Başbakan Yardımcısı Arınç."İsrail'in Tavrı, Hukuk Tanımaz Bir Tavırdır, İnsanlığa Karşı İşlenen... - Son Dakika
Son Dakika Logo

Başbakan Yardımcısı Arınç."İsrail'in Tavrı, Hukuk Tanımaz Bir Tavırdır, İnsanlığa Karşı İşlenen...

Başbakan Yardımcısı Arınç."İsrail\'in Tavrı, Hukuk Tanımaz Bir Tavırdır, İnsanlığa Karşı İşlenen...
18.11.2012 20:59

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, İsrail'in Gazze saldırısını, "Bu ülkenin daha önce de sergilediği hukuk tanımaz tavrı ve insanlığa karşı işlediği suçlardan biri" olarak değerlendirerek, "Batı ülkelerinin de İsrail'e karşı tavır alması lazım."

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, İsrail'in Gazze saldırısını, "Bu ülkenin daha önce de sergilediği hukuk tanımaz tavrı ve insanlığa karşı işlediği suçlardan biri" olarak değerlendirerek, "Batı ülkelerinin de İsrail'e karşı tavır alması lazım. Biz oradaki platformları da kullanıyoruz. Yine, çocuk cesetlerini, kadın çığlıklarını televizyonlar ekranlarına getiriyor. İnsanlığın bundan ders, ibret almasını diliyoruz" dedi.

Arınç, İzmir'de uydu üzerinden yayın yapan Kanal 35 televizyonunun "Gündem Özel" programında, İsrail'in Gazze'ye düzenlediği hava saldırılarını değerlendirdi.

İsrail'in, sürekli olarak saldırgan ve hukuk tanımaz bir tavır sergilediğini ifade eden Arınç, şunları kaydetti:

"İsrail'in tavrı, hukuk tanımaz bir tavırdır, insanlığa karşı işlenen suçlardan biridir ve İsrail bunu ilk defa yapmıyor. İsrail çevresindeki ülkelere, Filistin başta olmak üzere, bazen Lübnan'a, bazen Suriye'ye bazen Mısır'a geçmişten bu yana bunu yapıyor. 1917'de Filistin toprakları işgal edildi. İşgalden sonra buraya Yahudiler yerleştirildi. Yahudiler yerli halkı oradan şiddet göstererek sürdüler ve Mayıs 1948'de de İsrail devletini ilan ettiler. O günden bu yana o topraklar çalınmış topraklardır. Ama ne var ki İsrail'i tutan, koruyan, İsrail'den fazla İsrailci olan ülkeler var. Bunların başında da ABD geliyor. Batılı ülkeler geliyor. İsrail'in bütün sınır tanımaz, hudut tanımaz saldırılarına karşın (BM) Güvenlik Konseyi ne karar alırsa alsın geçerli olamıyor. Beş kurucu ülkenin veto hakkı var. İsrail aleyhine karar alındığında, ABD veto ediyor."

-BM'nin yapısının değişmesi-

Arınç, bu noktada Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın son zamanlarda tüm konuşmalarını BM'nin yapısının adaletli olmadığına dayandırdığına işaret eden Arınç, şöyle devam etti:

"Güvenlik Konseyi, Türkiye'nin çağrısı ile toplansa toplanabilir. İsrail'in bu saldırıları durdurması, işgal ettiği yerler varsa derhal çekilmesi ile ilgili karar çıkarmaya çalışsa ABD tarafından yüzde 99 veto edilecektir. Dolayısıyla önce onların ikna edilmesi gerekiyor. Sayın Başbakan'ın yaptığı da budur. Obama ile görüşmüştür, Putin ile görüşmüştür. Siz gücünüzü kullanarak durdurun, Güvenlik Konseyi'ne gelince aleyhte oy kullanmayın demek istemiştir. Şimdilik bazı olumlu cümleler sarf edildiğini biliyoruz. İsrail geçici olarak eylemlerini azaltma noktasına geldi. Ancak şu ana kadar, 40'tan fazla kadın, çocuk ve bir de Hamas'ın liderlerinden olmak üzere insan öldürüldü."

Türkiye'nin, 9 yurttaşının yaşamını yitirdiği "Mavi Marmara" olayının ardından İsrail ile diplomatik ilişkilerini en alt düzeye indirdiğini hatırlatan Arınç, buna rağmen Türkiye'nin yaşanan son saldırı karşısında hareketli bir diplomasi götürdüğünü ve İsrail'in insanlık dışı davranışlarını sonlandırması konusunda gücünü de ortaya koyduğunu söyledi.

