"Tüm bu hikâye, bir TV haberinin bende uyandırdığı etkiyle başladı. O gün sahile vurmuş bir çocuk cesedi beni bu konuda duyarlı olmaya ve araştırma yapmaya itti. Sabah ilk işim ailemle bu haberi yorumlamak oldu. Bu etkiyle uzun zamandır endişeli olduğum konu hakkında, yani "Suriyeli Mülteci Çocuklar"ile ilgili bir proje yaratmak istedim." Diyen Zeynep Demirağ, sözlerine şöyle devam etti.
Şehir itibariyle; Suriye'deki savaştan canını kurtarıp, gelen ve Antakya'da, eğitim görmeyi bekleyen çocuk sayısı çok fazla. Evet, geçici eğitim merkezleri onlar için temel dersleri kendi müfredatlarında devam ettirmekte. Ancak onların hiçbir şey olmamış gibi derse devam etmeleri pek de mümkün değil. Onların morale ihtiyaçları var. Onlar; dünyadaki hırsın, aşırıcılığın mağduru zavallı çocuklar...
Mayıs ayının ilk haftası okul müdürümüze "BİTMEYEN UMUTLAR" adlı projemden bahsettim. Okulda duyuru yaparak; oyuncak, yiyecek ve giyecek toplayıp, bir günlüğüne onları ziyaret etmek istediğimi söyledim. Onlara moral ve umut olmak adına yanlarında olduğumuzu hissettirmek istediğimi söyleyince beni takdir edip tamamen arkamda olduğunu söyledi. Antakya Milli Eğitim Müdürlüğü ve Hatay Valiliği'nin iznini aldıktan sonra; 10. sınıf arkadaşlarımız, okul idarecilerimiz ve gönüllü birkaç öğretmenimizle birlikte Altınçay Mahallesi'ndeki "Beyaz Güvercin" Suriye Okulu'nu hediyelerimizle ziyaret ettik.
Gezdiğim 11 Suriye okulundan bir tanesiydi o. Yola çıktığımızda neyle karşılacağımı, az -çok tahmin ediyordum. İki katlı açık yeşil bir bina, etrafı iki metre boyunda dikenli çitlerle çevrili, boyası dökülmüş, yer yer yama yapılarak iyi bir görünüm sağlanmaya çalışılmış. Gezdiklerime çok benziyor. Türk bayrağı ve Suriye bayrağı yan yana asılı... İşte dayanışmanın yaşattığı umutların en sağlam örneği...
Heyecanlanıyorum... Sesler geldikçe adımlarım hızlanıyor. Binaya girerken pencerelerden gülücükler saçarak el sallayan çocuklar, tıpkı pencere kenarındaki çiçekler gibi rengârenkti. Savaştan kaçıp gelen, umutlarını, hayallerini başka ülkelerde yeşertmeye çalışan yaralı çocuklardı onlar. Geleceklerimizden haberleri vardı. İçeri girince bize hazırladıkları ikramlar; sevgi ve dostluk dışında bizden hiçbir beklentileri olmadığını, aslında sevgi paylaşım temelli bir yumak oluşturmak istediklerini ifade ediyordu.
Hediyelerimizi bıraktık ve okulda gezmeye başladık. Işığı az ampuller, karanlık sınıflar, delik deşik sıralar, duvarlardaki Arapça ve Türkçe afişler, zorluklarla dolu bir yaşam, aynı şekilde eğitimde de devam ediyordu. Fakat gözlerde umut, yürekte sevgi meşalesi yanıyordu.
İki kişinin güçlükle geçebileceği koridorlardan geçiyoruz ve onları sıralarında görüyoruz. Bize bakıp, gülümseyen, Türkçe konuşmaya çalışan, öğrendiklerini söylemeye hevesli küçük kafalar görüyoruz. Tedirginlik, yaşanmışlık arıyoruz gözlerinde... Şok oluyoruz!
