(İZMİR) - İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, "Cesaretin Adı: Kadın" zirvesinin açılışında yaptığı konuşmada, "Kadınları geride tutarak, onları baskılayarak toplumu geliştiremezsiniz. Kadınların iş dünyasına ve sosyal yaşama katılımı olmadan bir ülkenin kalkınması ve gelişmesi mümkün değil" dedi.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü programı kapsamında İzmir Büyükşehir Belediyesi, Batı Anadolu Sanayici ve İş İnsanları Dernekleri Federasyonu (BASİFED) ve TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulu tarafından, Tarihi Havagazı Fabrikası'nda "Cesaretin Adı: Kadın Zirvesi-103 Yıllık Cesaret" konulu zirve gerçekleştirildi.
Zirveye İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ve eşi Öznur Tugay, BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş, TOBB İzmir Kadın Girişimcileri Kurulu (KGK) İzmir Başkanı Deniz Celep, CHP İzmir İl Kadın Kolları Başkanı Zahide Kurun ile kadın dernekleri ve iş dünyasının temsilcileri katıldı.
Zirvede konuşma yapan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tugay, "Kadınlara yönelik şiddet ve kadın cinayetleri gerçeği var. Hiçbir yönüyle kabul edilebilir bir durum değil. Erkeklerin bir şekilde kendilerini kadınlara şiddet uygulama hakkını görmeleri akıl almaz bir şey. Bu eşitliğin böyle adaletsiz bir şekilde bozulmuş olması sadece fiziksel nedenli olmamalı. İnsanlığın bugün teknoloji ve bilimde geldiği noktayı düşünürseniz ben bu kadar mantıksızca bir düşünceyi anlayamıyorum. Maalesef bu sorunu çözemedik. Dolayısıyla yapılacak çok iş var" dedi.
İstanbul Zeytinburnu sahilinde kızı Hifa İkra ile birlikte ölü bulunan Fatma Nur Çelik'i hatırlatan Cemil Tugay, şunları söyledi:
"O kadın, Türkiye tarihinin en büyük utançlarından biridir. Bildirmesine rağmen, 'koruyun bizi' diye bağırmasına rağmen korunmadı bu kadın. Mezarlıkta yakınlarının cenazeyi taşıyan kadınlarla kavga ettiklerini duydum. O yakınlar utanmalılar. O kadını zorla tecavüzcüsüyle evlendirdikleri ve çocuğunu korumadıkları için. Çünkü Türkiye'nin gerçeği bu. Bugün tacize ve istismara uğradığı halde susan kaç tane vardır. Çünkü konuştukları zaman onların ahlaklarının sorgulandığını ve onların suçlandığını biliyorlar. Eğer biz vicdanlıysak, ahlakımız ve Allah inancımız varsa bunu açıklayamayız. Buna neden engel olmadığımızı açıklayamayız. Türkiye'de birçok haksızlık var. Bu da onlardan biri. Buna çok güçlü bir şekilde tepki göstermeliyiz. Herkes bunu kendine görev edinmeli, böyle olaylarda milyonlarla sokağa dökülmeliyiz. Artık bu zulüm bitmeli, kadınların uğradığı haksızlık durmalı."
