CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yerel seçimlerde İstanbul'u kesinlikle alacaklarını söyledi CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yerel seçimlerde İstanbul'u kesinlikle alacaklarını söyledi.
Kılıçdaroğlu, Samanyolu Haber Televizyonu'nda katıldığı Günlük programında gündeme ilişkin sorulara yanıt verdi. İlk olarak Türkiye'nin NATO'dan talep ettiği patriotlara ilişkin bir soru üzerine Kılıçdaroğlu, patriotlar geliyor diye rahatsızlığını deklare eden iki ülke bulunduğunu, bu ülkelerin İran ve Rusya olduğunu söyledi. Suriye'nin ise böyle bir rahatsızlığının söz konusu olmadığını söyleyen Kılıçdaroğlu, "Çünkü Suriye "Biz Türkiye'ye saldıracağız ya da Türkiye bize saldıracak.' Diye bir kaygı duymuyor aslında. Çünkü kendi iç işiyle meşgul. Sorun eğer Suriye ise neden konuşlandırıyoruz buraya? Çünkü Suriye'den bize bir tehdit söz konusu değil. Eğer sorun, olası bir İran- İsrail çatışmasında bunlar kullanılacaksa İran'ın, Rusya'nın kaygı duyması biraz haklı oluyor. O nedenle biz olaya daha farklı bir pencereden bakıyoruz. Çıkıp, halkımızın açıkça aydınlatılması gerekiyor. Hangi gerekçelerle bunlar geliyor? Hangi gerekçelerle konuşlandırılıyor? Saldırı nereden gelecek? Hangi saldırıya karşı biz önlem alıyoruz? Hükümetin halkı bilgilendirmesi lazım" diye konuştu.
-"KÜRECİK'TEN ALINAN BİLGİLERİN EŞ ZAMANLI İSRAİL İLE PAYLAŞILACAĞINI BÜTÜN DÜNYA BİLİYORDU"-
Bu konuda hükümetin halkı bilgilendirmediğini belirten Kılıçdaroğlu, "Niye bilgilendirmiyor. Bu halkın doğruları öğrenmeye hakkı yok mu? Küreciğe radar istasyonu kurdular. Peki bu konuda halk bilgilendirildi mi? Hayır. O önce batılı kaynaklardan, sonra hükümet açıklama yaptı. "Biz buraya kuruyoruz.' Niçin? Bu NATO'nun tesisidir. Bütçe konuşmalarında da söyledim. 2014'e kadar NATO'nun bu tesisi devralma şansı yok. NATO'nun yetkilileri açıkladılar. Yine halka doğrular söylenmedi. ve Kürecik radar istasyonundan alınan bilgilerin, eş zamanlı olarak İsrail ile paylaşılacağını bütün dünya biliyordu. Amerikalı yetkililer açıkladılar ama yine halkımızın bilgisi yok. Neden?" diye sordu.
-"SURİYE İŞİ GÜCÜ BIRAKIP, TÜRKİYE'Yİ Mİ SALDIRACAK?"-
Kılıçdaroğlu, "İsrail'i korumak için mi, İsrail ile birtakım anlaşmalar gereği mi yapılıyor bütün bunlar?" şeklindeki bir başka soruya, "Ortaya çıkan tablo bu. Bana bir Allah'ın kulu çıkıp şunu söylesin. "Suriye'den bize tehdit var, Suriye bize savaş açacak. O nedenle biz bunları getirdik' diye bir yurttaş çıkıp, "Evet böyledir, bunun için geliyor' derse samimi söylüyorum bütün bu sözlerimi geri alacağım. Bakın herhangi bir yetkili demiyorum. Çünkü herkes de biliyor ki Suriye'nin işi başından aşkın. Orada bir iç savaş var. Bir çatışma var. Bu çatışma devam ederken Suriye, işi-gücü bırakıp Türkiye'ye mi saldıracak" diye konuştu.
