Haber: Tuba KARA/ Kamera: Gencer KETEN
(İSTANBUL) – "Millete Emanet" ve "22 Metrekare Gökyüzü" kitapları için Caddebostan Kültür Merkezi'nde "Dayanışma İmzası" etkinliği düzenlendi. CHP yöneticileri ve milletvekilleri ile belediye başkanlarının da aralarında bulunduğu çok sayıda siyasetçi kitapları imzalarken, salonda uzun kuyruklar oluştu. Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı, "Bazı şeyleri dayanışmayla aşmamızı gösteren ve bu konuda bizim ne kadar mahir ve iyi olduğumuzu gösteren bir iş. Bu konuda da Kadıköy halkı kendinden beklenileni her zamanki gibi yaptı. Şu anda ucu bucağı görünmeyen bir kuyruk oluştu. Çok teşekkür ediyorum" dedi.
Dayanışma İmzası'na, kitaplarını ellerinde taşıyan yurttaşlar yoğun ilgi gösterdi. Etkinlikte Yavuz Oğhan'ın kaleme aldığı "Millete Emanet" ve Buğra Gökce'nin Silivri Cezaevinde yazdığı "22 Metrekare Gökyüzü" kitaplarını; CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci, CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş, CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, CHP Rize Milletvekili Tahsin Ocaklı, CHP Parti Meclisi Üyesi Tolga Sağ, Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı, Maltepe Belediye Başkanı Esin Köymen, Adalar Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat ve Filiz Kahveci Gökce imzaladı.
"Kadıköy halkı kendinden beklenileni her zamanki gibi yaptı"
Etkinlikte konuşan Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı, Dayanışma İmzası'na katılan parti üyelerini ve belediye başkanlarını tanıtarak, "Değerli komşularım hepiniz hoş geldiniz. Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Bir cumartesi öğleden sonranızı bu işe ayırmanız Kadıköy'ün Kadıköy'deki dayanışmanın ne kadar güçlü olduğunun da bir göstergesi. Hepinizle gurur duyuyorum. Hepinize çok teşekkür ediyorum. Hem 'Millete Emanet' hem '22 Metrekare Gökyüzü' kitapları bizler için bu süreçte çok anlamı olan işler aslında. Bazı şeyleri dayanışmayla aşmamızı gösteren ve bu konuda bizim ne kadar mahir ve iyi olduğumuzu gösteren bir iş. Bu konuda da Kadıköy halkı kendinden beklenileni her zamanki gibi yaptı. Şu anda ucu bucağı görünmeyen bir kuyruk oluştu. Çok teşekkür ediyorum. Sizler için bugün aldığınız yine Kadıköy Belediyemizin yayınevinden aldığınız kitapları imzalayacağız ama çok güzel, çok güçlü bir kadroyla imza atacağız" dedi.
Etkinlikte, "22 Metrekare Gökyüzü" kitabının tutuklu yazarı İstanbul Planlama Ajansı (İPA) Başkanı Buğra Gökce'nin mektubu, eşi Filiz Kahveci Gökce tarafından okundu. Kadıköy'ün tarihsel, kültürel ve toplumsal önemi, ilçenin Cumhuriyet değerlerine ve demokrasi mücadelesine sahip çıkan yapısına dikkat çekilen mektupta, şu ifadeleri kullandı:
"Sevgili Kadıköylüler! Kadıköy şüphesiz sadece İstanbul'un değil, Türkiye ve Avrupa'nın belki de en güzel yerlerinden biri. Kadıköy öyle bir kent ki Yahya Kemal 'Dün Fenerbahçe'den baktığımda iri bir zümrüt içindeydi bahar' der. Cemal Süreya Yeldeğirmeni'nden denize inen bir sokakta 'vakit tamamdır' der, sokak ona cevap verir: 'Değil daha, vakit var daha' Oktay Rıfat param olsa alaca mendil takar, Kuşdili'nden geçerdim diye hayıflanır, Münir Nurettin bir tatlı huzur almaya Kalamış'a gider. Diyebiliriz ki Kadıköy bir bütün olarak yalnız sanata ve sanatçılara değil tüm Türkiye'ye ilham veren bir yerdir. Adeta Cumhuriyet'in bir projesi, çağdaşlaşma tarihimizin de öncü merkezidir. Kadıköylülere de hepimiz ayrıca bir teşekkür etmeliyiz. Kadıköy her zaman Atatürk'ün bizlere emanet ettiği Cumhuriyet'e ve değerlere sahip çıktı. Demokrasi, adalet ve özgürlük mücadelesinde her zaman en önde yerini aldı."
