The Euromoney Eurasia Forum - Son Dakika
Son Dakika Logo

The Euromoney Eurasia Forum

03.06.2014 12:25

Başbakan Yardımcısı Babacan:(2) "Yargı, şu anda maalesef halkımızın memnuniyet göstergelerinde son sıralardadır.

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, "Yargı, şu anda maalesef halkımızın memnuniyet göstergelerinde son sıralardadır. Kurumlara güvene baktığımızda yargı yine son sırada çıkıyor. Bu Türkiye'nin demokrasisi, toplumsal adaleti ve ekonomisi açısından önemli bir risk alanıdır. Türkiye'nin gerçek anlamda hukuk devleti olabilmesi için bundan sonra atılacak adımlar hayati önem taşıyor" dedi.

Babacan, "The Euromoney Eurasia Forum"un açılışında yaptığı konuşmada, demokratik ülkelerde hükümetler için reform yapmanın en ideal dönemin seçimlerden sonra olduğunu belirtti.

Bu sürenin bazen 6 ay, bazen 1-1,5 yıl sürdüğünü dile getiren Babacan, şunları söyledi:

"Ama bunlara bir bakıma hükümetlerin balayı dönemi diyoruz. Seçimi arkada bırakıp ülkede daha rasyonel bir tartışma dönemi zeminini yakalayıp hızlı reform yapabiliriz. Pek çok meslektaşımıza yeni hükümet kurup iş başına geldiğinde bunu tavsiye ediyoruz. Yapılacaklar zaten bellidir. Bir ülkenin neye ihtiyacı olduğunu maksimum 2-3 haftada çözersiniz.

Yapılacakları fırsat penceresi açıldığında hızlıca yapmak gerekiyor. Biz 2002 seçimlerinin ardından iyi bir fırsat penceresi yakaladık. Ekonomik ve siyasi reformlar yaptık. Fırsat penceresini iyi kullandık. Geçen senenin ortalarından itibaren arka arkaya üç seçim iç gündemimizi meşgul etti, meşgul ediyor ve bir süre daha meşgul etmeye devam edecek."

Başbakan Yardımcısı Babacan, pek çok ülkede seçimlerin olduğu dönemlerde rasyonel bir tartışma ortamının bulunamadığını dile getirerek, "Böyle dönemlerde hasar yönetimi, ana politika çizgisinden sapmamak ve doğru politikaların devamı çok önemli. Reform açısından bakıldığında meclisin ancak kısa süreli ve haftalarla ifade edebileceğimiz çalışma dönemlerinde aciliyet gerektiren işler yapılabiliyor ama daha köklü ve geleceğe bakan reformlar için seçim dönemlerini arkamızda bırakmamız gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu.

" Fransa'daki yönetim değişikliğinden sonra AB sürecimiz ilerlemeye başladı"

Türkiye'nin hala birçok reforma ihtiyacının bulunduğunu aktaran Babacan, siyasi reformlar alanında büyük adımlar attıklarını, ancak bunların yeterli olmadığını söyledi.

Babacan, Türkiye'de demokrasinin ilerlemesi, temel hak ve özgürlüklerinin gelişebilmesi, gerçek anlamda bir hukuk devleti olabilmesi için reformların yapıldığını ama önlerinde hala uzun bir yapılacaklar listesinin yer aldığını dile getirdi.

Başbakan Yardımcısı Babacan, şunları kaydetti:

"Henüz arzu ettiğimiz noktadan uzağız. Bunun için AB süreci Türkiye için çok önemli. 40 aylık bir aradan sonra ilk defa geçen sene bir fasıl yaptık. Özellikle Fransa'daki yönetim değişikliğinden sonra AB sürecimiz ilerlemeye başladı. Bu yılın ikinci yarısında ve gelecek yıl asıllar açmaya devam edeceğimizi düşünüyoruz. Özellikle 23 ve 24 nolu fasıllar çok kritik. Reform konusunda şiddetle ihtiyacımız olan alanlardır. Bunların AB ile müzakereye açılması ve bu konuda Türkiye'nin ilerlemeye devam etmesi son derece önemli.

Avrupa Parlamento seçimlerinde Avrupa'daki ekonomik krizin etkisiyle popülist akımların güçlendi. Popülist akımların ortak özelliklerinden biri korkular ve nefret üzerine politikalar inşa etmektir ve mutlaka bir düşman gösterirsiniz ya da problem varsa sebebini dışarıda ararsınız. Avrupa'daki popülist akımlarda maalesef bunları görüyoruz. Herkes önce kendi ev ödevini yapacak, 'ben ülke olarak ne eksik yapıyorum' diyecek. Avrupa'daki popülizmin arkasında kolay çıkışlar var."

-"Yargı, halkın memnuniyetinde ve kurum güveninde sonda çıkıyor"

Ali Babacan, ekonomik reformlara bakıldığında Türkiye'nin cari açığın azaltılması, enflasyonun düşürülmesi, kamu maliyesindeki güçlü duruşu sürdürülmesi, büyüme ve istihdamın artması gibi 4 önemli hedefi olduğunu ifade ederek, ilk üç hedef gerçekleştiğinde beraberinde büyüme ve istihdam getireceğini söyledi.

Bunların sağlanması için enerji politikalarının önemli olacağını anlatan Babacan, "Kendi markamızı, teknolojimizi ve araştırma geliştirmemizi yapmamız gerekiyor" dedi.