Kılıçdaroğlu, "Patriotlar konusunda İran ve Rusya'nın rahatsız oluyor dediniz. Bu Türkiye'yi nasıl bir sürece götürür?" yönündeki bir başka soruya, "Türkiye, bölgesinde istikrarı olan, istikrarı koruyan ve güven veren bir ülkeydi. Başı ağrıyan önce gelip Türkiye'ye başvururdu. Aracı olmasını isterdi Türkiye'nin. Geldiğimiz noktaya bakın. Güven veren bir ülke değil. Herkesle çatışma halindeyiz neredeyse. Enerji Bakanımız'ın uçağı geri döndürüldü ve Türkiye'ye geri dönmek zorunda kaldı Irak'a giderken İlk kez karşılaştığımız bir tablodur bu. Yine ilk kez karşılaştığımız bir tablodur Güney Kıbrıs Rum Kesimi Doğu Akdeniz'de doğalgaz, petrol aradı. Biz ne yaptık, hiçbir şey yapamadık. Bu Cumhuriyet Halk Partisi olarak kabul edebileceğimiz bir tablo değil" diye konuştu.
-"SURİYE'DE ÇATIŞMANIN TARAFIYIZ, "GİT ORADA KARDEŞİNİ ÖLDÜR' DİYORUZ"-
Ortadoğu'ya sadece inanç, mezhep temelli bakarak politika oluşturmanın, çatışmanın tarafı olmak anlamına geldiğini savunan Kılıçdaroğlu, "Suriye'de çatışmanın tarafıyız. Muhalifler Türkiye'ye geliyorlar. Türkiye'de oturuyorlar. Gidiyorlar Suriye'ye. Ellerine silahları veriyoruz. Ceplerine paraları koyuyoruz. Git diyoruz, orada kardeşini öldür diyoruz. Asla ve asla Cumhuriyet tarihi döneminde böyle bir tabloyu hiçbir iktidar Türkiye'ye yaşatmadı" değerlendirmesinde bulundu.
-"PARA DESTEĞİ KATAR, SUUDİ ARABİSTAN'DAN GELİYOR"-
İlk kez böyle bir tablo ile karşı karşıya kalındığının altını çizen Kılıçdaroğlu, "Müslüman Müslümanı öldürecek Bunlar baktığınız zaman arkasındaki güç ne? AKP'ye "Buna yap' diyen güç ne? Fransa var mı var, Almanya var mı var, ABD var mı var. Yani Batı'nın güçleri bizi sürmüşler öne. Kızarmış kestaneleri siz toplayın ateşten diyorlar. Sizin parmaklarınız yanabilir diyorlar ama bizim parmaklarımız yanmasın. Bizim adımıza siz şunları yapın diye Para desteği nereden geliyor? Katar'dan geliyor. Suudi Arabistan'dan geliyor. Neden Türkiye böyle bir tablo ile muhatap olsun?" diye sordu.
-"BİZ ESAD'I ÇIKIP "SİZİ DESTEKLİYORUZ' DEMEDİK HİÇ BİR ZAMAN"-
Kılıçdaroğlu, "Suriye'nin içi işlerine müdahale etmeyelim" dedikleri zaman, iktidarın, "Siz yönetimi destekliyorsunuz" dediğine işaret ederek, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Halbuki bizim bir başka ülkenin yönetimi ile ne alıp vereceğimiz var, ne de oraya müdahale gibi düşüncemiz var. Her ülkeye Ortadoğu'da demokrasinin gelmesini isteriz. Esad, kalacakmış gidecekmiş bu bizi ilgilendirmez. Ona karar verecek olan Suriye halkıdır. Biz Esad'ı çkıp "Sizi destekliyoruz' demedik hiçbir zaman. Aklımızdan öyle bir düşünce de geçmedi. Acaba batının egemen güçleri Suriye'ye demokrasi götürmek için mi mücadele ediyorlar? Katar'da, Suudi Arabistan'da demokrasi mi var. Niye oraya ses çıkarmıyorlar da ille de "Suriye'ye demokrasi gelsin' diyorlar. Herkesin bir hesabı var. Bunu bizim görmemiz lazım. Biz başkalarının hesapları üzerine politika üretmemeliyiz. Dış politikamızı Türk halkının çıkarları üzerine inşa etmeliyiz. Başkalarının çıkarı üzerine dış politikanız inşa ederseniz onların taşeronluğunu yapmış olursunuz. ve biz kaybederiz."
