(İSTANBUL) - Yeniden Refah Partisi'nin eski Başbakan Necmettin Erbakan'ın 15. ölüm yıl dönümü dolayısıyla düzenlediği anma programına çok sayıda siyasi parti genel başkanı ve temsilcisi katıldı. Programda konuşan liderler, Erbakan'ın siyasi mücadelesine, 28 Şubat sürecindeki duruşuna ve "Milli Görüş" vizyonuna vurgu yaparak, birlik ve bağımsızlık mesajları verdi. Konuşmalarda ayrıca ABD'nin dış politikası, İslam dünyasına yönelik gelişmeler ve bölgesel gerilimler hakkında değerlendirmelerde bulunuldu.
Eski Başbakanlardan Necmettin Erbakan'ın 15. ölüm yıl dönümü dolayısıyla Yeniden Refah Partisi tarafından anma programı düzenlendi. Programa AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Yeniden Refah Partisi İstanbul İl Başkanı Nuri Özata, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Nuri Aslan, Doğruyol Partisi Genel Başkanı Cenk Küpeli, Vatan Partisi Genel Sekreteri Özgür Bursalı, Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır, Demokrat Parti İzmir Milletvekili Haydar Altuntaş, Büyük Birlik Partisi Genel Sekreteri Ahmet Yeliz, Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Mustafa Kaya, Hür Dava Partisi Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Alper Akdoğan ve Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan katıldı.
Programda konuşan Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır, şunları söyledi:
"Bu sabah kalktığımızda ne yazık ki cani ve vahşi kapitalizmin bir eylemine, bir yaptırımına daha şahitlik etmenin mutsuzluğunu yaşadık. Amerika Birleşik Devletleri, dünyanın patronu olduğunu üzülerek ifade edelim ki bütün dünyaya haykırmakta bir beis görmemektedir. Amerika, keyfiliğini ve kendi çıkarlarını bütün ülkelere, bütün toplumlara dayatmaya devam ediyor. Bunun karşısında halkı Müslüman olan ülkeler, yönetimleri Amerika'ya doğrudan bağlı olan ülkeler, Amerika'ya ram olan ülkeler, siyaseti ve varlığını Amerika'ya borçlu olan ülkeler ne yazık ki olup biteni seyretmek dışında bir şey yapmamaktadır. Ben, 28 Şubat sürecinde rahmetli şehit lider Muhsin Yazıcıoğlu ile birlikte bütün o evrelere şahit olmuş bir insanım. Hiçbir çıkar gözetmeden, siyasetin kirli yüzünü bertaraf ederek sadece ve sadece millet iradesi Meclis'te karşılık bulsun diye fedakarlık yapan Muhsin Yazıcıoğlu'nu ve milletin seçtiği, milletin başbakan yaptığı rahmetli Erbakan Hoca'yı burada rahmetle, minnetle ve şükranla anmak isterim. Türkiye'nin memleket delilerine ihtiyacı var, hesap kitap yapan siyasetçilere ihtiyacı yok. Türkiye'nin vatan delilerine ihtiyacı var. Hesapsız insanlara ihtiyacı var; hesabı sadece millete ve ahirete bırakan insanlara ihtiyacı var. Rabbim bize tam bir bağımsızlık nasip etsin. Rabbim ümmete bağımsızlık nasip etsin. Rabbim insanı onurlu ve şerefli yaşatsın. Emelim, dileğim, siyasetim budur."
Hür Dava Partisi Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, şöyle konuştu:
"Vefatının 15. sene-i devriyesinde Milli Görüş'ün lideri muhterem Necmettin Erbakan hocamızı rahmetle yad ediyorum. Necmettin Erbakan Hoca'nın en temel vurgusu şuydu; 'İslam, hayatın tamamını kuşatan bir nizamdır. İtikatla başlar, ibadetle derinleşir, ahlakla kemale erer. Siyaset, iktisat, eğitim ve toplumsal düzenle hayata taşınır'. O, dini yalnızca bireysel alana, yalnızca gönüllere hapseden bir anlayışa itiraz etti. İçi boşaltılmış bir şekilden ibaret olmadığını, canlı bir hakikat olduğunu söyledi ve bunu talep etti. Merhum Erbakan Hoca, Müslümanların siyasetten uzak durmasının doğru olmadığını açıkça ifade ederdi. 'Siyaseti önemsemeyen Müslümanları, Müslümanları önemsemeyen siyasetçiler yönetir' sözü aslında bir realitenin tespitiydi. Erbakan Hoca'nın davası şüphesiz ki şahsi ikbal değil, hak nizamın tesis edilmesi davasıydı. 28 Şubat günlerinde karşı karşıya kaldığı baskılar, tehditler ve sistematik kuşatma karşısında yılgınlığa düşmedi. Ümitsizliğe kapılmadı. Mücadelesini sürdürdü. Çünkü o, günü kurtarmaya değil, istikamet inşa etmeye talipti. Onun ortaya koyduğu vizyon sadece Türkiye ile sınırlı değildi. Antisiyonist ve antiemperyalist bir perspektife sahipti. Küresel sömürü düzenine karşı itirazını açıkça dile getirirdi. Kudüs'ten Bosna'ya, Afganistan'dan Keşmir'e kadar mazlum coğrafyaların derdiyle dertliydi. D-8 girişimi, bu ümmet bilincinin ve adil bir uluslararası düzen arayışının somut bir tezahürüydü."
