'ceyhan'da PETROL TÜREVLERİ DE ÜRETECEĞİZ'
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ceyhan İlçesi'nde de 9 tesisin toplu açılışını gerçekleştirdi. Hükümet Konağı Meydanı'nda yaklaşık 15 bin kişiye hitap eden Başbakan Erdoğan, uluslararası projelerle Ceyhan'ın bir petrol havzasına dönüştüğüne dikkat çekti. Ceyhanspor'un yeşil- beyaz renkli kaşkolunu boynuna takarak halka seslenen Erdoğan, Bakü-Tiflis-Ceyhan Ham Petrol Boru Hattı Projesi'nin Ceyhan üzerinden dünya piyasasına ulaştırıldığını vurguladı, Kerkük petrollerinin de yine Ceyhan'a, oradan da dünya pazarlarına ulaşacağını bildirdi.
Erdoğan, "Bu projelerle kalmayacağız. Petrolün türevlerini de üretir hale geleceğiz. Bu adımları atmak suretiyle istihdam ve paranın girişi de çok farklı olacak. Bütün bunların yapılabilmesi için genel ve yerelin bütünleşmesi çok önem arz ediyor. Şimdi yerel ve geneli birleştiriyoruz. Büyükşehir sınırlarını genişletmek suretiyle planlama sıkıntısı yaşamayacağız" dedi.
MUHALEFET SEÇİM BARAJI TEKLİFLERİNE YANAŞMIYOR
Başbakan Erdoğan, konuşmasında Demokratikleşme Paketi içinde yer alan yüzde 10'luk seçim barajının indirilmesiyle ilgili önerilere karşılık muhalefet partilerinin eleştirilerine yanıt verdi. Erdoğan, şöyle konuştu:
"İşte bakınız, pazartesi günü bir açıklama yaptım. Neydi, demokratikleşme paketi. Öyle mi? Ne vardı bu demokratikleşme paketinde? Bakıyorsunuz ki ana muhalefet kalkıyor ikide bir bir şey söylüyor. Ne diyor? Bu yüzde 10'luk barajı indirelim. Peki nereye indirelim. Efendim, yüzde 8 olur, yüzde 7 olur, şu olur, bu olur, vesaire. Başka ne istiyorsun? Efendim işte daha da aşağıya inebilir filan. Bunlar dünyayı filan takip etmiyorlar. Bir defa ülkelerin bir istikrar politikaları vardır. Bir güven politikası vardır. Türkiye, tek partili iktidara kadar, bizim iktidarımıza kadar istikrarı ve güveni yakalayamadı. Koalisyon hükümetlerinde hep zarar etti. Hep aşağı gittik. Ama bizimle istikrarı yakaladık ve onun içinde ekonomik olarak güçlendik. 'Peki' dedik, 'Biz size üç tane teklif sunuyoruz. Bir, mevcut durumu koruyalım. Beğenmiyorsunuz. Size ikinci bir teklifimiz daha var. Nedir o? Barajı yüzde 5'e indirelim. Daraltılmış bölge getirelim. Yani 5'li paketler halinde Türkiye'yi 110 bölgede seçime sokalım. 5'le çarp, 550 milletvekili. Bunu de beğenmediniz, üçüncü bir teklif; gelin barajı tamamen kaldıralım. Hiç baraj olmasın. Ama 550 bölge olsun ve her bölgeden bir milletvekili çıksın.' Baktım ki buna da pek yanaşmaya niyetleri yok. Bundan da rahatsız olmaya başladılar. Şimdi yeni hesaplar yapıyorlar. 'Acaba şöyle olursa ne olur, böyle olursa ne olur?' Kardeşim kusura bakma, onu teklif ediyoruz, yok. Bunu teklif ediyoruz yok. Şimdi biz oturacağız konuşacağız. Kararı vereceğiz ve o karardan sonra teklifi Meclis'e götüreceğiz."
