Türk Diasporasını Güçlü Hale Getirebilme Çalışması - Son Dakika
Son Dakika Logo

Türk Diasporasını Güçlü Hale Getirebilme Çalışması

02.03.2013 11:57  Güncelleme: 12:00

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Volkan Bozkır, Türk diasporasının güçlü hale getirilmesi için neler yapılması gerektiğini anlattı.

Coşkun Ergül - TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Volkan Bozkır, Türk diasporasının güçlü hale getirilmesi için neler yapılması gerektiğini anlattı. En fazla etkilemenin arkadaşlık ilişkisi içinde olduğunu belirten Bozkır, "Türkler, o ülkelerin vatandaşlarıyla daha iç içe olsunlar, onların doğum günlerini, evlenme yıl dönümlerini hatırlasınlar, çocuklarını birlikte tatile göndersinler" dedi.

Bozkır, Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan'ın, "2009'da iki ülke arasında imzalanan anlaşmaların TBMM'de onaylanmasının geciktirilmesi durumunda, Ermenistan'ın sözleşmede yer alan imzasının geçersiz olduğunu belirterek parlamento gündemlerinden konuyu çekebileceklerine" ilişkin açıklaması ile Türk diasporasının güçlü hale getirilmesi için neler yapılması gerektiğini AA muhabirine değerlendirdi.

Bozkır, Sarkisyan'ın, seçimlerden sonra iki ülke arasında devam eden sorunu giderecek bir adım atmasını beklerken, tam tersine sanki bütün bu yaşanan süreç Türkiye'den kaynaklanan nedenlerle durmuş gibi açıklama yapmasını kabul etmenin mümkün olmadığını söyledi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 2005'te, "iki ülke ilişkilerini zehirleyen ve dostane ilişkiler kurulmasına imkan vermeyen, 1915'de gerçekleşen olaylarla ilgili iddianın çözümünün tarihçiler tarafından yapılması, bunun tespiti için komisyon kurulması ve bu komisyonun iki ülke arşivlerinde inceleme yapmasını" istediğini anımsatan Bozkır, bu açıklamadan sonra Ermenistan ile Türkiye arasında görüşmeler başladığını kaydetti.

Bozkır, görüşmeler sonunda Ekim 2009'da iki protokolün imzalandığını belirterek, Türkiye'nin, birbirini tamamlayan iki protokol ile ilgili olarak üzerine düşeni yaptığını, iki protokolün Dışişleri Komisyonu'na sevk edildiğini, hatta kadük kalması nedeniyle seçimlerden sonra yeniden Meclis'e gönderildiğini bildirdi. Bozkır, protokollerin halen komisyonun gündeminde beklediğini söyledi.

Ermenistan tarafında, duraksama olduğunu ifade eden Bozkır, şöyle konuştu:

"Onay işleminden önce Anayasa Mahkemesi'ne götürdüler ve mahkeme protokollerin Anayasa'ya aykırı olmadığı kararını verdi. Ama öyle bir gerekçe yayınladı ki bu gerekçeyi Türkiye'nin kabul etmesi mümkün değil. O ana kadarki bütün uzlaşmalar bir anlamda hasır altı edilmiştir. O gerekçeyle de bu protokollerin ilerletilmesi imkanı yoktur. Gerekçenin bir maddesinde,

'Ermenistan'ın, Osmanlı Türkiye'sinde, Batı Ermenistan'da 1915 soykırımının uluslararası alanda tanınmasını sağlama görevi vardır' diyen Ermenistan bağımsızlık bildirisinin 11. maddesine atıf yapılıyor. Bu maddeye yapılan atıf iki anlama geliyor: Birincisi Osmanlı İmparatorluğu topraklarında bugün ortaya çıkmış devletleri sen Ermenistan olarak takip et, bunun soykırım olarak tanınmasını sağla, diyor. İkincisi, Batı Ermenistan diyerek aslında Türkiye topraklarını kastediyor. Böyle bir iddiayı içeren gerekçe konulmuş protokolle ilişkileri ilerletmek mümkün değildir.

Ermenistan Azerbaycan topraklarını işgal etti. Yukarı Karabağ'da Ermenistan birliklerinin çok büyük bir katliam yaptığı Hocalı katliamı yaşandı. 21 yıl önce Ermeni birlikleri 610 Azeri kardeşimizi katletti. Bu çatışmalar sırasında işgal ettikleri topraklardan 1 milyon Azeri kardeşimiz göçe zorlanmıştır ve bunlar 20 yıldır son derece zor şartlarda, çadırlarda yaşamlarını sürdürmek zorunda bırakılmıştır. Ermenistan ile bu protokol imzalanırken, Dağlık Karabağ sorununun çözümünde adım atması, zor şartlarda yaşayan Azerilerin ülkelerine dönmesi için beklentiler vardı. Ermenistan bu konuda taahhüt denilebilecek mesajlar vermişti. Ancak Ermenistan hem bu sorunun çözümü konusunda adım atmamıştır, hala haksız yere işgal ettiği Azerbaycan topraklarından çıkmamıştır. Tablo bu iken, Ermenistan Cumhurbaşkanı'nın çıkıp 'protokoller Türkiye yüzünden ilerlemiyor, biraz daha ilerlemezse geri çekeceğiz' demesi gerçekten bu sorunun bugüne kadar neden çözülemediğinin de cevaplarını içeren bir açıklamadır."

