Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Ben güneydoğuda şu anda Adıyaman ile beraber 6 tane açılış törenine katıldım. Adıyaman hariç, diğerlerinde bir ürkeklik var. Bakıyorsunuz Batman'da bir ürkeklik var. Siirt'te hakeza öyle. Görüştüğümüz zaman diyorlar ki 'Hep tehdit altındayız'. Bu şekilde bir yaklaşım var ama kendileriyle görüştüğünüz zaman 'Barış' diyorlar. Ne barışı ya? Böyle bir barış olabilir mi?"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ATV ve A Haber ortak canlı yayınında "Cumhurbaşkanı ile Gündem Özel" programında soruları yanıtladı.
" Abdullah Öcalan'nın bu kadar özgür ve imkanlara sahip bir örgütün üzerinde söz sahibi olması mümkün mü? Abdullah Öcalan, Selahattin Demirtaş karşısında o yönetim gücünü yitirmekte mi? Böyle bir gözleminiz olabilir mi?" sorusu üzerine Erdoğan, "Bunu şöyle değerlendirelim isterseniz, bu mesele bana göre bir tabu meselesi. Burası tabulaştırılıyor" karşılığını verdi.
"Hangisi tabulaştırılıyor?" sorusuna "İmralı" yanıtını veren Erdoğan, "Tabulaştırıldığı içindir ki oradan gelebilecek mesajlar zaman zaman dağı etkilediği söyleniyor, zaman zaman siyasi hareketi, zaman zaman Avrupa'yı. Ona göre bir hareket içerisine giriyorlar. Burada biz bir hukuk devleti olduğumuza göre atacağımız adımları da tabi hukuk çerçevesi içerisinde atmaya mecburuz. Yaptığımız bütün işleri de buna göre yapıyoruz. Bu çiğnendiği anda ister istemez tabi ki devlet kendine göre B planını, C planını da uygulamaya koyacaktır" diye konuştu.
"Bizim bu konuda B planımız, C planımız var?" sorusu üzerine Erdoğan, "Olmaz olur mu, tabi var" dedi.
7 Haziran'nın bir kırılma süreci olduğunu belirten Erdoğan, "7 Haziran'da B planına mı geçilecek?" sorusuna, "Ne olacağını görmeden şu anda bir şey söylemek mümkün değil ama bu görüldüğü andan itibaren ne olacağı çok daha açık, net ortaya çıkacaktır" karşılığını verdi.
-"Bunu o günün şartları belirleyecek"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Size göre HDP'nin parlamento dışında kalması diyaloğu aksatır mı?" sorusunu, "Devlet, ülkedeki tüm STK'ları ile diyaloğunu devam ettirir. Böyle bir şeyin olması halinde o da normal bir STK olacaktır. Eğer siyasi parti olarak devam edecekse siyasi parti olacaktır. Şu anda devletin kiminle ne zaman, nasıl, hangi şartlarda görüşeceği meselesi o da yine yol haritasının, sürecin akışına bağlı olarak ..." diyerek yanıtladı.
"Bir dönüm noktasındayız yani" değerlendirmesi üzerine Erdoğan, "Tabi" dedi.
Erdoğan, "Seçim biter, barajı aşamadığı taktirde, bundan sonra görüşülmesi gerekirse Hükümet bununla ilgili kararını verir, görüşür. Görüşülmesi gerekmiyorsa o zaman da görüşmez. 'İlla görüşeceksin' diye bir şart da yok. Bunu o günün şartları belirleyecek" diye konuştu.
"Sizce, parti halinde girmenin arkasındaki riski, Öcalan mı söyledi, yoksa Kandil mi söyledi?" sorusu üzerine Erdoğan, "Benim şu ana kadar edindiğim bilgiler çerçevesinde bir defa İmralı'nın dışında olan bir süreç. Dışarıda alınan bir karar diye düşünüyorum. Burada o cesareti dışarıda olanlar gösterdi. Tabi dağı arkalarına aldılar. Dağı arkalarına almadan böyle bir şeye cesaret edemezlerdi. İmralı ise işin bu boyutunu, bu şekilde düşündüğünü zannetmiyorum" dedi.
-"Böyle bir barış olabilir mi?"
"Öcalan'ın geleceği de oylanıyor. Grup grup içeriye girerlerse Öcalan'ın bir anlamı kalmıyor değil mi?" sorusuna karşılık, Cumhurbaşkanı Erdoğan, güneydoğuda bugün Adıyaman ile beraber 6 tane toplu açılış törenine katıldığını anımsattı.
Adıyaman hariç diğer illerde birer ürkeklik olduğunu ifade eden Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Bakıyorsunuz Batman'da bir ürkeklik var. Siirt'te keza öyle. Görüştüğümüz zaman diyorlar ki 'Hep tehdit altındayız.' Bu şekilde bir yaklaşım var ama kendileriyle görüştüğünüz zaman 'barış' diyorlar. Ne barışı? Böyle bir barış olabilir mi? Van'da musluklardan kan akıtıyorsun. Ondan sonra üzerine gelince bir hafta onları kaldırıyorsun, normal su akıtıyorsun. Bu nasıl bir barış, nasıl demokrasi, nasıl halka yaklaşım? Böyle bir şey olabilir mi? Bunu sadece o tür billboardlarla değil, onun dışında da işte bugün yine sizin gazetede gördüm, bakıyorsunuz el yazılarıyla o mahallelerdeki yerli halk arasındaki terör örgütü ki bu bölücü terör örgütünün bir başka ayağı. Evlere mektuplar yazıyor. Buradan isim veriyor, 'İktidar partisine, oraya oy çıkacak olursa biz de size karşı ne yapacağımızı biliriz.' İşte ortada, damgalı her şeyiyle ortada."
