CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Sarıgül ile ilgili gösterdiği fotoğrafa ilişkin, "O fotoğrafta da oynanmış. Sahtekarlık yapılmış" derken Başbakanlık Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğünün yazısını göstererek, "Ve Erdoğan neyle suçlanıyor, zimmet, kamu taşıma biletlerinde kalpazanlık, resmi evrak ve kayıtlarda sahtecilik ile cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak fiillerinden ötürü dosyası var, belgeleri var, raporları var, dokunulmazlığını kaldırın diye, imzalıyor, kim Recep Tayyip Erdoğan imzalıyor" dedi.
-"BİR GÜN BİLE O ARKADAŞLARIN HAPİSTE TUTULMALARI BİR DEMOKRASİ AYIBIDIR"-
Partisinin grup toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdardoğlu, şöyle dedi:
"En son biliyorsunuz 5 numaralı CD'nin Balyoz Davası'nda sahte olduğu çıktı ortaya. Yıllardır söylüyorduk, bu belgeler sahtedir. Sonunda TÜBİTAK bir grup uzman bunun sahte olduğuna karar verdi. Şimdi artık bu davanın çöktüğünü hepimiz biliyoruz.
Bir gün bile o arkadaşların hapiste tutulmaları bir demokrasi ayıbıdır. Hukuk ayıbıdır, derhal bunların serbest bırakılması lazım. Defalarca söyledim bu özel yetkili mahkemeler adalet dağıtmaz, siyasal iktidarın sopasıdır. Artık adaletin sağlanması gerekiyor.
Hükümet samimi ise milli orduya kumpas kuruldu söyleminin arkasında hala duruyorsa çözüm yeri TBMM ise gelin kardeşim, CHP hazır. Bu ülkeye aydınlığı getirelim, haksızlığı bitirelim ve adaleti sağlayalım.
-"KABA KUVVET ŞİDDET SİYASİ PARTİLERİN YARIŞINDA OLMAZ"-
Siyasal partiler demokrasinin vazgeçilmez unsurlarıdır. Siyasal partilerin bir iktidar mücadelesi içinde olması son derece doğaldır. Bu bir centilmenlik yarışıdır. Etik kuralları, ahlaki kuralları olması gereken bir yarıştır. Şiddet bu yarışta olmaz.
MHP'nin Esenyurt'ta bir seçim bürosu açılışı var ve bir saldırı var, bir vatandaşımız hayatını kaybediyor. Şiddetle ama şiddetle kınıyoruz.
Hiç kimsenin bir başka siyasal partiyi kaba kuvvetle susturması gibi bir olayı asla kabul etmiyoruz. Demokrasilerde bunun yeri yoktur. Fikir özgürlüğü varsa düşünce özgürlüğü varsa çıkar düşüncenizi söylersiniz. Katılmasak bile o düşünceye sizin düşüncenizi özgürce dile getireceğiniz bir Türkiye'yi inşa etmek için yola çıktık zaten. Kaba kuvvet şiddet siyasi partilerin yarışında olmaz. Olmamalıdır. O nedenle MHP camiasına başsağlığı diliyorum."
-TRAFİK KAZALARINA DİKKAT ÇEKTİ-
Son günlerde artan trafik kazalarına dikkat çeken Kılıçdaroğlu, "Trafik kazaları konusunda devletin biraz daha denetimlerini sıklaştırması gerekiyor.
Trafik polisi arkadaşlarıma bir çağrıda bulunmak istiyorum. Lütfen denetimlerinizi biraz daha sıklaştırın. Can kaybına yol açılmasın" dedi.
-"BU MİLLİ İRADE HIRSIZLIĞI DEĞİL DE NEDİR?"-
Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:
"Bugünlerde milli irade hırsızlığından söz ediliyor. Defalarca söyledik, yüzde 10 seçim barajı milli irade hırsızlığını meşrulaştırmak için getirilen bir düzenlemedir, dedik. 2002'de yüzde 34 oy aldı AKP, parlamentodaki vekillerin yüzde 66'sına sahip oldu. Bu milli irade hırsızlığı değil de nedir? 2007'de yüzde 47 oy aldı, parlamentonun yüzde 62'sine sahip oldu. Bunun adı milli irade hırsızlığıdır. Gelin yüzde 10 seçim barajını kaldıralım, hayır kaldırmayacağız diyorlar. O zaman kusura bakma sen milli irade hırsızlığından bahsedemezsin. Senin zaten hırsızlıklarını biliyoruz.
-"SEN BAŞÇALANSIN, MİLLİ İRADEYİ DE ÇALIYORSUN"-
Sen başçalansın, milli iradeyi de çalıyorsun.
Bizim 33 milletvekilimizi çaldılar. Bunun adı milli irade hırsızlığıdır.
