Defne Özkaya Babasının İzinde - Son Dakika
Son Dakika Logo

Defne Özkaya Babasının İzinde

01.06.2025 11:06

28 yaşındaki Defne Özkaya, diyetisyenlik seçerek babası Prof. Dr. Ufuk Özkaya'nın örneğini izliyor.

Robotik protez cerrahisinde başarılı çalışmalarıyla bilinen ortopedi ve travmatoloji uzmanı Prof. Dr. Ufuk Özkaya'nın kızı, babasının insanlara dokunmasını örnek alarak, diyetisyenliği seçti.

24 yaşındaki Defne Özkaya, 6 Şubat 2023'te meydana gelen, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından afet bölgesinde Türk Ortopedi ve Travmatoloji Birliği Derneğiyle (TOTBID) faydalı işlere de imza atan babasının izinden gitmeye karar verdi.

İnsanlara yardımcı olmak için üniversitede diyetisyenliği seçen Özkaya, anne ve babasını örnek aldığını dile getiriyor.

"1 Haziran Dünya Ebeveyn Günü" kapsamında AA muhabirine konuşan Ufuk Özkaya, doktor olma hayalini çocukluktan beri kurduğunu söyledi.

Prof. Dr. Özkaya, sevgi dolu aile ortamında büyüdüğünü dile getirerek, "Mahalledeki çocukları 5-6 yaşlarındayken sıraya dizer, gülün dikeniyle hepsine onları aşı yapardım. Doktor olmayı hep küçüklükten beri istedim. Babam bir özel şirkette ticaret müdürü olarak çalışıyordu. Annem ve babam da tabii ki beni çok desteklediler. En büyük hayalleri benim doktor olmamdı." dedi.

Bu hayalini gerçekleştirerek 1987 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun olduğunu, Türkiye'nin çeşitli hastanelerinde çalıştığını aktaran Özkaya, Kahramanmaraş merkezli depremler yaşandığında TOTBID'te şube başkanı olduğunu anlattı.

Özkaya, "asrın felaketi" olarak ifade edilen depremleri kimsenin yaşamak istemeyeceğine dikkati çekerek, şöyle devam etti:

"İşin başında olan biri olarak, bu konuda altyapıyı oluşturmak ve iş bilen arkadaşları bir araya getirmek istedim. Orada, meslekte tecrübeleri az olan arkadaşlara rehberlik yapabilmek adına bilimsel kurullar oluşturduk. Oradaki arkadaşların o anda deprem bölgesinde herhangi bir şey yapabilmeleri çok zor. Çünkü kendileri depremzede. Kendileri çocuklarını, annelerimi, babalarını kaybetmişler. Hastaneler yıkılmış. Dolayısıyla bir set zincirinin oluşturulması ve oradaki hastalara bir triyaj yönteminin kurulması gerekiyordu. 'Bu ameliyatların yapılabileceği hastanelere nasıl ulaştırabiliriz' sorusuyla işe başladık. 'Bir depremde neler yapılır, her tarafı ezilmiş böbrekleri susuz kalmış, hayati tehlikesi olan enfeksiyonlarla boğuşan 7-8 gün sonra ancak depremin altından çıkartılmış birini hayatta nasıl tutabiliriz' gibi konular üzerinde çalışmalar yapmaya çalıştık. Bunları hala eğitim olarak vermeye çalışıyoruz."

Ortopedi ve travmatoloji alanında robotik cerrahinin kullanıldığını aktaran Özkaya, kalça ve diz kireçlenmeleri için protezler de yaptıklarını anlattı.

Prof. Dr. Özkaya, 26 yıllık evli olduğunu ve 2 kızının bulunduğunu, eşinin kendi ticari şirketi olduğunu, çocukları için elinden geldiğince iyi baba olmaya çalıştığını söyledi.

"Anne ve babalık 'part time' bir iş değil." diyen Özkaya, şunları ifade etti:

"Elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışırsınız, ne kadar başarılı olduğunuzu son anda anlarsınız. 'Kızım sağlıkçı ya da avukat olsun' diye yönlendirmek çabasında çok olmak istemedim. Çünkü eğer sağlıkçıysanız işinizi sevmeniz lazım. Hangi işi yapıyorsanız onu sevmeniz lazım. Kızımın da sevmediği bir mesleği yapmasını hiçbir zaman istemedim. Küçük kızıma da büyük kızıma da aynısını söylüyorum. Kendilerini serbest bırakmak istiyorum. Kızım yaşadıklarıyla, gördükleriyle, tecrübesiyle, birikimiyle eğer yolumdan gitmeye çalışırsa onun bileceği bir iş. Ben elimden geleni yaparım. Suyun akışı nereye gitmesi gerekiyorsa oraya gitmeleri gerekir. Tabii ki akıllıca tavsiyeler yapmak lazım. Çok klişe laf ama yüreğinin götürdüğü yere git. En mantıklısı o."

Prof. Dr. Özkaya, anne ve babalığın bir provası olmadığını, yaşayarak öğrenildiğini anlattı.

Bu konuda en önemli kavramın sevgi olduğuna değinen Özkaya, "Annemden, babamdan onu gördüm. Kendi aralarındaki bir problemi bile bize asla yansıtmamaya çalışırlardı. Şimdi eşim de çok yoğun çalışıyor. Bir iş kadını sonuçta. Eğer biz böyle ortaya iki şahane çocuk yetiştirebildiysek bu sadece babanın değil, anne ve babanın birlikte yapacağı bir iş. Ebeveynlere tavsiye niyetinde söyleyebileceğim tek şey çocuklarına değer vermeleri ve açık olmaları, sevmeleri... Birbirlerini de sevmeleri, eşlerine saygı göstermeleridir."

Diyetisyen kızı babasının izinden gidiyor

Stajyer diyetisyen Defne Özkaya ise hiçbir zaman babasının eksikliğini yaşayan bir çocuk olmadığını söyledi.

Doktor bir babanın kızı olmanın dezavantajını yaşamadığını belirten Özkaya, "Babam insan sağlığına yardımcı olmam konusunda en büyük öncümdür. Bana en çok yardımcı olan kişi babamdır." dedi.

Meslek seçerken babası gibi doktor olmaktan çekindiğini de anlatan Özkaya, şunları kaydetti:

"Ben de 'İnsanlara nasıl bir yandan yardımcı olabilirim' diye düşündüm. Burada insanların beslenmesine yardımcı olabileceğimi fark ettim. Bir sürü hastalıklar ortaya çıktı. Hastalara bir şekilde yardımcı olabilmek beni çok mutlu ediyor. En büyük rol modellerim annem ve babam oldu. Babamdan aldığım en güzel tavsiye 'Nasıl mutlu olacaksan o şekilde yaşa.' Babam, hiçbir zaman kimsenin ne dediğine, ne düşündüğüne aldırmadan, neyi seviyorsam onu yapmaya devam etmemi benden istedi. Hayatım boyunca aldığım en iyi tavsiye buydu. Babamın öncü olduğu gibi sağlık sektöründe olabildiğim en iyi noktaya gelebilmek en büyük hedefim."

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Defne Özkaya Babasının İzinde - Son Dakika


Advertisement