-AHMEDİNEJAD'IN ŞEB-İ ARUS'A KATILMASI-
İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad'ın "Şeb-i Arus" törenlerine katılmasını ise Kılıçdaroğlu, "Mevlana herkese kucak açıyor. Ona bağlamak lazım. Bir özel tören var. Şeb-i Arus. O anma töreninde bulunmak istiyor. Türkiye'nin, halkımızın misafiridir, kendisini ağırlayacağız" diye değerlendirdi.
-"ÖNCE ÇİN'E SONRA IRAK'A GİDECEĞİM"-
Yurt dışı programına ilişkin bir soru üzerine Kılıçdaroğlu, önce Çin'e gideceğini, tarihin belirginleştiğini, Çin dönüşünde ise Irak'a gitmeyi planladığını açıkladı. Çin'de Türk yılı ilan edildiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, ziyareti sırasında Çin yönetimi ile de görüşeceğini ve düşüncelerini aktaracaklarını bildirdi. Irak'da planlanan temasları hakkında da bilgi veren Kılıçdaroğlu, "Irak'a gideceğiz. Bizim iş adamlarımıza daha fazla iş versinler. Türkiye ile ilişkiler daha sağlıklı bir zemine otursun. Biz Ortadoğu'da barışı, istikrarı istiyoruz" dedi.
-IRAK ZİYARETİ-
Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, Irak'a gitme fikrini eleştirerek, "Türkiye'ye karşı oynanan bir oyunun parça olmamasını isteriz' sözlerinin hatırlatılması üzerine, "Türkiye büyük bir ülkedir. Siyasi parti liderlerinin önce bu gerçeği bilmesi lazım. İki, Cumhuriyet Halk Partisi dış politikada Türkiye'nin çıkarlarını her zaman birinci planda tutmuştur. Üç, Cumhuriyet Halk Partisi Lideri bir yere davet ediliyorsa, o davete icabet ediyorsa asla ve asla ülkenin çıkarlarını göz ardı edemez. Çünkü biz, bu ülkenin kuruluşunda harcı olan bir siyasi partiyiz. Öyle gideceğiz, Türkiye'nin çıkarlarını göz ardı edeceğiz. Yok böyle bir şey. Türkiye'yi seviyoruz. Ülkemizin çıkarlarını her yerde savunuruz. Suriye'ye karşı çıkışımızın nedeni de bu. Kendi ülkemizin çıkarlarını savunduğumuz için. Ben kardeş kavgasının bir parçası olmam. Olamam. Müslüman kanı dökülecekse, orada Cumhuriyet Halk Partisi olmaz. Neden ben bir Müslüman kanının dökülmesine seyirci olacağım? Olmamalıyız" diye konuştu.
-"ÖZAL'IN ECELİYLE VEFAT ETTİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM"-
Son günlerde tartışılan Turgut Özal'ın ölümüne ilişkin konunun ise uzmanların işi olduğunu, bunun sıcak siyasetin konusu olmaması gerektiğini savunan Kılıçdaroğlu, "Uzmanlar inceledi, raporlarını verdiler. Siyasetçinin bu konuya girmesi de yanlış zaten. Yargı kararını verecektir" dedi. Kılıçdaroğlu, "Şahsi olarak Özal'ın öldürüldüğünü düşünüyor musunuz?" sorusuna ise, "Hayır. Benim bildiğim kadarıyla, basına yansıdığı kadarıyla eceliyle vefat ettiğini düşünüyorum. Allah rahmet eylesin diyoruz. Ülkemize büyük katkıları olmuştur. Bürokrat olarak kendisi ile uzun süre çalıştım. Kararı verecek olan uzmanlar" diye yanıtladı.
