AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çavuşoğlu Açıklaması - Son Dakika
Son Dakika Logo

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çavuşoğlu Açıklaması

02.06.2013 11:39

"Swoboda, beni görür görmez yaklaştı ve bana, 'biz Avrupa'da sosyal demokratlar olarak böyle bir şeyi kabul edemeyiz."

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Çavuşoğlu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'yla randevusunu iptal eden Avrupa Konseyi Sosyalist Grup Başkanı Hannes Swoboda'nın konuyla ilgili kendisine, "Biz Avrupa'da sosyal demokratlar olarak böyle bir şeyi kabul edemeyiz. Muhalefet tabii ki eleştirecek. Türkiye'de de biz de yeri geldiği zaman Başbakan'a uyarımızı da yapıyoruz, eleştiriyoruz ama olumlu gelişmeleri de her zaman söylüyoruz. Övüyoruz ve Türkiye'nin Avrupa'daki önemini biliyoruz. Fakat muhalefet partisinin, Başbakan hakkında kullandığı üslubu bizim kabul etmemiz mümkün değil. O sebeple, kendisiyle olan görüşmemizi iptal ettim. Bir tepki olarak iptal ettim. Biz böyle bir üslubu kabul edemeyiz" ifadesini kullandığını söyledi.

Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Çavuşoğlu, AA'ya gündemdeki dış politika konularına ilişkin açıklamalarda bulundu. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu, "Türkiye'yi dışarda küçük düşürmeye yönelik söylem kullandığı" gerekçesiyle eleştiren Çavuşoğlu, "Sayın Kılıçdaroğlu malesef Türkiye'yi ve iktidarı yurtdışında karalamayı bir adet haline getirdi fakat bunu yaparken de gerçekten komik duruma düşüyor. Bazen de Türkiye içindeki görüş ve politikalarıyla da çelişiyor. Mesela Güney Afrika'da bir taraftan burada Esed rejimine sahip çıkarken, Esed rejimini kınayan deklerasyona engel olamadı ama diğer taraftan Filistin'i ve Filistin'de mücadele edenleri terör örgütüyle bir tutan deklarasyona da imza attı. Bunlar birbiriyle çelişen adımlar. Diğer taraftan Sayın Kılıçdaroğlu, kendi ülkesinin ekonomisine herkes, 'imreniyoruz, bunu nasıl başardınız' derken, 'Türkiye ekonomisi kötüye düşüyor' diyerek, komik duruma düşmüştür ve birçok insan da buna tepki göstermiştir" diye konuştu.

-"Swoboda, "Biz Avrupa'da sosyal demokratlar olarak böyle bir şeyi kabul edemeyiz' dedi"

Türkiye ekonomisinin geldiği noktayı bağımsız kuruluşların yanı sıra yabancı siyasetçilerin değerlendirirken sürekli övgü dolu sözler sarf ettiğini; bununla uluslararası derecelendirme kuruluşlarının Türkiye'nin kredi notunu sürekli artırdığına dikkati çeken Çavuşoğlu, "Gittiğimiz her ülkede, başbakan, cumhurbaşkanı ve uluslararası örgütlerin üst düzey yöneticileri, 'bunu nasıl başarıyorsunuz; imreniyoruz' derken, Kılıçdaroğlu Lizbon'daki Sosyalist Enternasyonal toplantısında 'Türkiye ekonomisi çok kötü' demiştir. Bunları bir muhalefetin içine düştüğü durum bakımından değerlendirecek olursak, ülkesini, üstelik gerçekleri çarpıtarak kötülemeye çalışan bir muhalefetin içine düştüğü durum gerçekten içler acısıdır" ifadesini kullandı.

Çavuşoğlu, "Kılıçdaroğlu, bu tutumunu abartmıştır ve Brüksel'de kendi Başbakanını, Esed'le bir tutarak; kendi Başbakanına 'katil' diyecek kadar çirkinleşmiştir ve bu tutumunun karşısında da iyi bir tokat yemiştir ve üyesi olduğu Sosyalist Grup'un başkanı tarafından adeta kovulmuştur. Kapı dışarı edilmiştir, görüşmesi iptal olmuştur" değerlendirmesi yaptı.

