Atalay Demirci Merak Edilenleri Anlattı - Son Dakika
Son Dakika Logo

Atalay Demirci Merak Edilenleri Anlattı

Atalay Demirci Merak Edilenleri Anlattı
20.03.2013 17:53  Güncelleme: 17:54

Yetenek Sizsiniz'de milyonların beğenisini kazanan Atalay Demirci, kendi hakkında tüm merak edilenlere cevap verdi.

Yetenek Sizsiniz'in son sezonunda birbirinden güçlü rakiplerini geride bırakarak ipi göğüslemeyi başaran Atalay Demirci, yarışma sonrasında internet haber siteleri içinde ilk kez Haberdar.com'a konuştu.

Özel hayatından sahne dünyasına, zorluklarla örülü geçmişinden aile yaşantısına kadar kendisi hakkında merak edilenleri açıklayan Demirci, gelecekle ilgili prjelerini de Haberdar.com'a açıkladı.

Yarışma periyodunda pek gündeme gelmeyen hastalık süreciyle ilgili de bilgiler veren Demirci, "2 yılık bir tedavi süreci vardı. Aynı zamanda derdi veren dermanında verir düsturundan hareketle sabrettim sadece ve doktorlar ne diyorsa onları yaptım. Ne hastalıklar var çok şükür bunu bu haliyle atlatmış oldum." ifadelerini kullandı.

İşte Atalay Demirci'nin o açıklamaları:

Biz Türkiye olarak Atalay Demirci'yi tanıdık sizin tanımladığınız Atalay Demirci ile bizim tanıdığımız Atalay Demirci aynı mı? Atalay Demirci kimdir, nerden geldi, nasıl biridir sizce?

1976 yılında Ankara'nın Nallıhan ilçesinde doğmuşum. 36 yaşındayım ve 2 çocuk babasıyım. Ankara Yenimahalle Ticaret Lisesi mezunuyum. Yaklaşık 13 yıldır sahnedeyim. Dünyanın birçok yerinde gösterim oldu ve hala devam etmekte.

Yarışmaya katılmak nereden aklınıza geldi ve nasıl karar verdiniz?

Çok zor bir karardı. Eşim çok ısrar etti. 1 yıl kadar düşündüm ve karar verdim katılmaya. Biraz zor oldu yani. Bu yarışma beni tanıtacak bir platformdu ve katıldım.

Peki sizin tanınmaya ihtiyacınız var mıydı?

Evet vardı. Çünkü popüler değilsiniz ve televizyona yansımadığı zaman hep eksik kalan bir şeyler oldu. Bir etki oluşturmak ve tanıtım yapmak gerekiyordu. Bu yarışmaya katılarak onu yapmış olduk.

HÜLYA AVŞAR İŞİN SEYRİNİ Mİ DEĞİŞTİRDİ?

İlk gösterinizde Hülya Avşar 'hayır' butonuna bastı ve gösterinin rengi değişti Avşar onu yapmasaydı ne olurdu hiç düşündünüz mü?

O tepki olmasaydı da biz anlatacağımız hikâyeleri anlatıp insanların sevgisini ve beğenisini kazanırdık zaten. O tepki şuna vesile oldu bizim karşılıklı diyaloğumuz orda doğaçlama yapabileceğimizi kendiliğinden espri yapabileceğimizi göstermiş oldu ki anında ürettiğimiz esprilerden dolayı çok daha eğlenceli bir hal aldı. Yani gelen topa göre gol yapabileceğimizi göstermiş olduk.

Yarışırken çok zor bir kulvarda yarıştınız, insanları güldürmek zor iş.Riske girdiğinizi düşündünüz mü hiç tedirgin oldunuz mu?

Ben yaptığım işten , hikayelerimden çok emindim senelerdir sahneye çıkıp yaptığım işi senelerdir test ettiğim ve karşılığını aldığım şeyi orda da yapacaktım. Esasında bu yönüyle baktığınız zaman rahattım.

O jürinin önünde olmak heyecanlandırmadı mı sizi?

Hayır heyecanlanmadım ben gösterimi seyirciye yaptığım için ayrıca jüri de çok eğlenceli insanlar espriden anlayan insanlar bu beni çok rahatlattı ve hiç zorlanmadım

Her gösteriden önce bir hazırlığınız oluyor mu yoksa genelde doğaçlama mı yapıyorsunuz?

Şöyle ki yeryüzünde 1- 2 saat doğaçlama yapabilecek bir beyin yok. Mutlaka bir kurgusu bir hikâyesi var o an gelişen olayları da espriye çeviren bir algı açıklığı ve beyinin olması lazım.

