
Türkiye ile Ermenistan arasında imzalanarak, ilişkilerde önce yumuşama sağlayan, ardından ise Ermeni Anayasa Mahkemesi’nin kararıyla gerginlik kaynağı haline gelen protokollerde umut ışığı doğdu.
Zeynep Gürcanlı YAZIYOR
Umut, Rusya’dan geldi. Rusya Lideri Medveyev bugün Soçi’de, Azeri ve Ermeni liderleri bir araya getiriyor.
Zirvede, “genişletilmiş Madrid belgesi” masaya yatırılacak.
Ankara umutlu;
Eğer Soçi zirvesinden belge konusunda olumlu bir sinyal gelirse, Türk-Ermeni protokollerinin de önü açılacak. Türkiye de, özellikle Nisan ayında başta ABD, tüm dünyada yeniden gündeme gelmesi beklenen sözde soykırım kararları tehdidinden kurtulacak.
İŞTE MADRİD BELGESİ
Türkiye ile Ermenistan arasında imzalanan protokoller, her iki ülkede de Meclis onayı aşamasında.
Ancak Ankara, protokolleri TBMM’den geçirmek için, Dağlık Karabağ konusunda ilerleme bekliyor. Ankara’nın tutumu özetle şu;
“ Azerbaycan Karabağ çözümü konusunda tatmin olduğunda, biz de Ermenistan’la ikili ilişkilerde adım atacağız...”
KARABAĞ’DA İLERLEME
Bu çerçevede Ankara, Fransa, Rusya, ABD’den oluşan Minsk grubunun sorunu çözmesini bekliyor.
Minsk grubu daha önce bir çözüm önerisi hazırlamıştı.
“Madrid belgesi” olarak anılan bu öneri, Azerbaycan ve Ermenistan’a sunulmuş, ancak kabul görmemişti.
Şimdi Minsk grubu, bu “Madrid belgesini”, Azerbaycan ve Ermenistan’dan gelen eleştiriler ve istekler çerçevesinde yeniden düzenledi.
Yeni belge, önce Azerbaycan’a verildi.
Azerbaycan, kendisine Aralık ayı sonunda iletilen belgeyi inceledi. Ankara- Bakü arasında yapılan temaslarda, Azerilerin belgeye onay vermeye hazır oldukları öğrenildi.
Minsk grubu temsilcileri belgeyi 10 Ocak’ta da Ermenistan’a sundular.
Ermenistan’dan hala belge konusunda çok net bir sinyal gelmedi.
BELGEDE NE VAR?
Belgede yer alan konular şöyle;
Ermenistan, Dağlık Karabağ’ın etrafında Azerbaycan’a ait 7 bölgeyi (reyon deniyor) işgal etmişti. Yeni Madrid belgesinde Ermenistan’ın bu 7 bölgeden 5’inden şartsız ve derhal çekilmesi yer alıyor. (Bu bölgeler; Agdam, Fuzuli, Cebrail, Zengilan ve Kubatlı)
Diğer iki bölge, yani Laçin ve Kelbecer’den çekilme ise 5 yıl sonra başlayacak.
Ermenilerin çekileceği ilk beş bölgeye, Azeri kaçkınlar (bu bölgelerden işgal nedeniyle Azerbaycan’a kaçan halk) belli bir takvim çerçevesinde geri dönecek.
Çekilmenin yapılmayacağı iki bölge konusunda ise müzakereler sürecek. Bu bölgelerin önemi, Ermenistan’ı Karabağ’a bağlayan yolların geçmesi. Azerbaycan, Ermenistan’ı Karabağ’a bağlayacak bir yolu Ermenistan’a bırakmaya onay verdi. Müzakereler, bu yolun ne kadar geniş olacağı konusunda gerçekleşecek. Azeriler, sadece bir yol genişliğinde mesafeyi Ermenistan’a bırakmak isterken, Ermeniler biraz daha geniş bir bölge istiyorlar.
Madrid belgesi, geri çekilmenin ardından Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki anlaşmazlıkları engellemek için reyonlara uluslararası güç konuşlandırılmasını öngörüyor.