Kadıköylüler, türlü haksızlıklara uğrasa da bu mücadeleyi asla bırakmadılar. Daha güzel, daha iyi yönetilen, daha adil bir Türkiye talebinin de merkezlerinden biri oldu. En sonunda 2019 yılında, güzel İstanbul'umuz diyebilirim ki Kadıköy'ü ve Kadıköy gibi öncü ilçelerimizi takip etti. Çok önemli bir değişim yaşandı. Ne yazık ki sandıkta İstanbulluların verdiği karar bazıları içine sindiremedi. Seçimler hukuka aykırı şekilde iptal edildi. 23 Haziran'da bu sefer İstanbul çok daha büyük bir iradeyle kararını gösterdi ve egemenliğin millette olduğunu ilan etti. 23 Haziran'dan sonra Ekrem Başkanımız başta olmak üzere tüm arkadaşlarımız büyük bir sorumluluk aldı. Hepimiz üstüme düşen görevin önem ve ciddiyetini biliyorduk. Bu görev sadece bir belediyeyi yönetmek değildi. Halk Ekrem Başkanımıza ve bize daha demokratik, daha özgür, daha adil bir Türkiye'ye ulaşmak için çalışma görevini verdi. İnandığımız değerleri hayata geçirerek, tüm Türkiye'ye örnek olmak, yeni bir umuda hayat vermek zorundaydık. 2019 – 2024 arasında hepimiz bu inanç ve görev bilinciyle çalıştık. Gerçekten çok çalıştık. Emanetin ağır sorumluluğunu bilerek gecemizi gündüzümüze kattık. Akıl ve bilimin ışığında projeler hayata geçirdik. Birileri 'topal ördek' dediler, biz bizi topal ördek yapmaya çalışanlara terle, emekle cevap verdik. Her alanda rekorlar kırıldı. Bütün İstanbul da yapılanlara şahit oldu. Gençlerimize yurtlar açıldı, çocuklarımız kreşlere kavuştu, dünyada en fazla metro inşaatı yapan şehir olduk, açılan her kent lokantasında binlerce dua aldık. Altyapı ve üstyapı yatırımlarıyla sizlere ve verdiğiniz emanete layık olmaya çalıştık. Nihayetinde 31 Mart 2024 seçimleri yapıldı. Halkımız da bizim döktüğümüz teri, yaptığımız işleri takdir etti. Bu sefer İstanbul'u 1 milyondan fazla oyla kazandık. Ne yazık ki sandıktan çıkan bu sonucu da bazıları içine sindiremedi. 'Hakimiyet milletindir' diye pankart açanlar, milletin hakimiyetini kabul edemedi. Hepimiz çok ağır bir haksızlığa uğradık. Benim yaşadığım sadece bir örnek.