CHP'nin, bu durumu içine sindiremeyip "Görüşmeyi biz iptal ettik" söylemi ürettiğini kaydeden Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

"Türkiye'ye de yalan söyleyerek, bunu üzülerek söylüyorum ama bir lider böyle yalan söylememeli. Yalan söyleyerek, 'görüşmeyi biz iptal ettik' demiştir. Ama yalancının mumu yatsıya kadar yanar. Ben SPD'nin 150'inci kuruluş yıl dönümü için onların daveti üzerine Sayın Başbakanımızın görevlendirmesi üzerine Leipzig'e gittim. Orada SDP'nin Başkanı Sigma Gabriel ve SPD Başbakan Adayı Peer Steinbrück'le görüştüğümüz gibi birçok ülkeden gelen liderlerle görüştük. Ayrıca Sosyalist Grup Başkanı Hannes Swoboda'yla da görüştük. Swoboda, beni görür görmez yaklaştı ve bana, 'Biz Avrupa'da sosyal demokratlar olarak böyle bir şeyi kabul edemeyiz. Muhalefet tabi ki eleştirecek. Türkiye'de de biz de yeri geldiği zaman Başbakan'a uyarımızı da yapıyoruz, eleştiriyoruz ama olumlu gelişmeleri de her zaman söylüyoruz. Övüyoruz ve Türkiye'nin Avrupa'daki önemini biliyoruz. Fakat muhalefet partisinin Başbakan hakkında kullandığı üslubu bizim kabul etmemiz mümkün değil. O sebeple, kendisiyle olan görüşmemizi iptal ettim. Bir tepki olarak iptal ettim. Biz böyle bir üslubu kabul edemeyiz' dedi"

-"Türkiye büyümesin, küçük olsun biz yönetelim istiyorlar"-

Bu durumu "utanç verici" olarak nitelendiren Çavuşoğlu, "Bir muhalefet lideri, gidiyor kendi Başbakanı hakkında çok çirkin sözler sarfediyor ve oradan kovuluyor. Kovan kişi de kendisinin de üye olduğu Avrupa Parlamentosundaki Sosyalist Grup'un Başkanı. Kapı suratına kapatılıyor. O yüzden muhalefetin aklını başına alması lazım. İçerde biz tartışabiliriz. Farklı görüşlerden olabilir. Muhalefet eleştirebilir de. Hatta ekonomi iyiye giderken, oy toplamak için 'kötüye gidiyor' da diyebilir ama ülkesini dışarda şikayet etme, ülkesinin kredi notunu düşürmeye çalışma, uluslararası örgütler nezdinde itibarını zedelemeye çalışması, uluslararası örgütler nezdinde itibarını zedelemeye çalışması ülkeye fayda getirmez" ifadesini kullandı.

"Avrupa Konseyinde biz Türkiye'yi denetimden çıkardık. Bunlar Türkiye'yi tekrar denetime sokmaya çalışıyorlar. Türkiye orada ikinci sınıf ülke olduğu zaman muhalefete ne getirisi var. Biz Türkiye'yi 1949'da kurucusu olduğu bir örgüt içinde Türkiye'yi ikinci sınıf ülke olmaktan kurtardık, denetimden çıkardık" diyen Çavuşoğlu, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nin 64 yıllık tarihinde ilk defa bir Türk ve Müslüman olarak kendisinin AKPM'nin başkanlığına seçildiğini vurgulayarak, "Daha önce seçilebilir miydi? Seçilemezdi. Türkiye'yi orada kötülediğin veya sınıf düşürdüğün zaman muhalefet ne kazanacak? Malesef bunlar böyle" şeklinde konuştu.

Türkiye'nin şu anda yatırım çeken bir ülke olduğunu anlatan Çavuşoğlu, CHP'nin de Türkiye'ye yatırım için gelen firmalara "Türkiye'ye şeriat geliyor, Türkiye'ye yatırım yapmayın" dediğini, bunun anlaşılmaz bir tutum olduğunu söyledi.