"Bunlar mı savaştan kaçıp gelen ölümle yüz yüze gelip de bir yılda yüz yıl yaşlanmış çocuklar?" diyoruz. 8. sınıf bir kızın yanına yaklaşıyorum. "Sana sorular sorabilir miyim, sohbet edebilir miyim biraz?" diyorum. "Türkçe az biliyorum"diyor. Öğretmenimiz Elif Egemen aracılığıyla anlaşıyoruz. "Anlat hayatını... Hislerini, buraya gelmeden önceki beklentilerini ve karşılaştıklarını..." diyorum. "3 yıldır buradayım. 8.sınıftayım. Babam oto yıkamacıda çalışıyor, annem ev hanımı." diyor. "Arapça fen bilgisi, matematik, din dersleri, Türkçe ve İngilizce görüyorum." diyor. "Her gece şükrediyorum, Türkiye'de böyle şartlarda yaşayabildiğimize..." diyor. Tepkileri soruyorum... İnsanlardan gördükleri, komşuları ile ilişkilerini..." Komşularımızla şükür iyiyiz." diyor "ancak Arapça bilmelerine rağmen bizle konuşmuyorlar. Yabancı olduğumuzu hissediyoruz ve bazen çok rahatsızlık verdiğimizi düşünüyoruz." diyor. "Savaşın bitmesini, ülkemize geri dönmeyi biz de çok istiyoruz ve bunun için dua ediyoruz. Türkiye'de güvendeyiz şu an ama burası bizim yurdumuzdan çok farklı. Buranın dilini bilmiyoruz, farklı görünüyoruz." diyor."Mahallemizde çocuklar kendi aralarına almıyorlar. Bizi istemediklerini söylüyorlar. O yüzden hiç Türk arkadaşım olamadı. İyi ki geldiniz." diyor."Ya evlilik?" diyorum."Hayır! "diyor. "Ablalarım benim yaşımda hamileydi. Ama ben okuyacağım." diyor."Doktor olacağım. Babam benden çok umutlu. Beni her gün bu yüzden okula gönderiyor" diyor. Teşekkür ediyorum bu güzel sohbet için...
Çok büyük hayalleri olan umutlu bir kız... Adı Deema. Suriye müfredatı işledikleri ve dil bilmedikleri için TEOG sınav kriterini yaşamadıklarından dolayı hayallerini ertelemesi onun umurunda değil. Deema, hayallerini kimsenin elinden almasına izin vermiyor ve bu yolda şartları en iyi şekilde değerlendirmeye bakıyor.
Ufak tefek, koyu renk giysili, masmavi gözlü bir kız görüyorum köşede. "Fotoğraf çekilelim mi?" diyorum. "olmaz!" diyor. "Babam Suriye'de görürse beni yaşatmaz, canımı alır!" diyor. "Peki, sohbet etmeye ne dersin? Baban Suriye'de mi? siz kim kim geldiniz? "diye soruyorum. "3 kız ve 1 erkek kardeşimle geldik. Kız kardeşim çok hasta ve 15 günde bir doktor kontrolünde olması gerekiyor. Babam çok yaşlı olduğu için bizimle gelemedi. Biz; yürüyerek, biriktirdiğimiz tüm paramızı yanımıza alıp,, yerlerde uyuyarak toplam 20 günde geldik." diyor. Buraya geldiklerinde yaşamlarının çok değiştiğinden ve artık çok mutlu olduklarından bahsediyor. "Çok şükür kardeşim tedavi oluyor. "diyor. Teşekkür ediyorum. Çocuklarla oynayıp, zaman geçirdikten sonra labirenti andıran dar koridorlardan dışarı çıkıyoruz. Geldiğimiz duygularla çıkamıyoruz. Birçok acı olayın ardından umudunu kaybetmemiş, hayatta olduklarına şükreden ve gözlerinin içi gülen küçücük çocuklardan hayat dersi alıyoruz. Çok şey öğreniyoruz onların hikâyelerinden. Bu olaylar silsilesi aslında bir insanlık ayıbının sonuçları... Haberler, gazeteler, dünya gündemine damga vuran acımasız görüntüler. Kendilerine yaşamlarını devam ettirmek için yer arayan insanlar. Yaşlı- genç, küçük- büyük; canlarını kurtarma pahasına sokaklara savrulan insanlar… Bunlardı içimde bir şeyler yapma isteği uyandıran!
Son Dakika › Güncel › Zeynep Demirağ'ın Projesi 'BİTMEYEN UMUTLAR' Büyük ilgi Gördü. - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.