Hukuk ve yargı alanlarında sıkıntıda olunduğunu vurgulayan Babacan, "2003 yılından bu yana halkımıza her yıl devlet hizmetlerinden memnuniyeti soruyoruz. Yargı, şu anda maalesef halkımızın memnuniyet göstergelerinde son sıralardadır. Kurumlara güvene baktığımızda yargı yine son sırada çıkıyor. Bu Türkiye'nin demokrasisi, toplumsal adaleti ve ekonomisi açısından önemli bir risk alanıdır. Türkiye'nin gerçek anlamda hukuk devleti olabilmesi için bundan sonra atılacak adımlar hayati önem taşıyor. Bunları yaparsak Türkiye birinci sınıf bir demokrasi ve gelişmiş bir ülke olabilir. Aksi halde arzu ettiğimiz birinci sınıfa ulaşamayız" değerlendirmesinde bulundu.

"Faiz artışı dahi eğer güveni artırmaya katkı sağlıyorsa, büyümeye de katkı sağlayacaktır"

Konuşmasının ardından, Euromoney Conferences Yükselen Piyasalar Direktörü Richard Banks'in sorularını yanıtlayan Babacan, toparlanmanın iyi olması durumunda ihracatın kuvvetlenmeye devam edeceğini ve böylece büyümenin de güçlü olacağını ancak iç tüketimden gelen büyüme konusunda çok dikkatli olunması gerektiğini kaydetti.

Ekonomide iyi bir dengelenmenin söz konusu olduğunu belirten Babacan, kredi hacmindeki artışın da azaldığını ifade etti.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) faiz oranlarını artırmasının enflasyon üzerinde etkisinin olup olmadığına yönelik bir soruya Babacan, "Türkiye'de TCMB olsun, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) olsun, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) olsun, bütün kurumlar kendi politikalarına güvenle yaklaşmalı ve uygulayacakları politikalar Türkiye'deki güvenin artmasına yönelik olmalı. Eğer uygulanan politikalar güveni artmasına katkı sağlıyorsa, bu iyi bir sonuç verecektir. Bazen bu bir faiz artışı dahi olsa, eğer güveni artırmaya katkı sağlıyorsa, sonuçta büyümeye de katkı sağlayacaktır. Burada para politikası ve diğer politikalar açısından bu bağlantı önemli. Öğleden sonra TCMB burada olacak, bu soruyu onlara sormanızı isterim" yanıtını verdi.

Başbakan Yardımcısı Babacan, "Türkiye kendisini bölgesel enerji noktası olarak konumlandırıyor. Bu gelişmeler cari hesap üzerine bir iyileşme sağlar mı? Bu bir stratejinin parçası mı yoksa sadece iç tüketimi karşılamak için yeterli kaynak bulma çabaları mı?" sorusuna şu cevabı verdi:

"Bunun birkaç boyutu var. Bunlardan biri kaynakların çeşitlendirilmesi. Biz sadece kendi enerji kaynaklarını çeşitlendirmeye çalışmıyoruz. Avrupa'nın da enerji kaynaklarını çeşitlendirmesine katkı sağlamaya çalışıyoruz. Enerji üreten ülkeler açısından, onların da piyasalarını çeşitlendirmesine katkı sağlıyoruz. Şu an bizim kendi enerji kaynaklarımız yok henüz. Belki bir gün bir yerde bir kaynak bulabiliriz ama şu anda yaptığımız Kuzey Irak ve Azerbaycan'la çalışarak, kendi üretim alanlarımızı bazen yüzde 100 oranında bazen belli bir oranda mülkiyet sahipliğiyle geliştirmeye çalışıyoruz.

Ayrıca, enerji yollarının Türkiye'den geçmesini sağlamaya çalışıyoruz. Bu, hem bizim hem de Avrupa'nın enerji kullanımı için önemli. Dolayısıyla sadece Kuzey Irak ve Azerbaycan ile değil, aynı zamanda Doğu Akdeniz'le de doğalgaz açısından çok ümit verici gelişmeler var. Neresi olursa olsun bu gazın dünya piyasalarına ulaşmasının en ekonomik yolu, Türkiye'den geçmesiyle olacak gibi görünüyor. Dolayısıyla bu alanda da çok yakın çalışmalar yapıyoruz. Umuyoruz ki bu enerji unsuru Kıbrıs sorununu da çözer."

Ali Babacan, şirketlerin yabancı para birimine karşı risklerine ilişkin gelen bir soruya ise özel sektör borçluluğunu izlediklerini ancak alarm durumunun bulunmadığını söyledi.

Tüm siyasi gürültüye rağmen yabancı sermaye girişlerinin bulunduğuna dikkati çeken Babacan, ancak bunun finansal ihtiyaçların hepsini karşılamaya yeterli olmadığını ve dolayısıyla özel sektörün borçlanmaya ihtiyaç duyduğunu aktardı.

Avrupa Birliği'nin ilk defa bir dizi yeni parametre açıkladığına değinen Babacan, bu parametrelere göre ülkelerin cari açığının maksimum yüzde 4 olmasının öngörüldüğünü dile getirdi.

Ali Babacan, Türkiye için yüzde 4 ile 5 arasındaki bir cari işlemler açığının sürdürülebilir olduğunu hesapladıklarını ifade ederek, Türkiye'nin risk göstergelerine bakıldığında doğru yolda olduğunu sözlerine ekledi.

- İstanbul

Kaynak: AA

Son Dakika Ekonomi The Euromoney Eurasia Forum - Son Dakika


Advertisement