AK Parti Belediye Başkanları İstişare ve Değerlendirme Toplantısı - Son Dakika
Son Dakika Logo

AK Parti Belediye Başkanları İstişare ve Değerlendirme Toplantısı

AK Parti Belediye Başkanları İstişare ve Değerlendirme Toplantısı
11.06.2014 13:35

Genel Başkan ve Başbakan Erdoğan: (2) "Sizler şehrin eminisiniz ama dikkatinizi özellikle çekiyorum, sahibi değilsiniz.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Sizler şehrin eminisiniz ama dikkatinizi özellikle çekiyorum, sahibi değilsiniz. Eminisiniz ama sahibi değilsiniz. Kararlarınızı şehirin tüm sahipleri ile istişare etmeniz üzerinizde bir vebaldir" dedi.

Erdoğan, AK Parti Belediye Başkanları İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, kentsel dönüşüm çalışmalarına değindi.

Bazı belediye başkanlarının "Benim beldem, ilçem, ilim küçük dolayısıyla rezerv alanı meydana getirmem mümkün değil, 18 uygulaması yapmam mümkün değil" gibi bahanelerin arkasına sığınarak kentsel değişim dönüşümü yapmaktan kaçmanın yollarını aradığını belirten Erdoğan, hiçbir yere sığınmanın anlamı olmadığını vurguladı. Erdoğan, şöyle konuştu:

"Ben, bir başbakan olarak, partimin genel başkanı olarak, belediyecilikte de damdan düşen birisi olarak şunu çok açık net söylüyorum, hiç bunlara sığınmayın. Biz, medeniyet tasavvurumuzun gereği olan mimari anlayışı, kesinlikle beldemizde de ilçemizde de ilimizde de yaparız. Birilerine rant sağlamanın gayreti içinde olmayacağız. Temel ilke olarak şunu söylüyorum, fevkalade haller dışında hiçbir zaman dikey mimariden yana olmamamız gerekir, fevkalade haller dışında. Çünkü bizim mimari estetiğimiz, yatay mimari üzerinedir. Biz kalkıp da 50 kat, 100 kat, 150 kat binalar yapmak suretiyle kimseye hava atma gayreti içerisine girmeyelim. Biz, huzurumuzu nerede bulacağız, buna bakalım. Bizim medeniyet telakkimiz nedir, bizim mimari estetik anlayışımız nedir, biz bunun üzerinde duralım. Birilerine rant sağlamak için 100-150 kat bina yap, oradan alsın götürsün. Nasıl yüklendiğini görüyorsun, 1 metrekaresini 10 bin, 15 bin, 20 bin dolara satmak suretiyle bunlar rant elde ediyorlar. Biz, buralara da hassas olacağız. Ne diyorum, fevkalade haller dışında. Öyleyse işe buradan başlamamız gerekiyor."

-"Araçların sıçrattığı çamurla banyo yapıyorsa bütün yatırımlarınız boşa gitmiştir"

Erdoğan, küçük meselelerin aslında son derece önemli olduğunu ifade ederek, halkın en çok kullandığı mekanlarda göze, gönüle, kalbe hitap eden düzenlemelerin büyük altyapı yatırımlarından daha önemli olduğunu vurguladı. Erdoğan, "Siz, istediğiniz kadar büyük projeler gerçekleştirin ama vatandaş kaldırımda yürürken bir bozuk kaldırım taşına ayağı takılıp da düşerse bunun vebalinden kurtulamayız, bunun hesabını bir defa çok iyi yapmamız lazım. Hızla geçen araçların sıçrattığı çamurla eğer banyo yapıyorsa inanın bütün yatırımlarınız boşa gitmiştir" dedi.

Belediyelerin hala yaya kaldırımlarında engelli vatandaşların sorununu çözmediğine işaret eden Erdoğan, belediyelerin bu konuyu hafife aldığını dile getirdi. Erdoğan, "O zaman AK Parti'li belediyelerin ilk işi, süratle, bir yaya kaldırımlarında bütün o yürüyüş yollarında engelli vatandaşlarımızın oralarda gidişini kolaylaştıracak, o düzenlemeleri, projeleri ona göre yapmak suretiyle gerçekleştirmesi lazım. Oralarda yürürken bizim engelli vatandaşımızın, görme engellidir, rahatlıkla orada yürüyebilmelerine yönelik de işaretleri koyması gerekir" diye konuştu.

