Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, 4. Şuşa Global Medya Forumu'nun açılışındaki konuşmasında, "Türkiye ile Azerbaycan'ın ilişkisi komşuları tarafından örnek alınmalıdır. Komşular da Türkiye ile Azerbaycan'ın davrandığı gibi davranmalıdır" dedi.
Azerbaycan Medya Geliştirme Ajansı tarafından düzenlenen, "Barışın Teşvikinde Medyanın Misyonu: Gerçeğin Yeniden Tesisi ve Güvenin Yeniden İnşası" temasıyla düzenlenen 4. Şuşa Global Medya Forumu, Azerbaycan'ın işgalden kurtardığı Şuşa şehrinde başladı. 53 ülkeden 160'a yakın katılımcının yer aldığı etkinlikte Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev konuştu. Azerbaycan'ın Doğu ve Batı'daki ortakları ile ilişkilerinin çok yüksek bir seviyede olduğunu belirten Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, "Orta Asya ülkelerinin yanı sıra Gürcistan, Türkiye ve Avrupa gibi yakın ortaklarımızdan bahsediyoruz. Tüm bunları birbirine bağlamak için, koridorun etkin işleyişini sağlamak üzere birçok adım atmamız gerekti. Coğrafi konumumuzun avantajlarından etkin bir şekilde yararlanmayı başardık. Her şeyden önce, fiziksel altyapı yoktu ve bunu oluşturmak zorunda kaldık. İkincisi, komşu ülkelerle ilişkilerin geliştirilmesi önemliydi. Çünkü komşularla normal ilişkiler olmadan transit bir ülke olmak imkansızdır. Kuzey-Güney ve Doğu-Batı yönlerinde kapsamlı uluslararası işbirliği kurduk. Örneğin, enerji projelerimizin hem başlatıcısı hem de ana finansörü bizdik. Bugün, gerekli fiziksel altyapı zaten oluşturuldu ve şimdi ana dikkatimizi bunun daha da genişletilmesine odaklıyoruz" dedi.
Türkiye ve Azerbaycan ilişkilerine değinen Aliyev, "Türkiye ve Azerbaycan dünyadaki tüm ülkeler arasında birbirine en yakın olan iki ülkedir. Siyasi, ekonomik, enerji, bağlantısallık ve halklar arasındaki ilişkilere baktığınızda, muhtemelen dünyada birbirine bu kadar yakın, birbirini bu kadar destekleyen ve birbirine bu kadar dost olan başka iki ülke göremezsiniz. Bu, halklarımız ve ülkelerimiz için çok büyük bir değerdir. Birlikte olduğumuzda çok daha güçlüyüz. Bu aynı zamanda bölgesel istikrar ve iş birliği açısından da önemli bir etkendir. Az önce üzerinde durduğum bağlantısallık konusu da buna dahildir. Bu aynı zamanda güvenlik açısından da önemli bir unsurdur. Çünkü 5 yıl önce burada, Şuşa'da, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte Şuşa Beyannamesi'ni imzaladık. Bu belge ilişkilerimizi ittifak düzeyine yükseltti. Dolayısıyla biz sadece kardeş ve dost değiliz, aynı zamanda müttefikiz ve eğer içimizden birinin başına talihsiz ya da kötü bir olay gelirse, diğeri tüm imkanlarıyla, askeri gücü de dahil olmak üzere, kardeşini savunmak için yanında olacaktır. Bu gerçekten de çok ender görülen bir durumdur. Ortak etnik kökenin, ortak kültürün ve ortak tarihin ülkeleri siyasi açıdan bu kadar yakınlaştıran bir zemin oluşturduğunu görüyoruz. Eminim siz de biliyorsunuz ki, aynı ya da birbirine çok yakın kökenlere ve aynı dil ailesine mensup olmak her zaman böyle bir zemin oluşturmuyor. Tam tersine, bazen neredeyse aynı dili konuşan insanlar birbirleriyle savaşıyor. Aynı dini paylaşan insanlar birbirlerini öldürüyor. Bu nedenle Türkiye ile Azerbaycan'ın ilişkisi komşuları tarafından örnek alınmalıdır. Komşular da Türkiye ile Azerbaycan'ın davrandığı gibi davranmalıdır" dedi.
