Başbakan Erdoğan Ulusa Seslendi Açıklaması - Son Dakika
Son Dakika Logo

Başbakan Erdoğan Ulusa Seslendi Açıklaması

Başbakan Erdoğan Ulusa Seslendi Açıklaması
30.01.2012 19:59

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "12 Eylül 2010 Halkoylaması, yargı için bir milat niteliği taşıyor."

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "12 Eylül 2010 Halkoylaması, yargı için bir milat niteliği taşıyor. Bu, doğrudan doğruya milletimizin tasdikiyle, halkımızın onayıyla gerçekleştirilmiş bir hukuk reformudur. Bunu aziz milletimiz başardı. Yani, sizler başardınız. Yargıya millet eli değdi. Yargı, bir hizbin, dar bir anlayışın, bir grubun arka bahçesi olmaktan çıktı, milletin yargısı haline geldi" dedi.

Erdoğan, televizyonlarda yayınlanan Ulusa Sesleniş konuşmasında, eğitim alanında müfredat konusunda çok önemli bir yenilik getireceklerini, bu konuda çok önemli bir adım atacaklarını bildirdi. Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Kamuoyunda uzun süreden bu yana, hatta bizim iktidarımızdan çok daha eskiye uzanan bir tartışma, bir beklenti vardı. Buna göre, 1926 yılından bu yana okullarımızda verilen Milli Güvenlik derslerinin demokratik Türkiye'ye yakışmadığı ifade ediliyor, bu dersin müfredattan çıkarılması gerektiği ifade ediliyordu. Bu konu, Hükümet olarak, uzun bir süreden bu yana bizim de gündemimizde yer alıyordu. Keza, Milli eğitim şuralarında da bu dersin kaldırılması teklif ediliyordu. AB raporlarında da Türkiye'nin eleştirilmesine neden oluyordu. Şunu da hatırlatmak isterim; Avrupa Birliği ülkeleri içinde yalnızca Polonya'da benzer bir ders yer alıyor. Başka hiçbir Avrupa Birliği ülkesinde Milli Güvenlik Bilgisi dersi bulunmuyor. Bütün bunlar ışığında, biz de önemli bir adım attık. Buna göre, 2012-2013 eğitim-öğretim sezonundan, yani bir sonraki eğitim sezonundan itibaren bu dersi müfredattan kaldırıyoruz. Artık, Milli Eğitim Müfredatını, çağın gereklerine, bilimdeki ilerlemeye, demokrasideki gelişmeye paralel bir seviyeye taşıyoruz. Söz konusu dersin müfredatı, Sosyal Bilgiler, Tarih, Vatandaşlık Bilgisi gibi dersler içerisinde anlatılacak. Bu yeni uygulamanın da Türkiye için, eğitim camiamız için hayırlı olmasını diliyorum."

-Hukuksal reformlar-

"Türkiye'yi her alanda demokratikleştirmeyi, cumhuriyetimizi ileri demokrasi anlayışıyla taçlandırmayı sürdürüyoruz" diyen Başbakan Erdoğan, şu anda bir "Yargı Reformu" sürecinin içerisinde bulunulduğunu dile getirdi.

2009 Eylül'ünden itibaren, Yargı Reformu Strateji Belgesi ve buna bağlı eylem planı çerçevesinde, adım adım yargıda dönüşümü gerçekleştirdiklerini belirten Başbakan Erdoğan, günübirlik, palyatif bir çalışma içerisinde olmadıklarını vurguladı.

Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Reform paketi Bakanlar Kurulumuzda görüşülmüş, kabul edilmiş bir strateji ve biz buna bağlı bir eylem planı dahilinde kararlılıkla çalışıyoruz. Hiç şüphesiz, bizler de yaptıklarımızla yetinmiyoruz, reform sürecinin tamama erdiğini iddia etmiyoruz. Türkiye, ileri demokrasi alanında mesafe aldıkça, Türkiye'nin sosyal ihtiyaçları gerektirdikçe, hukuksal reformlar da kesintisiz bir biçimde sürecektir. Bizim iki yıl önce başlattığımız bu çalışmada, bugün itibarıyla hedefimizin yüzde 70'ine ulaştık sayılır. 2010 yılında gerçekleştirilen Anayasa halkoylaması bu paketin en önemli adımlarından biriydi. 12 Eylül 2010 Halkoylaması, yargı için bir milat niteliği taşıyor. Bu, doğrudan doğruya milletimizin tasdikiyle, halkımızın onayıyla gerçekleştirilmiş bir hukuk reformudur. Bunu aziz milletimiz başardı. Yani, sizler başardınız. Yargıya millet eli değdi. Yargı, bir hizbin, dar bir anlayışın, bir grubun arka bahçesi olmaktan çıktı, milletin yargısı haline geldi.

