Canikli: Avrupa'nın yaptığı tam anlamıyla faşist uygulamalar
SAMSUN'a gelen Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, Avrupa ülkelerinin son dönemde Türk Bakanlara karşı tavrının 'baskıcı yöntemler' olduğunu savunarak, "Tam anlamıyla faşist uygulamalardır. ve Almanya için Avusturya için ifade etmek gerekirse, esasında tüm Avrupa için bir Nazi yaklaşımıdır" dedi.
Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, çeşitli ziyaret ve toplantı programlarına katılmak üzere Samsun'a geldi. Canikli önce Samsun Valisi İbrahim Şahin'i, ardından Büyükşehir Belediye Başkanı AK Partili Yusuf Ziya Yılmaz'ı makamında ziyaret etti. Burada basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Bir basın mensubunun Avrupa'da Türk siyasetçilere toplantı yasağı uygulanması ile ilgili sorusuna yanıt veren Başbakan Yardımcısı Canikli şunları söyledi:
"Baskıcı ve faşizan düşencelerin ve eylemlerin Avrupa'da ve Avrupa siyasetinde merkeze doğru kaydıklarını maalesef izliyoruz. Özellikle 16 Nisan referandumu çerçevesinde. oradaki vatandaşlarımıza referandum ile getirmek isteğimiz, kamuoyuna sunduğumuz Cumhurbaşkanılğı hükümet sisteminin ne getirdiğini anlatmak için arkadaşlarımızın oralarda bilgilendirme faaliyetleri engellenmiştir, engellenmeye de devam edilmektedir. Bunların kabul edilmesi mümkün değildir. O nedenle bir kez daha altını çizerek ifade ediyoruz; bu yaklaşımlar hiçbir demokratik kuralla bağdaşmaz, hiçbir evrensel değerle örtüşmez, hukukun üstünlüğü demokratik ilkelerle bağdaşmaz. ve hatta çok daha belki bu tarz ifadeler kullanmak üzücü ama, yapılanları gerçek boyutu ile tanımlamak için bu ifadeleri kulanmaktan başka da bir seçeneğimiz yok. Bunlar baskıcı yöntemlerdir. Tam anlamıyla faşist uygulamalardır. ve Almanya için Avusturya için ifade etmek gerekirse esasında tüm Avrupa için bir Nazi yaklaşımıdır."
BAKAN CANİKLİ: DERECELENDİRME KURULUŞLARI BÜTÜN MERMİLERİNİ TÜKETTİ
Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, Şehit Ömer Halis Demir Konferans Salonu'nda düzenlenen, toplantıda sanayici, işadamları, esnaf ve sanatkarlar ile biraraya geldi. Burada konuşan Canikli, '2002'den önceki dönemlerde şöyle bir durum tespit vardı. 'Eğer Avrupa, Amerikan ekonomileri hapşırırsa Türkiye ekonomisi zatürre olur' derlerdi. Aynen öyleydi gerçekten, orada yaşanan en ufak bir sıkıntı çok daha ağırlaştırılmış olarak bizi altından kalkamayacağımız problemlerle karşı karşıya bırakırdı. Avrupa ekonomisi hapşırdığı zaman Türkiye ekonomisi zatürre olurdu. 2008 krizi ile Avrupa ve Amerika'nın karşı karşıya kaldığı durumu zatürre olarak tanımlarsak Türkiye ekonomisi hapşırmakla sadece bu süreci atlattı, geçirdi. Bu gibi durumlarda özellikle finansal kesim çok kırılgandır hassastır, en ufak bir olumsuzluktan inanılmaz bir şekilde etkilenir bu halka halka ekonominin bütün birimlerine kademelerine yansır olumsuzyönde etkiler, reel sektör ve diğerlerini. Bu gelişme olurken Türkiye ekonomisi bir kuruş bankalarına kaynak aktarmak zorunda kalmadı ve Türk bankacılık sistemi çok güçlü bir şekilde dimdik ayakta duruyor. 2002 yılı ile kıyasladığımızda neredeyse her iki yılda bir bankacılık sektörüne kurtarmak için ciddi devletten bütçeden para aktarılıyordu Türkiye'de. Her iki yılda bir böyle bir krizin yaşandığı Türkiye'den son 14 yılda küresel orijinli, büyük oranda küresel orijinli tetiklenen bu baskılara, bu sıkıntılara rağmen hiçbir ilave tedbir almadan sistem bütün gücü ile ayakta durmaya devam ediyor. Bu kadar da sınırlı değil bir taraftan da özellikle uluslararası derecelendirme kuruluşlarının haksız ve rasyonel olmayacak bir şekilde saldırıları söz konusuö dedi. Başbakan Yardımcısı Canikli şöyle devam etti:
ARTIK ZARAR VERMELERİ SÖZ KONUSU DEĞİL
'En son biliyorsunuz Fitch uluslarası derecelendirme kuruluşunun 5 Türk bankasına yönelik olarak bir not indirimi geldi. Türk bankacılık sisteminin görünümünü durağandan negatife çevirdiler. Bunu yapmaları için kesinlikle hiçbir neden yoktu. Onlar da görüyorlar o kadar sağlamki yapısı içerden ve dışardan bütün bu saldırılara rağmen en ufak bir sarsıntı geçirmeden yoluna devam ediyor. Stres testlerini reel olarak yapıyoruz. Bütün bunlara rağmen derecelendirme kuruluşu Türkiye'nin notunu düşürdüler. Bazen diyorlar biraz fazla mı yükleniyorsunuz bu derecelendirme kuruluşlarına, Allah aşkına bütün bunlar ortadayken nasıl başka bir söylem içerisinde olabiliriz. Biri bırakıyor biri başlıyor. Belli ki bir projenin bir parçası gibi hayata geçirmeye çalışıyorlar. Zaten çok ciddi sıkıntılar içerisindeyiz. 7 düvele karşı mücadele ediyoruz. Türkiye içerisinde dühyanını en kanlı terör örgütlerine karşı varlık mücadelesini veriyoruz. Sadece PKK değil bir taraftan DEAŞ bir taraftan Fethullahçı Terör örgütü. Bölgemizde sıkıntılar var. Ticaretimizde kargaşanının olduğu ülkelere yapıtğımız ticarette daralma söz konusu. Bunlarla uğraşıyoruz. Bir de diğer taraftan derecelendirme kuruluşlarının bu şekilde saldırıları. İnanın hiçbir ülke dünyanının en güçlü ekonomisi kim olursa olsun bu tür yoğun komple saldırılarla karşı karşıya kaldığında tarumar olur ayakta kalamaz. Bu gün gelidğimiz an itibariyle çok rahatlıkla söylüyorum hepsinin saldırılarını Allah'ın izniyle savuşturduk. En son derecelendirme kuruluşları onlar da bütün mermilerini tükettiler. Başka atacak barutları kalmadı Türkiye ekonomisi ile ilgili bundan sonra. Artık zarar verme imkanları söz konusu değil.ö Bakan Canikli'nin konuşmasının ardından toplantı basına kapalı olarak devam etti.
Son Dakika › Güncel › Samsun - Canikli: Avrupa'nın Yaptığı Tam Anlamıyla Faşist Uygulamalar - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.