"Azerbaycan'a karşı önyargılı davranıyorlar ve ileri sürdükleri iddialar temelsizdir"
Azerbaycan'ın Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) ile ilişkisi hakkında konuşan Aliyev, "AKPM'de geçmişte farklı bir manzara vardı. Ben 2001 yılında Azerbaycan Parlamentosu üyesi olduğumda Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi'ndeki heyete başkanlık ediyordum. İki yıl boyunca orada görev yaptım. Yıl içinde dört oturum düzenleniyordu. Bu benim için hoş olmayan bir olaydı. 2023 yılında meşru hakkımızı kullanarak ayrılıkçıların elinde kalan topraklarımızı işgalden kurtardık. Ancak onlar Azerbaycan'ı cezalandırmak için kararlar kabul ettiler. 2024 yılının Ocak ayında Azerbaycan heyetinin akreditasyonunu tartışmaya açtılar ve oy kullanma hakkından mahrum ettiler. Bu, tamamen insan haklarıyla ilgili bir mesele değildi. Eğer bununla ilgili olsaydı bunu daha önce yaparlardı. Bu, sadece bize ve toprak bütünlüğümüze ilişkin bir cezalandırmaydı. Azerbaycan heyeti çok akıllıca bir karar aldı. Toplantılara katılmayı reddettiler. Eğer oy kullanma hakkımız yoksa neden orada bulunalım ki? Azerbaycan'ın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi yargıçlarının seçiminde de oy kullanmadı. Bu nedenle onların kararlarını tanımıyoruz. Biz yargıçlar için oy kullanmadık. İki yıldır ayrımcılığa maruz kalıyoruz. Açıkça söylüyorum ki Azerbaycan, teşkilattan tamamen ayrılmayı ciddi şekilde değerlendiriyor. Sadece üyeliğimizin askıya alınması ya da dondurulması değil, kesin olarak o teşkilattan ayrılma seçeneğini değerlendiriyoruz. Avrupa Konseyi Genel Sekreteri benimle iletişime geçti ve bunu yapmamamızı rica etti. Durumun iyileştirilmesi için bir çıkış yolu bulmamız gerektiğini söyledi. Söz konusu parlamentoda Azerbaycan'a yönelik son derece muğlak ve ültimatom niteliğinde kararlar dile getiriliyor. Bu da kesinlikle kabul edilemez. Bunlar bizim kararlarımız değildir. Çünkü onlar bizi oy kullanma hakkından mahrum ettiler. Bu, herhangi bir meşru karar olmaksızın gerçekleşti. Onlar heyetimizin oy kullanma hakkını yeniden iade etmelidir. Ondan sonra Azerbaycan heyeti geri dönecektir. Biz herhangi bir yanlış adım atmadık. Onlar adaletsiz bir karar verdiler. Bu nedenle geri adım atmalı ve hatalarını kabul etmelidirler. Birçok kez endişelerimi dile getirdim. Azerbaycan Avrupa Konseyi'nden tamamen ayrılırsa bunu kimse hissetmeyecektir. Yani burada çok fazla bir şey değişmeyecektir. Hatta belki daha iyi olacaktır. Biz çatışma istemiyoruz. Azerbaycan'a karşı önyargılı davranıyorlar ve ileri sürdükleri iddialar temelsizdir. Bu bizim tercihimiz değildi. Biz 2001 yılında teşkilata kendi isteğimizle katıldık. O dönemde pek çok şey farklıydı. Büyük bir istek ve umutla katıldık ki, en önemli beklentimiz olan Karabağ sorununun çözümünde bize yardımcı olsunlar" dedi.
