(ESKİŞEHİR) - Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, " Türkiye'de tarihinde olmadığı kadar yolsuzluklar sistematik hale getirilmiştir. Bütçenin 2024 yılında yüzde 62'si Kamu İhale Kanunu dışında keyfi olarak sarf edilmiştir. Yolsuzluklar, usulsüzlükler, öncelik sıralamalarının yanlış teşhis edilmesi dolayısıyla Türkiye kaynaklarını heba etmektedir. 23 yıldır öncelik sıralamalarının yanlış belirlenmesi dolayısıyla ve kötü niyetle, adeta bir kravatlı soyguna muhatap kılınarak Türkiye'nin kaynakları yağmalanmıştır" dedi.
Uysal, Eskişehir'de gazetecilere yaptığı açıklamada, TBMM'deki Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun İmralı'ya yaptığı ziyarete tepki gösterdi, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin Cumhur İttifakı'nı İmralı ile ittifaka mecbur bıraktığını söyledi.
"50+1 İmralı ile ittifaka mecbur bıraktı"
Uysal, "keyfi düzenin ortaya çıkardığı olumsuzlukların bedelini 86 milyonun ödediğini" belirterek, "Bugün bu bedellere hayat pahalılığı, enflasyon, çift haneli işsizlik, çift haneli faiz oranları, konkordatolar, iflaslar eklendi. Bunlara bir de İmralı sürecinin eklendiği kanaati içerisindeyiz. 2023 seçimleri öncesi Altılı Masa'nın altında HDP'yi, PKK'yı arayanların bugün hiçbir utanma duygusu içermeden, siyasi saiklerle, kısa vadeli şahsi önceliklerle iş birliği yolunda bir süreci işletmekten de imtina etmediklerini görüyoruz. Maalesef Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin ortaya çıkardığı yüzde 50+1 dengesi bugün iktidarı, Cumhur İttifakı'nı, Sayın Erdoğan'ı ve Sayın Bahçeli'yi Öcalan üzerinden, terörist başı Öcalan üzerinden ittifak kurmaya mecburiyetinde bırakmıştır. Bu da bir nevi Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin bir başka olumsuz sonucudur" diye konuştu.
Demokrasi ve hukuk sisteminin işler hale getirilmesi gerektiğine dikkati çeken Uysal, "Küresel rekabette insanımızı donanımlı hale getirecek eğitim sisteminden başlayarak, Türkiye'de işleyen bir demokrasi, işleyen bir hukuk düzenini kurmamız gerekirken, maalesef adeta ikili bir hukuk düzenine geçirilerek, iktidara karşı, iktidarı değiştirecek imkan, kapasite ortaya koyan siyasetçi, aktör, siyasi partilerden başlayarak bugün operasyonlara da muhatap oluyoruz. Kademe kademe demokratik rekabet sahasının yok edilmeye çalışılmasını Türkiye için bir büyük tehlike olarak görüyoruz" dedi.
"PYD'nin özerk alanı ele geçirmesine AKP vesile olmuştur"
Uysal, "Türkiye dahil olmak üzere bölgeyi yöneten ülkelerin öngörü eksikliğiyle Suriye başta olmak üzere iktidar değişikliği için yaptığı müdahalelerin Orta Doğu'nun bel kemiğinin kırılmasına vesile olduğunu" belirterek, "Orada çıkan iktidar boşluğu neticesinde ABD gözetiminde PKK'nın uzantısı PYD'nin bir özerk alanı ele geçirmesine de AKP iktidarının siyaseti en nihayetinde vesile olmuştur" diye konuştu.
Suriye'den Türkiye'nin milli güvenliğine yönelik birtakım tehditler oluştuğunu söyleyen Uysal, "Bu tehditleri bertaraf etmek için böyle bir süreç başlattığını iddia eden karşımızda bir Cumhur İttifakı var. Bugün Türkiye'de yürütüldüğü iddia edilen bu İmralı sürecinin bağlı olduğu değişken, Suriye'de PKK'nın neyi kotarıp neyi kotaramayacağıyla ilgilidir" dedi.
