Kerem Tunçeri: Beşiktaş'ta Çok Mutluyum - Son Dakika
Son Dakika Logo

Kerem Tunçeri: Beşiktaş'ta Çok Mutluyum

27.11.2014 16:45

Beşiktaş İntegral Forex'in tecrübeli yıldızı Kerem Tunçeri, önemli açıklamalarda bulundu.

TBL.org'a konuşan milli basketbolcunun çok özel röportajı şu şekilde;

Basketbola başlamanızda neler etkili oldu, kendinize örnek aldığınız bir isim var mı?

Basketbol küçüklüğümden beri var hayatımda. Basketbolun içinde doğdum diyebilirim. Babam eski milli basketbolcu. Dolayısıyla ben de ağabeyim de onun izinden gittik. Onun madalyalarını, formalarını görerek büyüdük. Tabii ağabeyim benden önce başladı basketbola, kendisi benden beş yaş büyük. Ben de basketbola beş yaşında başladım. Bu yüzden kendimi bildim bileli hep basketbolla iç içeyim.

Galatasaray alt yapısında başlayıp birçok kulübün kadrosunda yer aldınız. Milli takımla birçok başarı elde ettiniz. Tüm bu kariyeriniz süresinde unutulmaz olarak nitelendirdiğiniz ve en keyif aldığınız kadro hangisiydi?

Vereceğim cevap tabii ki 2010 yılında yer aldığım milli takım kadrosu olacaktır. 2001'de de Milli takım kadrosuyla Avrupa İkinciliği elde etmiştik ama o turnuvada yarı finale çıkarken biraz daha fazla zorlanmıştık. 2010'daki Dünya Şampiyonası’nda ise, Ankara’da ilk günden itibaren müthiş bir basketbol müthiş bir mücadele havası yakalamıştık. Hem taraftarımız, hem antrenörlerimiz ve kadroda yer alan tüm arkadaşlarım… Tüm ülkede inanılmaz bir sinerji oluşmuştu. Dünya Şampiyonası tarihimizde ilk kez final oynamıştık ve o, her zaman unutamayacağım bir final olmuştu benim için.

Dolayısıyla kariyerinizde elde ettiğiniz en unutulmaz başarı da 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası…

Tabii ki... Kulüplerde yaşadığım başarılar, Real Madrid… Onlar da çok önemli benim kariyerimde ama Milli Takım'da yaşanan başarı hiçbir şeye değişilmez.

Peki, sizce neden milli takım 2010 ve 2001'de elde ettiği başarıyı aynı düzeyde devam ettiremedi?

Bunu gerçekten biz de bilmiyoruz. Yani ülkemizde düzenlenmeyen şampiyonalarda, çok başarı elde edemedik. Gerçi bir kaç turnuvada direkten döndük. Mesela 2009’da Polonya'da yapılan Avrupa Şampiyonası'nda, çeyrek finalde Yunanistan'la oynadığımız bir maç var. Yaklaşık son bir buçuk dakikaya önde giriyoruz ve o maçı kaybediyoruz. Daha sonra oynanan bazı turnuvalarda da bunun gibi fena oynamadığımız maçlar oldu ama dediğim gibi, başarı elde edilmeyince bunların hiç biri akılda kalmıyor. İnşallah bundan sonraki jenerasyonlarımız, milli takımımız artık hem dünya şampiyonalarında hem de Avrupa şampiyonalarında başarı elde edebilir.

Artık oynadığınız takımlarda lider pozisyonda bulunan, Türkiye'deki en deneyimli oyunculardan birisiniz, sizce yeni jenerasyon oyun kurucu yetiştirebiliyor mu?

Sadece oyun kurucu olarak değerlendirmeyelim, sonuçta alttan iyi bir jenerasyon geliyor. Böyle baktığınız zaman, genç milli takım, ümit milli takım, Avrupa şampiyonu oldular. Bunlar çok çok önemli başarılar. Tabii ki bu genç arkadaşlarımızın kendi takımlarında da aynı başarılı grafiği sürdürmeleri gerekiyor ki büyük oyuncu olsunlar, A milli takımda da oynayabilsinler… Tabii onlar için çok olay olmayacak. Hatta bu yabancı kuralından sonra baya da zor olacak. Daha çok çalışıp daha fazla ekstra çaba sarf etmeleri gerekiyor çünkü önlerinde altı yabancı oyuncu var. Onları geçmek için ellerinden geleni yapmaya çalışacaklar. Kolay olmasa da bir şekilde buna çalışacaklar.

Peki, sizin bu gençler arasında örnek gösterebileceğiniz veya özellikle beğendiğiniz bir isim var mı?

Var tabii. Cedi çok iyi mesela. Milli takımda da beraberdik zaten. Tabii ki onun da eksikleri var ancak çok yürekli ve eminim ki her geçen gün basketboluna bir şey koyacaktır. Aynı şekilde Furkan öyle... Kenan da çok ağır bir sakatlıktan çıktı. Ciddi süreler alıyor Fenerbahçe'de. Onların uzak kalmaması, hepimiz için bir artı tabii.

