- İran'da yarın yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleriyle 1979 devriminden bu yana ülkede 11. kez cumhurbaşkanlığı seçimi gerçekleştirilmiş olacak
Devrimden sonra yapılan ilk cumhurbaşkanlığı seçimini kazanarak yeni dönemin ilk cumhurbaşkanı olan Beni Sadr, daha sonra rejim tarafından "vatana ihanetle" suçlandı, ardından da Fransa'ya kaçtı
İran'ın ikinci cumhurbaşkanı Muhammed Ali Recai, Sadr'ı destekleyen ve kendilerini "İslamcı Sosyalist" olarak tanımlayan Halkın Mücahitleri Örgütü'nün düzenlediği suikastle hayatını kaybederken, üçüncü cumhurbaşkanı olan şimdiki dini lider Hamaney de aynı örgütün gerçekleştirdiği başka saldırıda bir elini kaybetti
Rafsancani, cumhurbaşkanlığı yaptığı dönemde "İran'ı uluslararası camiada yalnızlıktan kurtaran adam" sıfatını kazanırken, halefi Hatemi reformcu kimliğiyle, mevcut cumhurbaşkanı Ahmedinejad ise ABD- İsrail karşıtı sert söylemleri ve nükleer teknolojiyi sürdürme politikasıyla zihinlerde yer etti
İran halkı, dini lider Ali Hamaney'in Anayasayı Koruyucular Konseyi üzerinden ağırlığını koyduğu aday listesiyle sandık başına giderken, geleneksel İran siyasetinin "reformcu-muhafazakar" ayrımı bu seçimde listelere çok yansımadı.
Dini lider Hamaney'in, seçimlerin muhafazakar-reformcu kanat yerine, sadece muhafazakar gruplar arasında geçmesini istediği, bu durumun İran siyasetinde bir kırılmaya işaret ettiği belirtiliyor.
1979 İran Devrimi lideri Ayetullah Humeyni'nin ölümünden sonra dini lider seçilen Ali Hamaney'in yönetiminde ikişer dönem cumhurbaşkanılığı yapan Haşimi Rafsancani, Muhammed Hatemi gibi "ılımlı" isimler veya onlara yakın kişilerin listeye girememesi ise 2009 seçimlerinde yaşanan olayların tekrar etmemesi için dini lider tarafından alınan bir "tedbir" olarak görülüyor.
İran Devirmi'nden bugüne 11. kez cumhurbaşkanlığı seçimleri düzenleyen İran'da siyasete, Hamaney, Rafsancani, Hatemi ve Ahmedinejad dönemleri damgasını vurdu.
Birincisi kaçtı, ikincisi öldürüldü
İran'da birinci dönem cumhurbaşkanlığı seçimleri devrimden tam bir yıl sonra 1980'de yapıldı. Halkın yüzde 70'e yakın katılım gösterdiği seçim sonucunda Ebu'l-Hasan Beni Sadr cumhurbaşkanı seçildi. İran-Irak savaşının patlak vermesinin ardından, Baas rejimine "müsamahakar" davranmak ve "vatana ihanet" ile suçlanan Sadr, İslami Şura Meclisi tarafından cumhurbaşkanlığından azledildi. "İslami tandanslı liberal" olarak nitelendirilen Sadr, bunun üzerine ülkesinden ayrılarak Fransa'ya gitti. Beni Sadr, hala bu ülkede yaşıyor.
İkinci dönem cumhurbaşkanlığı seçimleri İran-Irak savaşı gölgesinde, Ağustos 1981'de gerçekleştirildi. Beni Sadr döneminin Başbakanı Muhammed Ali Recai cumhurbaşkanı oldu. Recai'nin cumhurbaşkanlığı, Sadr'ı destekleyen ve kendilerini "İslamcı Sosyalist" olarak tanımlayan Halkın Mücahitleri Örgütü'nün düzenlediği suikastle sona erdi. Aynı örgütün 1981'de, Tahran'daki Ebuzer Camisi'ne düzenlediği saldırıda şimdiki dini lider Ali Hamaney de sağ elini kaybetti.
