Terörsüz Türkiye Üstüne Vurgular - Son Dakika
Son Dakika Logo

Terörsüz Türkiye Üstüne Vurgular

05.05.2026 18:19

İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, terörü bitirme niyetini ve gençliğin önemini vurguladı.

İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin "Türkiye'nin 40 yıldan beri kanayan bu yarasını kapatmak, doğusuyla batısıyla ülkemizi tekrar ayağa kaldırıp koşturmak istiyoruz. O yüzden terörü bir daha açmamak üzere kapatmak istiyoruz." dedi.

İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü, Milli Eğitim Bakanlığı, Hayrat Vakfı ve Uluslararası Eğitimciler Derneği tarafından Uygulama Oteli'nde "Aydınlık Yarınlara Çevrimiçi Kitap Okuma Yarışması Ödül Töreni" düzenlendi.

Programda konuşan İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, kitap okuma etkinliklerine 493 bin kişinin katıldığını, bunun gurur verici bir tablo olduğunu söyledi.

Ekran ve algoritma zorbalığı gibi ifade edilen sorunların gençleri adeta abluka altına aldığı bu dönemde bu rakamın çok önemli olduğunu vurgulayan Turan, "Geçen yıl sivil toplum başlığıyla 630 derneğimize toplam 420 milyon gibi devasa bir bütçeyle proje desteği sağladık. Bu projelerimizden bir tanesi de bugün içinde olduğumuz bu çalışmanın hayata geçmiş olması. Türkiye'mizde 105 bin civarı derneğimiz var. Bu da ciddi bir sayı." diye konuştu.

Van'da 2011'de meydana gelen depremde devlet ve milletin omuz omuza vererek şehri yeniden ayağa kaldırdığını anımsatan Turan, terörden çok çekmiş illerin başında Van'ın geldiğini ifade etti.

"Belki terör dönemi olmasaydı bugün Van iki kat daha büyük olacaktı. Van belki ekonomik olarak üç kat daha önde olacaktı. Umutlar daha iyi gelişmiş olacaktı." diyen Turan, şunları kaydetti:

"O yüzden insan kaybının sayılarla karşılığı yok ama büyük bir umut ve motivasyon kaybı olduğu aşikar. En kısa sürede bu umutsuzluğu, bu sorunları geride bırakıp bambaşka bir Türkiye'yi de kardeşçe, beraber inşa etmekte kararlıyız. Bakın terör durmadı. Aynı şekilde Suriye krizi durmadı. İran, Amerika, İsrail savaşı durmuyor. İsrail'in katliamları bitmiyor ama bunlara rağmen işimizi yapmaya, dik durmaya, her şeye rağmen ekonomimizi, istikrarımızı, umudumuzu, insanımızı güçlendirmeye devam ediyoruz. Etrafımızda bu kadar çalkantıya rağmen sorun olmadan, az sorunla yola devam ediyor olmak çok kıymetli."

"Gençliğin sayısallığı değil, sayısal çoğunluğumuzun yanında niteliğinin de iyi olması çok özel bir durum"

Dünyada gelecek dönem için su ve gençlik krizlerinin en çok konuşulacak konular olacağına dikkati çeken Turan, Türkiye'de birtakım sebeplerle genç nüfusun azalmaya başladığını, TÜİK'in 2100 yılı öngörüsünde Türkiye'nin nüfusunun 54 milyon olarak öngörüldüğünü dile getirdi.

Birleşmiş Milletler raporunda 2100 yılında Türkiye'nin nüfusunun 38 milyon olacağına yer verildiğini anlatan Turan, şöyle devam etti:

"Cumhurbaşkanımız 'üç çocuk' dediğinde her şeye karşı çıkan malum arkadaşlarımız, bu konuda maalesef bunu bir muhafazakar söylem gibi, sıradan bir ifade gibi değerlendirdiler ama bunun öyle bir sorun olmadığını, çok esaslı bir konu olduğunu, 50 senenin, 100 senenin sonrasındaki Türkiye'nin nasıl bir fotoğrafı olacağını en çok buradan görmeye başladık. 2024 Avrupa Birliği'nin yaş ortalaması 44,7. Türkiye de eğer tedbir almazsa, adım atmazsa maalesef gençliğiyle ilgili bu sorunları yaşamaya başlayacak. Konu sadece sayısal bir konu değil aynı zamanda bir nitelik meselesi. Gençliğin sayısallığı değil, sayısal çoğunluğumuzun yanında niteliğinin de iyi olması çok özel bir durum. Değeri, ahlakı, inancı olmayan, sadece müşteri gibi gözüken, gösterilen gençliğin hiç kimseye faydası olmadığını Avrupa gördü. Ahlak, aile, uyuşturucu, LGBT propagandası, dijital bağımlılık, sanal kumar, siber suçlar, bireysellik gibi birçok sorunu adeta özendirdiler. Paris Olimpiyatları'nda onların örnek gösterdiği gençliği hep beraber üzülerek utanarak gördük. Onların bize özendirmiş olduğu gençliğin nasıl bir fotoğrafı inşa ettiğini şaşkınlıkla izlemiş olduk. O yüzden çok dikkat edeceğiz. Gençler için herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor."