İş hayatında kadınların maruz kaldıkları ayrımcılığı örneklerle açıklayan Cemil Tugay, kalıcı eşitlik vurgusu yaparak, şöyle devam etti:
"Kadınların iş dünyasında yeterince güçlü var olmaması, onlara olanak sağlanmaması, istenilen seviyede olmaması ve bunun kadınların ekonomik açıdan güçsüz ve bağımlı hale gelmesine neden oluyor. O yüzden bu toplantı önemli. İstihdam oranlarında kadınlar erkeklerin çok gerisinde. Mesela kadın otobüs şoförü en çok İzmir'de var. Ama arka planda da şunu duyuyoruz: Kadınlar iyi otobüs şoförü değil, onları işe almayın diyorlar. Biz bununla mücadele ederek bu işi yapıyoruz. Kaza yapma ve hata yapma oranlarına, insanlardan gelen geri dönüşlere bakalım diyorum. Baktığımda kadın otobüs şoförlerinin daha başarılı olduğunu görüyorum. Bir kadın bir erkek kadar iyi yapıyor bu işi ve bundan neden rahatsız oluyoruz diye düşünüyorum. Yedi yıldır belediye başkanıyım ve kadınların verilen göreve daha fazla sahip çıktığını gördüm. Kadınlar, verilen göreve daha fazla sahip çıkıyorlar. Kadınlar, onlara şans verilmesini hak ediyorlar. Ben kadınlar üstündür demiyorum, erkekler üstün değildir diyorum. Eşittirler."
Toplumun iradesinin bazı şeyleri fark etmesi lazım. Kendi kızlarının, kız kardeşlerinin, eşlerinin daha adil bir şekilde yarışması ve onların kendisini geliştirmesine olanak sağlayacak altyapıyı oluşturmamız lazım. Bu noktada gerek STK'ların gerekse belediyelerin yapacağı çok iş var. Buna ihtiyacımız var. Bu olmazsa, o genç insanlar bu ülke için bir şey üretir hale gelmezse gelişemeyeceğiz, güçsüz kalacağız. Kadınları geride tutarak, onları baskılayarak toplumu geliştiremezsiniz. Bu sadece medeniyet değil ekonomi ve kalkınma meselesi. Kadınların iş dünyasına ve sosyal yaşama katılımı olmadan bir ülkenin kalkınması ve gelişmesi mümkün değil. Atatürk'ün kadınlara neyi vermeye çalıştığını kimsenin unutmaması lazım."
Projenin fikri yaratıcılarından olan Öznur Tugay da konuşmasında, fırsat eşitliği vurgusu yaparak şöyle konuştu:
"Kadın, hayatın başlangıcıdır. Tarih boyunca kadınlar kimi zaman en önde yürüyerek kimi zaman en arkada herkesi ayakta tutarak toplumların yönünü değiştirmiştir. Ne yazık ki bugün hala bazı kadınlar hayallerini gerçekleştirme fırsatı bulamadan hayattan koparılıyor. Kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri, toplum olarak hepimizin vicdanını yaralayan derin bir sorundur. Kadınlar iş hayatı ve karar mekanizmalarda eşit yer aldığı bir düzeni güçlendirmeliyiz. Bugün ülkemizde kadınların istihdam oranı yüzde 31.3. Bugün kadınların büyük bir bölümü hala üretimde, ekonomide ve toplumsal hayatın birçok alanında yeterince yer bulamıyor. Fırsat eşitliği bir gerçeklik haline getirilmelidir."
Biliyoruz ki bir toplumun gelişmişliği, kadınların özgürlüğüyle doğru orantılıdır. Bir toplumun yarını ise kadınların hayallerine verdiği değerle şekillenir. Güçlü bir gelecek ancak beraber inşa edilir. 8 Mart, görünmeyen emeğin görünür olduğu, mücadelenin tarih yazdığı bir gündür. Bugün İzmir'in güçlü kadınlarını bir araya gelerek attığı bu adım sadece bir başlangıç değildir. Kadınların; üretiminin, emeğinin ve dayanışmasının büyüdüğünün habercisidir. Bir kadının hayatına dokunan adım, toplumun yarınlarını değiştirir."
BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Güneş de kadın istihdamına ilişkin bilgi aktardı. Güneş, "Kadınların güvenliği ve fırsatlara erişimi konusunda hala çözmemiz gereken büyük sorunlar var. Kadınların güçlenmesi, sadece sosyal adalet meselesi değildir. Kalkınma ve güçlü bir toplum sorunudur. Bir toplum, kadınları kadar güçlüdür. İzmir'e baktığımızda bu gerçeği sayılarla da görüyoruz. Kentimizde kadınlar nüfusun yüzde 50,4'ünü oluşturuyor. Bu potansiyeli istihdama ve yönetime tam olarak yansıtmadan ne büyümeyi sağlayabiliriz ne de refahı kalıcı hale getirebiliriz. Biz, kadınların ekonomik katılımını, İzmir'de büyümenin ve sosyal refahın en önemli kaldıraçlarından biri haline getirmeyi hedefliyoruz. Çünkü artık çok hızlı değişen bir dünyada yaşıyoruz. Her gün yeni meslekler, iş modelleri ve değer zincirleri ortaya çıkıyor. Kadınların bu alanlara erişimi güvence altına alınmazsa refahın ölçeği de sınırlı kalacaktır" ifadelerini kullandı.
Kadınların iş hayatına katılımlarının desteklenmesinde kamu ve özel sektör işbirliği çağrısı yapan Güneş, "Kadınların yaratıcılığı ve üretkenliği İzmir için muazzam bir potansiyel. Bu potansiyelin büyümesini desteklememiz gerekiyor. İzmir'in ve kadınların güçlenmesi, tek bir kurumun tek başına taşıyabileceği bir gündem değildir. Bu nedenle kamu, oda ve sivil toplum işbirliği çok önemli. İzmir'in tüm ekonomi sektörlerinde kadınların payını artırmayı bir yol haritası haline getirelim. 8 Mart'ı görünmeyen emeğin görünür kılındığı bir gün olarak kabul edelim. Daha güçlü bir gelecek için birlikte çalışalım. Kadınların hayatını kolaylaştıran kararları birlikte alalım. Biliyoruz ki kadınlar yükselirse toplum yükselir. Kadınlar güçlenirse Türkiye güçlenir" diye konuştu.
TOBB İzmir Kadın Girişimcileri Kurulu (KGK) İzmir Başkanı Celep de kadınların iş hayatına katılımın düşük olmasının toplumlar açısından sorun olduğunun altını çizdi. Celep, "Birleşmiş Milletler Kadın Örgütünün yayımladığı dünya genelindeki istatistiklerine göre kadınların erkeklerin yasal haklarının sadece yüzde 64'üne sahip olduğunu görüyoruz. Hem ekonomik hem de sosyal nedenlerle milyonlarca kadın adalet sisteminin dışında bırakılıyor. Biliyoruz ki adalet olmadan haklar sadece sözde olur. Son 10 yılda kadınların iş gücüne katılımı düşük seviyede seyretmiştir. İstatistikleri dünyada kadınların iş gücüne katılım oranının sadece yüzde 41 seviyelerinde olduğunu gösteriyor. Kadınların iş dünyasının dışında kalması hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkeler için büyük bir kayıp anlamına geliyor" dedi.
İş hayatında cinsiyet eşitliğinin altını çizen Celep, şunları söyledi:
"Ülkemizde daha çok kadını sadece bir çalışan değil; aynı zamanda bir girişimci, bir lider olarak görebilmemiz için neler gerekiyor? Kadınların gelir elde etmesinin yanında finansal bilgiyle donatılması çok önemli. Bir diğer önemli unsur da sosyal çevre. İş dünyasında var olabilmek için sosyal çevre büyük önem taşımaktadır. Ama hepsinden önemlisi cesaret. Karar alma, riski yönetme, başarısızlık karşısında toparlanıp yola devam edebilme cesareti olmazsa olmaz. Madalyonun diğer yüzünde, iş hayatında aynı işi yapanlar arasında cinsiyet kaynaklı ücret farklılıklarını kapatmalıyız. Bu zirvenin kadınıyla ve erkeğiyle tüm toplumu kucaklayarak umut ve ticaret dolu bir başlangıç olmasını diliyorum. Kadın varsa yarın var."
Son Dakika › Güncel › 'Cesaretin Adı: Kadın' Zirvesi… İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tugay: 'Kadınların Katılımı Olmadan Bir Ülke Kalkınamaz' - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?