İso Başkanı Erdal Bahçıvan Artık Sadece Büyümek Önemli Değil, Üretimle Beslenen Kaliteli ve... - Son Dakika
Son Dakika Logo

İso Başkanı Erdal Bahçıvan Artık Sadece Büyümek Önemli Değil, Üretimle Beslenen Kaliteli ve...

İso Başkanı Erdal Bahçıvan Artık Sadece Büyümek Önemli Değil, Üretimle Beslenen Kaliteli ve...
13.09.2013 14:29

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan "Artık sadece büyüme rakamlarına bakmak kadar büyümenin kalitesine ve büyümenin hangi kaynaklardan geldiğine de bakmanın gerekli olduğu bir döneme giriyoruz."

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan "Artık sadece büyüme rakamlarına bakmak kadar büyümenin kalitesine ve büyümenin hangi kaynaklardan geldiğine de bakmanın gerekli olduğu bir döneme giriyoruz. Finansın yaratmış olduğu huzurla, sadece finanstan gelen mutluluk kaynağıyla bir yere kadar geldik. Finansal istikrara dayalı mutluluklar dönemseldir. Tüketime dayalı büyümeyle bir yere kadar gelinebilir. Artık değişime ihtiyaç var. Türkiye'nin halen elinde, yeni bir sanayi hamlesi yapabilmesi için, henüz bozulmamış bir finansal istikrar kozu var. Artık finansal istikrarın, enflasyonuyla, düşük faiziyle, uzun vadeli kaynak bulabilme rahatlığını yarattığı bir Türkiye var" diye konuştu.

İSTANBUL Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, ikinci çeyrek ekonomik büyümesi ile ilgili olarak "2013'te ekonomik büyümenin yüzde 4'ler civarında olacağını öngörüyoruz. Birinci çeyreğin yüzde 2,9'luk büyümesini yüzde 4,4'le izleyen ikinci çeyrek, bunun realize olabileceğini işaret ediyor. Bu, ilk yarı büyüme oranının yüzde 3,7 olması demek.Bizim tahminiz, Türkiye eğer birçok açıdan olumsuz gelişmelere tanık olduğumuz ilk yarıyı yüzde 3,7 büyüme ile kapattıysa, yıllık bazda yüzde 4'lük hedef yakalanabilir" dedi.

İSO seçimleri sonrası basınla ilk buluşmasını gerçekleştiren Erdal Bahçıvan "İkinci çeyrekteki büyüme şaşırtıcı olmadı.Diğer ülkelerin ekonomileri sorunlar yaşarken, Türkiye ekonomisinin büyümesini sürdürmesi sevindirici bir gelişme. Ancak artık sadece büyüme rakamlarına bakmak kadar büyümenin kalitesine ve büyümenin hangi kaynaklardan geldiğine de bakmanın gerekli olduğu bir döneme giriyoruz. Üretime dayalı büyümenin sürdürülebilir olduğu açıktır. Üretim, finansal istikrarın da, toplumsal istikrarın da, cari açıktan kaynaklanacak olan sıkıntıların da en güçlü sigortasıdır.2010 ve 2011 yıllarında görüldüğü gibi dış kaynak finansmanına ve tüketime dayalı büyümenin sürdürülebilir bir yanı yok. 2012 yılı büyümesi bunu gösterdi. Şimdi 2013 yılında da bunu görüyoruz. Yani, dış finansman kaynakları kısıldığı ya da sınırlandırıldığı anda büyüme hemen düşüveriyor.Türkiye şu anda bu konuda yol ayrımını yapmak zorunda. Finansın yaratmış olduğu huzurla,sadece finanstan gelen mutluluk kaynağıyla bir yere kadar geldik. Finansal istikrara dayalı mutluluklar dönemseldir. Tüketime dayalı büyümeyle bir yere kadar gelinebilir. Artık değişime ihtiyaç var. Türkiye'nin halen elinde, yeni bir sanayi hamlesi yapabilmesi için, henüz bozulmamış bir finansal istikrar kozu var. Artık finansal istikrarın, enflasyonuyla, düşük faiziyle, uzun vadeli kaynak bulabilme rahatlığını yarattığı bir Türkiye var" diye konuştu.