"Terörü bir daha açmamak üzere kapatmak istiyoruz"

Gençleri konuşurken "Terörsüz Türkiye"yi de konuşmak zorunda olduklarının altını çizen Turan, "Terörlü Türkiye'nin en büyük kaybedenleri gençler olduğu için Terörsüz Türkiye'yi de konuşmak zorundayız. Umudumuzu, heyecanımızı, zamanımızı kaybettik. Sayılar bir yere kadar ama biz kendi kendimize yol yürüyüşümüzdeki heyecanımızı kaybettik. İş kaybını, gelişme kaybını bir şekilde zamanla yerine koyarız ama insan kaybını nereye koyacağız? İnsanın umudunun kaybını nereye koyacağız? O yüzden diyorum hep beraber bu süreci değerlendireceğiz." dedi.

Turan, terör tasfiye edilmeden bu ülkede gençlerin umudunun canlı olmasının mümkün olmayacağını, umutlu bir gençlik için ülkede huzurun şart olduğunu ifade etti.

Türkiye'de terörü bitirmek için çok büyük bir adımın atıldığını, siyasetin çok büyük bir risk aldığını anlatan Turan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Türkiye'nin 40 yıldan beri kanayan bu yarasını kapatmak, doğusuyla batısıyla ülkemizi tekrar ayağa kaldırıp koşturmak istiyoruz. O yüzden terörü bir daha açmamak üzere kapatmak istiyoruz. Bir daha bu ülkede şehit haberi duymayalım istiyoruz. Bir daha bu ülkede 'dağa kaçırılan çocuklar' diye bir ifade de duymak istemiyoruz. Ülkemizin gençliğine, eğitimine, geleceğine yatırım yapmaktan da büyük onur duyalım istiyoruz. Bu adımlar atıldı. Görüşmeler yapıldı. Bir aşamaya gelindi. Silah bırakması görüntüsüyle bir tören düzenlendi. Silahın bırakılmasından herkes keyif alır ancak 40 yıllık bir örgütün elinde sadece 20-30 tane uzun namlu silah olacak değil herhalde. O yüzden söylüyorum. Simgesellik bir tarafa, Türkiye'de silah bırakmadan hiçbir konunun kalıcı çözülmeyeceğinin altını çizmek istiyorum."

"Terör bitmeli, silah bırakılmalı ama bu, fakatsız, amasız olmalı"

"Terörsüz Türkiye" süreciyle ilgili diğer partilere de çağrıda bulunan Turan, "Van'dan çağrım şudur, teröre müzahir siyasi partilerin aktörlerine, ne olur cesur, samimi olun. En azından Sayın Bahçeli kadar, en azından Sayın Erdoğan kadar kararlı, fedakar olun. Bu konuda adım atmazsanız, silaha sırtınızı dönmezseniz bu konuyu bir daha kapatmak zorunda kalmadan, bir daha bunu konuşmak zorunda kalmadan ülkemizin geleceğini inşa edemeyiz. Terör bitmeli, silah bırakılmalı ama bu, fakatsız, amasız olmalı. Bırak silahı, gel meydana konuşuruz. Bırak silahı, her türlü fikre açığız, tartışırız ama silah varken konuşmanın hiçbir anlamı yok." şeklinde konuştu.

Dilin çoğu zaman silahtan daha tehlikeli, daha etkili olduğunu, bu nedenle dilin değişmesi gerektiğini sözlerine ekleyen Turan, "O yüzden o aktörlere söylüyorum. Dilinizi revize edin. Anlayışınızı, yaklaşımlarınızı revize edin. Bir daha silah olmadan bu memlekette demokrasiyi kalkındırmanın gerektiğini hep beraber anlamak durumundayız. Tepki gelirmiş diller değişirse. Karşı çıkılırmış ekiplerinden, tabanlarından kendilerine. Bize hiç çıkılmadı mı? Sayın Bahçeli, Sayın Erdoğan'a sitem edilmedi mi? Ama cesaretle adım attılar. Bu ülkenin geleceğini inşa etmek için çok büyük bedel ödeyerek bu geldiğimiz yerde Terörsüz Türkiye'nin kapısını açtılar. 'Elini taşın altına koymak' diye bir tabir vardır bizim orada. Teşbihte hata olmaz. O malum aktörlere söylüyorum. Dillerini de taşın altına koymak zorundalar." değerlendirmesinde bulundu.

Terörün bir zamanlar çok büyük bedel ödettiği Van'dan "Lütfen bu eli lütfen karşılıksız bırakmayın. Lütfen ülkemizin geleceğine bir daha silah gibi terör gibi ekonomimizi, insanımızı, geleceğimizi mahveden kapıları açmayın." çağrısında bulunduğunu ifade eden Turan, Türk'ü ile Kürt'ü ile doğusu ile batısıyla kalkınmaya, müreffeh bir Türkiye inşasına hazır olduklarını vurguladı.

Hiçbir güvenlik zafiyetine imkan vermeden süreci ilerleteceklerini belirten Turan, Türkiye'nin konumu itibarıyla özel bir coğrafyada olduğunu, bu nedenle hassas olmaya devam edeceklerini dile getirdi.