-"Yürürken rahatsız eden her şey, küçük değil büyük meseledir"

"Yolları yaparken bisiklet yollarına varıncaya kadar bizim bu yolları geniş tutmamız gerekir"  diyen Erdoğan, 2x1, 2x2 yolların yetersiz olduğunu söyledi. Erdoğan, şöyle konuştu:

"En gelişmemiş yerde asgari 2x2 ama onun yanına ilave bir de bisilklet yollarını da yapmamız lazım. Bu kültürü de geliştirmemiz gerekir. Sadece Konya'nın kültürü olmasın bu. Kısmen de Kayseri'nin kültürü olmasın bu. Bunları genişletmemiz lazım, bütün illerimizde bunu yapmamız lazım. Yollarda ufkumuz şu olmalı, ilk adımı atarken bu yolları en az 2x3, 2x4 şeklinde planlayıp ona göre bunların inşaatını yapmamız gerekir ve vatandaş sokağa çıktığında kendini emniyette hissetmeli. Hissetmiyor, nefes alacak bir park, bahçe bulamıyorsa milyar liralar da harcasanız gönül kazanamazsınız. Onun için küçük deyip geçmeyin. Görüntüyü bozan, göz zevkini zedeleyen, uyum arz etmeyen, yürürken rahatsız eden her şey, küçük değil aslında büyük meseledir. Vatandaş, evinden çıktığı zaman şehrin hengamesinden evine yorgun gelmesin."

Bazı dar sokaklara itfaiye araçlarının giremediğine işaret eden Erdoğan, bunun sorumlusunun zamanında o kadar dar sokağa müsaade eden belediyeler olduğunu söyledi. Bu tür yerlerde süratle yeni bir yapılanmaya gidilmesi gerektiğine dikkati çeken Erdoğan, "Nasıl olsa vaktimiz var' Hayır vaktimiz yokmuş gibi davranacaksın. 5 seneyi uzun bir süre olarak görmeyin. 5 sene yarın biter. Olayı böyle görün. Bunu adeta evimizdeki huzurun bir ön şartı olarak görelim ve evindeki huzuru her bir vatandaş sokakta bulabilsin. Mevcut şehirlerimiz maalesef bu anlayış ile büyümemiş, bunu tersine çevirmek, şehirleri birer huzur iklimine tahvil etmek bizim sorumluluğumuz olmalı. AK Parti'li belediyeler, bunu böyle bilmeli."

-"Yolları 22 ayar, 24 ayar altınla döşeseniz, onların size söyleyeceği:  Bu, teneke ya"

Önemli olanın büyümek değil sağlıklı büyüme olduğunu ifade eden Erdoğan, şehir büyürken huzur, estetik ve güvenlik gelişmiyorsa o büyümenin sağlıksız olduğunu söyledi. Erdoğan, "Sizler şehrin eminisiniz ama dikkatinizi özellikle çekiyorum, sahibi değilsiniz. Eminisiniz ama sahibi değilsiniz. Kararlarınızı şehirin tüm sahipleri ile istişare etmeniz üzerinizde bir vebaldir" dedi.

Mimar Sinan'ın Selimiye Camisi'ni bitirdikten sonra bir çocuğun eğri demesi üzerine, çocuğun kalbini yapabilmek için halat bağlayarak minareyi düzeltir gibi yaptığını aktaran Erdoğan, şu görüşleri dile getirdi:

"Mesele bu. Bir tek çocuğun bile kanaati, Sinan'a o kadar önemliydi, bize de önemli olsun. İdeolojik yaklaşımlara her ne yaparsanız yapın, onlar zaten muhalefet edecektir, onlar belli zaten. Ben, bunları kastetmiyorum. Ben, çocuk gibi saf, samimi olanları kastediyorum. Öbürleri zaten belli. Onlara, yolları 22 ayar, 24 ayar altınla döşeseniz onların size söyleyeceği, 'Bu, teneke ya' diyecek. Engelleyici zihniyete karşı tabii ki biz de dik dik duracağız ama yapıcı eleştirilerin yıkıcı eleştiriler arasında kaybolmasına da müsaade etmeyeceksiniz."