-"CARİ AÇIK BÜYÜME İKİLEMİ SONA ERMELİ"-

Cari açıkla ekonomik büyüme arasındaki olumsuz ilişkiye de değinen Bahçıvan " Yüksek ekonomik büyüme olunca cari açık artıyor. Cari açık aşağı inince de büyüme düşüyor. Bu endişenin ortadan kalkması lazım. Cari açık endişesinden dolayı ülkemizde çoğunlukla büyümeden fedakarlık yapılıyor. Bu bir ekonomik paradigma ve bu yıl için de bunun uyarılarını alıyoruz. En son cari açık rakamları açıklandı ve ikinci çeyrek ekonomik büyümeye ilişkin başarı 24 saat bile geçmeden gölgelendi.Büyümeyi tehdit eden ve kangren olan bu ilişkinin çözümlenmesi ve üretimden beslenen bir büyümenin sağlanması gerekir" diye konuştu.

-"KRİZ KELİMESİ AĞIR BİR NİTELEME"-

Toplantıda basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Erdal Bahçıvan, 'bir kriz beklentiniz var mı' şeklindeki soruya, "Ben bu kelimeyi kullanmaktan kaçınıyorum. Çok ağır bir kelime. Kriz kelimesini hak eden bir durum yok. Türkiye son 10 yılda krizlerle mücadelede çok ciddi bir deneyim kazandı. Bu sürede sağlanan finansal ve ekonomik istikrar kriz riski doğurmasına da engel.Süreç başarılı ile yönetiliyor. Proaktif önlemlerle iyi bir performans sergileniyor.Sadece bu süreçte ekonomik büyümede hak etmediğimiz bir performans gösterme endişemiz var" karşılığını verdi.

-"MERKEZ BANKASI KUR RİSKİNDE ÖNEMLİ BİR SİGORTA"-

Son dönemde döviz kurlarındaki yükselişleri değerlendiren İSO Başkanı "Sahip olduğumuz finansal istikrar bu dönemlerde en önemli gücümüz. Merkez Bankası bu istikrarın korunmasında en önemli sigortamız. Paramızı emanet ettiğimiz bir kurum olarak Merkez Bankası'nın bağımsızlığına inancımızı koruyoruz. Bu nedenle de asla kritik etme hakkını kendimizde görmüyoruz. Günlük söylemler ve eleştiriler Merkez Bankası'na da, ekonomiye de bir katkı sağlamaz. Merkez Bankası geçen dönemde iyi bir sınav verdi ve dünyaya örnek oldu. Şimdi de kur hareketlerinde en doğruyu yaptığına ve hassasiyetle gelişmeleri yönettiğine inanıyoruz.Merkez Bankası'nın işine karışmak ayrı, önerilerde bulunmak ayrı. Biz her zaman görüşlerimizi açıklamaya devam edeceğiz" dedi.

Kur sanayiyi zorluyor mu şeklindeki soruya Bahçıvan "İstikrarı bozulmuş bir kur herkese zarar verir. Sadece kur değil, faiz ve enflasyon da istikrarın bir parçası. İstikrarın bozulması hem sanayi için hem de tüm toplum için büyük bir tehdittir.Bu nedenle faiz artışı da kur kadar tehlikeli. Merkez Bankası hem kurda hem de faizde istikrarı korumak için gayret gösteriyor. Türkiye'de serbest kur var, bu unutulmamalı. Kuru disipline etmek aynı zamanda ekonomik gücünüze bağlı.Merkez Bankası'nın gücü sınırsız değil. Kurların kontrolsüz bir şekilde yükselmesi, Türkiye'nin bir zamanlar kabusu olan "finansal istikrarsızlık' korkusunu yeniden gündeme getirebilir. Merkez Bankası'nın hedeflerini tutturacağını düşünüyoruz. 2,25-2,30 yıl sonu sepet hedefi tutacaktır" karşılığını verdi.

