KKTC Meclis Başkanı Sibel Siber, İslam ülkelerine, "Bizimle ilişkilerinizi geliştirmenizi, sesimizi dünyaya duyurmakta yardımcı olmanızı samimiyetle bekliyoruz. Sizlerin destekleri turizmimizi güçlendirecek ve bir dünya mirası olan tarihi kültürel varlıklarımızın tanınmasına katkıda bulunacaktır" çağrısında bulundu.
İran'ın Başkenti Tahran'da gerçekleştirilen İSİPAB 9. Konferansına gözlemci statüsünde katılan KKTC Meclis Başkanı Siber, milletvekillerine hitap etti.
Kıbrıslı Türklerin selamlarını ileten Siber, uluslararası toplantılarda konuşma olanağı bulamadıkları için, şu an bu kürsüden hitap etmenin kendisine ayrı bir heyecan ve mutluluk verdiğini söyledi.
"Sizlerin, İslam İşbirliği Teşkilatı'nın bize tanıdığı bu olanaktan, halkım adına sizlere sonsuz teşekkürlerimi sunarım" diyen Siber, İran Cumhurbaşkanına, Meclis Başkanına, halkına ve parlamentosuna, İslam İşbirliği Teşkilatına Üye Ülkeler Parlamentolar Birliği Genel Sekreteri Mahmud Erol Kılıç ile üye ülkelere de teşekkür etti.
Siber, dünya KKTC'yi yok saymasına ve her alanda ambargo uygulamasına rağmen, tüm demokratik kurumlarıyla var olan bir halk olduklarını söyledi.
KKTC halkının Müslüman ülke yurttaşları olarak İslam ülkeleri ve din kardeşleri ile daha yakın ilişkiler kurmak istediğini belirten Siber, şöyle konuştu:
"Bizimle ilişkilerinizi geliştirmenizi, sesimizi dünyaya duyurmakta yardımcı olmanızı samimiyetle bekliyoruz. KKTC, parlamenter sistemle yönetilen özgür, demokratik bir ülkedir. Bugün demokrasimizden övgü ile söz ediliyor ve birçok yerde örnek demokrasi olarak gösteriliyor. Çok sayıda sivil toplum örgütümüz var ve bu örgütler görüş ve düşüncelerini bağımsız, demokratik bir şekilde kamuoyuyla paylaşabilmektedir. Günlük çıkan 15 tane gazete, hiçbir sansüre maruz kalmadan düşünce, haber ve eleştirilerini yayınlayabiliyor. Ülkemizde örnek bir basın özgürlüğünün mevcut olduğunu söyleyebilirim.
Kültürel varlıklarımız ve doğamızla da tam bir turizm ülkesiyiz. Her geçen gün gelişen turistik yatırımlarımızla ülkemizi ziyaret eden turistlerin memnuniyetini artırmaya gayret ediyoruz. Sizlerin bu konudaki destekleri, turizmimizi güçlendirecek ve bir dünya mirası olan tarihi kültürel varlıklarımızın tanınmasına katkıda bulunacaktır. 7 tane üniversitesi ve 60 bin öğrencisi ile bir eğitim adası olma yolunda hızla ilerlemekteyiz. Üniversitelerimizden alınan diplomalar, uluslararası kabul görmekte ve mezunlarımız dünyanın her yerinde üst lisans yapabilmektedir. Üniversitelerimizde İslam ülkelerinden çok sayıda öğrenci eğitim görmektedir ve mezun olan bu öğrencilerin, kendi ülkelerinde çok etkin pozisyonlara gelmiş olduğunu öğrenmek bizim için ayrı bir gurur kaynağıdır. Üniversitelerimizin eğitim kalitesi yanında, kampüsleri, insanlarımızın sıcakkanlılığı, ulaşım kolaylığı ve güvenli olması en önemli özelliğidir. Bu nedenle daha çok öğrenciniz tarafından üniversitelerimizin tercih edilmesini beklemekteyiz."
Sibel Siber, spor ambargoları nedeniyle kendi kimlikleriyle hiçbir uluslararası alanda sporcularının yarışamadığını belirterek, "Özellikle spor ve kültürde gençlerimize, sporcularımıza, sanatçılarımıza ambargo uygulanması kabul edilemez. Bu durum insan haklarına aykırıdır. Bu ambargoların ve izolasyonların kaldırılması yönünde gösterdiği üstün gayret için Türkiye'ye teşekkür ediyorum" dedi.
-"10 yıllık sürede cezalandırılan yine biz olduk"
"Bizler barış ve uzlaşma kültürü olan bir halkız" diyen Siber, aynı adada yaşadıkları Kıbrıslı Rumlarla barış içinde yaşamanın en büyük arzuları olduğunu dile getirdi. Siber, 2004 yılındaki referanduma, Kıbrıslı Rumlar'ın "hayır", Kıbrıslı Türklerin ise "evet" dediğini anımsatarak, "O dönemde bizlere Avrupa Birliği, ambargoları kaldıracağı sözünü vermiş olmasına rağmen, aradan geçen 10 yıllık sürede cezalandırılan yine biz olduk" diye konuştu.
Siber, her gün daha çok güçlenen kurumsal yapılarıyla, özgüvenleriyle, Türkiye Cumhuriyeti'nin büyük desteğiyle ve İslam ülkelerinden gelecek destekle daha güçlü bir yapıya kavuşmayı arzuladıklarını ifade ederek, sözlerini şöyle tamamladı:
"1963-74 arası Kıbrıslı Türkler için zor yıllardı. O dönemlerde küçük bir çocuk olarak, yola çıkan babamın sağ salim evine dönüp dönemeyeceği endişesini hep taşımaktaydım. O günlerde yaşananların bir daha yaşanmaması ve ülkemizde her iki toplumun da barış ve huzur içinde yaşaması en büyük arzumuzdur.
İki liderin kısa bir süre önce üzerinde anlaştıkları ortak metin ve 18 ay sonra başlayan görüşmeler hepimizi umutlandırmıştır. En büyük dileğimiz ortak metnin çizdiği prensipler çerçevesinde bir anlaşmaya varılmasıdır. Bir kez daha bana bu olanağı tanıdığınız için kendim ve halkım adına teşekkür eder ve saygılar sunarım. Konuşmamın sonunda bir kez daha TBMM Başkanı Sayın Cemil Çiçek'e her alanda göstermiş olduğu destek için sonsuz teşekkürlerimi sunarım." - Tahran
Son Dakika › Politika › KKTC Meclis Başkanı Siber, İran'da - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.