Terörün yanında uyuşturucu ve siber suçlarla mücadele gibi, göçle mücadelenin devam ettiğini hatırlatan Turan, "Göç meselesi Türkiye'de bir dönem hepimizi yorsa da şu an büyük oranda yoluna girmiş bir durum olarak değerlendiriyoruz. Bir zamanlar 3 milyon 700 bine kadar çıkan Suriyeli göçmen meselesi, bugün itibarıyla 2 milyon 283 bine kadar gerilemiş durumda. Biz göçü olmasın diye değerlendirmiyoruz. Gelişmiş ülkeler nasıl bu konuyu yasal olmayan göçü bile yasal hale getiriyorsa biz de yasal olmayan gücü bile yasal hale getirip bu ülkenin kalkınmasına, geleceğine omuz verecek ahlaklı, akıllı tüm göçmenlerle bu süreci götürmek istiyoruz. Dünyada benzer örnekler var. Bizler bunları tartışalım ve artık bu ülkede göçü sorunu olmaktan çıkarıp bir başarı hikayesinin bir başlığı olsun hale getirelim istiyoruz. Amerika, İsrail, İran savaşının yoğunlaşmasına bağlı göçün tekrar ihtimalen gündemimize yoğun geleceğini değerlendirerek tüm tedbirleri almaya çalışıyoruz. Sadece yılbaşından bu yana yakalanan düzensiz göçmen sayısı 43 bini bulmuş durumda."

"Kardeş olmaktan, beraber olmaktan başka hiçbir yolumuz yok"

Uyuşturucuyla mücadeleye de değinen Turan, "Zaman zaman duyuyorum, okuyoruz. Yok efendim 'küçük uyuşturucu satanlara dokunuluyor, baronlar görülmüyor.' Tam tersi küçüğü büyüğü, azı çoğu ne varsa vurmaya devam edeceğiz. Elimizden geldiğince bu konuyu gençlerimizin önünden almaya, kollamaya, korumaya devam edeceğiz." dedi.

Turan, 24 yılda ülkeyi adeta bir üst lige çıkardıklarını, bunu depreme, pandemiye, darbe girişimlerine, uluslararası krizlere rağmen yaptıklarını vurgulayarak, konuşmasını şöyle tamamladı:

"Bakın etrafımıza. Hürmüz Boğazı şurası. İran olduğumuz yere 100 kilometre. İsrail her gün katliam yapıyor. Güneyde Suriye, Irak, İran, kuzeyde Rusya-Ukrayna sorunu devam ediyor. Batıda Yunanistan malum. Sonuç olarak güçlü olmaktan, kardeş olmaktan, beraber olmaktan başka hiçbir yolumuz yok. Bu geminin bu kadar çalkantının içinde sahile selamete güzelce varması için bunu başarmak durumundayız. 2030'lara hangi anlayışa gireceğimizi bugünden planlayacağız. Kendi içine kapanmış, kendi kavgalarını çözememiş, ekonomisini mahvetmiş, kalesini bozmuş bir ülkenin bu coğrafyada ayakta kalma ihtimali yok. O yüzden hep beraber güzel işler yapacağız ve ülkemizin hak ettiği yere gelmesi için beraber gayret edeceğiz."

"Kütüphane yapılmayan ilçemiz kalmadı"

Van Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ozan Balcı ise kentte yapılan yatırımlarla ilgili bilgiler vererek, "Kadınlarımızın çalışmalarını çok önemsiyorum. Hayatın her alanında canla başla çalışıyorlar. Biz de onlara destek vermeye çalışıyoruz. İlimizde 100 Aile Destek Merkezi kuruldu. 35 bin kadın yararlanıyor. Sonbahar itibarıyla 12 kız yatılı hafızlık kursu binasını bitirmiş olacağız. Kadınlarımızın eğitimine, yaşamlarına katkı sağlamaktan memnuniyet duyuyoruz. Okullarımızın kütüphanelerini yeniden kurduk, zenginleştirdik. Kütüphane yapılmayan ilçemiz kalmadı. Burada eğitim bir numaralı işimiz. Van'ın önünü açtık. Yapılan yatırımlarla daha güzel bir il olacak. Sağlık alanında da önemli yatırımlarımız var. Bunlar insana yapılan yatırımdır. Vanlı çocuklarımızın ve gençlerimizin geleceğine yapılan yatırımdır." şeklinde konuştu.

Yarışmada derece giren öğrencilere hediyelerin verildiği programa, Van Asayiş Kolordu Komutanı Tümgeneral Ünsan Bulut, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Mücahit Avkıran, İl Emniyet Müdürü Murat Mutlu, İl Milli Eğitim Müdürü Bilal Yılmaz Çandıroğlu, Gençlik ve Spor İl Müdürü Mehmet Tosun, İl Kültür ve Turizm Müdürü Abdurrahman Şahin, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, öğrenciler ve aileleri katıldı.

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Terörsüz Türkiye Üstüne Vurgular - Son Dakika

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

Advertisement