AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış,
muhalefetin çözüm sürecinden neden rahatsız olduğunu anlamadığını belirterek,
"Artık şehit cenazeleri yok diye rahatsız olan bir muhalefet anlayışı var
Türkiye'de. 'Bölgeye yatırım gidecek, istihdam gidecek, insanların dağa çıkma
sebebi ortadan kalkacak, insanların yarınla ilgili umutları olacak' diye
rahatsızlık duyan bir muhalefet zihniyeti var karşımızda. Buna karşı da
iktidarıyla, iş dünyasıyla, sanayicisiyle bizim tek yürek, tek yumruk olma
mecburiyetimiz var, çünkü başka Türkiye yok" dedi.
AB Bakanı ve Başmüzakereci Bağış, AB Bakanlığı ile Ankara Genç İşadamları
Derneği (ANGİAD) tarafından Türk işadamlarına yönelik AB Eğitim Programına
katılarak konuşma yaptı.
AB sürecinin geri dönüşü olmayan bir süreç olduğunu ifade eden Bağış,
Türkiye'nin AB süreci başladığında kişi başı gelirinin 4 bin dolar olduğunu,
şimdi ise 11 bin dolara ulaştığını vurguladı. Geçen hafta Washington'da
temaslarda bulunduğunu hatırlatan Bağış, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın
ziyareti öncesinde Amerikalıları ilk kez bu kadar heyecanlı gördüğünü söyledi.
Bağış, "Adeta bir Türkiye Cumhuriyeti Başbakanını değil, küresel bir lideri
ağırlamanın heyecanı içerisinde, programın en ufak detaylarına kadar bizimle
istişare ediyorlar. İşte Türkiye'nin bugün doğunun en batılı, batının en doğulu
ülkesi olarak geldiği nokta gerçekten farklı bir noktadır" diye konuştu.
Avrupa'daki krize rağmen AB reçetelerini doğru uygulayan ülkelerin başarılı
olduğunu kaydeden Bağış, geçen yıl 1,2 trilyon dolar ihracat yapan Almanya'yı
örnek gösterdi ve "Bizim için bu kadar büyük bir pazarı terk etmek çok da
mantıklı değil" dedi. Türkiye'nin Avrupa ile ekonomik ilişkilerinde azalma
olmadığını belirten Bağış, diğer coğrafyalarla ilişkilerin arttığına dikkati
çekti.
-"Çözüm süreci hiçbir şekilde bir pazarlık süreci değildir"-
Mısır, Tunus, Libya gibi ülkelerin Türkiye'nin başarılarından ilham aldığını
dile getiren Bağış, çözüm sürecine yönelik görüşlerini aktardı.
"Çözüm süreci hiçbir şekilde bir pazarlık süreci değildir" diyen Bağış,
şöyle devam etti:
"Çözüm süreci kimilerinin yansıtmaya çalıştığı gibi tek bir gruba yönelik
bir süreç hiç değildir. Çözüm süreci yeni başlamış bir süreç de değildir. Çözüm
süreci 3 Kasım 2002'de başlamış olan AK Parti'nin programında yazılı olan, bu
ülkenin bütün vatandaşlarının anayasanın belirttiği gibi eşit vatandaş
hissedebilmesini sağlama sürecidir. Bu ülkede mağdur olan tek kesim Kürt
kardeşlerimiz değildi."
Türkiye'de Ermeni, Alevi, Roman vatandaşların da mağdur olduğunu, sağcı ve
solcuların birbirini hor gördüğünü, üniversitelerin kapısında kıyafet bekçiliği
yapıldığını kaydeden Bağış, "Çözüm süreci demek, bu ülkede 112 yıl sonra Ermeni
vatandaşlarımızın Akdamar'da, 88 yıl sonra Rum vatandaşlarımızın, Ortodoks
vatandaşlarımızın Sümela'da, böşörtülü kızlarımızın üniversitelerde kendilerini
eşit vatandaş hissedebilmelerini sağlama sürecidir" dedi.
"Bundan 20 yıl evvel bu ülkede insanlar 'Kürdüm' demeye korkuyordu" diyen
Bağış, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Nur içinde yatsın, bu ülkeye büyük hizmetleri dokunan rahmetli Turgut Özal
bir mülakatında 'Benim annem Kürttü' demişti. Bir başka mülakatında da 'Teyzem
Türkçe bilmezdi' demişti. Ama 'Ben Kürdüm' diyememişti. Cumhurbaşkanlarının bile
Kürt olduklarını söylemeye korktukları dönemden devletin televizyonunun 24 saat
Kürtçe yayın yaptığı döneme geçtik. Soruyorum, vatandaşlarıyla kucaklaşmak,
herkese eşit vatandaşlık hakkını vermek, sosyal demokrasinin bir şartı değil
midir? Milletini sevmek, milletinin bu ülkenin bayrağı altında tek vücut olmasını
sağlamak milliyetçilik değil midir? Bu ülkenin sözde sosyal demokratlarıyla sözde
milliyetçilerinin terörün bitmesinden bu kadar rahatsız olmalarını ben
anlamıyorum."
Son 40 yılda Türkiye'nin terörle mücadele için harcadığı maliyetin, 30 bin
canın yanında 350 milyar dolar olduğuna işaret eden Bağış, "350 milyar dolara
neler yapılmazdı bu ülkede. Ama zararın neresinden dönülse kardır diyoruz" diye
konuştu.
Bağış, son 4 aydır bir barış rüzgarı estiğini belirterek, "Ama artık şehit
cenazeleri yok diye rahatsız olan bir muhalefet anlayışı var Türkiye'de. 'Bölgeye
yatırım gidecek, istihdam gidecek, insanların dağa çıkma sebebi ortadan kalkacak,
insanların yarınla ilgili umutları olacak' diye rahatsızlık duyan bir muhalefet
zihniyeti var karşımızda. Buna karşı da iktidarıyla, iş dünyasıyla, sanayicisiyle
bizim tek yürek tek yumruk olma mecburiyetimiz var, çünkü başka Türkiye yok"
ifadelerini kullandı.
-ANGİAD Başkanı Değer: "Yüzdük yüzdük, kuyruğuna geldik"-
Kapanış töreninde konuşan Ankara Genç İşadamları Derneği (ANGİAD) Yönetim
Kurulu Başkanı Abdullah Değer de AB sürecine ilişkin "50 yıllık bir serüven bu.
Bunun bedelini ödedik. Yüzdük yüzdük kuyruğuna geldik. Bu saatten sonra geriye
dönelim dersek 50 yıllık emek boşa gider" dedi.
Değer, ANGİAD olarak AB yolunda Ankara'nın ekonomik, turistik, sosyal,
kültürel ve politik kalkınmasına katkıda bulunmak istediklerini ifade etti. - ANKARA
Son Dakika › Güncel › AB Bakanı ve Başmüzakereci Bağış Açıklaması - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.