ŞÖHRET NELERİ DEĞİŞTİRDİ?

Peki şöhret olduktan sonra hayatınızda değişiklikler oldu mu?

Tabi her şey değişti.

Ne değişti mesela?

Sokakta gören herkes fotoğraf çektirmek istiyor. İnsanların sevgisine mazhar olmak güzel be şey herkes çok samimi davranıyor bu beni mutlu ediyor yani.

'Şöhret beni korkutuyor' dediniz neden korkuyorsunuz?

Bence şöhretin korkulacak bir tarafı var şöyle ki; şöhret zehirli bal gibidir. İnsanın hayatının tamamını etkiliyor güzel tarafları da var tabii ama otokontrolü kaybetmemek şartı ile. Kontrolü bırakmamak lazım yani biraz daha dikkatli biraz daha özenli olmak gerekiyor. Şu an biraz daha göz önünde olduğumuz için seçtiğimiz kelimeleri bile daha seçici kullanmamız gerekiyor. Kötü örnek olmamak adına dikkatli olmak lazım.

BIYIĞININ ÖZEL BİR ANLAMI VAR MI?

İmajınız neden böyle, bıyık tarzınız bazı çevrelerce milliyetçilik ile ilişkilendiriliyor. Bu konuda ne söylemek istersiniz?

Yok hayır milliyetçi bıyığı değil bu. Zaten saçma sapan bir bıyık gördüğünüz gibi. Böyle uzuyor arkaya gidiyor, ortada cücüğü falan var. Hanımlar saçlarını sıkıldıkça sürekli değiştiriyor ya benim de bu top sakaldı en son bu hoşuma gitti son 7-8 yıldır böyle kaldı. Artık insanlar beni böyle biliyorlar logom da böyle hatta. Biraz daha kalıcı olacak gibi yani.

MERAK EDİLEN O ŞİİR

Her gösteri sonrasında aynı şiiri okudunuz ve finalde buna ek olarak 'Biz İnsanoğluyuz' şiirini eklediniz. O şiirler neydi neden şiir okuma ihtiyacı duydunuz?

Esasında şairlik gibi iddiam yok o çok büyük bir paye. Şiirlerim de zaten şiir gibi değil. Esasında ben orada illa kafiye olsun, illa rediflere uysun, çapraz redif olsun diye yazdığım şiirler de değil. Ben orada baktığım yerden hayatı nasıl görüyorsam, biraz şiirsel hale getirip insanlara bu haliyle hayatı göstermek gibi bir derdim vardı. Bütün mesele bu yani. İnsanlar orada bir şeyler buluyorlar. 'Benim gördüğüm yerden hayatın bir de bu tarafı var ey ahali haberiniz olsun' deyip okuduğum şiirlerdi onlar. Yoksa şiir okumak gibi bir becerimin olduğunu düşünmüyorum. O yüzden sadece kendi şiirlerimi okuyorum. Kimsenin şiirini katletmeyeyim diye.

"DERDİ VEREN DERMANINI DA VERİR"

'Hayatın bir de bu tarafı var' dediğiniz yer sizce nasıl bir yerdir? Hayatınızda sizi en çok etkileyen olay nedir?

Beni en çok etkileyen olay tabi ki hastalığımdı. 1996 yılında kanser hastalığına yakalandım. 2 yılık bir tedavi süreci vardı. Bana düşen o an aklımla mantığımla hastaneye gidip başıma gelen şeye isyan etmeden doktorlara teslim olmaktı. Aynı zamanda derdi veren dermanınI da verir düsturundan hareketle sabrettim sadece ve doktorlar ne diyorsa onları yaptım. Çok şükür biraz gençlik de vardı. Moralimi bozmadım, canımı sıkmadım. Tabii üzüldüm çok kötü gecelerim oldu benim özellikle kemoterapi yaptığım zamanlar çok kötü zamanlardı ama her şey insan için. Ne hastalıklar var çok şükür bunu bu haliyle atlatmış oldum.

Sizin gibi pek çok hasta var şuan da sizin bu hastalar için bir projeniz var mı ne şekilde destek olmayı düşünüyorsunuz?

Böyle bir projemiz şimdilik yok. Ama ileride bu tür hastalara ulaşacak, yardımcı olacak motivasyon verecek işlerde yer almaktan son derece mutluluk duyarım.