-"SİLİVRİ'DEKİ GÖRÜNTÜLER HALKIN TEPKİSİ"-
Silivri'de yaşananlar konusuna da değinen Kılıçdaroğlu, Silivri'deki görüntüleri halkın tepkisi olarak değerlendirdi. Ülkede "siz adalete güveniyor musunuz?" diye bir referandum yapılsa, yüzde 70 "güvenmiyorum" sonucunun çıkacağı öngörüsünde bulunan Kılıçdaroğlu, "Biz hiç kimse yargılanmasın demedik. İstediğimiz şu. Evrensel hukukun gerektirdiği yargı hukuku neyse o çalışsın. Biz özel yetkili, özel görevli, sıkı yönetim mahkemelerine karşı çıktık. Bu tür mahkemeler adelet dağıtmaz, bu tür mahkemeler siyasi otoritenin emrinde olan mahkemelerdir. Biz buradaki yargılama sürecinin asla ve asla adalet dağıttığına inanmıyoruz. Ben inanmıyorum. Binlerce kişi de inanmıyor. Eğer adalet mülkün temeli olacaksa ve toplumun belleğinde yer edecekse, yargıcın verdiği kararın kamu vicdanında kabul görmesi lazım" diye konuştu.
-"SİLİVRİ EDEBİYATI OLUŞTU"-
Kişiye, yargıca bağlı dava olamayacağını, uzmanlığa bağlı dava olabileceğinin söyleyen Kılıçdaroğlu, "Yargıcın adı kararda yer almaz. Çünkü yargıç değişebilir. Yeni gelen yargıç hiçbir zaman, öbür yargıçtan da farklı olarak, "Ben onun düşündüğü gibi düşünmüyorum' demez. Biz yargıca böyle bakarız. Gelen yargıç objektif karar verir. Siz davaya yargıca bağlayıp, "bu yargıç bu kararı versin.' Neden o yargıç o kararı veriyor? Neden. Onun için biz bu mahkemelere sağlıklı çalışan, adalet dağıtan mahkemeler olarak bakmadık. Eğer oraya binlerce kişi gidip kaygılarını ifade ediyorsa, hepimizin oturup düşünmesi lazım" diye konuştu. Bugün bir Silivri Edebiyatı oluştuğunu belirten Kılıçdaroğlu, 50'ye yakın kitap yayınlandığını söyledi.
-"12 EYLÜL HUKUKUNU DEĞİŞTİRMEDEN DARBEYE KARŞIYIZ DERSENİZ İNANMAM"-
Kılıçdaroğlu, Meclis'te yaptığı konuşmada "12 Eylül Darbe Hukuku'nu değiştirmeye var mısınız?" sözlerinin hatırlatılarak, "Neyin değişmesini istiyorsunuz?"sorusu üzerine, "Siyasi Partiler Yasası" diye yanıt verdi. Vatandaşın kendi milletvekilini seçemediğini ve iktidara "gel bunu değiştirelim' dediğini söyleyen Kılıçdaroğlu, "O zaman siz darbecilere karşıyız derseniz ben buna inanmam" dedi.
-"MASADAN KAÇMAK İÇİN GEREKÇE ARIYORLAR"-
Başkanlık sistemi konusuna da değinen Kılıçdaroğlu, bunun bir anayasa değişikliği olduğunu söyledi. Anayasa Komisyonu olarak mevcut anayasanın alınarak özgürlükçü bir anayasa yapılacağını belirten Kılıçdaroğlu, "Çalıştık, yarısına geldik. Birden bire "efendim biz bunu değiştirelim tümüyle.' Ne yapalım? Başkanlık sistemi yapalım. Başkanlık sistemi tartışıldı mı? Sivil toplum kuruluşları, üniversitelerden görüş alındı mı? Hayır. Şimdi masadan kaçacağım da bir gerekçe arıyorum. Niye gerekçe arıyorsunuz? Niye milletvekillerini halk seçmiyor. Halk seçtiği zaman bu tablo çıkmaz ortaya. Hiçbir lider o zaman milletvekilini parlamentoda kendi kurşun askeri olarak görmez" dedi.
