Belçika Dışişleri Bakanlığı'nın Ankara'da yapılacak NATO Zirvesi öncesinde yayımladığı analizde, "NATO üyeliği, bölgesel istikrar rolü ve savunma sanayii kapasitesi, Türkiye'yi Avrupa'nın güvenlik stratejisinde merkezi bir aktör haline getiriyor. Belçika, Türkiye'yi hem komşu hem dost ülke olarak konumlandırıyor" denildi.
Belçika Dışişleri Bakanlığı, Ankara'da yapılacak NATO Zirvesi öncesinde bir analiz yayımladı. Bakanlık analizinde, Kraliçe Mathilde başkanlığında 10-14 Mayıs 2026 tarihleri arasında Türkiye'ye gerçekleştirilen ekonomik misyonun, Avrupa-Türkiye ilişkilerinde "karşılıklı vazgeçilmezlik" temelinde yeni bir dönemin başlangıcı olduğu belirtildi.
Analizde, kraliçenin ziyaretlerinin odağında bulunan enerji, savunma, yaşam bilimleri, liman teknolojileri ve dijital dönüşüm gibi kritik sektörlerde 33 ticari anlaşması ve 4 kamu otoritesi protokolü imzalandığı bilgisi yer aldı. Düzenlenen misyon ziyaretinin çok başarılı geçtiği ve bu gelişmenin iki ülke arasında yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda jeopolitik bir yakınlaşmanın da işareti olduğu aktarıldı.
"Türkiye'nin NATO'daki rolü değeri uzun süre hafife alınmış ancak kritik bir unsur"
Belçika Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan kapsamlı analizde, Türkiye'nin yalnızca ekonomik açıdan değil, Avrupa Birliği'nin (AB) güvenliği ve stratejik özerkliği bakımından da "kilit bir ortak" olduğu vurgulandı. Türkiye'nin NATO'daki rolü, AB ile Gümrük Birliği entegrasyonu ve Avrupa-Orta Doğu-Asya hattındaki stratejik konumu, "değeri uzun süre hafife alınmış ancak kritik" unsurlar arasında gösterildi. Analizde, "Bu yaklaşım, Avrupa'nın yeni jeopolitik gerçekliğinde Türkiye'nin merkezi bir aktör olarak yeniden konumlandığını gösteriyor" ifadelerine yer verildi.
Osmanlı ile yapılan 1838 Antlaşması'ndan 2026 misyonuna uzanan bağ vurgulandı
Belçika tarafından yapılan analizde, tarihi sürekliliğe de vurgu yapılırken, "Belçika, Türkiye ile ilişkilerini 1838 Dostluk ve Ticaret Antlaşması'na dayandırarak, iki ülke arasındaki bağların, tarihi ve kurumsal bir derinliğe sahip olduğunu hatırlatıyor. Belçikalı şirketlerin Osmanlı demiryolları, İstanbul'un ilk elektrik ve tramvay hatları gibi altyapı projelerinde oynadığı rol, bugün savunma, enerji ve dijital sektörlerdeki iş birlikleriyle güncelleniyor. Bu tarihi süreklilik, ekonomik misyonun yeni bir başlangıç değil, köklü bir ilişkinin stratejik bir sıçraması olduğunu ortaya koyuyor" denildi.
Ekonomik misyonun omurgasını oluşturan beş sektöre değinildi
Belçika Dışişleri Bakanlığı, ekonomik misyonun omurgasını oluşturan beş sektörü Avrupa'nın zayıf noktaları ile Türkiye'nin yükselen kapasitesinin buluştuğu alanlar olarak tanımlandı. Analizde sektörler sıralanarak fırsatlara dair detaylar verildi. Türkiye'nin yenilenebilir enerji, nükleer teknoloji ve yeşil hidrojen yatırımları; Belçika'nın açık deniz rüzgarı ve temiz teknoloji uzmanlığıyla birleşerek Avrupa'nın enerji bağımsızlığı hedefi için tamamlayıcı bir model oluşturduğu aktarıldı.