-"PARANIN KONTROLSÜZ EGEMENLİĞİNE SON VERİLMELİ"-

ABD Merkez Bankası FED'in dünya ekonomisinde paranın kontrolsüz hakimiyetinin olduğu bir süreçte önemli bir güç olduğunu söyleyen İSO Başkanı, "Biz arz-talep dengesinin ekonominin dengesi olduğunu öğrenmiştik. Oysa şimdi, ekonomi adeta finansın emri altına girdi.Fiktif yaratılan talep ve arzularla, paraya dayalı taleplerle fiyatlar istedikleri gibi değiştiriliyor. Birkaç parmak bu işi değiştirebiliyor. Arz-talep değil, para ekonomiyi yönetiyor. Sınırsız bir para hakimiyeti var.FED de bu sınırsız para hakimiyetinin ağababası...Avrupa ve Amerika ekonomisinden gelen iyi haberler dünyanın öteki ülkelerini rahatsız eder hale geldi. Garip bir durum var. Bir morfin etkisi oluşmuş. Adamlar aslında uyarıyor da "bu morfini keseceğiz" diyorlar... Herkes kendini morfinsiz yaşama hazırlamalı.Bu kadar finans hakimiyeti olan dünya ekonomisinin kendisini sorgulaması gerekiyor.Bu yapı, üretimden kopmuş, insandan kopmuş bu ekonomik düzen saadet getirmez. Bu yapının mutluluk getirmeyeceği aşikar" dedi.

-"TEŞVİKLER DEVAM ETMELİ"-

Bu yıl sonunda teşviklerin sona ereceği yönündeki soruyu yanıtlarken Erdal Bahçıvan " Bence teşvikler sona ermemeli ve uzatılmalı. Teşvik sisteminde sadece geri kalmış yerlere odaklanmış sistemlerin yürümediğini gördük.Bu politikanın çok doğru olmadığını yaşıyoruz. Belli sanayi dallarını bir yerlere götürmenin imkanı yok.Geri kalmış bölgelere tabi ki teşvikler yapılması lazım. Ama, İstanbul, Ankara, İzmir yakınındasın diye de üretim aşkı ile çalışanları da teşvikten mahrum etmemek lazım.Bölgesel anlamda pozitif ayrımcılık yapılması doğru değil. Bölgesel anlamda teşviklerde ayrımcılıkta ölçünün kaçtığını düşünüyorum. Sadece İstanbul'da olanların da cezalandırılmaması gerekir.İstanbul, sanayisiz bir kent olarak düşünülemez. Turizm merkezi de olsa alış veriş merkezi de olsa finans merkezi de olsa, İstanbul'un sanayisini silip atamayız ve bu düşünülemez" diye konuştu.

-"BÜROKRATİK KİBİR SÜRÜYOR"-

Kaliteli büyüme hedefinde dört önemli paydaş olduğunu belirten ve bürokrasi ile ilgili görüşlerini ifade eden İSO Başkanı şöyle dedi:

" Hükümet, bürokrasi, sanayici, özel sektör çalışanı.Bir toplumda, çarkların sağlıklı bir şekilde dönebilmesi ancak dişlilerin her birinin işlevini eksiksiz yerine getirmesiyle mümkündür.İşveren-çalışan uyumluluğu ve sorumluluklarını eksiksiz yerine getirmeleri,bir işletme için hayati önemdedir. Keza siyasetçi-bürokrat ikileminde de tarafların en yüksek performans ile görevlerini yerine getirmeleri gerekmektedir.Toplum için hayati önemdeki bu dörtlü sacayağını oluşturan taraflardan üçü için ağır bir hesap sorma mekanizması işlemektedir.Siyasetçi yanlış yaptığında bedelini seçimi kaybederek ödemektedir.Girişimci sermaye yanlış yaptığında bedeli ekonomik zarar ve hatta iflas olabiliyor. Keza özel sektör çalışanı yanlış yaptığında bedelini işini kaybederek ödüyor.Peki, bürokrat yanlış yaptığında bir bedel ödüyor mu? Hayır. Sormak istiyorum bürokratın hesap vermediği, bürokratlara yönelik performans kriteri sorgulamasının yapılmadığı bu dörtlü sacayağının aksayacağı açık değil midir'Bürokratik kibir, buyurganlık ve hesap vermezlik, Türkiye'de büyük bir sorun olarak varlığını sürdürmektedir."