-"İSTANBUL'U KESİNLİKLE ALACAĞIZ"-
Yerel seçimler ve İstanbul üzerinden sorulan " Mustafa Sarıgül'ü partiye davet edecek misiniz?" sorusunu Kemal Kılıçdaroğlu, "Net olarak şunu yanıtı veriyorum. İstanbul'u kesinlikle alacağız. İstanbullu'ya da buradan söylüyorum" sözleriyle yanıt verdi.
-"MUSTAFA SARIGÜL GELİRSE ELBETTE MEMNUN OLURUZ"-
İstanbul'un 20-25 yıldır aynı anlayışla yönetildiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, trafik sorunlarının ve siluet bozukluklarının hala çözülemediğini, 5 yılda İstanbul'u yaşananbilir bir kent yapacaklarını, yöneten insanların da İstanbullu'ya hesap vereceğini, anlayışlarının bu olduğunu söyledi. Mustafa Sarıgül konusunda ise Kılıçdaroğlu, "Sayın Sarıgül Partimize gelirse elbette memnun oluruz" dedi. Kılıçdaroğlu, Sarıgül'ün sosyalist bir insan olduğunu, Şişli'yi uzun yıllardır iyi yönettiğini, CHP'ye gelirse mutluluk duyacaklarını, zaten herkese kucak açtıklarını söyledi.
-CHP'DE GRUPLAŞMA İDDİASI-
Kılıçdaroğlu, CHP'de gruplaşma olup olmadığı yönündeki bir başka soru üzerine, "Ben de gazetelerden okuyorum bunları. Ulusalcı ve BDP'ye yakın kanat diye Aslında bir, hepimiz ulusalcıyız. Hepimiz ülkemizi seviyoruz. Bizim altı okumuzdan biri de milliyetçilik zaten. Ancak biz milliyetçiliği kendi ülkesinin çıkarları üzerine inşa edilmiş bir politika olarak görüyoruz. Herkesin işinin, aşının olduğu bir Türkiye istiyoruz. Milliyetçilikten kastımız bu zaten" dedi. Kılıçdaroğlu, parti içinde tartışmaların da olacağını, kendilerinin sosyal demokrat bir parti olduğunun altını çizdi.
-"BDP'NİN POLİTİKALARINI BENİMSEMİYORUZ"-
BDP'ye nasıl baktıklarının sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, "BDP'yi farklı bir parti olarak görüyoruz. Bölge partisinden kendisini kurtarması lazım. Türkiye partisi olmalı. Eğer BDP bunu yapabilirse siyasette de önemli bir adım atmış olacaktır. Biz BDP'nin politikaların benimsemiyoruz. Bölge politikası olmasını doğru bulmuyoruz" yanıtını verdi. CHP'nin BDP ile işbirliğinin olup olamayacağı yönündeki bir diğer soruya Kemal Kılıçdaroğlu, "O konuda da özellikle AKP medyasında BDP ile işbirliği yaparsanız şöyle olur diye bize akıl vermek isteyenler var. Biz Cumhuriyet Halk Partisi'yiz. Olaya şöyle bakarız. Önce biz kendimiz çalışacağız. Kazanma irademiz, azmimiz olacak. BDP'li, AKP'li, MHP'li seçmen bize oy verirse, ben bundan memnuniyet duyarım" diye konuştu.
