Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, şampiyonluk maçında çıkan olaylarla ilgili, "Şampiyona kupasını soyunma odasında vermek böyle saçmalık olur mu? Işıkları söndürülmesi, böyle bir saçmalık olur mu? Bu işin hepsinin stadın ortasında mertçe, dürüst olarak yapılması gerekir" dedi.
Başbakan Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik olarak, kendi teşkilatının, kendi belediye başkanlarının arkasında kalan, her fırsatta posta konulan birinin genel başkan olabileceğini ama hiçbir zaman 'lider' olamayacağını belirtti. Bunun en son süt tartışmasında yaşandığını belirten Erdoğan, Kılıçdaroğlu İzmir'deki süt dağıtımıyla ilgili konuşurken, CHP'li İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı'nın 'Süte siyaset karıştırmasak iyi olur' dediğini söyledi. Dünkü Dünya Çiftçiler Günü toplantısında Kılıçdaroğlu'nun 'Ben bu olaya karşı çıkmıyorum, daha kaliteli süt kullanılabilir demek istiyorum' dediğini belirten Erdoğan, şunları kaydetti:
"Televizyonlarda senin ifadelerini duyduk, dinledik. Boşuna çarkçı Kemal demiyor bu millet. Sabah başka, akşam başka konuşuyor. Zihinleri bulandırmak ve çocukların süt içmesini engellemek için ne gerekiyorsa yapıyor. CHP Genel Başkanının, MHP Genel Başkanının bu istismarcı söylemlerinden dolayı çocuklar, öğretmenler, aileler tereddüt yaşıyor. İşte bunların muhalefet anlayışı bu kadar çirkin, bu kadar sorumsuz. Çocukların elindeki sütü dahi almaya yeltenecek kadar bunların gözü dönmüş vaziyette. Biz çocukların eline şeker versek inanın bunlar o şekerleri de ellerinden alırlar. İmkanları olsa her şehrimizde yavrularımızı sevindirmek için dağıttığım oyuncakları bunlar gidip ellerinden alacak. Böyle sorumsuzluk olmaz. Biz şimdi diş fırçası, diş macunu dağıtıyoruz. Yarın buna da dikerler; herhalde farkında değiller, daha duymadılar."
Bilimsel raporların çocuklarda sütten kaynaklanan zehirlenme olmadığını gösterdiğini belirten Erdoğan, 7 milyon 200 bin çocuğa süt dağıtıldığını ve rahatsızlanan çocuk sayısının 2 bine yakın olduğunu söyledi.
"AK SÜTÜ KİMSE KİRLETEMEZ"
CHP ve MHP Genel Başkanlarına 'akşam ne yedin?' diye sorulsa hatırlamayacaklarını belirten Erdoğan, "10 yıl öncesini nasıl hatırlasın? 2002 yılında DSP-MHP-ANAP hükümeti 4 ilde, Ankara, İstanbul, İzmir ve Diyarbakır'da süt dağıtıyor. Aynı hadise bu illerde ortaya çıkıyor. O zaman tarım bakanı MHP'li. Sağlık Bakanı da MHP'li. 500'den fazla çocuk rahatsızlanıyor. Dönemin Devlet Bakanı çıkıyor, o da DSP'den, 'bunun zehirlenme olmadığını, çocuklarda hassasiyet olduğunu' açıklıyor. 10 yıl önceki bu hadiseyi unutan MHP, bugün CHP'nin yanında süte karşı kampanya başlatıyor" dedi.
"Bizim sütümüz aktır. Bizim dağıttığımız süt, terkibiyle de, kalitesiyle de, ambalajıyla da, fiyatıyla da, ihalesiyle de aktır. Bu ak sütü hiç kimse kirletemez" diyen Erdoğan,
çocuklara ve ailelere şöyle seslendi:
"Ananınızın ak sütü gibi bu sütleri için, hiç tereddüt etmeyin, hiç çekinmeyin. Eğer hassasiyeti yoksa bu sütü rahatlıkla içirin. Biz 7 milyon 200 bin yavrumuza her gün bu sütü dağıtmaya devam edeceğiz."
"BİZİM İÇİMİZE DE HOLİGANLAR SİRAYET ETMİŞ"
Başbakan Erdoğan, hafta sonunda oynanan Fenerbahçe- Galatasaray maçında yaşanan olaylara da değindi. Geride kalan sezonun fair playden, nezaketten, centilmenlikten, tahammülden, hoşgörüden ziyade, şiddetle, kavgayla, çatışmayla anılan bir sezon olduğunu vurguladı. Özellikle son haftalarda sahalarda, tribünlerde ve stat dışında hiç arzulamadıkları ve asla tasvip etmedikleri olaylar yaşandığını belirten Erdoğan, "Dayanışmanın, paylaşmanın, kardeşliğin vesilesi olması gereken, tatlı bir rekabet içinde yürümesi, yürütülmesi gereken futbolun, bu tür terörü andıran manzaralarla anılması; düşündüren, en önemlisi de ibret ve tedbir almayı gerektiren bir tablodur" dedi.
Sadece taraftarı suçlayıp, hiç kimsenin bu sorumluluktan sıyrılamayacağını ve olaya biraz daha farklı yaklaşmak istediğini belirten Erdoğan, şunları kaydetti:
"Kulüplerin yönetimleri, kulüplerin gerçekten samimi, bu konularda oraya bir eğlence, adeta haftalık stresini atmak için gelen taraftarlarını tenzih ediyorum. Ama dünyada olduğu gibi ne yazık ki bizim içimize de holiganlar sirayet etmiş. Bu holiganlar ne yazık ki buraları adeta terör alanına çeviriyorlar. Bunlar bakıyorsunuz farklı yerlerdeki eylemleriyle de bunu gösteriyor. 'Şu kulüpte, bu kulüpte var' demiyorum, ne yazık ki büyük bir çoğunluğunda var."