-"Bunlara artık aydın demiyorum, bunlar karanlık"
"Batıda kendisini aydın sanan kesimlerin HDP'ye destek vermesini nasıl görüyorsunuz?" sorusu üzerine ise Erdoğan, "Buradaki olay çok açık, net. Bir defa olay şu anda, 'AK Parti'nin oylarını nasıl biz daha aşağı çekeriz?' Bu aydınların bütün derdi, ben bunlara artık aydın demiyorum, bunlar karanlık. Çünkü Türkiye'yi bölmenin, parçalamanın gayreti içerisinde bunlar. Eğer bu malum parti barajın altında kaldığı taktirde biliyorlar ki burada üçüncü bir parti yok, iki parti var. İktidar partisiyle onlar var. Bunu gördükleri için de şu anda 'Nasıl böleriz Türkiye'yi, Türkiye'de siyasi bir zaaf veyahut da iktidarın gücünü nasıl ortadan kaldırırız?' Bütün hedef buna yönelik" diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 12 yıllık süreçte "istikrar" ve "güven" diye iki sihirli kavramın olduğuna dikkat çekerek, güven ve istikrar olmazsa uluslararası sermayenin Türkiye'ye gelmeyeceğini kaydetti.
Erdoğan, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
"Böyle geliyor. Kalkınmamızın altında yatan gerçek bu ama Türkiye'de muhalefet hala bunu çözememiş. Dikkat edilirse hesaplarını hep böyle 'Acaba biz nasıl koalisyon oluştururuz?', bunun üzerine yapıyorlar. 12 yıldır bu ülkede Başbakan olarak verdiğim hizmette şunu gördüm. Şu anda batıda bile koalisyon hükümetlerinin olduğu yerlerde herkes bir an önce bundan nasıl kurtulacağız diye buna bakıyor. İşte en önemli örneği, İtalya. İtalya şimdi ne yaptı? Koalisyona gitmeyecek bir yasal düzenlemeyi yaptılar. Koalisyon dönemini kapattılar. Aynı şey İngiltere'de. Bakın İngiltere'deki durum çok daha farklı, yüzde 12'nin üzerinde oy alan bir parti bir milletvekili çıkarıyor, 4.6 alan bir parti ise yanılmıyorsam, 54 veya 56 tane milletvekili çıkarıyor, İskoçya'daki bütün şeyleri topluyor. Türkiye'de buna benzer bir şey olsa acaba ne derler? Burada kıyamet kopar."
-"Tam aksine rahatsızlanıyor"
"Siyasi tarihe baktığınız zaman çok fazla koalisyonlu dönemlerin sonunda mutlaka bir güçlü adam çıkar, ülkeyi birleştirir. En iyi örneği, 1946-1958 4. Cumhuriyet Fransası. Her üç ayda bir yeni hükümet, sonra de Gaulle geldi" değerlendirmesi üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, "De Gaulle'yi istediler. de Gaulle 'Ben çalışmam' dedi. Davet ettiler. 'Senin dediğini yapacağız, yeter ki gel' dediler. Onunla beraber işte bu yarı başkanlık sistemi geldi" diye konuştu.
Son dönemde Türkiye'deki ekonomik verilerin gayet güzel olduğunu belirten Erdoğan, "Ekonomik verilerin güzel gelmesi beyefendileri yine rahatsız ediyor. Niye rahatsız oluyorsunuz? Bu, Türkiye'ye bir güç katacak. Bundan dolayı rahatsız olmanın bir anlamı yok ki. Böyle bir siyaset anlayışı var ülkemizde. Gururlanacaklarına maalesef gururlanmıyor tam aksine rahatsızlanıyor" dedi.
"Geçenlerde bir Amerikalı grupla beraberdim. Gülen örgütünün Amerika'daki faaliyetlerini anlattılar. Kongreye çocukları götürüp, bunlar Türkiye'de eziyet görüyor diye. Size ya da AK Parti'ye karşı olmakla Türkiye'ye karşı olmayı karıştırmaya başlamışlar. Bu hatayı nasıl düzelteceğiz?" sorusunu Erdoğan, "Buna hata dememiz mümkün değil. Bu ihanettir. Bunlar iki sene öncesine kadar Amerika'nın ne kadar emekli temsilciler meclisi üyesi varsa, senato üyesi varsa, bütün bu emekli takımı alır gelirlerdi buraya. Biz de doğrusu, misafirdir diye en azından randevu verirdik kendilerine, onlarla da bir görüşme yapardık ama şimdi durum çok farklı hale geldi" diyerek yanıtladı.
(Sürecek)
Son Dakika › Güncel › Cumhurbaşkanı Erdoğan: (3) - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.