-"ERDOĞAN CUMHURBAŞKANI SEÇİLEMEZ, KİNLE CUMHURBAŞKANLIĞI YAPILMAZ"-
Kılıçdaroğlu, "Cumhurbaşkanlığı seçimi için Abdullah Gül'ü sanki destekleriz gibi bir ifadeniz basında yer aldı. Şöyle eleştiriler oldu. CHP'nin kendi adayı çıkmayacak mı?" şeklindeki bir soru üzerine, şu karşılığı verdi:
"Türkiye'de yadırgadığım şeylerin biri de bir konuşmanın içinden bir bölümü başını ve sonunu atarak, onu alıp onun üzerinden yorum yapmak. Ben Cumhurbaşkanlığı konusunda şunu söyledim. Recep Tayyip Erdoğan cumhurbaşkanı seçilemez. Neden seçilemez? Halkıma güveniyorum. Bu halk, kendi gençlerine "yüreğinizden kininizi eksik etmeyin' diyen kişiyi cumhurbaşkanı seçmez. Cumhurbaşkanı herkesi kucaklayan kişidir. Kinle, nefretle, öfkeyle cumhurbaşkanlığı yapılmaz. Ülkeyi savaşa sokarsınız, kaosa sokarsınız hükümeti. Başbakanla cumhurbaşkanı sabah akşam kavga ederler. Sayın Gül aday olur mu olmaz mı bilmiyorum. Ancak bu ülkenin herkesi kucaklayan bir cumhurbaşkanına ihtiyacı var ve bu kazanacaktır."
-KILIÇDAROĞLU'NUN ÇİZDİĞİ CUMHURBAŞKANI PROFİLİ-
Cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda kendisine "Ya iki aday olursa" sorusunun sorulduğunu hatırlatan Kılıçdaroğlu, "Gül ve Erdoğan İki aday olursa onu söyledim. Yani niçin olmasın dedim. Ancak bizim düşüncemiz ne? Yeni bir cumhurbaşkanı çağdaş, uygar, iyi yabancı dil bilen, Türkiye'yi iyi temsil eden, sanatı, özgürlüğü, demokrasiyi savunan, anayasayı savunan, anayasal haklara büyük önem veren bir kişi."
-"NİÇİN OLMASIN?"-
Bu konuya Cumhuriyet Halk Partisi'nin adayı olarak bakmadıklarını açıklayan Kılıçdaroğlu, "Cumhurbaşkanı seçilecek kişi cumhurun başı olacaktır. Herkesin kucaklayacağı bir kişi olması lazım. Herkesin rahatlıkla "evet bu kişi bu ülkede cumhurbaşkanı olur ve Türkiye'yi çok iyi temsil eder' diyebileceği bir kişi biz önereceğiz. Parti kimliğinden onu soyutlayacağız" karşılığını verdi. Bu sözleri üzerine, "Siz bir aday çıkartacaksınız?" sorusuna Kılıçdaroğlu, "Niçin olmasın. Tabii" yanıtını verdi.
-NEDEN "BAŞBAKANIM" DEDİ-
Kılıçdaroğlu, bütçe konuşması sırasında Başbakan'a söylediği "Sayın Başbakanım" sözlerinin nedenini, "Biraz da mizah olsun diye. Mizah politikanın içine koymak zorundayız" diye açıkladı.
-"KAYSERİ'DE TAZMİNATI BEN ÖDEDİM"-
Kılıçdaroğlu, Kayseri'deki tazminatı kendisinin mi yoksa partinin mi ödediği yönündeki bir soruya, "Ben ödedim. Benim hakkımda açılmış, tazminatları ben öderim. Ancak şunu söyleyim. Tazminat ödemesi, kullandığım dil nedeniyledir. Artı kesinleşmiş bir yargı kararı da değildir bu. Yani "Burada yolsuzluk yoktur' diye bir tazminat ödenmiş şeklinde değildir o. Sert bir eleştiri nedeniyle tazminat ödeniyor. Şu anda Kayseri'de ağır ceza mahkemesinde dava görülüyor. Şöyle bir algı yarattı AKP medyası. "Orada yolsuzluk yok, Kılıçdaroğlu'da tazminat ödedi.' Yok öyle bir şey. Kayseri Büyükşehir Belediyesi'ndeki kokuları kimse engelleyemez. Rüşvet toplayan adam, topladığı rüşveti defterine yazmış. Kim görmemiş bu defteri. Bunlar sonuçlanmadı, devam ediyor. Biz bunları takip ediyoruz" dedi. - İstanbul
Son Dakika › Güncel › Chp Lideri Kılıçdaroğlu: 'İstanbul'u Kesinlikle Alacağız' - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.