Zaman Sağduyu Zamanı - Son Dakika
Son Dakika Logo

Zaman Sağduyu Zamanı

20.07.2016 09:52

TÜRKİYE'deki darbe girişimini Almanya çok açık ve kararlı bir biçimde kınadı.

TÜRKİYE'deki darbe girişimini Almanya çok açık ve kararlı bir biçimde kınadı.

Başbakan Angela Merkel, demokrasilerde darbelere yer olamayacağını söyledi.

"Halkı kimin yöneteceğini, özgür seçimlerle belirlemek halkın hakkıdır. Sokaklarda tanklar ve kendi kalkına karşı hava saldırıları haksızlıktır, adaletsizliktir" açıklamasında bulundu.

Yani demokratik seçimlerle gelmiş bir hükümetin ve devlet başkanının ancak demokratik seçimlerle halkın iradesiyle gidebileceğinin altını çizdi.

Merkel, Türk hükümetine, darbe girişiminde bulunanlarla karşı da hukuk devleti sınırları içerisinde bir tutum sergileme çağrısında da bulundu.

Alman Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier de benzer şeyler söyledi.

Türk halkının darbelere boyun eğmek istemediğini gösterdiğini ve tanklara karşı çıktığını söyledi.

Ancak Türkiye'deki demokratik düzene saygı duyulması gerektiğinin altını çizerken, anayasal düzene ve hukuk devleti ilkelerine saygılı davranılması çağrısında da bulundu.

Başka partilerden bazı politikacılar da benzer açıklamalarda bulundular.

Bu çok yerinde bir yaklaşımdı.

Dünyanın neresinde olursa olsun, askeri darbelerin savunulacak hiçbir yönü yoktur.

Sağduyulu hiçbir demokrat, demokratik seçimlerle gelmiş bir yönetimin, yöneticilerin güç kullanılarak devre dışı bırakılmasını savunamaz.

Savunmamalı da.

***

Ancak darbe girişiminin ardından Türkiye'de idam cezasının yeniden gündeme getirilmesi; orduda, emniyet teşkilatında, yargı organlarında başlatılan temizlik hareketi, Avrupa Birliği (AB) ile Türkiye arasındaki ilişkilere damgasını vardu.

AB'den "İdam cezası uygulanan bir ülkenin AB'de yeri yoktur" açıklaması geldi.

Almanya'dan da.

Evet, AB bir demokrasi projesidir.

AB bir medeniyet projesidir.

Tüm üyeler ve üye olmak isteyenler demokratik değerlere sahip çıkmalı, saygı göstermelidir.

Buna da itiraz edilemez.

Ama Almanya'da bazı politikacıların yaklaşımlarını anlamak da mümkün değildir.

Özellikle muhalefet kanat politikacılar, Başbakan Angela Merkel'e dönük Türkiye'ye, daha doğrusu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a karşı yumuşak davranma suçlamasını artırdılar.

Oysa ki, Başbakan Merkel, en doğru olanı yapıyor.

Hem darbe girişimini sert bir biçimde kınıyor hem de Türkiye'de demokratik hukuk devleti ilkelerine saygı gösterilmesi uyarısında bulunuyor.

***

Merkel'in genel başkanlığını yaptığı Hıristiyan Demokrat Birlik Partisi'nin (CDU) kardeş parti konumundaki Hıristiyan Sosyal Birlik Partisi'nin (CSU) Genel Sekreteri Andreas Scheuer'in söylediklerini dinliyorum televizyonda.

"Türkiye ile AB arasındaki müzakereler derhal durdurulmalı, dondurulmalı" diyor.

"Türklere vize serbestisi pazarlığına son verilmeli" diyor.

Ama AB ile Türkiye arasında yapılan Sığınmacı Sözleşmesi sorulunca kıvırmaya başlıyor.

"Bunlar ayrı ayrı şeyler. Birbirine karıştırılmamalı" diyor.

Ne güzel değil mi?

Bu ne biçim mantıktır?

Daha doğrusu mantıksızlık.

Evet, idam cezasının savunulacak hiçbir yönü yoktur.

Ama bazı Alman politikacıların yaklaşımlarının da savunulacak hiçbir yönü yoktur.

İşet o yüzden özellikle bugünlerde hem Türk tarafı, hem de AB'li politikacılar daha sağduyulu bir davranış sergilemelidir.

Zaman sağduyu zamanıdır.

"Öfkeyle kalkıp zararla oturmak" Türkiye'nin de AB'nin de çıkarına değildir.

Hiçbir zaman olamaz da...

Kaynak: Hürriyet

Son Dakika Güncel Zaman Sağduyu Zamanı - Son Dakika


Advertisement