En sıkıntılı konu olan Karabağ’ın statüsü konusu ise yine müzakerelere bırakılıyor. Ermeniler Karabağ’da referandum yapılmasını istiyor. Azerbaycan ise, konuyu Karabağ’ın Azeri Anayasası’ndaki mevcut hukuki statüsünde düzenleme yaparak çözmeyi amaçlıyor. Bu çerçevede, Azerilerin kafasından geçen çözüm şu;
Karabağ’ın Azeri anayasasına göre şu anki resmi statüsü “Özerk bölge”. Azeriler bu statüyü “özerk cumhuriyet” haline getirmeyi öneriyor. (Azerbaycan toprağı olan Nahçivan’ın statüsü de özerk cumhuriyet. Azeriler, Karabağ’ı Nahçivan’la aynı yere, bu statüye getirmeye sıcak bakıyorlar. Özerk bölge ile özerk cumhuriyet arasındaki Anayasal statü farkı ise şu; özerk bölgeler Azeri politikasına karışamıyorlar. Oysa özerk cumhuriyet, “bütünün parçası, kurucu cumhuriyet” olduğu için, alınan kararlarda Bakü kadar söz sahibi)
RUSYA DEVREDE
Karabağ sorununun çözümü için ise, Rusya tüm gücüyle devrede. Bu çerçevede Başbakan Erdoğan’ın Moskova ziyaretini yaptığı gün, 13 Ocak’ta, Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov da Ermenistan’daydı. Lavrov’un amacı, Ermeni tarafını, daha önce Azerilerin “sıcak bakıyoruz” dediği yeni ve genişletilmiş Madrid belgesine ikna etmekti.
Ruslar bir sinyal almış olabilir ki, Medveyev harekete geçti. Soçi zirvesinde olumlu bir sonuç gelirse, artık Karabağ konusunda “çözüm takvimi” bile konuşulmaya başlanabilir.
Genişletilmiş Madrid belgesine Ermeni ve Azeri liderlerden “evet” gelmesi halinde, bu kez müzakerelerde “5 bölgeden çekilme ve kaçkınların dönüşü takviminin nasıl olacağı, uluslararası gücün yapısı, statüsü, görev yönergesi, yerleştirilme takvimi gibi konular” tartışılmaya başlanacak.
RUSYA NEDEN BU KADAR BASTIRIYOR?
Peki Rusya Karabağ çözümü için neden bu kadar bastırıyor?
Ankara’da yapılan değerlendirmelere göre, Rusya’nın hevesinin altında şunlar yatıyor;
* Rusya, küresel aktörlüğünün tescillenmesini istiyor. Bunun yolu da, uzun süren, karmaşık bir sorunun çözümünde baş aktör olabilmek. Karabağ, tam da böyle bir sorun.
Yine ilk maddeyle bağlantılı olarak, Gürcistan savaşı, Rusya’ya uluslararası alanda çok prestij kaybettirdi. Bir küresel aktör imajı “savaşçı, diğer ülkelerin topraklarını işgal eden ülke” değil, “sorun çözen, etrafına istikrar ve barış getiren” ülke olmalı. Etkinlik açısından bu şart.
Eğer Karabağ sorununu Rusya çözerse, “arka bahçemde benim sözüm geçer” mesajını vermiş olacak.
İşin bir de ekonomik yöne var; Rusya Ermenistan’da çok büyük ekonomik bağlantılar yaptı, ayrıcalıklar aldı. Şimdi bu ülke, Azerbaycan’la ile savaş bitip, Türkiye ile sınırın açılması halinde, dünya ile bütünleşecek. Bu bütünleşmeden, Rusya da ekonomik anlamda büyük fayda sağlayacak.
Ermenistan’ın üzerindeki Azeri ve Türk tecridinin kalkması, Rusya’nın enerji politikalarını da rahatlatacak. Azerbaycan’la daha rahat enerji işbirliği kurulacak. Rusya etkisindeki, en azından ekonomik olarak her anlamda Rusya’ya anlaşmalarla bağlanmış Ermenistan da bir enerji geçiş hattı olabilecek. Bundan en çok, enerji devi Rusya faydalanacak.
Son Dakika › Dünya › Medvedev, Azeri ve Ermeni Liderleri Buluşturuyor - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.