'ALEVİ VATANDAŞIM MİLLETVEKİLİ OLABİLİYOR MU? OLUYOR'
Demokratikleşme paketinde yer alan Alevilerle ilgili düzenlemeler konusundaki eleştirilere tepki gösteren Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bir başka konu, o da ne? Bakın daha ileri gitti. Efendim işte şu yapılıyor, nedir o? Alevilere hak verilmedi. Değerli kardeşlerim, benim Alevi vatandaşım milletvekili olabiliyor mu? Oluyor. En üst makamlarda görev alabiliyor mu? Oluyor. Aynı şekilde bakın, Nevşehir Üniversitesi'nin adını Hacı Bektaşi Veli Üniversitesi koyduk. Bu da bir mesaj. Ha bunun dışında da ben Başbakan yardımcımı da görevlendirdim, sen de bir çalışma yap. Daha önce de çalıştaylar yaptık. Niye yapın. Nerede bir sıkıntı var? Bunu da dinleyelim. Yapılabilecek ne varsa, bunları da yapalım."
'RUHBAN OKULUNA AÇMAK MESELE DEĞİL'
Azınlıkların hakları konusunda Ruhban Okulu'nun açılmasıyla ilgili istemlere de değinen Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:
"Dediler ki Ruhban Okulu niye açılmıyor. Ben de onlara diyorum ki, Ruhban Okulunu açmak mesele değil. Peki şimdi soruyorum; Batı Trakya'da benim 150 bin vatandaşım var. Onların baş müftüsünü sen niye tayin ediyorsun da, oradaki benim soydaşlarıma onu seçme hakkı vermiyorsun? 'Yapacağız' dediler, 10 yıldır hala yapacaklar. Atina'da iki tane tarihi camimiz var, yıkılmış. 'Bu camilerimizi müsaade edin biz yapalım' dedik. 'Tamam yapacaksınız' dediler. Hala müsaade edecekler. Bakınız Lozan Anlaşması'na göre Saint Sinop Meclisi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarından oluşur. Artık Türkiye'de vatandaşımız olan papaz kalmadığı için Saint Sinod Meclisi bitmiştir. Sadece Patrik kaldı. Biz de dedik ki 'Siz dışarıdan papaz getirin, biz onları vatandaş yapalım. Böylece o sıkıntıyı gidermiş olalım.' 17 tane getirdiler, vatandaş yaptık. Bu iyi niyetimiz yeter. Yetimhaneyi verdik. Şu ana kadar Rumların, Musevilerin, Ermenilerin, 2,5 milyar liralık gayrimenkullerini iade ettik. Biz bunları da yaptık. Niye? Dedik ki bu onların hakkıdır. Bugüne kadar bir yanlışlık oldu. Bu yanlışı da biz düzeltelim. Zira bizim tarihimizde müslümin de gayrimüsliminde hakkını korumak, devletin görevidir. Biz bunu yaptık."
YERFISTIĞINDAN KOLYE TAKTILAR
Başbakan Erdoğan'ın konuşmasının sonunda 12 yaşlarında bir kız çocuğu yanına gelip sarıldı. Ağlamaya başlayan kız çocuğuyla ilgilenen Başbakan Erdoğan, kurdele kesmek için hazırlık yapılırken, görevlilerden bir makas isteyip, çocuğa verdi. Bu sırada protokol üyelerinin arkasından üç kız çocuğu ellerinde Osmaniye yerfıstığından yapılmış kolyelerle göründü. Kız çocukları Başbakan Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan'ı yerfıstığı kolyelerini taktı. Boynundaki kolyeyi kısa süre inceleyen Başbakan Erdoğan, sahneye davet edilen bakanlar ve protokol üyeleri birlikte kurdele kesip, toplu açılışı gerçekleştirdi.
CEZAEVİNDE ÇORBA VEREN ONBAŞIYI UNUTMADI
Törenin ardından Başbakan Erdoğan, 1979'da bir gün hapis yattığı Metris Cezaevi'nde onbaşı olarak askerlik yapan Fehmi Kanlı'yı evinde ziyaret etti.
Cezaevinde kendisine gece yarısı çorba yapıp, ikram eden Fehmi Kanlı'nın misafiri olan Başbakan Erdoğan, burada yemek yedi, sohbet etti. Bu ziyaret basına kapalı gerçekleşti.
Son Dakika › Politika › Erdoğan: Kızlarımı Başörtülü Oldukları İçin Türkiye'de Okutamadım (3) - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.