük. En yüksek perdeden birçok NATO üyesi ülkenin bu kalkışmayı, bu darbe girişimini desteklediği ifade edildi. Geçtiğimiz hafta da Türkiye'deki bir zirvede en güzel şekilde misafir edildiler. O geceyi hatırlatmakta fayda görüyorum. İran ve Rusya devletleri, dönemin Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun da ifade ettiği gibi, ilk olarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin ve hükümetinin yanında duran açıklamalar yapmış, darbenin karşısında duracaklarını ifade etmişti. 10 yıl sonra yine bir Temmuz ayında, Türkiye'de yapılan NATO Zirvesi'nden İran'a saldırı talimatı verildiğini üzülerek görüyoruz. Yine o gün bizim yanımızda duran Rusya'ya karşı da bu NATO Zirvesi'nde Ukrayna'ya 170 milyar dolardan fazla silah yardımı yapılması kararı alındığını görüyoruz. Bir çelişkiler yumağı içerisindeyiz."
Yaşanılanlardan ders alınmadığını söyleyen Arıkan, 15 Temmuz darbe girişiminin geri planında aktif rol alanlara hükümetin gereken tepkiyi ve duruşu göstermediğini savundu.
"FETÖ ve benzeri yapıların hala bir tehdit oluşturduğunu düşünüyor musunuz?" sorusunu yanıtlayan Arıkan, şunları söyledi:"
"Kesinlikle görüyorum. Şu anda bugünkü konjonktürde isimler değişir ama her darbenin arkasında örgütler vardır. Bugünkü örgüt de bizi bir savaşa sürüklüyor. O savaşın adı da NATO şemsiyesi altında İran'la savaşa sokmaktır. Bugün böyle bir tehlikeyle karşı karşıyayız ki büyük ihtimalle Sayın Bahçeli de konuşmasında bu tehlikeyi işaret etti. Bunu aşabilmenin yolu; Trump'ın ve Amerika zihniyetinin, siyonizmin ve emperyalistlerin bu darbelerde nerede durduklarını, hangi pozisyonda kendilerini konumlandırdıklarını ve Türkiye'yi nereye getirdiklerini doğru değerlendirmektir. Bugün bu değerlendirmenin eksik yapıldığı kanaatindeyim. İktidar yetkililerine sesleniyorum, sakın böyle bir şeye girmeyin. NATO ile beraber, Amerikan şemsiyesi altında İran'la bir savaşa girmeyin."
Arıkan, Selahattin Demirtaş'la görüşmesinde Türkiye'nin durumu, bölgesel gelişmeler ve demokrasi üzerine fikir alışverişinde bulunduklarını söyledi. Siyasetçilerin farklı görüşteki kişilerle de görüşebilmesi gerektiğini belirten Arıkan, Demirtaş'ın gelişmeleri yakından takip ettiğini ve demokrasiye ilişkin değerlendirme ve önerilerini paylaştığını aktardı.
Arıkan, Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanı adaylığı iddialarına ilişkin, görüşmelerin kişi veya parti pazarlığı değil; ülkenin geleceği, hukuk ve yeni bir sistem oluşturma amacı taşıdığını söyledi. Seçime yaklaşıldığında somut adımların açıklanacağını, önceliğin parti ittifakı değil ilke ve program temelli bir yol haritası olacağını dile getiren Arıkan, "Şu anda Meclis bahçesinde bulunan herhangi biri cumhurbaşkanı adayımız oldu. Mevcut sistemi devam ettireceğini ifade etti. Biz burada yokuz. Mevcut sistemin alternatifi bir ittifak inşa etmeye çalışıyoruz. Sorun Türkiye'de sadece iktidarın değişimiyle çözülecek bir mesele değil. Problem, iktidarı değiştirmenin ötesinde anlayışı değiştirmek, devleti yöneten anlayışı değiştirme zaruriyetidir" değerlendirmesinde bulundu.
"Ana muhalefet partisindeki mevcut tablo size göre bölünmüş bir CHP görüntüsü veriyor mu? Özgür Özel yeni bir siyasi oluşumla yola çıkarsa, ilkesel ittifak görüşmelerinizde yer alır mı?" sorusunu da yanıtlayan Arıkan, şunları söyledi:"
"Bu karmaşada, biz Saadet Partisi olarak, beraber yeni bir hat inşa etmeye çalıştığımız kadrolar olarak omuzlarımızdaki yükün daha da ağırlaştığını hissediyoruz. Son dönemde yaşanan hadiselerde daha fazla inisiyatif almamız gerektiğini, daha fazla sorunlarla alakalı gündem çalışması yapmamız ve daha fazla insana ulaşma ihtiyacımızın oluştuğunu görüyoruz. Ben yakın bir zamanda Cumhuriyet Halk Partisi'ndeki bu karmaşanın da o 100 yıllık aklın devreye girerek bir orta yol bulma ihtimalini hala görüyorum."
Arıkan, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in tutuklanmasıyla ilgili hukukun herkes için eşit uygulanması gerektiğini söyledi. Muhalefetin hatalarının daha görünür hale getirilirken iktidara yakın kişilerin hatalarının yayın yasağı veya erişim engelleriyle gizlenmesinin ahlaki bir sorun oluşturduğunu kaydeden Arıkan, herkes için aynı hukuk ve ahlak kurallarının geçerli olması gerektiğini vurguladı.
Son Dakika › Güncel › Arıkan: NATO Zirvesi'nde darbeciler misafir edildi - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?