DİZİ VE REKLAM TEKLİFLERİ

Yarışmayı kazandıktan sonra size hiç dizi ya da reklam filmi teklifi geldi mi? Bunun dışında Projeleriniz var mı varsa bunlardan bizlere de biraz söz edebilir misiniz?

Evet birkaç reklam teklifi geldi. Ancak dizi teklifi gelmedi. Henüz gelişmeler yeni zaten. Ancak dizi teklifi gelmesini de istemem. Çünkü turnelerimiz var ve onların devam etmesini istiyorum. Mesela önümüzde 'Kel Alaka' diye bir gösterimiz var. Ondan sonra çok uzun süreli bir projemiz yok. Ama sinema filmi projem var. Senaryolaştırıp bir komedi filmi yapmayı düşünüyorum.

Acun Ilıcalı ile daha önce bir tanışıklığınız var mıydı?

Hayır yoktu. İlk kez yarışmada tanışmış olduk.

Siz belli bir zamana kadar yetiştirme yurdunda kaldınız. Orada çok sıkıntı çektiniz mi?

Yok hayır. Orada da aynıydım yani esprilerimi yapıyordum ve eğlenceli bir tiptim. Çok konuşan, şen şakrak biri değildim belki ama taşı gediğine koyduğum zaman herkes gülerdi. Benim o özelliğim daha ilkokuldan belliydi. En somurtkan öğretmen bile gülerdi. İnanlar gülmeyi seviyor sonuçta. Ama genel olarak o ortamlar çok fazla kahkaha atılan ortamlar değil. Herkesin derdi var zaten, moraller bozuk, can sıkkın falan. Aslında ihtiyaç da vardı benim gibilere. Eğlendiğimiz zamanlar da oluyordu tabi ki. Ama benim için dönüm noktası hastalığım oldu. Hastalıktan sonra doktorum' çok düşünme, içine atma, konuş' diye beni öyle bir fırçaladı ki iş bu noktaya geldi. Konuştum ve bir daha susmadım.

Ailenizle aranız nasıl peki, çocuklarınız var sizi birden bire şöhret olarak gördüler 'Baba ne oluyor?' dediler mi?

Hayır öle demediler, her şeyin farkında onlar. Oğlum 13 yaşında son derece olgun ve akıllı bir çocuk. Onlar beni çok desteklediler katılmam yönünde her şey çok güzel gidiyor şuan.

Yarışmadan sonra ilk gösterinizi doktorlara verdiniz. Bunun bir anlamı var mı?

Aslında bu planlanmış bir şey değil. Senelerdir öğretmenler gününde öğretmenlere, tıp bayramında doktorlara gösteri yapıyordum zaten. Böyle bir teklife hayır diyemedim. Özellikle bu kesime gösteri yapacağım zaman biraz daha özenli oluyorum çünkü çok nadir eğlenen insanlar doktorlar.

Yarışmadan sonra gelen tepkiler nasıl oldu?

Çok yoğun bir süreç yaşıyoruz. Önemli bir televizyon programında, önemli bir yarışmada önemli bir netice aldım. Dolayısıyla şuanda hem medyanın ilgisi hem de insanların teveccühünden son derece memnunum.

Sizinle ilgili yapılan yorumlar genelde esprilerinizin seviyeli olduğu yönünde. Siz bunu nasıl başarıyorsunuz?

Bunu başarmak için ayrıca bir çaba sarf etmiyorum. Öncelikle bu benim yaşam tarzım. Nasıl yaşıyorsam sahnede de öyle konuşuyorum. Seviyeli ya da seviyesiz espri kavramına da ben pek katılmıyorum. Bu biraz benim tercihim. Sahneye çıktığım zaman benim yapacağım bir espriyi seyirci duyarken seyircinin utanmaması lazım. Bu benim mizaha bakışımla ilgili bir şey esasında.

Yarışmada bir de Baha vardı. Onula görüştünüz mü?

Baha ile öncesinde de çok görüştüm. Daha doğrusu ben onu ısırmaya çalışıyordum o ise direniyordu. Çok tatlı bir çocuk, çok yetenekli, başka bir çocuk yani. Ailesi çok iyi yetiştiriyor. Sadece psikolojisi ile ilgili endişelerim oldu. Çok yoğun ilgi var fakat bu ilgi birden kesilebilir. Ondan sonra o çocuk bocalayabilir diye bir endişem var ama hayırlısı olur inşallah.

Kaynak: Haberdar.com

Kaynak: Haberler.Com

Son Dakika Magazin Atalay Demirci Merak Edilenleri Anlattı - Son Dakika


Advertisement