-BAŞBAKAN'A SARIGÜL YANITI-
Erdoğan 25 Ocak 2014'te diyor ki; 'Pazar gününe kadar Sarıgül dosyasını açıklamazsan ben açıklayacağım'. Gaziantep'te dedim ki açıklamazsan namertsin dedim. Pazar günü oldu. Eline almış bir fotoğraf. O fotoğrafta da oynanmış. Sahtekarlık yapılmış. Sen başbakansın sana sahtekarlık yapmak yakışır mı? O fotoğrafta bir sürü insanın ismi var, onların tayfasından, onların ismini karalamışlar, flu yapmışlar, kimse görmesin diye
-"ÜZERİNDE OYNARSA O SAHTE DİJİTAL DELİLLER VARDI YA ONLARI YAPAN ADAMIN O OLDUĞU SONUCUNA VARILIR"-
Bir başbakan eğer bir fotoğraf gösterecekse fotoğraf üzerinde oynamaz. Büyütür, gösterir, eyvallah saygım vardır. Ama fotoğraf üzerinde oynarsa o sahte dijital deliller vardı ya onları yapan adamın o olduğu sonucuna varılır. Madem bir yolsuzluk dosyası açacaksın, niye fotoğrafı tahrip ediyorsun, açıklarsın, biz de sana gerekli cevabı veririz. Dosyayı açıkladı. Bir başbakan eline tutuşturulan kağıdı hemen okumaz. Önce onun doğruluğunu araştırırsınız. Eline bir şey verilmiş ben bunu açıklayacağım dedi ve açıkladı, okudu.
-"KAVGA DÖNEMİ BİTTİ, HUZUR VAR ARTIK"-
Olay 2004'teParti içinde bir tartışma var, genel başkanlık yarışı var, şikayetler var, kavgalar var, bunlar olur, çok şükür şimdi yok, bitirdik onu. Kavga dönemi bitti, huzur var artık.
9 Ağustos 2004'te İçişleri Bakanlığı Mülkiye müfettişleri olayı araştırıyor, nedir bu diye. İçişleri Bakanlığı raporunda diyor ki, imar yasasına aykırı uygulamalar var, 27 yapıdan 5'i hakkındaki iddialar yerinde bulunmamıştır. Bunun üzerine Danıştay'a başvuruluyor. Danıştay'a gidiyor olay. İnceleniyor. Danıştay diyor ki bu 22 dosyadan 21'i hakkında yapacak bir şey yoktur, soruşturmaya gerek yoktur, bir dosya için konunun soruşturulması lazım diyor. Olay mahkemeye intikal ediyor. Şişli 9. Asliye Ceza Mahkemesi ve sonuç beraat ediyor. 27 dosyanın tümü aklanmış oluyor.
-"SENİN BOYUN YETMEZ BUNA BOYUN"-
Buna bakmıyor, baksa bile anlamıyor, gözü kararmış. Acaba CHP'yi nasıl yolsuzlukla suçlarım diye, senin boyun yetmez buna boyun.
Çünkü sen helale harama ortak olan adamsın. Helali bırakmış harama ortak, bizden hesap soracakmış, kimsin sen?
Al dosyaları kardeşim, çık karşıma, senin istediğin televizyon kanalında, bana soru sor, ben mahcup olayım, gelmem diyor. Niye gelemiyorsun Recep Bey? Neden korkuyorsun? Alnın temiz ise verilmeyecek hesabın yoksa neden korkuyorsun? Sen başçalansın da onun için korkuyorsun."
-"SEN NEDEN SAYIN BAYKAL'IN İZLEDİĞİ YOLU İZLEMEDİN"-
Eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ile ilgili öne sürülen bir iddiayı hatırlatan Kılıçadaroğlu, şöyle dedi:
"Ben o zaman grup başkanvekili bile değildim. Dendi ki Sayın Baykal'ın İsviçre'de bankalarda hesabı var. İlgili yerlere başvurdu. Bildirdiler, Sayın Baykal'ın hiçbir hesabı yok.
Yahuu kardeşim senin hakkında WikeaLeaks belgeleri yayınlandı, senin İsviçre bankalarında 8 ayrı hesabının olduğu söylendi. Dava açacağım dedi, açtı mı, açmadı. Niye dava açmadın sen? Sen neden Sayın Baykal'ın izlediği yolu izlemedin? Gidip başvurmadın, benim hesabımın olup olmadığını bana bildirin demedin sen. Ben temizim diyor, gel sen onları geç, senin ne kadar temiz olduğunu biz çok iyi biliriz. Ben çok iyi bilirim, sen yürütmenin başısın zaten.
-"ŞİMDİ BEN ONA BİR BELGE AÇIKLAYAYIM, BAŞBAKANLIK PERSONEL VE PRENSİPLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜNÜN BİR YAZISI"-
Şimdi ben ona bir belge açıklayayım. Başbakanlık Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğünün bir yazısı... Altında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan yazıyor. Nedir bu yazı? 22 Ocak 2004'te yazılmış. Diyor ki, Adalet Bakanlığından yazı gelmiş Başbakanlığa, dokunulmazlık dosyası ile ilgili, o da TBMM'ye gönderecek. Ve Erdoğan neyle suçlanıyor, zimmet, kamu taşıma biletlerinde kalpazanlık, resmi evrak ve kayıtlarda sahtecilik ile cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak fiillerinden ötürü dosyası var, belgeleri var, raporları var, dokunulmazlığını kaldırın diye, imzalıyor, kim Recep Tayyip Erdoğan imzalıyor. O bir fotoğraf gösterirken bile fotoğrafta oynadı, sahtekarlık yaptı, ben kapı gibi belge gösteriyorum ve kendi imzası var. Sen zimmetten, otobüs biletlerinde kalpazanlıktan kendi yazın var, kendi yazınla gösteriyorum, şimdi utanır mı? Utanması için ne lazım, ar damarı lazım değil mi? O da yok.
Kendi imzasıyla kendi sahtekarlıklarını parlamentoya bildiren bir başbakan var."
Son Dakika › Güncel › Kılıçdaroğlu'ndan Başbakan'a Fotoğraf Yanıtı: Kendi İmzasıyla Kendi Sahtekarlıklarını... - Son Dakika
Sizin düşünceleriniz neler ?