Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, Devlet Tiyatrolarına ilişkin yasal düzenlemeyle ilgili, "Devletin memur sanatçı modeli ile kültür ve sanat alanını domine ettiği bir yapı özgürlükçü, çoğulcu bir yapı değildir. Kültür, sanat alanının ihtiyaç duyduğu rekabeti karşılamamaktadır. Arayışımız bu temeldedir" dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik ile Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, bakanlıkları ve bağlı kurumların bütçelerine ilişkin görüşmenin ardından milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
Yazıcı, yurtdışı çıkış harçlarının kaldırılmasıyla ilgili bir soruya, "olabilir" karşılığını verdi.
Harç miktarının geçmişte daha yüksek olduğunu hatırlatan Yazıcı, "2007 yılında bunu indirdik 15 TL'ye. Ben de uçaktan inerken yapılan anonstan rahatsız oluyorum. Maliye Bakanı arkadaşımla bunu konuşacağım. İnşallah öyle bir formülasyon yaparız" dedi.
Yazıcı bir başka soruyu yanıtlarken de kişilerin birbirini itham etmesinin kolay olmaması gerektiğini belirterek, bazı konuları karşılıklı ayrıntılı olarak görüşebileceklerini söyledi.
Bir CHP milletvekilinin Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'na ait Sayıştay Raporu'nu ele geçirdikleri şeklindeki sözleri üzerine de Yazıcı, "Sayıştay tarafından düzenlenmiş bir rapor yok. Denetçinin çalışması var" dedi.
-"Kapatma ifadesi hiçbir şekilde doğru değildir"
Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik de soruları yanıtlarken, koruma kurulu toplantılarına sivil toplum örgütlerinin gözlemci olarak katıldıklarını hatırlatarak, katılım konusunda somut bir sıkıntı varsa kendisine bilgi verilmesi halinde gereğini yapacağını söyledi.
Çelik, Devlet Tiyatrolarına ilişkin yasal düzenlemeyle ilgili soruyu yanıtlarken ise Türkiye'deki mevcut sisteminin devlet ve sanat ilişkisi açısından uluslararası bir dayanağı olmadığını vurguladı. Çelik, şöyle devam etti:
"Sorun Türkiye'nin sanat, kültür üretiminin standartlarını yükseltmek, evrensel rekabete açmaktır. Burada da çoğulcu ve özgürlükçü bir modelle sanatçının memur olduğu modelin dışına çıkarak bir model geliştirmek gerekiyor. Burada devlet kendi elinde operasyonel bazı kurumları tutar. Bu kurumlar çerçevesinde bütün sanat alanlarını destekler. Bunun Anadolu'ya açılmasına, dışarıdan gelecek projelere daha çok destek verilmesine kendisini açar. Ama devletin memur sanatçı modeli ile kültür ve sanat alanını domine ettiği bir yapı özgürlükçü, çoğulcu bir yapı değildir. Kültür, sanat alanının ihtiyaç duyduğu rekabeti karşılamamaktadır. Arayışımız bu temeldedir. Bu sebeple kapatma ifadesi hiçbir şekilde doğru değildir. Sorulması gereken soru elimizdeki modelin uluslararası dayanağı nedir? Her alanda uluslararası standartları yakalamaya çalışan Türkiye'nin bu alanda da reform yapması ve uluslararası standartları yakalaması gerektiğini düşünüyoruz."
Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış ise milletvekillerinin soruları üzerine Geri Kabul Anlaşmasıyla ilgili yanlış anlamalar olduğunu söyledi.
Bağış, "Türkiye hiçbir şekilde bir göçmen deposu olmayacaktır. Türkiye üzerinden geçerek AB ülkelerine giren düzensiz göçmenlerin ülkemize kabulü ancak bu kişilerin ülkemizden geçtiklerinin kabul edilmesi durumunda söz konusu olabilecektir. Anlaşmada belirtilen şartlar ve koşullar yerine getirildikten sonra ancak Türkiye'nin kabul etmesi ile geri alım gerçekleşecektir. Geri alım da bizim Pazartesi imzalanmasını beklediğimiz anlaşma siz sayın milletvekillerinin onayından geçtikten üç yıl sonra gerçekleşmeye başlayacaktır" diye konuştu.
Türkiye AB Karma Parlamento Komisyonu (KPK) toplantısından ayrılarak AK Parti'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayının açıklanacağı etkinliğe gitmesinin eleştirilmesi ve "Sizin titriniz nedir?" diye sorulması üzerine de Bağış, şunları söyledi:
"Ben mensubu olmaktan onur duyduğum Adalet ve Kalkınma Partisi'nin eski genel başkan yardımcısı, hali hazırda da Türkiye Cumhuriyeti'nin Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakerecisiyim. Şehrimin Büyükşehir Belediye Başkan adayının tanıtılacağı toplantıda da ilk günden bu yana destek verdiğim Sayın Kadir Topbaş'a desteğimin devam ettiğini göstermek açısından katılmam benim en doğal siyasi hakkımdır. Ayrıca KPK toplantısına katılma gibi bir mecburiyetim yoktur. KPK bir parlamenterler platformudur. Ama bugüne kadar her toplantısına katıldım. O toplantıya katılıp erken ayrılacağımı da başkanlara 15 gün önceden bildirdim."
Bağış, kaç ülkede vize kaldırınız sorusu üzerine ise AB ülkeleri ile tek tek vize muafiyeti anlaşması yapılmadığını hatırlatarak, "28 ülkenin tamamında vizeyi kaldırmak için çabamız devam etmektedir" dedi.
Avrupa Birliği Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile bağlı kurumların bütçeleri TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi. - TBMM
Son Dakika › Politika › 2014 Yılı Bütçesi TBMM Genel Kurulu'nda - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.