Yerel Medya Eğitim Semineri Muş'ta Başladı

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ile Konrad Adenauer Vakfı'nın düzenlediği Yerel Medya Eğitim Seminerleri'nin 58'incisi Muş'ta başladı.
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ile Konrad Adenauer Vakfı'nın düzenlediği Yerel Medya Eğitim Seminerleri'nin 58'incisi Muş'ta başladı.
Ağrı, Bingöl, Bitlis, Erzurum, Kahramanmaraş, Van ve ilçelerinden 83 gazetecinin katıldığı seminerin açılış töreni Alparslan Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi konferans salonunda yapıldı. Vali Ali Çınar, Muş Belediye Başkanı Ak Partili Necmettin Dede, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Orhan Erinç, Muş Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Emrullah Özbey'in açılış konuşması yaptığı seminerin ilk gününde Hürriyet Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Tufan Türenç, 'Medya ve siyaset' ilişkisini anlattı.
Medya açısından Cumhuriyet tarihinin en zor dönemini yaşadığını belirten Türenç, "Türkiye'yi yönetenler, medyanın kendilerine yönelik eleştiriler yapmasına çok sıcak bakmıyorlar. Ona göre bir medya dizayn etme çabasına giriyorlar. Biz yıllardan beri gazetecilik yapan insanlar olarak, askeri dönemlerden gelip geçtik. O dönemlerin ne kadar zorluğunu gördük. Ama inanın bu dönem o dönemlerden daha zor bir dönem" dedi.
Bugün hangi gazeteci muhalefet yaparsa, eleştiri yaparsa, ona 'Ergenekoncu' denilerek hemen deliller bulunduğunu söyleyen Türenç, "O delillerin de çoğunun sahte olduğu anlaşıyor, ama sonunda cezaevine atılıyor. Bu konuda çok sağduyulu uyarılar yapıldı. Ama maalesef bunların hiçbir şekilde etkili olmadığı görüldü" diye konuştu.
"ÖZGÜR BASIN DEMOKRASİNİN TEMEL TAŞIDIR"
Soner Yalçın, Nedim Şener ve Ahmet Şık'ın tutuklanmalarıyla ilgili süreci değerlendiren Tufan Türenç, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu arkadaşlarımız yıllarca bizimle gazetecilik yapan, tanıdığınız, darbecilikle, hele terör örgütü üyesi olmakla uzaktan yakından ilgisi olmayan insanlar. Bu üç arkadaşımıza dönük bu olay, onların gözaltına alınıp sorgulanmaları ve tutuklanmaları Türkiye'de bardağı taşırdı. Çünkü bugüne kadar görülmemiş şekilde hem yurt içinden hem de yurtdışından çok büyük tepkiler geldi. Hem bu tepkiler sadece AKP iktidarına karşı olanlardan değil, AKP'yi destekleyen yazarlardan da geldi. Ama daha önce dediğim gibi sonuç değişmedi ve o rakadaşlarımız hapise atıldılar. Özellikle Avrupalı kuruluşlar Türkiye'deki demokrasiden endişe duyduklarını vurguladılar. Bunu TV'de ve gazetelerde mutlaka takip etmişsinizdir. Avrupalı kuruluşlar şunu hatırlattılar: 'özgür basın demokrasinin temel taşıdır. ' Bu konuda yönetimi, dikkat etmeleri gerektiği ve özgür basının zedelenmemesi konusunda uyardılar. "
"DİKENSİZ GÜL BAHÇESİ İSTENİYOR"
Türkiye'de medya üzerinde inanılmaz bir baskı olduğunu ifade eden Tufan Türenç, bazı muhalif yazarların kaleminin elinden alındığını, işten atıldığını buna karşın yönetime alkış tutan, yönetimi devamlı destekleyenlerin de baş üstünde taşındığını söyledi. Türkiye'nin basın özgürlüğü sıralamasında 173 ülke arasında 132'nci sıraya gerilediğini anlatan Türenç, şunları söyledi:
"Türkiye bunu hak etmiyor, Türk toplumu da hak etmiyor. Türk basını hiç hak etmiyor. Çünkü Türk basını çok büyük mücadeleler vermiş, en zor koşullarda gazetecilik yapmış bir basındır. Bugün demokrasi adına bulunduğumuz nokta, gördüğümüz gibi çok parlak bir nokta değildir. Nedim Şener yaptığı haberler, yazdığı kitaplar nedeniyle hapse atıldı. Başka bir suçu yok. Ama ona takılan suç kulpu terör örgütü üyesi olmak. Oysa bizim hapse attığımız Nedim Şener, Uluslararası Basın Enstitüsü tarafından 'dünya basın özgürlüğü kahramanı' ilan edildi ve ödül aldı. Soner Yalçın da öyle. Onun da etkili muhalefeti rahatsız etti. Ahmet Şık ise yazdığı ama henüz yayınlanmamış olan kitabı yüzünden terör örgütüne entegre edildi ve hapse atıldı. Dünyada herhalde yayınlanmamış bir kitap yüzünden hapse atılan ilk yazar olması gerekir. Bu sayede Guiness Rekorlar Kitabına girecektir. Polisler tarafından götürülürken, arkadaşlarına şöyle bağırdı: 'Dokundum ve yandım'. Neye dokundu, kitapta konu olan cemaate. Şimdi gazetecilere özgürlük platformu oluşturan, onun meslektaşları, onların özgürlüğü için yürüyüş yaparken, şu sloganı atıyorlar: 'dokunan yanarsa dokunacağız. ' Siyaset-medya ilişkileri bu noktaya niye geldi? Bu sorunun yanıtı açık. İktidar demokrasi değil, dikensiz bir gül bahçesi istiyor. Yani dikensiz bir medya istiyor. Her iktidar bunu ister ama belli kalıplar ve yasaların sınırları içinde kalmaya da dikkat eder. Biz bugüne kadar gazeteci olarak onlarca başbakan, cumhurbaşkanı, yönetimlerler, iktidarlar gördük. Ama şunu samimiyetle söylüyorum ki bu kadar baskı, bu kadar medyayı denetimi altına almak isteyen iktidar görmedik. "
NAİL GÜRELİ, İNTERNET MEDYASINI ANLATTI
Milliyet Gazetesi yazarı Nail Güreli, 'Yeni Medya Üzerine Düşünceler' konusunda bilgiler verdi. İnternet bloklarının artık haberleşmede önemli yer aldığını belirten Nail Güreli, "Haberleşme ortamında blokların çok önemli bir yeri var. Bu iletişimde yeni bir dünya oluşturuyor. ABD Başkanı Obama, 2009'da ilk toplantısını yaptığında ilk soruyu bir internet sitesinin temsilcisine veriyor. Herkes şaşırıyor ama bu ABD'de internet dünyasında bir kırılma olarak kabul ediliyor. Başkan Obama'nın ilk basın toplantısında medyanın kendisi haber olmuştu" dedi.
İnternet sitelerinde oluşan blokların en çok dikkat çeken etkisinin halk ayaklanmalarında görüldüğüne işaret eden Güreli, şunları söyledi:
"Bunun örnekleri bizde de yaşanıyor. Örneğin sağlık çalışanlarının Ankara'daki mitingi de bloklar üzerinden geliştiği ortaya çıktı. Artık günümüzde internetsiz siyaset olmuyor. Kitap dünyasında da bunun etkisini görüyoruz. İnternet üzerinden kitap yayınlanıyor, alışveriş yapılıyor. Bloklar arasında iletişimle, habercilik yapılıyor, televizyon, sinema eleştirmenlerinin de itibarı kalmadı. Bloklarda herkes yorumunu ve görüşünü yazıyor ve geleneksel eleştirmenlerin reytingi bir ölçüde frenlenmiş oldu. Bloklar iletişimi haberleşmeyi kolaylaştırıyor. Mısır örneğinden sonra düşünülmesi gereken bir konu. Halkı proveke edecek bir ajans, bloka girip milleti yürüyüşe, mitinge teşvik ederse endişe verici değil midir? Bunun yanıtlarını hemen vermek mümkün değil. " - Muş