TRT World Forum - Lübnan Eski Başbakanı Siniora - Son Dakika
Son Dakika Logo

TRT World Forum - Lübnan Eski Başbakanı Siniora

04.10.2018 14:21

Eski Lübnan Başbakanı Fouad Siniora, "Bölgenin gerçekten acı çektiğini düşünüyorum.

Eski Lübnan Başbakanı Fouad Siniora, "Bölgenin gerçekten acı çektiğini düşünüyorum. Dünya da bundan etkilenmeye başladı. Bu değişimler hepimizin fark ettiği, Avrupa ülkelerindeki, ABD'deki değişim ve bütün bu kuramı düşündüğümüz zaman ABD Başkanı Trump'ın da dünyanın geri kalanında yarattığı etki vesaire... O yüzden de meselelere doğru şekilde yaklaşmak ve görmek, sürdürülebilir çözümler üretmek gerekiyor." dedi.

Siniora, Anadolu Ajansı'nın global iletişim ortağı olduğu, "Parçalanmış Bir Dünyada Barış ve Güvenliği Yeniden Düşünmek" temasıyla Swiss Hotel The Bosphorus'ta düzenlenen TRT World Forum kapsamında düzenlenen TRT World Suncusu Imran Garda'nın moderatörlüğünü yaptığı "Bölgesel Aktörler ve Ortadoğu'da Değişen Güvenlik Denklemi" oturumunda, içinde bulunduğumuz dönemde ilgili her tarafın kaybettiğini belirtti.

Savaşın devamından herkesin kaybettiğini, çatışmaların devamından herkesin kayıp yaşadığını vurgulayan Siniora, "Ortadoğu'da olanların etkisinin semptomlarını görmeye başlıyoruz. Hatta çeşitli uluslararası güçlerin sokaklarında görüyoruz bunları. Bu da daha fazla görebileceğimiz bir değişiklik artık." diye konuştu.

Siniora, şiddetin, terörizmin özel bir vize istemeden oradan oraya geçen unsurlar olduğunu dile getirerek, "Eğer siz refah için çalışırsanız, bu sizin komşularınıza da sirayet edecektir. " ifadelerini kulladı.

Barış için tavizde bulunmanın kayıplara sebep olduğunu belirten Siniora, insanların hızlı çözümleri sevdiğini ve hızlı çözümlerin peşinde olduğunu ancak, hızlı çözümlerin aslında insanlara çare olmadığını, temel ve önemli meselelerden bahsedildiğinde bölgenin gerçek anlamda güven kaybına uğradığını anlattı.

Siniora, ABD yönetimi tarafından bir karar verildiğini dile getirerek, şöyle devam etti:

"Bu karar uluslararası kararların tamamen aykırı yönünde, ABD'nin kendi politikalarına da aykırı. Belki onlarca yıldır ABD tarafından yürütülen politikalar öyle ya da böyle bir şekilde kenara bırakılıyor, hatta paramparça ediliyor. İşte o yüzden insanlar uzun vadeli çözümler istiyorlar. Mesela, Kudüs sorunu. İşler gittikçe daha da karmaşıklaşıyor, zorlaşıyor Kudüs'le ilgili. İnsanların vicdanına dokunuyor. İnsanların vicdanlarındaki noktalara değiniyor. Çünkü bu bütün din mensuplarını ilgilendiriyor. Öyle ya da böyle herkes bundan etkileniyor. Büyük olasılıkla doğru yanıtı şimdi görmüyorsunuz, tepkiyi görmüyorsunuz ama insanların içinde kalıyor o. Öyle bir anda bir kıvılcımla değişebilir her şey ve patlama yaşanabilir. İşte ben buna inanıyorum. Bölgenin gerçekten acı çektiğini düşünüyorum. Dünya da bundan etkilenmeye başladı. Bu değişimler hepimizin fark ettiği, Avrupa ülkelerindeki, ABD'deki değişim ve bütün bu kuramı düşündüğümüz zaman ABD Başkanı Trump'ın da dünyanın geri kalanında yarattığı etki vesaire... O yüzden de meselelere doğru şekilde yaklaşmak ve görmek, sürdürülebilir çözümler üretmek gerekiyor."

"İdlib fırsat penceresi olmalı"

Birleşmiş Milletler Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura, Ortadoğu'da yıllardır süren sorunlar için yapılan düzeltme girişimlerinin hiçbirinin işe yaramadığını vurguladı.

Mistura, Ortadoğu'da çatışmayı çözmek için askeri ilerlemelerin olduğunu anlatarak, "Zamanlama hayatta her şey. Artık vekalet savaşları bitti. Kaç ülke, kaç ordu doğrudan Suriye'nin içinde bugün, hepsi oradalar. Aslında bölgesel ve uluslararası potansiyeli doğrudan bir yanlış anlaşılmanın çok büyük ama aslında bir uyanma alarmı fırsatı ve uyanma alarmı da çalıyor. İdlib'de olan çok tehlikeli bir andı. Savaşın anası Suriye çatışmasında. 3 milyon insan, öbür tarafta 10 bin terörist. Bunu desteklemek şart. Diplomatik ve politik müzakerelerin bir kombinasyonu, Türkiye ve Rusya arasında." diye konuştu.