-"Öyle belediye başkanları vardı ki kibirlerinden yanlarına yaklaşılmıyordu"

Erdoğan, milletin 30 Mart'ta makamları belediye başkanlarına emanet olarak verdiğini belirterek, emanetin hakkının verilmesi durumunda 5 yıl sonra karşılığının tekrar alınacağını söyledi. Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

"Emaneti yere düşürürseniz, unutmayın, sadece şehrinizde değil, AK Parti'nin tüm teşkilatına, tüm gönül verenlerine, bu davaya harekete haksızlık etmiş olursunuz. Bu hareketin içinde kibir yoktur. Bu hareketin içinde şımarmak yoktur, böyle bir hakkımız yoktur. İnsanlardan uzaklaşmak yoktur, kapıları kapatmak yoktur. Biz, makamların üzerine çıkıp kibir sergileyen değil makamların altında o ağır sorumluluğun idrakiyle iki büklüm olması gereken bir kadroyuz. Belediye başkanı olmak, bizi halkın üzerinde bir yere getirmez. Bizi, halkın hizmetkarı yapar. Her zaman söyledik ya meydanlarda, biz, bu millete efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geliyoruz diye. Öyle belediye başkanları vardı ki kibirlerinden yanlarına yaklaşılmıyordu ama bakın şimdi onlar yok. 5 yıl gelip geçer, 5 yıl sonra kimileri hiç hatırlanmaz, kimileri de gönüllerden hafızalardan silinmez. Sizlerin 5 yılı dolu dolu geçireceğinize, hafızalarda ve gönüllerde silinmez izler, şehirlerde silinmez eserler bırakacağınıza ben yürekten inanıyorum."

- "Beyoğlu halkı demek ki vaatlerimize 'hayır' demiyor, tam aksine 'evet' diyor"

Türkiye'nin son 1 yılı çok zorlu saldırı girişimlerinin altında geçirdiğini anlatan Erdoğan, önce Gezi Parkı odaklı olayların ardından da İstanbul merkezli operasyonların, Türkiye'de huzuru, istikrarı, güven ortamını, demokrasiyi ve kardeşliği hedef aldığını söyledi. Erdoğan, şunları kaydetti:

"Allah'a hamdolsun, dik durduk, milletin emanetine sahip çıktık, Türkiye'nin kazanımlarını koruduk ve 30 Mart'ta milletimizin büyük desteğini aldık. İşte Gezi olayları denilen ve Taksim projesi denilen olayda, siz ne yarsanız yapın, o malum çevreler, orada yapılan o kadar önemli bir projeyi bile bu ülkede yok farzettikleri gibi, kötü göstermeye, olumsuz göstermeye, bir dezenformasyon yapmak suretiyle bu paralel yapı ile, paralel medyayla, paralel yargı ile beraber hareket etmek suretiyle böyle bir adım attılar. Mimari tarihte, tarihi eserlere sahip çıkmak aslında bir görev telakki edilir. Mesela Taksim Meydanı'ndaki kışla denilen alan, o kışlanın tarihi resimleri, röleveleri, her şeyi ortadayken bunlar ortaya çıkarılıp gösterilmesine rağmen bu zihniyet, buna karşı çıktı. Onu biz değil de kendi zihniyetlerinden birileri yapmış olsaydı, asla böyle bir şey olmazdı. Aynı şekilde kültür merkezi, ihtiyaca cevap vermediği gibi yıkılma tehlikesi ile karşı karşıya. Aynı yerde daha büyüğü ve yine aynı şekilde bir opera binası olarak yapılmak kaydıyla dedik, onda da yine aynı şeyi söylediler.

Aynı şekilde Taksim malesef adeta mabetsiz bir bölge. Orada bir Taksim camisi yapılması konusunu planlara işlendiği halde buna da isyan edildi. Trafiğin yerin altına alınması ve Taksim meydanının tamamıyla yürüyüş alanı haline getirilmesi gündeme geldiği halde, buna karşı bir tavır. Yani yapılacak hiçbir olumlu şeye karşı bunların yaklaşımı olumlu değildir. Beyoğlu'nda böyle biz, yani bir plebisit, böyle bir yola gitmiş olsak Beyoğlu ilçesi kalkıp da bu işe 'hayır' demez. Tam aksine ona 'evet' der. Nitekim mahalli seçimlerde de Beyoğlu'nu tekrar AK Parti'nin kazanmış olması, zaten bunun çok açık ispatıdır. Büyükşehir Belediyesi olarak Beyoğlu'nun, yine büyük bir çoğunlukla AK Parti'nin kazanmış olması, bunun çok açık bir ispatıdır. Bu neyi gösteriyor. Beyoğlu halkı demek ki vaatlerimize 'hayır' demiyor, tam aksine 'evet' diyor."

- Ankara

Kaynak: AA

Son Dakika Politika AK Parti Belediye Başkanları İstişare ve Değerlendirme Toplantısı - Son Dakika


Advertisement