"Abdullah Öcalan Kürtlerin temsilcisi olamaz"
Terör örgütü lideri Abdullah Öcalan'ın Kürtlerin temsilcisi olamayacağını vurgulayan Uysal, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Türkiye'de etnik bölücü siyasetin egemenlik sahasından Doğu ve Güneydoğu'daki Türk kökenli vatandaşlarımızı çıkarmamız gerekirken, PKK'yı ve PKK'nın lideri terörist başı Öcalan'ı Kürt vatandaşlarımızın tek ve meşru temsilcisi haline getirmeyi çok büyük bir yanlış olarak değerlendiriyoruz. Türkiye'de karşımızdaki sorunun adı sadece terör değildir. Sorun, terörü araç haline getirmiş etnik bölücü siyasettir ve etnik bölücü siyasetin nihai programı hiçbir şekilde değişmez."
"Türkiye'nin sahip olduğu kaynaklar Türk milletinin refahı için işletilmeli"
Nadir toprak elementleriyle ilgili konuşan Uysal, bu elementlerin küresel rekabette devletler arasında büyük mücadele sahası haline geldiğini anlattı. "Demokratik meşruiyeti zayıflamış hükümetlerin, kapılar arkasında kendi ülkelerinin birtakım menfaatlerini yabancı ülkelere sevk ederek kendi iktidarlarını sürdürme gayretleri içerisinde olduğunu bölgenin diğer ülkeleri üzerinden de okuyabiliriz" ifadesini kullanan Uysal, "Ümit ve temenni ederiz ki Türkiye'nin sahip olduğu tüm bu yerel kaynaklar yine Türk milletinin refahı için işletilir, yine Türk milletinin geleceğini tahkim etmek için işletilir" diye konuştu.
Türkiye'de yolsuzlukların bilinçli bir politikayla adeta sistematik hale getirildiği bu sürecin sonucunda Türkiye'de yoksulluğun derinleştiğini, kaynakların heba edildiini belirten Uysal, şunları kaydetti:
"Türkiye'de tarihinde olmadığı kadar yolsuzluklar sistematik hale getirilmiştir. Sadece bir veriyi sizlerle paylaşsam, bütçenin 2024 yılında yüzde 62'si Kamu İhale Kanunu dışında keyfi olarak sarf edilmiştir. Yolsuzluklar, usulsüzlükler, öncelik sıralamalarının yanlış teşhis edilmesi dolayısıyla Türkiye kaynaklarını heba etmektedir. 23 yıldır öncelik sıralamalarının yanlış belirlenmesi dolayısıyla ve kötü niyetle, adeta bir kravatlı soyguna muhatap kılınarak Türkiye'nin kaynakları yağmalanmıştır.
Kirli kaynaklarla siyaseti finanse edenler, yolsuzluğun kitabını yazmış olanlar bugün CHP başta olmak üzere muhalefetin kimi belediyeleri üzerinden kamuoyunda sureti haktan görünerek yolsuzlukla mücadele ettiklerini bir büyük utanmazlık içerisinde iddia da edebilmektedirler. Biz Demokrat Parti olarak Türkiye'nin içine sıkışacağı şu parantezi de reddediyoruz; 'Bunlar gitsin, bunların yaptığı usulle biz yağmalayalım' anlayışını reddediyoruz. O nedenle, Türkiye'nin önümüzdeki süreçte bir arınmayla beraber Türkiye'de ifade ettiğim gibi işleyen bir demokrasiyi kurmanın, işleyen bir hukuk düzenini kurmanın Türk milletinin birliğinin, beraberliğinin en önemli teminatı olduğu kanaati içerisindeyim."
Son Dakika › Güncel › Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal: 'Türkiye Kravatlı Soyguna Maruz Kalıyor' - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.