MAZLUMDER Kadın Çalışmaları Grubu Koordinatörlüğü, Türkiye'nin Suriye'den göç alan illerinde mülakat tekniği ile 72 Suriyeli kadın sığınmacı ile görüşmeler gerçekleştirdi. Görüşmeler sonrası hazırlanan rapor ayrıntılı bir şekilde ele alınarak daha sonra kamuoyuna duyuruldu. 'Kamp Dışında Yaşayan Suriyeli Kadın Sığınmacılar' adlı raporda Urfa'da yaşamını sürdüren Suriyeli kadınların kendi ülkelerinden kaçırılışları ve kente getirilişleri de yer aldı.
SEKTÖR HALİNE GELDİ
Raporda Suriyeli sığınmacı kadınlarla gayri resmi evlilikler yapmak isteyen erkekler ve sığınmacılar arasında komisyonculuk yapanların gün geçtikçe arttığına değiniliyor. Evliliklerin belirli fiyatlar üzerinden konuşulduğu bir sektör haline geldiğinin altı çizildiği raporun ilerleyen bölümlerinde Urfa gibi sığınmacıların yoğun olduğu illerde bu olaylara daha sık rastlandığı belirtiliyor. Raporda komisyonculuk yapan şahıslarla ilgili şu ifadeler yer alıyor: "2 bin-10 bin TL arasında değişen ücretlerle komisyoncular aracılığıyla Suriyeli kadınlarla evliliklerin yapıldığı, daha yüksek fiyatların konuşulduğu istisnai örneklerin de mevcut olduğu söyleniyor. Özellikle 15-20 yaş arası kadınların tercih edildiği, ücretlendirmede kadınların yaşlarının, fiziksel özelliklerinin, sağlık durumlarının belirleyici olduğu belirtiliyor.
Bu evlilikleri ticarete dönüştüren bazı kişiler, Suriyeli kadınlarla evlenmek isteyenlere 250-500 TL arası komisyon karşılığı aracılık yapıyor. Ailelere de ortalama 2 bin ile 5 bin TL arası başlık parası veriliyor. Komisyoncular Suriye'den tespit ettikleri kadınları alıcılara ulaştırıyor. Alıcıları Suriye'ye geçirip kadınları orada gösterebildikleri gibi, bazen sınırda ya da Türkiye'ye kadınları getirip gösteriyorlar. Alıcının beğenmesi durumunda anlaşıp 'imam nikahı' kıyılarak kadınlar Türkiyeli erkeklere teslim ediliyor."
ÜÇÜNCÜ EŞ OLMAYI 'MECBUREN' KABUL ETTİ
Üniversitede Edebiyat Fakültesi'nde okurken savaş nedeniyle ailesi ile birlikte Urfa'ya gelen 30 yaşındaki M., Urfa'ya geldikten sonra çok zor günler geçirdiklerini, iş bulamadıkları için Mersin'e gittiklerini, orada kalacak yer bulamadıkları için tekrar Urfa'ya geri döndüklerini söylüyor ve şunları anlatıyor: "Hiç paramız ve kalacak yerimiz yoktu. Bir kaç duyarlı insan birlikte bizim için bir ev tuttular. Bir süre kiramızı ödediler. Yardımlarla ve erkek kardeşimin geçici işlerde kazandıklarıyla geçinmeye çalışıyorduk".
M., ülkesinde okulunu bitirip bir meslek edinme hayali taşırken Urfa'da bir kişinin üçüncü eşi olarak evlilik teklifini kabul etmek zorunda kaldığını ifade ediyor ve sözlerini şöyle sürdürüyor; "Biz hayatımızda hiç kimseden asla yardım istememiştik. Bu çok zor bir şeydi bizim için. Kaldığımız evi boşaltmak zorunda kaldığımızda tüm ailem çok tedirgin oldu."
M., bu kişinin diğer kadınlardan boşanacağını söyleyerek kendisini ikna ettiğini, ona inanarak üçüncü eşi olmayı kabul ettiğini, yaşadığı zorluklardan ve ailesini yük olmaktan kurtulmak için bu kararı aldığını söylüyor.