Çavuşoğlu, "Şudur gerçek olan; Türkiye büyümesin, küçük olsun biz yönetelim. Türkiye büyüdüğü zaman bizim kontrolümüzden çıkıyor, bizim kontrolümüzden çıkmasın, küçük olsun, bizim olsun eskisi gibi. Öyle bir anlayış yok artık, Türkiye çok aştı. Muhalefet maalesef bu tutumundan vazgeçmiyor ama onlara tavsiyemiz gidip Türkiye'yi şikayet etmenin, küçük düşürmenin onlara da faydası yok, kimseye de yok" görüşünü dile getirdi.

-" İran, maalesef mezhepçilik kartını oynuyor"

CHP'nin, AK Parti'yi Suriye politikası nedeniyle "mezhepçilik" ile suçlamasının da mantığı bulunmadığını ifade eden Çavuşoğlu, CHP'nin Suriye konusuna hakim olmadığını belirtti. CHP'nin hakim olmadığı konularda hep suçlama, karalama, küfür, iftira gibi yöntemlere başvurduğunu kaydeden Çavuşoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Mezhepçilik çok hassas bir konu. Biz, iktidara geldiğimizden bu yana Türkiye içinde birlik, beraberliği sağlamak için her türlü adımı attığımız gibi Irak'ın toprak bütünlüğü, sınır bütünlüğü, Irak'ta yaşayan herkesin, Sünni, Şii, Kürt, Arap, Türkmen ayrımı yapmadan herkesin ülkesi olduğunu vurguladık. Şu anda Suriye için de aynı şeyi söylüyoruz. Biz, 'Esed gitsin. Kendi halkını katleden bir lider artık bu ülkeye yönetemez, ama hiç ayrım yapmadan o ülkede bulunan herkes, Hristiyan, Arap, Sünni, Kürt, Türk ayrım yapmaksızın Suriye'deki tüm halk, yöneticisini kendi seçsin, dışarıdan müdahale olmasın diyoruz'. Dışarıdan müdahaleyi yapan kim? Dışarıdan İran'ın müdahalesini görüyoruz. İran sadece Suriye'de değil Irak'ta, Bahreyn'de, Yemen'de malesef mezhepçilik kartını oynuyor. CHP lideri de demokrasiden, insan haklarından bahseden, onların adına sözde sosyal demokrat, böyle bir partinin lideri Esed rejimine hala sahip çıkıyorsa, arkasındaysa, yaptıklarını destekliyorsa insanın aklına şu geliyor; Sebep ne? O zaman esas mezhepçiliği bunlar yapıyor demektir."

Türkiye içinde ve dışında mezhepçilik yapmadıklarını, yapılmasına da göz yummayacaklarını vurgulayan Çavuşoğlu, "Bunlar çok tehlikeli şeylerdir. Ülke içinde ve dışında böylesine ayrımcılık yapmak çok büyük bir risktir. O ülkenin güvenliği, geleceği ve istikrarı için de çok büyük risktir" ifadesini kullandı. Türkiye'nin doğru işlerde her zaman İran'ın yanında olduğunu, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde daimi üyelere karşı Brezilya ile Türkiye'nin İran lehine oy kullandığını anımsatan Çavuşoğlu, "Ambargo konusunda diğer ülkelerin ne yaptığı bizi ilgilendirmez. Biz, İran ile ticaretimizi her alanda devam ettiriyoruz. Daha ucuz gazı başka yerden bulursak tabi ki alırız, petrolü daha ucuz alabiliyorsak başka ülkeden alarız ama İran ile ticaretimizi ve siyasi ilişiklerimizi devam ettiriyoruz. Biz, mezhepçilik yapamayız, biz ayrımcılık yapamayız. İran da bizim kardeşimiz ama İran'ın Suriye'deki, Yemen'deki, Bahreyn'deki politikalarını da destekleyemeyiz. Bu tür politikalarının da karşısındayız. Bizim politikamız ikili standart, çifte standart olmadan gayet nettir" diye konuştu. - Ankara

Kaynak: AA

Son Dakika Politika AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çavuşoğlu Açıklaması - Son Dakika


Advertisement