Bu kapsamda, Anayasa Mahkemesi daha demokratik bir yapıya kavuştu. Bireysel başvuru, bu yılın, yani Eylül itibarıyla fiilen uygulaması başlıyor. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK), daha katılımcı, geniş tabanlı, kürsüdeki hakim ve savcıların oyları ile oluşan demokratik bir yapıya büründü. Meslekten ihraç kararlarına karşı etkin itiraz ve yargı yolu açık bir kurul halini aldı. Bu sayede HSYK, birilerinin sözcüsü olmaktan, bir siyasi parti gibi işlemekten kurtuldu. Yargıtay ve Danıştay, fiziki olarak güçlendirildi, aynı şekilde personel, Hakim-Savcı açısından güçlendirildi. Daire ve üye sayısı artırıldı. Hakim-Savcı açığının telafi edilmesi için yoğun çaba sarf ediliyor. Avukatlardan Hakim-Savcı alımı yeniden başladı. Kısa süre içerisinde Hakim-Savcı açığında önemli iyileşmeler sağlanacak.

Alternatif uyuşmazlık çözüm yollarını devreye alıyoruz. Bu kapsamda Arabuluculuk Kanun Tasarısı, TBMM Adalet Komisyonu'nda şu anda görüşülüyor. Mart ayına kadar yasalaşmasını öngörüyoruz. Mevzuatta ve uygulamada yargılama sürecini uzatan düzenlemeler teker teker ayıklanıyor."

-Yargı reformu-

Yargı reformunun devamı niteliğinde olan ve hukuk mekanizmalarının işleyişini önemli ölçüde rahatlatacak bu paketle hukuk sisteminde bir dizi yenilik meydana geldiğini anlatan Başbakan Erdoğan, "İnanıyorum ki bunlar uygulama aşamasına geçtiğinde, adalet mekanizmalarımız daha güvenilir bir şekilde işleyecek, daha hızlı tecelli edecektir" dedi.

Erdoğan, Ulusa Sesleniş konuşmasında, 3. reform paketinde yer alan değişiklikler hakkında bilgi de verdi. Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:

"Yaptığımız bu düzenleme ile hiçbir vatandaşımız artık basit suçlar kapsamına giren suçlar nedeniyle hakim önüne çıkmak zorunda kalmayacak. Molotof Kokteyli kullananlar, patlayıcı madde kullanma suçundan cezalandırılacak. Yani molotofkokteyli kullanan, artık elini kolunu sallayarak dolaşamayacak. Her suçun nasıl cezai müeyyidesi varsa bunun da artık cezai müeyyidesi var. Hiçbir vatandaşımız, ömür boyu sabıkalı sayılmayacak.

Kamuoyunda uzunca bir süredir tartışılan tutukluluk meselesine ilişkin yeni bir çerçeve çizdik. Tutuklamanın alternatifi olarak, adli kontrol tedbirinin kapsamını genişletiyoruz. Ayrıca, tutuklama kararının verilmesini zorlaştırıyoruz. Kuvvetli suç şüphesi, tutuklama nedenlerinin varlığı, tedbirin ölçülü olup olmadığı artık güçlü şekilde gerekçeli olacak. Diğer yandan yolsuzlukla mücadeleyi daha da etkin kılıyoruz. Özel yetkili mahkemelerde savunma hakkının kullanımını genişletiyoruz.

Yaptığımız en önemli düzenlemelerden biri de ifade ve yayın özgürlüğünün önündeki mevcut engelleri kaldırmak noktasındadır. Yine bu kapsamda ele alınabilecek bir düzenlemeyi yapıyoruz, yayın durdurma cezasını kaldırıyoruz. Daha önceden verilmiş tüm toplatma kararlarını hükümsüz hale getiriyoruz. Adli para cezasının ya da üst sınırı 5 yıldan fazla olmayan hapis cezası gerektiren bir suçtan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesine imkan sağlıyoruz. Bu sayede, şu anda hakkında dava açılmış olan onlarca gazetecinin davası da işlemden kalkmış olacak.

Üçüncüsünü açıkladığımız bu yargı reformu paketi ile birlikte, adliye koridorlarında, mahkeme salonlarında bekleyen 2 milyon dosya etkilenecek. Altı aylık bir geçiş süreci içinde, yasaklı durumda bulunan 23 bin kitap özgürleşecek. Böylece Türkiye hem yargı ayıplarından, hem de yargı yükünden ciddi biçimde arınmış olacak. İnanıyorum ki, bu düzenlemeler Türkiye'nin demokrasi standartlarını daha da yükseltecek, dünyadaki itibarını daha da arttıracaktır."

- ANKARA

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Başbakan Erdoğan Ulusa Seslendi Açıklaması - Son Dakika


Advertisement