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ise şunları söyledi
"Vefatının 16. yıl dönümünde Prof. Dr. Necmettin Erbakan hocamızı rahmetle, minnetle ve şükranla yad ediyorum. Erbakan hocamız ömrünü bu milletin inancına, onuruna ve kalkınmasına adamış bir dava adamıydı. Siyaseti makam için değil, hizmet için yapanlardandı. Gücü değil, hakkı önceleyen bir liderdi. Yaşam tarzı ve inancı sebebiyle dışlanan, hor görülen milyonlarca vatandaşımızın siyasetteki sesi oldu. Bugün demokrasimizin tarihinde derin bir leke bırakmış 28 Şubat'ın yıl dönümündeyiz. 28 Şubat, millet iradesine yönelmiş bir müdahalenin; inançlara, düşüncelere ve hayat tarzına yapılan bir baskının adıdır. Biz o günleri unutmadık, unutmayacağız. İslam coğrafyasında savaşın, zulmün ve soykırımın yaşandığı zor günlerden geçiyoruz. İran'a yönelik saldırılar bölgesel istikrar açısından büyük bir tehlike oluşturmaktadır. Komşumuz İran'a yönelen ve altyapıyı hedef alan saldırılar Türkiye için doğrudan ekonomik riskler ve yeni bir göç dalgası riski meydana getirmektedir. Gerçekten birlik ve beraberliğin elzem olduğu günlerden geçiyoruz. Bizler önce ülkemizde, sonra coğrafyamızda, sonra tüm insanlık adına; zulmün değil adaletin hakim olması için bütün gücümüzle çalışmak mecburiyetindeyiz. Bir olmak, birlik olmak zorundayız."
Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ise konuşmasında şunları ifade etti:
"Bugün 28 Şubat. 28 Şubat'ın bin yıl süreceğini iddia eden darbecilerin bugün ismi bile hatırlanmıyor. Ama o tanklara karşı dimdik duran Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ı anmak üzere Türkiye'nin her siyasi görüşünden insan bu salonda buluşuyor. Bu bir tesadüf değildir. Hocamızı rahmetle anıyoruz. Erbakan hocamız hayatı boyunca dış politikada iki temel ilkeyi hep vurguladı: Birincisi, İslam dünyasının birliği. İkincisi, İsrail'in bu birliğe dönük tehdidi. Bugün Amerika-İsrail ortak operasyonuyla İslam medeniyetinin önemli merkezlerinden dost ve kardeş İran'a yönelik gerçekleştirilen saldırı, sakın ola ki iki ülke arasındaki sıradan bir gerilim olarak yorumlanmamalıdır. Daha kısa bir süre önce Amerika Birleşik Devletleri'nin İsrail Büyükelçisi'nin 'Nil'den Fırat'a' kadar uzanan bir iddiayı dile getirdiği bir ortamda, bu saldırı başta Türkiye olmak üzere bütün İslam dünyasına bir meydan okumadır. Biz de Türkiye'nin bütün siyasi parti liderleri olarak buradan sesleniyoruz, İran'la görüş ayrılıklarımız olabilir. Farklı siyasi yaklaşımlarımız olabilir. Ancak İslam dünyasının mahremine, İslam dünyasının kalbine bir hançer yöneltiliyorsa, onun karşısında dimdik durmak bu milletin ferdi olan her siyasetçinin asli görevidir. Asla boyun eğilmesine, asla taviz verilmesine fırsat vermeyiz. Erbakan hocamız sıradan bir profesör değildi. Özgün çalışmaları vardı. Leopard tanklarının motor tasarımında çalışmıştı. Bütün ilim adamlarına buradan sesleniyorum: Eğer özgün bir fikir üretecekseniz, ilmi çalışmalarınızı yapınız. Ama taklitçi olacaksanız, sadece güç sahiplerinin istediği tezleri üretmeye yönelecekseniz, bunu yapmayınız. İkincisi, Erbakan hocamız bir dava adamıydı. Davanın azmini, kararlılığını, sebatını görmek isteyen onun hayatına baksın."
Son Dakika › Güncel › Necmettin Erbakan Anılıyor...Anma Programına Katılan Siyasi Parti Liderleri: Gücü Değil, Hakkı Önceleyen Bir Liderdi - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?