Tbmm Başkanı Çiçek: Taziye Yerine, Tedbire Yoğunlaşmalıyız - Son Dakika
Son Dakika Logo

Tbmm Başkanı Çiçek: Taziye Yerine, Tedbire Yoğunlaşmalıyız

Tbmm Başkanı Çiçek: Taziye Yerine, Tedbire Yoğunlaşmalıyız
14.02.2013 12:29

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, terörle mücadelede konusunda üzücü olaylar gerçekleştiğinde en önce taziye mesajları AB ülkelerinden geldiğini hatırlatarak, "Taziye mesajlarınızın yoğunluğu kadar, tedbir konusunda yoğunlaşmamız gerekiyor" dedi TBMM...

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, terörle mücadelede konusunda üzücü olaylar gerçekleştiğinde en önce taziye mesajları AB ülkelerinden geldiğini hatırlatarak, "Taziye mesajlarınızın yoğunluğu kadar, tedbir konusunda yoğunlaşmamız gerekiyor" dedi TBMM Başkanı Cemil Çiçek, terörle mücadelede konusunda üzücü olaylar gerçekleştiğinde en önce taziye mesajları AB ülkelerinden geldiğini hatırlatarak, "Taziye mesajlarınızın yoğunluğu kadar, tedbir konusunda yoğunlaşmamız gerekiyor" dedi.

Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu açılış konuşmasını yapan Çiçek,ilk olarak Türkiye-AB ilişkilerine değindi. Türkiye'nin hiçbir zaman çağdaşlaşmadan ve modernleşmeden taviz vermediğini vurgulayan Çiçek, "Türkiye, AB ile bütünleşecek ise tam da karar verme zamanıdır. Elbette biz yolumuza devam edeceğiz. Türkiye Cumhuriyeti ve demokrasiyi tercih etmek ile doğru bir iş yapmıştır" dedi. AB'nin, üyeliğe evet dese de demese de Türkiye'nin çizgisinin değişmeyeceğini ifade eden Çiçek, şöyle devam etti:

"Biz millet olarak olanca gücümüz ve çabamızla Cumhuriyeti de demokrasiyi de çağdaş anlamda kurumsallaştırmaya, standartlarını yükseltmeye devam edeceğiz. Ancak işin bu noktasında bizim bu kararlılığımıza karşılık AB üyesi ülkelerin de bir karar verme zamanı gelmiştir. Üstelik buna mecburiyetleri de vardır, çünkü biz ahdi taahhütler çerçevesinde müzakereyi sürdürüyoruz. Önce evet deyip, sonra yan yollara sapmanın hiçbir anlamı yoktur. Önce evet deyip, problemleri nedeniyle üye edilmemesi gereken bir toplumu tam üye yapıp, onun arkasından Türkiye'nin üyeliğinin engellenmesini çok doğru bulmuyorum. Ahdi taahhütleri aykırı buluyoruz. Verdiği sözlerde durmak AB'nin değerleri arasında ise bunun bir anlamı varsa bu konudaki kararın da açık ve net olarak verilmesi gerekir.

Müzakere süreci başladıktan sonra Türk halkının AB'ye desteğinin yüzde 80'lerin üzerindeydi. Ama bir süre sonra Avrupa'daki iktidar değişiklikleri sebebi ile, imtiyazlı ortaklık gibi sulandırılmış bir kısım açıklamalar Türk halkının desteğini yüzde 50'nin altına düşürmüştür. Dolayısı ile heyecan kalmamıştır. Şu toplantı 2003'te, 2005'te yapılsaydı Türk halkı tarafından çok büyük ilgi görürdü. Bugün geldiğimiz noktada AB meselesine halkımız yeteri kadar ilgi göstermiyorsa bunun oturup düşünülmesi gerekir. Bu iç sebeplerden kaynaklanan bir husus değil. Halkımızda şöyle bir kanaat var, giderek bir iman haline gelmeye başlıyor: "Siz ne yaparsanız yapın sizi almayacaklar'. Bu inancı, bu şüpheyi doğuran bir kısım ülke liderlerinin yaptığı açıklamalar. Bunu tekrar hareketlendirme işin doğrusunu yapmaya bağlıdır."

-"TAM ÜYELİK HEDEFİMİZ"-

Türkiye'nin müzakerelere devam etmek istediğine vurgu yapan Çiçek, "Tam üyelik hedefimiz. Bunun için de elden gelen çabayı, gayreti bugüne kadar gösterdik bundan sonra da göstermeye devam edeceğiz" diyerek şöyle konuştu:

"Elbette bizim eksiklik ve noksanlıklarımız var. Bunu kabul ediyoruz. Ama şunu da kabul etmek lazım ki, yapamadıklarımızın mazereti olarak bunu söylemiyorum, bu yapamadıklarımız da sizin katkınız nedir? Sizin de bir vicdan muhasebesi yapmanızı istiyoruz. İki, bizim yapamadıklarımız var, doğrudur. Ama bunları niye yapmıyorsunuz, diyen ülkelerin de eksiklikleri vardır. Siz de bunları kabul etmelisiniz. Mesela, Türkiye bütün bu reformları çabaları terör ortamında yapıyor. Bugün insanlarımızın hayatı terör nedeniyle ciddi ölçüde sıkıntı içindedir. Bir insanlık belası ile Türkiye karşı karşıyadır. Terör ortamında reformları yapmanın ne kadar zor olduğunu ancak damdan düşüp ayağı kırılan bilir.Türkiye on binlerce insanını terörde kaybetmiş bir ülkedir. Hepimizin ortak değeri insan haklarıdır, özgürlüklerdir. Ama sayın üyeler, en temel hak hayat hakkıdır. Bütün hak ve özgürlükler yaşayan insan içindir. İnsanlar hayatlarını terörde kaybediyorsa ise, kaybettiklerimize hiçbir hak da lazım değil, özgürlük de lazım değil. Bunun iyi takdir edilmesi ve bu mücadelede yalnız bırakılmaması gerekiyor. Doğrusunu isterseniz bir vicdan muhasebesi de bu noktada yapmanız gerekiyor. Acaba Türkiye'nin terörle mücadelesinde ortak değerleri taşıyan ülkeler olarak ne ölçüde yardımcı olduk, bunun değerlendirilmesi yapılmalı."