"Türkiye'nin hızla büyüyen savunma sanayisi NATO çerçevesinde ortak üretim zemini sunuyor"
Savunma ve Uzay Teknolojiler alanında da Türkiye'nin hızla büyüyen savunma sanayisinin, Belçika'nın kritik alt sistem sağlayıcılarıyla birleşerek NATO çerçevesinde ortak üretim zemini sunduğu bildirildi. Limanlar, Lojistik ve Ulaştırma alanlarında Antwerp-Bruges limanının akıllı teknoloji ve yeşil hidrojen yatırımlarının, Türkiye'nin 2035 lojistik vizyonuyla birleşerek Avrupa-Asya koridorunda yeni bir entegrasyon mimarisi doğurduğu belirtildi. Yaşam Bilimleri ve İlaç sektörlerinde Belçika'nın GSK ve UCB gibi küresel şirketlerin, Türkiye'nin sağlık yatırımları ve biyoteknoloji hamlesiyle birleşerek bölgesel bir tıbbi inovasyon ekosistemi sunduğu vurgulandı.
Dijital Dönüşüm alanlarında ise Türkiye'nin 5G, fiber ve yapay zeka yatırımlarının Belçika'nın nanoteknoloji ve siber güvenlik uzmanlığıyla birleşerek, iki ülkeyi Endüstri 4.0 alanında ortak bir platforma taşıdığı ifade edildi. Analizde bu beş sektör, Belçika tarafından "geleceğin Avrupa-Türkiye ortaklığının temel sütunları" olarak sunuldu.
"Misyon, diplomatik düzeyde de dikkat çekici bir yakınlaşma sağladı"
Ekonomik misyonun diplomatik boyutuna da değinilen analizde, "Misyon, ekonomik sonuçların ötesinde, diplomatik düzeyde de dikkat çekici bir yakınlaşma sağladı. Kraliçe Mathilde'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesi, bakanlar düzeyindeki yoğun katılım ve kadın girişimciliği üzerine ortak seminer, Belçika'nın Türkiye'ye yönelik yaklaşımında diplomatik nezaketten stratejik ortaklığa geçişi işaret ediyor" ifadeleri kullanıldı.
Belçika Dışişleri Bakanı Maxime Prevot'nun "Türkiye tartışmasız Avrupa ailesinin bir üyesidir" sözlerine atıf yapılan analizde, "Bu ifade, Belçika'nın AB içinde Türkiye ile daha derin bir entegrasyonun savunucusu olacağını gösteriyor" yorumu yapıldı.
Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmesi konusuna destek verildi
Söz konusu analizde Türkiye'nin en önemli taleplerinden biri olan Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmesi konusuna destek verildi. Analizde konuyla ilgili "Belçika, 1995'ten bu yana yürürlükte olan gümrük birliğinin günümüz ekonomik gerçekleri karşısında yetersiz kaldığını belirterek, modernizasyonun artık ertelenemez olduğunu vurguluyor. Bu adım, Türkiye'nin Avrupa iç pazarına daha güçlü entegrasyonunun önünü açacak ve iki ülke arasındaki ticari hacmi daha da büyütecek. Belçika, bu sürecin AB içinde aktif savunucusu olacağını açıkça ifade ediyor" değerlendirmesi yapıldı.
"Avrupa'nın yeni güvenlik mimarisi Türkiyesiz kurulamaz"
Belçika Dışişleri bakanlığı tarafından Türkiye hakkında yayınlanan analizde Türkiye'ye büyük bir önem atfedilerek, "Avrupa'nın yeni güvenlik mimarisinin Türkiyesiz kurulamayacağı" belirtildi.
"NATO üyeliği, bölgesel istikrar rolü ve savunma sanayii kapasitesi, Türkiye'yi Avrupa'nın güvenlik stratejisinde merkezi bir aktör haline getiriyor" ifadeleri kullanılan analizde, "Belçika Avrupa'nın yeni stratejileriyle uyumlu bir şekilde Türkiye'yi hem komşu hem dost ülke olarak konumlandırıyor" denildi.
"Türkiye, vazgeçilmez bir ortak"
Belçika Dışişleri Bakanlığı'nın analizine göre; Türkiye, Avrupa'nın geleceğinde hem ekonomik hem güvenlik hem de jeopolitik açıdan vazgeçilmez bir ortak olarak nitelendirildi. Analizde, ekonomik misyonun iki ülke ilişkilerinde çok boyutlu bir yeniden yapılanmanın başlangıcını temsil ettiği belirtilirken, Avrupa ile Türkiye'nin karşılıklı olarak "vazgeçilmez" konumda bulunduğu vurgulandı. - BRÜKSEL
Son Dakika › Yerel › Belçika: Türkiye, Avrupa güvenliğinde merkezi aktör - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?