Bozkır, "Sarkisyan nüfusu neredeyse yarı yarıya azalmış, kıvranan bir cumhuriyetin Cumhurbaşkanı iken, bütün kimliğini sözde 1915 olaylarına bağlamış Ermeni diasporasının etkisinde kaldığını göstermektedir. Ermeni diasporası refah içinde, iyi şartlarda yaşarken, kendi arkadaşlarının Ermenistan'da çektikleri sıkıntıları hiç umursamamakta ve adeta 'bu sorun tarihçiler tarafından çözülürse etnik kimliğimi kaybederim' korkusu içinde yaşamaktadır" diye konuştu.

-"Anlaşmaların imzalanmasını mümkün kılan atmosfer tekrar sağlanırsa..."-

Bozkır, "Bu aşamada Türkiye'nin neler yapabileceğinin" sorulması üzerine, Komisyon Başkanı olarak bu aşamada protokolleri gündeme almayacağını söyleyerek,

"Bu anlaşmaların imzalanmasını mümkün kılan atmosfer tekrar sağlanırsa, Anayasa Mahkemesi'nin gerekçesi ortadan kaldırılırsa, Ermenistan'ın Azeri toprakları Dağlık Karabağ işgalinde gelişme kaydedilip zor şartlar altında yaşayan Azeriler evlerine dönebilirlerse o zaman bu söylediklerimi tekrar gözden geçirebilirim" dedi.

"Ermenistan'ın hem işgal ettikleri topraklarda adım atması, hem Azerilerin evlerine geri dönmesi hem de Anayasa Mahkemesi'nin bu saçma sapan gerekçesinin ortadan kaldırılması lazım" diyen Bozkır, bunların olmazsa olmaz şartlar olduğunu belirtti. Türkiye'nin Azerbaycan'ı üzecek adım atmasının söz konusu olmadığını ifade eden Bozkır, "Ermenistan'ın üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmesini bekleyeceğiz, getirmediği sürece de protokoller komisyonun gündeminde bekleyecektir" diye konuştu.

-"Avrupa'da yaşayan 4 milyon insanıyla..."-

Bozkır, "Türk diasporasını nasıl güçlü hale getirebiliriz-" sorusu üzerine, yurt dışındaki Türklerin bulundukları ülke insanıyla nasıl ilişki kurması gerektiğini anlattı.

Yurt dışında yaşayan Ermeniler'in kaldıkları ülkelerle çok iyi ilişkiler kurduğunu, hatta o ülkelerin medyalarını kontrol eder duruma geldiklerini kaydeden Bozkır, Türklerin ise çok farklı yaşadığını, asimile olmadıkları gibi entegre de olmadıklarını ifade etti. Bozkır, şunları kaydetti:

"50 yıldır oralardalar ama hep birlikte eğlenirler, Türk berberine giderler, Türk televizyonu izlerler, Türk lokantasında yemek yerler. Yaşadıkları topluma Ermeni diasporasının yaptığı gibi pek bir entegre olmazlar. İş dünyasında seslerini duyurmalılar, medyada seslerini duyurmalılar. Üçüncü nesil bunu yapabilirdi ama geç kaldık. Aslında bunu üçüncü nesilde değil ikinci jenerasyonda yapmak gerekiyordu. Ama hiçbir şey için geç değildir, zararın neresinden dönülürse kardır. O ülkelerin vatandaşları ile daha iç içe, daha onların doğum günlerini, evlenme yıl dönümlerini hatırlayan, çocuklarını birlikte tatile gönderen psikoloji içinde hareket etmeleri çok yarar sağlayacaktır. En fazla etkileme, arkadaşlık ilişkisi içinde oluyor. Beraber maça gittiğiniz bir arkadaşınız anlattığınız şeyi daha duyarlı dinleyebilir ama hiç tanımadığınız birisi ne kadar anlatsanız, günlerce, aylarca anlatsanız belki kulaklarını tıkayabilir. Beraber araba seyahatine giderken yolda konuşulan şeyin yapacağı etkiyle, Türkiye'den giden heyetlerin yapacağı etki arasında farklılık olacaktır. Türkiye gücüyle, Avrupa'da yaşayan 4 milyon insanıyla bu yeni paradigmada çok farklı tablolar içinde yer alabilir."

Yayıncı: Ali Eyvaz - TBMM

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Türk Diasporasını Güçlü Hale Getirebilme Çalışması - Son Dakika


Advertisement