"Azerbaycan-Ermenistan meselesinde de Başkan Trump'ın rolü çok önemliydi"
ABD Cumhurbaşkanı Donald Trump'ın barış yanlısı ve barışı getirebilecek bir insan olduğunu ifade eden Aliyev, "Dünyanın çeşitli bölgelerinde şimdiye kadar 8 savaşı durdurdu. Bu, onun bakış açısı, karakteri ve siyasetidir. Azerbaycan-Ermenistan meselesinde de Başkan Trump'ın rolü çok önemliydi. Çünkü, Azerbaycan ile Ermenistan müzakerelerin son aşamasındayken Trump ve ekibi öyle bir çerçeve oluşturdu ki barış mümkün hale geldi. Onlar bizim kaygılarımızı anlıyorlardı. Zengezur Koridoru'nun önemli bir proje olduğunu kavrıyorlardı. Çünkü bu koridor Azerbaycan'ı kendi Nahçıvan bölgesiyle birleştirecek. Kısacası, çok verimli bir şekilde çalıştılar. Ermenistan'a da bu barışın kendileri için de gerekli olduğunu anlattılar" dedi.
"Çatışmayla uzlaşmayın"
Rusya-Ukrayna savaşı ile ilgili konuşan Aliyev, "Geçen yıl Ukrayna'ya verdiğim tavsiyeyi bugün de yineliyorum, çatışmayla uzlaşmayın. Onlar da tam olarak bunu yapıyorlar. Doğrudur, yıllar boyunca zor dönemler yaşandı, buna hepimiz tanık olduk. Askeri operasyonların durdurulması için belirli çevrelerin baskı yaptığını, işgalin kalıcı hale getirilmesine yönelik önerilerde bulunulduğunu biliyoruz. Elbette Ukrayna halkı ve hükümeti bunu kabul etmedi. Artık çoktan anlaşılmış olmalıydı ki bu savaş derhal durdurulmalıdır. Elbette bu, Azerbaycan'ın ve benim insani yaklaşımımdır. Ben geçmişte işgalden zarar görmüş bir devletin lideriyim. Bu bakımdan eşsiz bir tecrübemiz var. Bizi de Karabağ'dan vazgeçmeye zorluyorlardı. Azerbaycan'da hiç kimse bunu kabul edemezdi. Ancak bu, dünyanın önde gelen üç ülkesinin ortak tutumuydu. Onlar, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleriydi ve bu tutuma direnmek son derece zordu. İkinci Karabağ Savaşı başladığında üçü de derhal savaşın durdurulmasını talep ediyordu. Bizi arıyor, gözdağı veriyor ve tehdit ediyorlardı. Talepleri hiçbir şeyin değişmemesiydi. Hatta bazıları bize, 'Örneğin Fuzuli'yi kurtardınız, burada durun' diyordu. Biz farklı diplomatik yöntemler kullanıyorduk. Dışişleri Bakanı'nı Moskova'ya, Washington'a ve Avrupa'ya çok sayıda görüşme için gönderiyordum. Amaçları Azerbaycan'ın toprak bütünlüğünü yeniden sağlamasını engellemekti. Ancak başarısız oldular. Çünkü bir halkın iradesini kırmak mümkün değildir. Bağımsızlığını ve kimliğini korumaya çalışan bir halkın iradesi kırılamaz" dedi.
Ukrayna Cumhurbaşkanı Vladimir Zelenskiy'nin tutumunu çok iyi bildiğini belirten Aliyev, "Bunu kamuoyu önünde de defalarca dile getirdi. Nisan ayında Azerbaycan'a yaptığı ziyaret sırasında da bu konuyu görüştük. Her halükarda Azerbaycan'ın tutumu değişmezdir. Biz her zaman Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü destekledik, destekliyoruz ve desteklemeye devam edeceğiz. Ukrayna'nın egemenliğinin ve sınırlarının dokunulmazlığından yanayız. Halkın rızası olmadan hiçbir ülkenin sınırları değiştirilemez. Bu konudaki tutumumuz tutarlıdır. Ukrayna'ya yardım etmek için elimizden geleni yapıyoruz. Bunu reklam amacıyla değil, samimiyetle yapıyoruz. Hem devlet düzeyinde hem de sıradan vatandaşlar düzeyinde ortak bir tutumumuz var. Acı çeken bir halka ve toprak bütünlüğü ihlal edilmiş bir ülkeye elimizden geldiğince destek olmaya çalışıyoruz" diye konuştu. - ŞUŞA
Son Dakika › Politika › Aliyev: Türkiye-Azerbaycan İlişkisi Örnek Alınmalı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?