-"BU ÖRGÜT 2002'YE KADAR HAYIR KURULUŞU MUYDU?"-

Daha sonra AB'nin teröre bakışını ele alan Çiçek, "Bir örgüt kadın çoluk çocuk demeden 15 Ağustos 1984'te 30'dan fazla insanı katlediyor. Ama AB üyesi ülkelerin bu örgütü terör örgütü kabul etmesi 2002'yi buluyor. Acaba 1984'ten 2002'ye kadar bu örgüt bir hayır kurumu muydu?" diyerek şöyle devam etti:

"Bir düşünce kuruluşu muydu? 30 binden fazla insanı öldürüyor, 2002'ye gelinceye kadar terör örgütü olarak kabul edilmiyor. Peki 2002'den sonra, bu örgütü terör örgütü olarak kabul ettik, yaptığımız olumlu katkılar nelerdir diye bir listesini çıkarmamız gerekir. Bu terör örgütü bizim insanlarımızı kurşun ile öldürüyor, sizin çocuklarınızı uyuşturucu tableti ile. Bunun altını özellikle çiziyorum. Neticede bir ölüm söz konusu ise, ister uyuşturucudan ister namludan çıkan kurşundan, insanlarımızın hayatını korumak, hukukunu korumak noktasında iş birliği yapmamız da bir zaruret var. Kaldı ki altına imza koyduğumuz sözleşmelerde terörle mücadelede en temel kura ya yargıla ya iade et. Tam yargılama yapılıyor mu? Doğrusunu isterseniz bizde davaların uzun sürdüğü konusunda benim de düşüncem var. Ancak işte davalar açtık deyip, neticelenmiş Avrupa'da kaç dava var? Terör örgütü ile ilgili kaç dava var ve verilen ceza nedir? İkincisi geriye dönüp bakalım kaç tane terör örgütü mensubu iade edilmiş. Suçluların iadesi anlaşması fantezi bir anlaşma değil, bunun gereğinin yapılması lazım."

-"TAZİYE KADAR TEDBİR KONUSUNDA YOĞUNLAŞMAMIZ GEREKİYOR"-

Bir yakınını ASALA terör örgütüne, diğerini de PKK'ya şehit verdiğini hatırlatan Çiçek, "Terörle mücadele konusunda yüreği yanan bir ülkenin Parlamento Başkanı olarak söylüyorum. Taziye mesajlarınızın yoğunluğu kadar tedbir konusunda yoğunlaşmamız gerekiyor. Üzücü olaylar gerçekleştiğinde en önce taziye mesajları AB ülkelerinden geliyor. Acımızı paylaştığınız için memnun oluyoruz. Ancak terör meselesinde bunun ötesinde daha yoğun bir işbirliği gerektiriyor. Daha birlikte yapacağımız çok şeyin olduğu açıkça ortada" dedi.

Çiçek şunları söyledi:

"Türkiye'nin reformları öncelikle kendi halkının ihtiyacı ve talebidir. Sizin hatırınıza değil. Demokrasi konusunda eksiklerini gidermeye, demokrasisini kurumsallaştırmaya, eksiklerini gidermeye gayret ediyor. Bundan sonra da gayret edecektir. Ama sizinle bir yola çıktık. Bizler de sizler de yükümlülüklerimizi yerine getirmemiz lazım. Türkiye'nin kendine özgüveni olan bir ülkedir. Halkımızın demokrasiye inandığını ve benimsediğini biliyoruz. Demokrasi konusunda bizim vatandaşlarımız, Meclis Başkanı olarak bizden çok daha ileridedir. Bunu da iyi anlamınızı ifade etmek istiyorum.

Beklentimiz odur ki, rapor yayınlayacaksınız, Türkiye'de ne oluyor ne bitiyor? Eksiklerimizi yazabilirsiniz. Bundan çekindiğimiz yok. Burada adil olmanızı, adil bir rapor yazmanızı, olup bitenleri daha objektif daha soğukkanlı değerlendirmenizi arzu ediyoruz. Bir arzum daha var, bu raporlarda yeteri kadar göremediğim. Türkiye gerçekten bu konuda daha hızlı gitmek istiyor. Bu müzakereleri daha süratli götürmek istiyor. O raporların çok adil olduğunu söyleyebilmem için şahsen sizin de bir özeleştiri yapıp, Türkiye daha ileri bir noktaya neden gelemedi bize, düşen kusur nedir diye, kendi kusurlarınızı o raporda görmek isteriz. O olmadığı sürece bu raporların Türkiye'de münakaşası olacaktır, bir kısım olumsuz değerlendirmeleri de olacaktır." - Ankara

Kaynak: ANKA

Son Dakika Güncel Tbmm Başkanı Çiçek: Taziye Yerine, Tedbire Yoğunlaşmalıyız - Son Dakika


Advertisement