Bir aydan kısa süre cumhurbaşkanlığı yapan Ali Recai'nin öldürülmesi üzerine Ekim 1981'de yapılan üçüncü dönem cumhurbaşkanlığı seçimlerini, devrimin lideri Humeyni'ye yakınlığıyla bilinen şimdiki dini lider Ali Hamaney kazandı. Hamaney, 16 milyon kişinin katıldığı seçimlerden 15 milyonu aşkın oy alarak çıktı.
Hamaney'in dört yıllık dönemini tamamlamasının ardından 1985'te, İran-Irak savaşının en ateşli günlerinde İran, dördüncü cumhurbaşkanlığı seçimlerini gerçekleştirdi. Hamaney'in cumhurbaşkanlığı görev süresini doldurduğu 1989'da İran Devrimi'nin lideri Ayetullah Humeyni hayatını kaybetti.
- "İran'ı uluslararası camiada yalnızlıktan kurtaran adam"
Humeyni'nin ölümünden sonra Haşimi Rafsancani'nin başkanlığını yaptığı, dini lideri seçme yetkisine sahip Uzmanlar Meclisi, yeni dini lider olarak Ali Hamaney'i seçti. Hamaney'in dini lider olmasının ardından yapılan beşinci dönem cumhurbaşkanlığı seçimlerini Uzmanlar Meclisi'nin başındaki Rafsancani kazandı. Devrim sonrası beş yıllık kalkınma planı, savaştan sonra gerçekleştirilmesi planlanan ekonomik reformlar, Avrupa Birliği'yle müzakerelerle Batı ile mevcut gerginlikleri giderme politikaları gibi tartışmalı konularının damgasını vurduğu 1989 seçimlerinde Rafsancani, dini lider Hamaney'in de desteğiyle seçim sandığından zaferle çıktı.
Rafsancani, cumhurbaşkanlığının ilk döneminde daha önce fazla etkili olmayan yürütme erkinin yetkilerini genişleterek gücünü artırdı. "Pragmatik" bir politika izleyen Rafsancani, ülkesinin uluslararası ilişkilerde yalnızlaşmasını önlemeye çalıştı. Savaştan çıkan ülke ekonomisini canlandırmak için yabancı sermaye yatırımlarından ve özel girişimden yararlanma stratejisini uygulayan Rafsancani, Avrupa'yla ilişkileri iyileştirmeye çalıştı.
Rafsancani, altıncı dönem cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yapıldığı 1993'te oy oranı düşmekle birlikte yeniden cumhurbaşkanı seçildi.
İran siyasetine reformcu Hatemi damgası
Anayasaya göre iki dönem cumhurbaşkanlığı yaptıktan sonra ara vermeden aday olamayan Rafsancani'nin yerini, 1997'de yapılan seçimlerde oyların yüzde 70'ini alarak seçilen Muhammed Hatemi aldı. Batıyla kurulan diyaloğun yumuşatılmasından yana olan Hatemi, dört yıllık cumhurbaşkanlığının ardından 2001'de, oylarını arttırarak ikinci kez cumhurbaşkanı seçildi.
Muhammed Hatemi, ikinci döneminde, yapmayı planladığı cumhurbaşkanının yetkilerini genişleten ve seçim denetimi konusunda düzenlemeler getiren yasa tasarılarını, üyelerinin altısı dini lider Hamaney tarafından seçilen Anayasayı Koruyucular Konseyi'nden geçiremedi.