Türkiye'nin cömert bir şekilde 3 milyon kişiye kapılarını açtığını hatırlatan Mistura, bazı ülkelerin artık mültecilerin ülkelerine dönme vaktinin geldiğini rehabilitasyonun başlaması gerektiğini söylediğini aktardı.

Mistura, bölgede bombardıman devam ederken rehabilitasyonun olmayacağını ve TÜrkiye'nin daha fazla mülteci alamayacağını dile getirerek, şunları kaydetti:

"Kadınlar, çocuklar, siviller İdlib'de mobilize oldu. 'Biz çocuğuz, terörist değiliz.' diyorlar. Zamanlama çok önemli. İdlib hiçbir zaman nihai savaş olmamalı, onun yerine siyasi bir süreç için bir fırsat penceresi olmalı. Peki siyasi süreçte neredeyiz? 2254 var hala var, ama dikkatli olalım, reelpolitik de işin içine giriyor. Reelpolitik her zaman zaten bana göre çatışmanın sonundaki tek gerçekliktir. Şimdi tek bir alana odaklanıyoruz, anayasal komite. O şekilde değişiklik yapmak mümkün. Her şeyi tartıştığınızda cumhurbaşkanı, seçimlerin organizasyonu, güçlerin ayrılığı.. bunlar çok esasi şeyler ve son, önemli faktör bu. Bu bizim siyasi çözüm dediğimiz şeyle bağdaşlaştırılabilir, zamanlama da yine ekim, kasım."

İdlib Anlaşması'nın kabul edilmesi gerektiğini ifade ederek, savaşın savaşla bitirilemeyeceğini vurguladı.

Mistura, "Suriyeliler, bunun sonunu istiyor artık. 5 milyon mülteci, 3 milyonu burada. 450--500 bin kişi öldürüldü. Kaç kişi yaralandı söylemek bile istemiyorum. Kaç kişi yerinden oldu, kaç kişi acı çekiyor. Artık bunun sonunu istiyorlar, bunun üzerine çalışmak lazım. İhtiyacımız olan güven inşa eden tedbirler. 100 bin kişi var gözaltında bulundurulan, ne oldu bunlara?" diye konuştu.

"Bu yolda devam edersek herkes kaybedecek"

Carnegie'nin Ortadoğu Merkez Müdürü Maha Yahya, Ortadoğu'da artan şiddetin, devlet dışı oyuncular tarafından uygulandığı gibi artık devlet şiddetinin de konuşulduğunu söyledi.

Yahya, zor bir geleceğe doğru gidildiğini dile getirerek, "Sadece kötüler bu şekilde devam edersek. Bu yolda devam edersek herkes kaybedecek. Ben inanıyorum ki daha çok bölgedeki halk kaybediyor. Bugün en büyük kurbanlar Suriye'de Suriyeliler, başka kimse değil. Onlar en ağır bedeli ödüyorlar ve artık bu kontrol edebildikleri bir savaş için değil. Başından da kontrol ettiler anlamında söylemiyorum ama artık. hiçbir kontrolleri kalmadı. Bölgesel oyuncular ve uluslararası oyuncular artık devrede, devam eden istikrarsızlık ve haklı olmayan bir siyasi çözüm, nüfusun çoğu tarafından kabul edilmeyen, sadece çatışmanın tohumlarını daha uzun dönem için atacaktır. Filistin'de de böyle. Eğer Filistin halkını tanıyan siyasi bir çözüm olmazsa bu da uzun süre içinde çatışma tohumlarını ekecek demektir." diye konuştu.

Yahya, bölgede ortak bir farkındalık olmadığını vurguladı.

"Çok kuvvetli bir şekilde mezhepçiliğe, hizipçiliğe doğru gidiyorlar"

BM Arap Ligi Eski Temsilcisi Mokhtar Lamani, Ortadoğu'da toplumun sadece siyasi düzeyde değil sosyal boyuta da parçalandığını dile getirdi.

Lamani, Suriye ve Irak'ta da ülkedeki insanlara arasında çok büyük düzeyde güvensizlik olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:

"Üç boyutu var bu krizin, yerel boyut, bölgesel boyut ve uluslararası boyut. Suriye ve Irak'ta en tehlikeli mezhepçiliğe tanıklık ettim. Çok kuvvetli bir şekilde mezhepçiliğe, hizipçiliğe doğru gidiyorlar. İnsanlara zorla mezheplerine göre kimlik veriyorlardı. Ülkenin parçalanma riski de var. Vekalet savaşları yaptılar sonuçta. Suriyelilerin hiçbir şey yaptığı yok artık onunla yükümlü değiller, bütün bu müdahalelerle. Ne olacak, aynı devlete mi kalacaklar? 10-20 yıl sonra işler nasıl olacak? Suudi Arabistan, İran ile olan sorunlarla bağdaştırırsanız bir de tabi bir Yahudi devleti var bölgede. Hakikaten çok ürkütücü bir şey."

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel TRT World Forum - Lübnan Eski Başbakanı Siniora - Son Dakika


Advertisement