İleriki zamanlarda antrenörlük yapmayı düşünüyor musunuz? Mesela aynı takımda yer aldığınız Orhun Ene bu mesleğe geçiş yaptı…

Büyük konuşmayayım ama şu anda pek düşünmüyorum. Yani antrenörlük zor iş bence. Çoğu insan bana da diyor, çok iyi bir antrenör olabilirsin diye ama bilemiyorum, şimdilik pek düşünmüyorum. Benim ileriki zamanlar için aklımda bir takımın genel menajerliğini yapmak gibi bir planım var. Ancak şuanda tabii ki oynamayı düşünüyorum. Kendime çok iyi bakıyorum, dikkat ediyorum. Özel idmanlarımı yapıyorum. Çünkü benim için hala bugün gibi, bildim bileli basketbol oynuyorum. Vücudum el verdiği sürece, Allah sakatlık vermezse oynayabildiğim kadar oynayacağım. Tabii ki bir planlama yapmak gerekiyor, dediğim gibi belki bir takımda genel menajerlik olabilir ancak şuanda antrenör olmayı pek düşünmüyorum.

Kendinizde, milli takım veya kadrosunda yer aldığınız takımda sizden yaşça küçük oyuncular üzerinde, onlara bir şeyler katmak, öğretmek veya yönlendirmek gibi bir sorumluluk hissediyor musunuz?

Ben kendimi bildim bileli genç oyuncularla çalışırken hep bir şeyler öğretmeye ve onlara yardımcı olmaya çalıştım. Efes’ten itibaren olmak üzere, şimdi de milli takımda genç arkadaşlarıma istedikleri zaman yardım etmeye çalışıyorum. Baktığımız zaman bizim zamanımız da yavaş yavaş geçiyor. Bizim jenerasyonun sonu geldi denilebilir. Ömer Onan, Mehmet Okur bıraktı, bizim yaşıtlarımız bıraktı… Yani biz de artık eleğimizi asmak üzereyiz.

Halen asist krallığı ortalamalarında yer alıyorsunuz…

Dediğim gibi ben pek bırakmayı düşünmüyorum. Beşiktaş’ta olmaktan da çok mutluyum. Hem taraftarımız, hem teknik kadromuz olsun, hem de başkanımız olsun çok büyük destek veriyorlar bize. Burada oynamayı seviyorum ve elimden geldiğince de oynamaya devam emek istiyorum.

Anadolu Efes’teyken bir reklam filmi deneyiminiz oldu ve söylediğiniz şarkıyla büyük beğeni topladınız. Bu yeteneğiniz nasıl ortaya çıktı?

O biraz sürpriz oldu, planladığım bir şey değildi yani. Bana fikir ilk geldiği zaman, ben bunu söylemem dedim. Çünkü bende şöyle bir huy var, yaptığım işin en iyisini yapmam gerektiğini düşünüyorum. Ben şarkıcı değilim ve daha önce böyle bir deneyimim de olmadı dolayısıyla yapamayacağımı söyledim. Bir de bizim kendi jenerasyonumuz arasında bir grup arkadaşımız var hep birbirimizin açığını yakalamaya çalışırız ki onun üzerine gidip dalga geçelim. Onlara da böyle bir koz vermek istemiyordum açıkçası. Ancak sonra baya bir baskı oldu. Gel bir dene, olursa devam edersin. Eğer istemezsen başka ses kullanırız.” Şeklinde. Sonra gayet de güzel oldu. Keyifli de oldu. Ondan bir sene sonra da takıma yapılan şakanın reklamı da çok başarılı ve eğlenceli oldu. Bizim açımızdan güzel şeylerdi yani.

Bundan sonra kariyerinizi devam ettirmek istediğiniz bir kulüp var mı? Ya da başladığınız yerde, Galatasaray’da bitirmek gibi bir düşünceniz?

Hayır, öyle bir düşüncem yok. Şu anda çok mutluyum ben Beşiktaş'ta. Sekiz, dokuz sene önce de burada oynamıştım ve hayatımın en güzel sezonunu geçirmiştim. Şimdi de öyle… Çok, çok güzel bir ekibimiz var. Bütün takım arkadaşlarım, yerlisinden yabancısına kadar, çok ama çok iyi karakterde insanlar. Sezona kötü başladık ama şimdi biraz daha toparladık diye düşünüyorum. Şu anda keyfimiz yerinde, ama bunun da devamını getirmemiz gerekiyor tabii. O yüzden dediğim gibi, gerçekten çok mutluyum ve böyle bir düşüncem yok şu anda.

Kaynak: EuroSport.com

Son Dakika Spor Kerem Tunçeri: Beşiktaş'ta Çok Mutluyum - Son Dakika


Advertisement