İran siyasetinin reformcu kanadını temsil eden Hatemi, iktidara geldikten sonra medeniyetler arasında diyalog, sivil toplum örgütleri, özgürlükler, insan hakları ve demokrasi vurgusu yaptı. "Amerikan'ın İran'ın dostu olduğunu" söyleyen Hatemi, ABD ve Avrupa ülkeleriyle ilişkileri geliştirme, bölge ülkeleriyle yakınlaşma politikasını savundu. Uluslararası topluma ve dünya ekonomisine entegrasyon amaçlayan Hatemi, ılımlı ve daha pragmatik dış politika yaklaşımı benimsedi. Bu yüzden Hatemi dönemi, Sovyetler Birliği'nin Gorbaçov dönemine benzetildi. İşsizliğin azaltılamaması ve adil gelir dağılımının sağlanamaması başta olmak üzere söylemlerin pratiğe yansıtılamaması, muhafazakar kanadın güçlenmesine ve Hatemi'nin temsil ettiği reformcu kanadın düşüşüne neden oldu.
Ahmedinejad güçlü başladı, sessiz bitirdi
İran'da dokuzuncu dönem cumhurbaşkanlığı seçimleri, muhafazkar ve reformcu kanadın saflarının iyice netleştiği bir ortamda gerçekleşti. Eski cumhurbaşkanlarından Rafsancani ve Mahmud Ahmedinejad, 2005'teki seçimlerde iki güçlü aday olarak yarışırken, dini lider Hamaney tercihini, "eski dostu" Rafsancani yerine, radikal söylemiyle dikkati çeken Ahmedinejad'dan yana kullandı. İlk turda iki aday da kesin çoğunluğu sağlayamazken, Hamaney'in adayı Ahmedinejad ikinci turda yüzde 63'le cumhurbaşkanı seçildi.
Ahmedinejad'ın ilk dönemine, ABD-İsrail karşıtı tutumu ve nükleer teknolojide ısrar eden politikası damga vurdu. Nükleer programı nedeniyle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne sevk edilen İran'a ilk yaptırım kararı da 2006'da Ahmedinejad zamanında uygulandı. Ahmedinejad hükümeti, ekonomik programlarda değişiklik, petrol gelirini halkın geniş kesimine yayma gibi politikalarla yaptırımlara direnmeye çalışsa da hızla yükselen enflasyon ve artan işsizliğin önünü alamadı.
İran'da, 2009'da yapılan, onuncu dönem cumhurbaşkanlığı seçimleri, reformcular ve muhafazakarlar arasında oldukça gerilimli geçti. Yeniden aday olan muhafazakar isim Ahmedinejad'ın rakipleri, reformcu kanattan eski İran Meclis Başkanı Mehdi Kerrubi ve yeni rejimin son başbakanı Mir Hüseyin Musavi'ydi.
Ahmedinejad'ın sandıktan zaferle çıkmasının ardından, seçimlere hile karıştırıldığını savunan muhaliflerin sokaklara dökülmesi kalabalık gösterilere neden oldu. Şiddetlenen sokak protestoları 2009 seçimlerine damgasını vururken, dini lider Hamaney seçim sonuçlarının "Allah'ın takdiri olduğunu" ve halkın Ahmedinejad'ın arkasında birleşmesi gerektiğini söyledi.
Seçimlerin ikinci turunda Ahmedinejad'a karşı yarışan Musavi, "Seçimlerde yaşanan ihlali kınadığını, sessiz sinema gösterisini kabul etmeyeceğini" söyledi. Bastırılan gösteriler sonunda Ahmedinejad'ın ikinci kez seçilmiş oldu. Dini liderin desteğini alarak seçilen Ahmedinejad, özellikle ikinci dönemdeki politikaları yüzünden Hamaney'le sorun yaşadı. Muhafazakar devlet otoritesinin güçlü şekilde arkasında durduğu Ahmedinejad'ın ikinci dönemi, dünürü ve yakın müttefiki Rahim Meşai'nin adaylığının Anayasayı Koruyucular Konseyi tarafından reddedilmesiyle fiilen sona erdi.
Yarın yapılacak seçimde desteklediği aday bulunmayan Ahmedinejad'ın 2009'daki rakipleri Musavi ve Kerrubi'nin seçimlerdeki tutumları yüzünden mahkum edildikleri ev hapsi ise hala sürüyor. - Ankara
Son Dakika › Güncel › İran'da Cumhurbaşkanlığı Ateşten Gömlek - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.