Düzenlediği basın toplantısıyla son günlerde ülke gündemini meşgul eden Diyarbakır'daki olaylarla ilgili açıklama yapan Memur-Sen Şanlıurfa İl Temsilcisi İbrahim Coşkun, provokatif eylemlere dikkati çekti. Coşkun, "Çözüm süreci, çözüme doğru yol aldıkça ülke olarak tarihten devraldığımız sorunları çözme iradesinin belirginleştiği dönemde, çözüm sürecini akamete uğratacak 'provakatif niteliği belirgin olan hadiselerin arka arkaya vuku bulması manidardır. Çözüm sürecinin derinleşmesini sağlayacak adımların atıldığı döneme denk gelen hadiseler, barışa kardeşliğe duyduğumuz ihtiyacın önemini bir kez daha göstermiştir. Bir yandan çözüm sürecini hayata geçirmek amacı ile Diyarbakır'da çözüm çalıştayı düzenlenirken, aynı tarihe denk gelecek şekilde Diyarbakır Lice merkezli gelişen olayların toplumu kutuplaştıracak ve çözümü sakatlayacak mecralara çekilmesi, ülke olarak barıştan, kardeşlikten uzaklaşmaya neden olacaktır. Çözüm sürecinin akamete uğraması için birçok koldan çalışan bilumum kesimlere fırsat vermeme adına gelişen olaylara sağduyu ile yaklaşmak, barışa emek veren bütün kesimlere büyük sorumluluk yüklemektedir" dedi.
'ZAMAN KARDEŞLİĞE SARILMANIN ZAMANI'
"Son hadiseler bir daha göstermiştir ki; önümüzde duran; ekmeğimizin, özgürlüğümüzün, hayatlarımızın artması veya bunların tümden bertaraf olması meselesidir" diyen Coşkun, sözlerini şöyle tamamladı: "Yıllarca bu ülkede savaştan yana olmayan, ama savaş şartlarının çeşitli saiklerle dayatıldığı gariban Anadolu insanının kanı üzerinden siyaset yapmanın, siyasal stratejiler geliştirmenin ve kan üzerinden geleceğimizi ipotek etmenin adımları ile karşı karşıyayız. Hangi kesimden gelirse gelsin geleceğimizi rehin alacak girişimleri afişe etmenin zamanıdır. Savaştan yana olanlara, hayatlarımızın ucuz olmadığını haykırmanın tam da zamanıdır. Biz Memur-Sen Şanlıurfa İl Temsilciliği olarak nasıl ki, Danıştay saldırılarına, e -muhtıralara, andıçlara, prim vermedik ve 19 aydır barışa sahip çıkarak, geleceğimize sahip çıktık, şu anda yapmamız gereken de aynı tavrı göstermektir.
Diyarbakır'daki anaların tavrı, çözüm sürecinin ve çözüm iradesinin garantörüdür. Diyarbakırlı analar büyük Türkiye'nin, özgür Türkiye'nin, sivil Türkiye'nin müjdecisidir. Toplumun müşterek sembollerini siyasi amaçlarla kullanarak çatışma dilini dolaşıma sokan kesimlere fırsat vermemek gerekir. Çatışma dilinin hâkim olması demek andıçlara, darbelere, eylem planlarına, yol vermemiz demektir. Savaştan yana olanların nefeslenmelerinin zorlaştığı bir dönemde, savaş canavarına insani hasletlerimizle, akılla, izanla mukabele etmemiz gerekir. Zaman, barışa ve kardeşliğe sarılmanın zamanıdır. Ayrışmanın ve kutuplaşmanın zamanı değildir. Çözümü millet istiyor. Millet tek yolun çözümden geçtiğine inanıyor."
(Kaynak: Gazeteipekyol)
Son Dakika › Yerel › Memur-Sen Son Olayları Manidar Buldu - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.