Ummanlı akademisyen ve araştırmacı Prof. Abdullah Baabood, İsrail yönetiminin Filistin'de her türden barış fikrine kapalı olduğunu belirterek, "İsrail, Filistinlileri de İsrail'in bir parçası olarak kabul edecekleri tek devletli çözümü de istemiyor." dedi.
Japonya'daki Waseda Üniversitesi'nde çalışmalarını sürdüren Baabood, İstanbul'da yapılan TRT World Forum 2023'te AA muhabirinin sorularını yanıtladı.
Arap ve Müslüman dünyasının İsrail'e karşı yeterli tepkiyi göstermediğini ve bazı Arap ülkelerinin İsrail'e kapalı şekilde destek verdiğini ifade eden Baabood, Hamas'ın yalnızca silahlı direniş örgütü olmadığını aynı zamanda ideoloji olduğunu da söyledi.
Baabood, işgale karşı silahlı direnişin uluslararası hukuka uygun olduğunu belirterek, Gazze'de insanlığa karşı işlenen suçlara daha büyük ve ortak tepki verilmesine ihtiyaç duyulduğunu dile getirdi.
"İsrail bölgenin bir parçası olmak istemiyor, bölmek ve kontrol etmek istiyor"
"Ne yazık ki Arap ülkeleri arasında İsrail'in masum Gazze halkına yönelik saldırısı ve acımasızlığı konusunda fikir birliği yok." diyen Baabood, bazı ülkelerin İsrail'in Filistin halkına karşı acımasız saldırılarını ve soykırımını sürdürmesini, yaşananları kamuoyundan saklayarak desteklediğini ifade etti.
Baabood, İsrail'in Hamas'ı bitirme çabalarının beyhude olduğu değerlendirmesinde bulunarak, "İsrail, Hamas'ı ortadan kaldıramaz çünkü Hamas sadece askeri bir grup değil, bir ideoloji. Direnişçi bir hareket. Kendi topraklarını ve ülkelerini işgal ettiğiniz direnişi, onları abluka altına alırken ve hayatlarını kontrol ederken öldüremezsiniz." dedi.
İsrail'in her türden barış planına karşı olduğunu belirten Baabood, şöyle devam etti:
"İsrail barış içinde yaşayabilir ve bölgenin bir parçası olmayı kabul ederse bölgeye entegre olabilir ancak İsrail bölgenin bir parçası olmak istemiyor, bölmek ve kontrol etmek istiyor. İsrail iki devletli çözüme de gitmek istemiyor. İki devletli çözümü durdurmak için her şeyi yapıyor. Bağımsız Filistin devletinin bir parçası olması gereken Filistin topraklarını işgal etmeye devam ediyor. Bu iki devletli çözümün işlememesi için her şeyi mümkün kılıyor. Aynı zamanda İsrail, Filistinlileri de İsrail'in bir parçası olarak kabul edecekleri tek devletli çözüm de istemiyor. İsrail her şeyi istiyor ama gerçekten barış isteyen bir ülke değil. Çünkü barış istiyorlarsa, barış havadan gelmez. Barış için bir şeylerden vazgeçmek zorundalar ve bu da Filistinlilere kendi toprakları üzerinde kendi bağımsızlıklarını vermelerinden geçiyor."
Baabood, Filistinlilerin 1948'de olduğu gibi Nekbe'yi bir kez daha yaşamamaları için birlikte hareket ederek ses yükseltilmesi ve küresel çapta baskı yapılması gerektiğini dile getirdi.
"Bazı Arap ve Müslüman ülkeler İsrail'i destekliyor"
Arap ve Müslüman ülkelerin İsrail'e karşı herhangi bir yaptırımda anlaşmasının mümkün gözükmediğine işaret eden Baabood, bazı ülkelerin savaşa karşı olduğunu bazılarının ise İsrail'i özel olarak desteklediğini söyledi.
Baabood, "Bazı ülkeler İsrail'i özel olarak destekliyor, Batı'ya, ABD'ye ve ortaklarına Hamas'ın peşine düşmeleri, Hamas üyelerini öldürmelerini ve Hamas'ı yok etmelerini söylüyorlar. Çünkü onun Müslüman Kardeşler olduğunu düşünüyorlar. Sorun, Hamas ya da Müslüman Kardeşler olup olmaması değil. Mesele bu değil. Mesele Hamas'ın, uluslararası hukukun kendisini korumasına ve işgale karşı mücadele etmesine izin verdiği, işgale karşı direnen bir hareket olması. İsrail'in yaptığı sadece Hamas'la savaşmak değil çünkü onları bulamıyorlar bile. Masum Filistin halkına karşı toplu cezalandırma yapılmasını sağlıyorlar." diye konuştu.
Katliam görüntüleri ve İsrail'in yol açtığı yıkımın gençlerde büyük etkiye yol açtığını vurgulayan Baabood, "Bu da diğer radikal grupların bu gençleri devşirmesini çok kolaylaştıracaktır. Dolayısıyla benim endişem gelecekte radikalleşme göreceğimiz yönünde. Bu da çok daha fazla kargaşaya, terörizme ve benzerlerine yol açabilir. Özellikle de Batılı ülkeler, güçlü Batılı ülkeler İsrail'in arkasında dururken." dedi.
Baabood, Çin'in son yıllarda Orta Doğu'da ekonomik varlığını güçlendirdiğine dikkati çekerek, Çin'in İran ve Suudi Arabistan arasında arabulucu olsa da bu meseleye karışmaktan uzun süre kaçınacağını belirtti.
Çin'in ABD ile karşı karşıya gelmek için acele etmediğini ve henüz bunu yapabilecek konumda da olmadığını söyleyen Baabood, "Ancak Çin de Orta Doğu'dan gelen enerjiye, ticaret yollarına ve tedarik zincirine vesaire bağımlıyken bunu yapmaya devam edemez. Dolayısıyla Çin er ya da geç Orta Doğu'ya, siyasete ve bölgeye müdahil olmaya başlayacaktır." ifadesini kullandı.
Son Dakika › Güncel › Ummanlı akademisyen: İsrail barış istemiyor - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.