KARDEŞLERİ DE ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİSİ
M., üniversitede Edebiyat bölümünde, kız kardeşlerinin ise İngilizce Öğretmenliği ve Hukuk bölümlerinde öğrenci olduğunu, evlerini, okullarını, işlerini bırakarak canlarını kurtarmak için Türkiye'ye sığındıklarını anlatıyor. Kaldıkları bölge Tel Abyad'da IŞİD örgütünün hakim olduğunu ve o dönem çatışmaların çok yoğun olduğunu belirtiyor. M. geldikleri yerde birçok örgütün olduğundan bahsediyor. Muhalif cephede yer alan bazı İslami örgütlerin içinde 5-6 bin kadar profesyonel askerin bulunduğunu duyduklarını ifade ediyor. M., bu örgütlerin yaşadıkları semtte baskı kurduklarını, kadınların kıyafetlerinin renklerine dahi müdahale edildiğini; kıyafet olarak siyah uzun dış örtü, siyah başörtüsü, yüze siyah peçenin şart koşulduğunu anlatıyor. Ayrıca kadınların tek başına dışarı çıkmasının yasaklandığını, yanında bir erkek olmadan çıkanların tutuklandığını, sigara içen kadınlara da ceza uygulandığını söylüyor.
ERKEKLERLE EVLENMENİN ADI 'CİHAT'
M. halen uygulanan yasakların devam etiğini, sınava girmek için Suriye'ye gittiğinde sınır kapısında eniştesini beklediğini, kıyafetlerini de korkudan değiştirdiğini belirtiyor. Bazı örgüt mensuplarının kadınlarla evlenmek için kadınları ve ailelerini zorladıklarını, bunu da "kendilerinin cihat ettikleri, kadınların da cihat etmek için onlarla evlenmeleri gerektiği" şeklinde gerekçelendirdiklerini ifade ediyor. M., duyduğu bir örneği şöyle anlatıyor:
"Muhalif gruplardan bir örgütün emiri genç bir kadını beğenmiş. Nikah yapacağını söylemiş. Emir kadına göre oldukça yaşlıymış. Genç kadın evlenmek istememiş. Kadının ailesi üzerinde baskı kurmuşlar ve tehdit etmişler. Kadın kendisinin ve ailesinin yaşadığı baskıya dayanamayıp intihar etmiş. "
Görüşme kapsamında, başka kadın sığınmacıların da benzer içerikte anlatımları olurken, savaş ortamında maruz kalınanların yanı sıra sınırdan geçiş sırasında cinsiyete dayalı zulümlerin yaşandığına dair anlatımlarla da karşılaşıldı. Sınır kapılarında, kadın ve küçük yaştaki kız çocuklarını bazı Arap ülkelerine pazarlayan insan ticareti çeteleri oluştuğu, bu ülkelerden özellikle Katar'ın isminin çok geçtiği belirtiliyor. Bu insan tacirleri tarafından, ailelerin rahat yaşam vaatleri ile ikna edildiği anlatılıyor. Kalabalık ailelerin sınır kapısından geçerken, kız çocukları karşılığında pazarlık yapılarak sınırdan geçmelerine izin verildiği ve bunu kabul etmek zorunda kalan çok sayıda aile olduğu iddia ediliyor.
URFALI KADINLARI KUMA KORKUSU SARDI
Urfa'da sığınmacılarla görüşmeler yapan sivil toplum temsilcisi Suriyeli kadınlarla ikinci, üçüncü eş olarak gizli 'imam nikahı'yla yapılan evliliklerin yaygınlaşmaya başladığını ve yerel toplumdan kadınların bu durumdan çok tedirgin olduklarını belirtiyor ve şunları söylüyor:
"Urfa'da Eyyübi'ye, Yakubi'ye, Bağlarbaşı gibi semtlerde en çok duyum aldığımız konu gizli ya da para karşılığı nikahlanma vakalarıdır. Çoğu ' imam nikahı'yla, az bir kısmı resmi nikahla evleniyor. Boşanmalarda yoğun bir artış var. Para karşılığı evlilikler yapılıyor. Para karşılığında evlilikleri daha çok yaşlı erkekler ve ikinci, üçüncü evliliğini yapmak isteyen orta yaşlı erkekler yapıyorlar. Yerel halktan kadınlar bu durum nedeniyle çok tedirgin. "
3 BİN LİRA KARŞILIĞINDA EVLENDİRİLDİ
Urfa'da görüşülen 20 yaşındaki H. ise, Suriye'deyken evli olduğunu ancak yoğun şiddet gördüğü için boşandığını söylüyor. Türkiye'ye geldikten bir süre sonra 3 bin TL karşılığında, 45 yaşında evli bir kişinin ikinci eşi olarak evlendiriliyor. Bir kız çocuğu oluyor. Birinci eşle aynı evde yaşıyorlar. H., eşinin hiçbir şekilde birinci eşin sözünün dışına çıkamadığını, ev içinde hemcinsinden de baskı gördüğünü anlatıyor. "Her şey birinci eşin elinde. O nasıl isterse öyle olmak zorunda" diyor.
(Kaynak: Gazeteipekyol)
Son Dakika › Yerel › Esed'in Zulmünden Nemalanan Urfalılar Var - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.