"HANIMLARIN KÜFÜRLERİNDEN HİCAP DUYDUM"
Başbakan Erdoğan, seyirciye kapalı, hanım ve çocuklara açık bir maçta bile bayanların nasıl küfür ettiklerini görünce nevrinin döndüğünü belirterek, "Bayanların futbolda, özellikle tribünlere teşviki bile erkekleri yola getirsin diye, onların kötü tezahüratını önlesin diye yapıldı. Ama sadece bayanların olduğu futbol maçında, bayanların o küfürlerini görünce hicap duydum. Yarabbi nedir bu hal? Böyle bir şey olabilir mi, böyle bir şey kabullenilebilir mi? Onun için ülkemin hanımlarına sesleniyorum; lütfen bu çirkin alışkanlıklardan kendinizi arındırın. Bir başbakan olarak herhalde bu bizim sorumluluğumuzdur. Bu hatırlatmayı yapmamız gerekiyor. Ayrımcılığı, tahammülsüzlüğü dikkate almak ve bunun için ne gerekiyorsa samimiyetle tüm yöneticilerle bunu yapmak durumundayız" diye konuştu.
"KUPAYI SOYUNMA ODASINDA VERMEK SAÇMALIK"
Futbolda ve diğer kolektif yarışmaların galibiyet, beraberlik ve mağlubiyet olmak üzere üç netice olduğuna işaret eden Erdoğan, şöyle konuştu:
"Bunun üçüne da katlanacaksın. Ben bir Fenerbahçe taraftarıyım, hatta kongre üyesiyim. Şimdi kendi stadımızda Galatasaray berabere kalmak suretiyle şampiyon oldu. Sen şimdi bunu alkışlayacaksın, tebrik edeceksin. Trabzon'da da söyledim; o akşam bizzat Teknik Direktör Sayın Terim'i, Yönetim Kurulu Üyesi Sayın Albayrak'ı tebrik ettim. Aynı şekilde Fenerbahçe Başkanvekilini de arayıp mevcut durumdan duyduğum üzüntüyü anlattım. Eğer burada müşterek gayretin içine girmezsek yanlış olur. Yani şampiyona kupasını soyunma odasında vermek; böyle saçmalık olur mu? Işıkları söndürülmesi; böyle bir saçmalık olur mu? Bu işin hepsinin stadın ortasında mertçe, dürüst olarak yapılması gerekir."
Meclis Gurubu ve hükümet olarak yetki ve sorumluluklarının belli olduğunu kaydeden Erdoğan, "Biz bunu tamamen tarafsız, tamamen objektif şekilde yerine getiriyoruz ve getireceğiz. Şiddeti Önleme Yasasıyla yaptığımız düzenlemelerle, biz her zaman futbolu aslına, özüne, ruhuna döndürmenin mücadelesi içinde olduk. Aynı samimi tavrı tüm kulüplerden, futbolculardan ve özellikle de taraftardan bekliyoruz" dedi.
PELE İÇİN ATEŞKES
Başbakan Erdoğan, 1967 yılında ünlü futbolcu Pele'yi seyredebilmek için Afrika'daki bir savaşta 48 saat ateşkes imzalandığını belirterek, "Niye? Pele'yi seyredecek. Savaşları durdurabilecek güçte olan futbolun, bir savaş, çatışma, ayrışma aracı olmaması için herkes üzerine düşeni samimiyetle yerine getirmeli" dedi.
Pele'nin, 'Dünyada futbol oynayan her çocuk Pele gibi oynamak istiyor. Benim çok büyük sorumluluğum var. Onlara sadece nasıl iyi futbol oynanacağını değil, nasıl iyi bir insan olunacağını da göstermek zorundayım' dediğini belirten Erdoğan, "Mesele bu, anlayış bu, bu olmalı" dedi.
Efsanevi Boksör Muhammed Ali'nin de 'Keşke insanlar beni sevdikleri kadar birbirlerini sevseler. Eminim ki dünya o zaman çok farklı bir yer olur' dediğini hatırlatan Erdoğan, "Mesele bu. Spordaki futboldaki bu ruhu bizim bugüne hep birlikte taşımamız gerekiyor" dedi.
Futboldaki rekabetinin özellikle şehir takımları için ne kadar önemli olduğunu, şehirlerin gündemini nasıl şekillendirdiğini, kulüplerin ne kadar büyük kitleleri peşinden sürüklediğini gayet iyi bildiğini belirten Erdoğan, "Şu hususa da herkesin dikkat etmesi gerektiğine inanıyorum; fanatizme varan her hareket, her tarafgirlik büyük sorunlar üretir. Birliği değil bölünmeyi; kardeşliği değil düşmanlığı besler. Fanatizm her alanda büyük felaketler doğurur, telafisi mümkün olmayan sorunlar üretir. Sporda şiddetin, tahammülsüzlüğün temeli fanatizmdir. Sporseverlerden ricam; toplumsal dokuyu sarsacak, birlik ve kardeşliğimizi zedeleyecek eğilimlere geçit vermemeleridir" şeklinde konuştu.
Son Dakika › Politika › AK Parti Meclis Grup Toplantısı…(2) - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.