-"SANAYİCİ SAVAŞI SEVMEZ"-

Toplantıda iç ve dış politikaya yönelik soruları da yanıtlayan İSO Başkanı Bahçıvan, Ortadoğu ve Kuzey Afrika'da yaşanan gelişmelerden Türk ihracatçısının ve bu ülkelerde iş yapan taahhüt sektörünün olumsuz etkilendiğine işaret ederek şu değerlendirmeyi yaptı: "Ülkemiz, sınırları içinde bir barış ve istikrar yaşarken sınırlarımızın ötesinde Ortadoğu'da büyük bir kaos ve çatışma var. Bölgemizde yaşanan bu olumsuz tablonun daha da kötüleşmesi hatta böyle giderse büyük bir bölgesel savaşa evirilmesinden endişe ediyoruz.Ortadoğu'da kördüğüme dönüşen politik gelişmeler, başka açılardan olduğu gibi dış pazar açısından da ülkemizi olumsuz etkilemektedir.O bölgelerdeki yatırımlarımız, ihracatımız açısından son derece önemli bir durum var. Ülkemizin ekonomik gerçeklerini de dikkate almak gerekiyor.Özellikle ihracatımız açısından bu bölgeler önemli.Elde edilen dış ticaret başarısında, dış politikanın başarısı var. Yakın ilişkinin eseri olan bir başarı vardı. Şimdi bu yönde bir dikkatin ortaya konulması ve bu başarının heba edilmemesi gerekiyor.Sanayi savaşı sevmez.İstikrarı skıntıya sokacak hiçbir şeyi sevmeyiz. Savaşın aktörü olmayı kimse istemez.Burada yaşanmakta olan insanlık dışı olaylara nötr kalma olanağı da yok.Yüzbinlerce mülteci var... Orada bir insanlık sorunu var.Buna duyarsız da kalınamaz.Bu konuda dikkatli ve dengeli adımların atılmasına önem vermek kadar barış ve huzurun sağlanması doğrultusunda dünya kamuoyunu harekete geçirecek çabalara hız verilmesi gerektiğine inanıyorum."

-"BARIŞ SÜRECİNDE 2013 ÖNEMLİ BİR TARİH"-

Barış süreciyle ilgili bir soruya ise İSO yönetimi olarak gelecek hafta Diyarbakır ve Mardin'i kapsayan bir ziyaret gerçekleştireceklerini ve Bahçıvan, 2013'ün barış sğrecinde önemli bir tarih olacağına inandıklarını belirterek şu yanıtı verdi:

"Türkiye 30 yıl büyük acılar yaşadı. Herkese maddi ve manevi bedeller ödeten çatışma dönemini ve ortamını çok şükür bir süredir geride bırakmış durumdayız. Barıştan herkesin kazançlı çıktığını bugün hepimiz yaşayarak görüyoruz.Bunun kıymetini herkes çok iyi bilmeli. Türkiye'nin yaşamakta olduğu barış ve huzurdan rahatsız olabilecek bazı çevrelerin varlığını dikkate alarak olası nifak çabalarına karşı çok dikkatli olunmalı.İstanbul Sanayi Odası olarak, ülkemizin bunu başaracağına inanıyoruz. Bu başarıya giden yolda her türlü desteği vermeye hazırız.Bu kapsamda gelecek hafta, 20-22 Eylül tarihlerinde meclis üyelerimizden oluşan kalabalık bir heyetle Diyarbakır ve Mardin'i kapsayacak bir ziyaret gerçekleştireceğiz. Bu ziyaretimizde iki ilimizin sanayi ve ticaret odaları meclisleriyle ortak toplantılarımız olacak.İki bakanımız bize eşlik edecek. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker Diyarbakır'da, İçişleri Bakanı Muammer Güler de Mardin'de ve bizimle birlikte olacak.Gelinen noktayı önemsiyoruz. Hiçbir kan akmamasını istiyoruz, bu çok önemli. Barış sürecinin kalıcı olmasını istiyoruz." - İstanbul

Kaynak: ANKA

Son Dakika Ekonomi İso Başkanı Erdal Bahçıvan Artık Sadece Büyümek Önemli Değil, Üretimle Beslenen Kaliteli ve... - Son Dakika


Advertisement