Değerli dostlarım, Aylardır tutukluyum. Özgürlüğüm kısıtlı. Rüşvet suçlaması nedeniyle tutuklama kararı çıktı. İddianamede rüşvet suçlaması yok. 12 adet ihaleye fesat karıştırma eylemiyle suçlanıyorum. 4'ünde İstanbul'da bile değilim. Kalan eylemler için sorumlu tutulamayacağıma dair Danıştay kararı var. Yine iddianameye göre alnım ak, başım dik, 1 kuruş bile haksız kazanç elde etmediğim belgesiyle iddianamede duruyor. Allah'a şükür masumum ama beton bir kafese, Silivri zindanına hapsedildim. Biz hepimiz bu ülkede hiçbir masum insan korkarak yaşamasın, adalet ve özgürlük hakim olsun diye içerideyiz ve dimdik durmaya devam ediyoruz. Çocuklarımıza bırakacağımız ülke kimsenin böyle haksızlıklar yaşamadığı bir ülke olacak. 22 Metrekare Gökyüzü Silivri Günlükleri kitabım bizleri buluşturan, bir araya getiren bir köprü oldu. Derler ki kitap basıldıktan sonra artık yazarın değil okuyucunun olur. 22 Metrekare Gökyüzü artık sizlere emanet. Hem yaşadıklarımızı anlatıyor, hem de bir daha kimsenin yaşamasını istemediğimiz şeyleri. Hayallerimiz de var, özlemlerimiz de var, kalbimizi kıran, acıtan hatıralar da var. Ancak en önemlisi 22 Metrekare Gökyüzü'nde Türkiye çok daha güzel bir Türkiye olmalı diyen herkesin sözü var. Bir ülkede adalet, sadece mahkeme salonlarında değil; insanların vicdanında da kurulur. Eğer bir toplumda insanlar, "Yarın benim de başıma gelebilir" kaygısıyla yaşıyorsa, orada hukuk güvenliği zedelenmiş demektir. Benim dosyamında içinde bulunduğum sürecin de siyasi bir zeminde yürüdüğünü düşünüyorum. Bu düşüncemi değiştiren hiçbir somut gelişme de bugüne kadar karşıma çıkmadı. Değerli dostlar, Haksızlık, görünür olduğunda zayıflar. İnsanlar yan yana geldiğinde, birbirinin hikayesini dinlediğinde, "Ben de buradayım" dediğinde duvarlar kalınlığını kaybeder. Bugün burada güzel ülkemizin hikayesine şahit oluyoruz. Duvarlar kalınlığını kaybediyor. Sizlerin sayesinde, bugün burada olduğunuz için, haksızlığa uğrayanlar da haklının yanında duranlar da görünür oluyor. Güzel günlere 1 gün daha yaklaşıyoruz. Sizin varlığınız, sadece bana verilen bir destek değil, adalet isteyen herkese ve güzel ülkemizin yarınlarına da büyük bir destek. Bugün benim adıma sizlerle birlikte olan CHP Genel Başkan Yardımcısı Sn. Gül Çiftçi'ye, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Milli Eğitim Politikaları Kurulu Başkanı değerli Suat Özçağdaş'a, canım kardeşim Ankara Milletvekili Umut Akdoğan'a, Kadıköy Belediye Başkanımız Mesut Kösedağı'na, PM üyemiz Tolga Sağ'a şükranlarımı sunarım. Emeği geçen başta eşim olmak üzere tüm arkadaşlarımıza, en önemlisi bugün bizlerle birlikte olan sizlere teşekkür ederim. Gökyüzünü metrekareyle ölçmek zorunda kalmadığımız günlerde tekrar buluşacağız, hep birlikte bu güzel Kadıköy'ün tadını çıkartacağız. Dayanışmayla ve umutla."
Özellikle Buğra Gökce'nin eşi Filiz Kahveci Gökce'ye kitap imzalatmak isteyen Zehra Özel, "Çok şey hissediyorum. Yapılanlar için çok acı duyuyorum. Geceleri uyuyamıyorum bile bazen aklıma geldiğinde. Buğra Bey'e yapılanlar, İmamoğlu'na yapılanlar bütün Silivri'de yatanlar için çok üzülüyorum. Her zaman onların yanındayız kalben. Bütün ailem, bütün duygularımızla. Evlendikleri gün bile bir resimlerini vermediler. Onları ağlayarak izledim onun için özellikle Filiz Hanım'a imzalatmak istiyorum. Filiz Hanım'ın rahmetli babasını da çok severdim. Onlar için çok üzülüyorum. Yapanlar cezasını çeksinler ama yapmadıysalar bu günahı kim çekecek? Yazık günah" dedi.
Son Dakika › Güncel › 'Dayanışma İmzası' Etkinliği... Kadıköy Belediye Başkanı Kösedağı: Ucu Bucağı Görünmeyen Bir Kuyruk Oluştu. - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.