-"Batı'nın tavır alması lazım"

Arınç, saldırıların durması için bütün kanalların kullanılması gerektiğini ve Türkiye'nin Birleşmiş Milletler, ABD ve Rusya kanallarını kullanarak, İsrail'in saldırılarının durmasını telkin ettiğini anlatarak, şunları söyledi:

"Onlar da tabii saldırıların durmasını istiyor. Ama bir kısmı da 'Hamas buna yol açıyor, Hamas'ın da durması gerekiyor' diyor. Hamas konusu geçmişten bu yana tartışmalıdır. Oysa Hamas, seçimler yoluyla sivil iktidara gelmiş bir hükümeti ifade ediyor. Oysa İsrail'in bombaladığı mekanlardan biri de başbakanlık binasıdır. İsrail devletinin başındaki yönetim hem ırkçı hem saldırgan bir yönetimdir. Tabii bu saldırıların arka planında ne vardır dendiğinde, herkes ocak ayında yapılacak seçimleri gösteriyor. Seçimler öncesinde Netanyahu hükümeti İsrail halkını tatmin edecek saldırı peşinde. 'Ben de çok güçlüyüm, ben de bombalıyorum, o zaman siz bana oy verin' şeklindeki saldırının hiçbir ahlaki dayanağı olmamalıdır. Batı ülkelerinin de İsrail'e karşı tavır alması lazım. Biz oradaki platformları da kullanıyoruz. Yine, çocuk cesetlerini, kadın çığlıklarını televizyonlar ekranlarına getiriyor. İnsanlığın bundan ders, ibret almasını diliyoruz."

-"Ölenler Müslüman olunca dünyanın bir gözü kapalı"-

Dünyanın yapılan saldırılar karşısında tepki vermekte geciktiğini, daha önce bunun Bosna Hersek'te de yaşandığını ifade eden Arınç, şöyle konuştu:

"Ölenler Müslüman olunca, dünyanın bir gözü kapalı oluyor. Eğer başka bir ülkede olsa kendi dinlerinden birinin hayatını kaybettiğini görseler, Batı alemi çok daha önceden harekete geçerdi. Bosna Hersek'te 1992'de savaş başladığında neredeyse 350 bin hayatını kaybeden insan vardı, Srebrenitsa'da toplu katliam olunca harekete geçebildiler. Oysa 3 sene içinde bu savaşı durdurabilir ve Sırplar'a 'geri çekilin' bakalım diyebilirlerdi. Ancak katliamdan 3 yıl sonra harekete geçebildiler."

-Suriye'deki olaylar-

Bülent Arınç, Suriye'de yaşanan olaylar ve Esed rejiminin Türkiye sınırına yakın bölgelerde uçaklarla artan saldırılarına ilişkin bir soru üzerine de "Bir rejim karada etkisiz kalınca kendi halkını uçaklarla bombalamaya kalkarsa ve bazı şehirler sırf muhalif güçlerin eline geçti diye bütünüyle yerle bir edilirse o rejimin yaşama şansı yoktur" cevabını verdi..

Bir rejimin zulümle varlığını sürdürmesinin mümkün olmadığını vurgulayan Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Zulümle devam etmek mümkün değil. 1,5 yıldır zulüm var ve zulüm şiddetini artırıyor. Güçsüz kaldıklarını biliyor, ama yine de bombalarıyla tanklarıyla uçaklarıyla kendilerine muhalif olduklarını bildikleri halkı öldürmeye devam ediyorlar ve Esed kendi canının derdine düşmüştür. Yönetiminin ayakta durması mümkün değil. Her geçen gün muhalif güçler, hem organizasyon hem etki bakımından büyük başarı sağladı. Tabii takvim veremiyoruz. Kuzey Afrika'da yaşanan gelişmelere bakarak, şu gün rejim düşmesi gerekirdi, demek yanlış olur. Şartlar çok farklı, ama ben sona gelindiğini düşünüyorum."

Arınç, Suriye'de silahların ve kan akmasının durması gerektiğini ifade ederek, "Şu anda bile vakit geçmiş değil. Dese ki tamam, silah, şiddet duruyor, ben demokratikleşme adımı atıyorum, çekilmek için şu şartları ileri sürüyorum. Mesela Yemen'de olduğu gibi. Ben şahsen Esed'in cesur bir karar vermesini diliyorum. 'Ben geçiş planı için destek istiyorum' dese silahlar sussa Suriye büyük başarı kazanmış olur" görüşünü belirtti.

(Sürecek)

Muhabir: Efsun Yılmaz/ Ufuk Kırabalı

Yayıncı: İbrahim Uyar - MANİSA

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Başbakan Yardımcısı Arınç.'İsrail'in Tavrı, Hukuk Tanımaz Bir Tavırdır, İnsanlığa Karşı İşlenen... - Son Dakika


Advertisement