Dışişleri Bakanı Davutoğlu Açıklaması - Son Dakika
Son Dakika Logo

Dışişleri Bakanı Davutoğlu Açıklaması

Dışişleri Bakanı Davutoğlu Açıklaması
27.02.2013 09:19

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Türkiye'nin kimde olursa olsun her türlü nükleer silaha karşı olduğunu söyledi.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Türkiye'nin

kimde olursa olsun her türlü nükleer silaha karşı olduğunu söyledi.

Davutoğlu, AK Parti Ankara İl Başkanlığı Siyaset Akademisi'nde düzenlenen,

"Lider Ülke Türkiye Yerel Yönetimler 2" başlıklı programın açılışında konuşma

yaptı.

İran'ın nükleer programı hakkında görüşünün sorulması üzerine Davutoğlu,

Türkiye'nin bu konudaki pozisyonunun iki ilkeye dayandığını belirterek, şöyle

konuştu:

"Türkiye kimde olursa olsun her türlü nükleer silaha karşıdır. Hiçbir

ülkenin ayrıcalığı olamaz. Nükleer teknoloji ise insanoğlunun ortak üretiminin

sonucudur. Nükleer teknoloji elde etme konusunda her ülke eşit hakka sahiptir. Bu

iki ilke yan yana konulduğunda İran'ın nükleer programının sınırları da

belirlenmiş olur. İran barışçıl nükleer teknoloji için ne yapmak istiyorsa ona

destek veririz. Ama nükleer silah konusunda İran'da ya da herhangi bir ülke de

bunun olmaması için gerekli Uluslararası Atom Enerjisi kurallarına uymak

zorundadır."

Davutoğlu, İran'ın nükleer çalışmalarının son 10 yılda yoğunlaştığını ancak

bunun aslında 40-50 yıllık bir program olduğunu anlatarak, bu konuda anlaşma

sağlanmış olan tek dokümanın 17 Mayıs 2010'da imzalandığını hatırlattı.

Söz konusu dokümanın imzalanması için o dönemde 8 ayda 9 kez İran'a

gittiğini anımsatan Davutoğlu, "O anlaşma imzalanmış olsaydı, şu anda İran'ın

elinde belirtilen noktalara gelecek bir kapasite olmayacaktı. Çünkü İran, gönüllü

olarak az gelişmiş uranyumunu, yüzde 3,5 zenginleştirilmiş uranyumunu, Türkiye'ye

verecekti. Karşılığında da İran'a yüzde 20 zenginleştirilmiş uranyum verilecekti.

Böylece büyük bir ihtilaf takas anlaşmasıyla çözülmüş olacaktı" ifadesini

kullandı.

Davutoğlu, o dönemde bu anlaşmanın hakkıyla değerlendirilemediğine işaret

ederek, anlaşmanın uygulanması yerine yeni yaptırımların gündeme geldiğini ama

netice alınamadığını, Türkiye'nin söz konusu yaptırımlara karşı tutumunu açık

biçimde ortaya koyduğunu dile getirdi. Bu süreçte 2,5 yıl zaman kaybı

yaşandığını, tansiyonun da yükseldiğini belirten Davutoğlu, "Şimdi de bir an

önce bu müzakerelerin canlanması ve barışçıl yollarla buna çözüm bulunmasını

istiyoruz" diye konuştu.

- Kıbrıs meselesi-

Davutoğlu, Güney Kıbrıs Rum Kesimi'nde yapılan seçimler ve müzakere süreci

ile ilgili son durumun sorulması üzerine ise "Kıbrıs'ta şu ana kadar barış

olmamasının sorumlusu Türkiye ve KKTC değil, 2004'te 'hayır' diyen Kıbrıs Rum

tarafıydı" ifadesini kullandı.

O dönemde "evet" kampanyası yapan Anastasiadis'i yeni bir sınavın

beklediğini belirten Davutoğlu, "Anastasiadis o tutumunu sürdürür ve yeni bir

barışın önünü açarsa, karşılığını mutlaka görür" dedi.

Davutoğlu, son dört yıldır Hristofyas döneminde başlayan müzakerelerde

süreci yavaşlatanın hep Kıbrıs Rum yönetimi olduğunu vurgularken, Türkiye'nin

adada eşit haklara dayalı, çift kesimlilik esasında bir barışın gerçekleşmesine

inandığını ama önemli olanın karşı tarafın da buna inanması olduğunu ifade etti.

Davutoğlu ayrıca Anastasiadis yönetiminin bu yönde bir tavır sergilemesi

durumunda, müzakerelerde de bir ivme gözleneceğini kaydetti.

-AB süreci-

Bir soru üzerine Davutoğlu, İngiltere'nin Türkiye'nin AB üyeliğine açık

desteği olduğunu, Almanya ve Fransa'da ise böylesine bir desteğin bulunmadığını

anlatarak, İspanya, İsveç, İtalya gibi ülkelerden oluşan "Turkey Focus" adlı

Türkiye'nin üyeliğine destek veren bir oluşumun zaten AB içinde bulunduğuna

işaret etti.

Bu ülkelerle yakın bir şekilde çalışıldığını söyleyen Davutoğlu, "Bir

taraftan Almanya ve Fransa'yı bu konuda müdahil olmaya çalışıyoruz, bir taraftan

da Türkiye'nin üyeliğine sıcak bakan bu ülkeleri daha aktif hale getirmeye

çalışıyoruz. Nihayetinde Avrupa'nın kaderi Türkiye olmadan yazılmamıştır, bundan

sonra da yazılamaz. AB'nin alacağı karar, atacağı adımlar bizim geleceğimizden

çok AB'nin geleceğini olumlu yönde etkileyecektir" dedi.

Davutoğlu, 1997'de oluşturulan D-8'in zaman içinde geliştiğini de

kaydederken, son yıllarda D-8'in yeniden yapılandırılması için büyük bir hamle

içine girildiğini belirtti.

Türkiye'nin geçmişte de D-8'i aktif olarak kullanmak istediğini ancak D-8

içindeki bazı ülkeler arasındaki ilişkilerin istenilen düzeyde olmadığını

bildiren Davutoğlu, "D-8'i çok önemli bir uluslararası forum olarak en etkili

şekilde değerlendirmeye çalışacağız" ifadesini kullandı.

(Sürecek)

Muhabir: Halit Gülşen

Yayıncı: Tarkan Demir - ANKARA

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Dışişleri Bakanı Davutoğlu Açıklaması - Son Dakika


Advertisement