Tanrıkulu Mersin'deki üç belediye operasyonuna tepki gösterdi, yerel demokrasi bitti dedi

YENİ Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Mersin'de üç belediyeye operasyon ve başkanların gözaltına alınmasına tepki gösterdi. Tanrıkulu, 19 Mart 2024'te İstanbul'da başlayan operasyonlarla Türkiye'de seçimli çok partili yerel demokrasinin sonuna gelindiğini savundu.
(ANKARA) - YENİ Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Mersin'de üç belediyeye yapılan operasyona ilişkin, "Siz 'Fonu konuşmayın, vurgunu konuşmayın, rantı konuşmayın Adalet ve Kalkınma Partisi ile ilgili olarak, bu meseleye bakın'. Yapmak istedikleri bu. Ama arkasından ne var? Arkasında şu var: 19 Mart 2024 tarihinde İstanbul'da başlayan operasyonlarla birlikte artık Türkiye'de seçimli çok partili yerel demokrasinin sonuna gelindi" dedi.
YENİ Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer'in gözaltına alınmasına ilişkin açıklama yaptı. Tanrıkulu, X hesabından yayınladığı videoda, Seçer'in 2019'dan bu yana Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini yürüttüğünü ve ondan önce iki dönem Mersin milletvekilliği yaptığını, halen Türkiye Belediyeler Birliği'nin de başkanı olduğunu belirtti. Tanrıkulu sözlerini şöyle sürdürdü:
"Aslında bu operasyonlar yeni değil, hepimiz biliyoruz. Neden şimdi? Çünkü Adalet ve Kalkınma Partisi'nin bütün yapılarıyla içine bulaştığı bir fon vurgunu var. Buna kriz demiyorum, fon vurgunu. 450 binden fazla yurttaşımız sonuçta mağdur. Adalet ve Kalkınma Partili yetkililer, milletvekilleri, eski bakanlar bu fon vurgunuyla doğrudan ilintili ve bütün çevresi Adalet ve Kalkınma Partisi'nin de. Türkiye bunu konuşuyor.
Tam da bunun konuşulduğu zaman diliminde Mersin'de böyle bir operasyon. Yani siz 'Fonu konuşmayın, vurgunu konuşmayın, rantı konuşmayın, Adalet ve Kalkınma Partisi ile ilgili olarak, bu meseleye bakın'. Yapmak istedikleri bu. Ama arkasından ne var? Arkasında şu var: 19 Mart 2024 tarihinde İstanbul'da başlayan operasyonlarla birlikte artık Türkiye'de seçimli çok partili yerel demokrasinin sonuna gelindi. Adalet ve Kalkınma Partisi'nin geldiği nokta bu. Türkiye'de rejimin de geldiği nokta bu. En son Üsküdar'da, sonra Adalar'da, dün Ataşehir'de olanlar bunlar. Yani seçimle gelen belediye başkanları, meclisler değiştiriliyor. Baskıyla iktidar partisinin uydusu haline gelmiş birer belediye başkanlığı isteniyor. Yani ne olacak? Sonuçta seçimle gelmiş şube müdürlerine dönüşen bir yerel yönetim modeli oluşturulmaya çalışılıyor, mesele bu. Arkasında günlük olarak fonla ilgili vurgun var ama asıl büyük proje seçimli yerel, çok partili yerel demokrasiye son vermek."
Sizin düşünceleriniz neler ?