Balıkesir'in Edremit İlçesi'ne bağlı Altınoluk Beldesi 2 Temmuz Sivas'ı Anma Etkinlik Platformu, Sivas olaylarının 13. yıldönümü nedeniyle açıklama yaptı.
2 Temmuz 1993 yılında Madımak Oteli'nde çıkan yangında 37 kişinin hayatını kaybettiği olayların 13. yıldönümü nedeniyle bir bildiri yayınlayan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Altınoluk Belde Teşkilatı, Güney Marmara Doğal ve Kültürel Çevreyi Koruma Derneği (GÜMÇED), Hacı Bektaş Kültür Derneği, Kültür ve Turizm Derneği, Altınoluk Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD), Antandros Derneği ve Mimarlar Odası Altınoluk Temsilciliği'nden oluşan Sivas'ı Anma Etkinlik Platformu, 1-2 Temmuz 1993'te Sivas'ta gerçekleştirilen 4. Pir Sultan Abdal kültür etkinliklerine tahammül edemeyen kara yobaz çetelerinin Cumhuriyet tarihinin en kara sayfalarından birini yazdığı belirtti.
Laik Cumhuriyet'e karşı planlı bir kalkışma olan Sivas toplu kıyımıyla ilgili iki konunun altının çizilmesi gerektiği bildirilen açılamada, şu ifadelere yer verildi:
"Sivas katliamını Alevi-Sünni çatışması gibi göstermek yanlıştır. Bir kez bu katliamda çatışma yoktur. Örgütlü, organizeli binlerce insanın İslami cihada kalkışıp, şeriat devleti isteyerek, bir avuç aydının şahsında Cumhuriyet rejimine saldırması vardır. O bir avuç aydın Alevi değildir. Katliama dönüşen bu saldırı salt Aleviler'e yönelik bir saldırı değildir. Tarihten gelen bu alevi düşmanlığı da bu katliamda rol oynamıştır. Ama esas hedef Atatürk ilkeleri, Cumhuriyet, laiklik ve demokrasi olmuştur. Altını çizmek istediğimiz ikinci konu ise, yasama ve yürütme erkiyle birlikte tüm siyasi partilerin Sivas katliamı karşısında pek duyarsız kalmaları, hatta azgınlaşan şeriata yandaş durmalarıdır. Sivas'ta 10 bini aşkın laik Cumhuriyet karşıtı, şeriatçı kökten dincinin örgütlü bir biçimde katliama yönelmiş olmasına rağmen, mahkeme 8 ay sürdü. Adeta, mağdur aileleri cezalandırmak suretiyle sonuç, katliamı yapanların ödüllendirilmesi biçiminde noktalandı. Topluma Kazandırma Yasa Tasarısı'nı Meclis'e getirenler, Sivas sanıklarını da utanmadan dahil etmeye kalkışabildiler. Ayrıca, bugün dokunulmazlık zırhına bürünemeyecek olan dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Başbakanı Tansu Çiller, Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş ve İçişleri Bakanı Mehmet Gazioğlu da yargılanmak zorundadır. Ancak o zaman hak yerini bulacaktır. Menemen olayından bin kat daha fazla tehlike sinyali veren Sivas katliamında devlet saldırgan şeriata yenik düşmüştür. Sivas katliamı karşısında karalılık göstermeyen, Cumhuriyet rejimini, laikliği ve demokrasiyi korumak için en ufak bir gayret sarf etmeyen devlet yetkilileri, Atatürk'e ve onun ilkelerine karşı suç işlemişlerdir. Sivas katliamının 13. yıldönümünde bu gerçekleri bir kez daha hatırlatıyoruz. 35 canın yakılarak katledildiği Madımak bugün hala faaliyette. Daha da can acıtıcısı ise, otelin giriş katı ocak başı restoran haline getirildi ve orada katliam yok sayılırcasına kebap pişirilip yeniliyor. Yine bundan 13 yıl önce 29 Mayıs 1993'te Almanya'nın Solingen kentinde Nazi faşistlerce yakılarak katledilen 5 yurttaşlarımızla ilgili olarak Almanya devleti katliam yapılan binayı kamulaştırmış ve utanç müzesine dönüştürmüştür. Canlarımızın katledildiği Madımak Oteli de kamulaştırılmalı, orada kebap yenilmesinin önüne geçilmelidir. Otel katliama karşı duruşun simgesi olmalıdır. Katledilen 35 aydını, yurtsever Can'ları, Pir Sultan ile birlikte bir kez daha anıyoruz."
Son Dakika › Güncel › Balıkesir: Sivas Olaylarının 13. Yıldönümü - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.