Basın, sosyal medya ve internet haberciliğine ilişkin düzenleme TBMM Genel Kurulunda - Son Dakika
Son Dakika Logo

Basın, sosyal medya ve internet haberciliğine ilişkin düzenleme TBMM Genel Kurulunda

Basın, sosyal medya ve internet haberciliğine ilişkin düzenleme TBMM Genel Kurulunda
12.10.2022 22:31  Güncelleme: 22:42

TBMM Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı ve AK Parti Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman, basın, sosyal medya ve internet haberciliğine ilişkin kanun teklifine eleştirilere yönelik "Enformasyon kanununun görüşüldüğü bir zeminde dahi dezenformasyon yapıldığını görüyoruz.

TBMM Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı ve AK Parti Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman, basın, sosyal medya ve internet haberciliğine ilişkin kanun teklifine eleştirilere yönelik "Enformasyon kanununun görüşüldüğü bir zeminde dahi dezenformasyon yapıldığını görüyoruz." dedi.

TBMM Genel Kurulunda basın, sosyal medya ve internet haberciliğine ilişkin düzenlemeleri içeren Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin ikinci bölümü üzerine söz alan HDP İstanbul Milletvekili Züleyha Gülüm, yasa teklifinin sansür yasası olduğunu ileri sürdü.

İktidara muhalif ne kadar kesim varsa bu yasa teklifi ile susturulmak istendiğini öne süren Gülüm, "İktidar olarak, 'Yaklaşan seçimler öncesi kırıntısı kalan demokratik ortamı da kaldıracağım, seçimlerde yapacağımız her türlü usulsüzlüğün üstünü örtecek bir düzenleme yapacağım' diyorsunuz. 2022 yılı dünya basın özgürlüğü endeksine göre Türkiye 180 ülke arasında 149'uncu sırada. Bu sizin için bir utanma duygusu gerektirmez mi?" diye konuştu.

"Teklifle düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti, rafa kaldırılmış olacak"

İYİ Parti Antalya Milletvekili Feridun Bahşi, çıkarılan her bir yasanın millet ve devlet arasında yapılan bir sözleşme olduğunu söyledi.

Yasaların, tarafların iradeleri doğrultusunda olması halinde uzun ömürlü olacağını belirten Bahşi, "Bu yasa teklifi metnine baktığımızda taraflardan veya paydaşlardan büyük bir bölümünün bu yasa teklifinden memnun olmadığı ortadadır. Dolayısıyla bu yasa teklifinin, paydaşlarının büyük bölümünü memnun etmediği için uzun ömürlü olmayacağı da açıktır." dedi.

Yasa teklifiyle en temel haklardan birisi olan düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin, rafa kaldırılacağını savunan Bahşi, "Bu yasa neden hazırlanmıştır? Hepimiz biliyoruz ki seçimler yaklaşırken bütün güçleri orantısız biçimde elinde tutan iktidar, muhalefeti tümden susturmak istiyor. İktidarın gerekçeleriyle muhalefetin gerekçeleri çok farklıdır." ifadelerini kullandı.

"Bu yasayla neyi murat ediyorsunuz bilmiyorum"

CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu, iktidarın bu yasa teklifi ile neyi amaçladığını merak ettiğini söyledi.

Teklifin görüşmelerinde bir haftanın aşıldığını, hükümeti destekleyen medya organlarının da endişe içinde olduğunu fark ettiğini ileri süren Berberoğlu, şunları söyledi:

"Muhtemelen bu yasa, gelecek sene olası bir iktidar değişikliğinde, yani bizim tarafımızdan nasıl kullanılır? Onun tereddüdü ve korkusu içindeler gördüğüm kadarıyla. Eğer partimi ve genel başkanımızı tanıyorsam hiç boşuna korkmasınlar. Böyle baskılara biz başvurmayız. Bırakırız, onlar da istedikleri gibi yazsın çizsinler. Çünkü örtecek bir yolsuzluğumuz, bir adalet ayıbımız bugüne kadar olmadı, bundan sonra da olmayacak. Ben 35 seneye yakın gazetecilik yaptım, habercilik yaptım, televizyon kurdum, yönettim. Gazetecilik, habercilik emin olun çok zor ve fedakarlık isteyen bir meslektir. Bir patrona, bir çıkar grubuna ya da bir ideolojiye teslim olmak zaten medyaya uygun değildir. Bu yasayla neyi murat ediyorsunuz bilmiyorum. Bunu samimiyetle söylüyorum."

"Yasaklarla, sansürle mücadele etmiş bir partiyiz"

TBMM Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı ve AK Parti Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman da görüşülen teklifin, yalan haberle mücadele yasa teklifi olduğunu belirtti.

Teklifin referansının AB müktesebatı olduğunu vurgulayan Yayman, "AK Parti olarak yasaklarla, sansürle mücadele etmiş bir partiyiz. Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Tarihsel ve siyasal hafızaya bakıldığında kimin hangi referanslarla buraya geldiği çok daha iyi gözükmektedir." dedi.

AK Parti olarak meseleyi kesinlikle iktidar-muhalefet rekabeti bağlamında ele almadıklarını dile getiren Yayman, "Biz meseleyi dezenformasyon olarak ele alıyoruz ve konuyu siyaset üstü bir konu olarak görüyoruz. Meseleyi gündelik tartışmalardan azade küresel ağ sağlayıcıların, ulus aşırı dijital şirketlerin zaman zaman demokrasileri, zaman zaman ulusal devletleri, zaman zaman parlamentoları vesayet altına alma arayışına karşı milli devletlerin kendisini koruma, güvence altına alma çabası olarak görüyoruz." diye konuştu.

Yayman, teklifi hem bireysel hakların korunması hem kamu düzeninin sağlanması bağlamında evrensel prensiplere dayandırmak istediklerini anlattı.

Bugün "dijital ağlar" denilen mecraların ırkçılık, nefret, çocuk istismarı, kadına şiddet, uyuşturucu ticaretinin yapıldığı ve her şeyin serbest olduğu mecralara dönüştüğüne dikkati çeken Yayman, şunları kaydetti:

"Türkiye'de demokrasi her zaman dünya demokrasi saatiyle eşdeğer halde ilerlemişti. Biz Twitter'in, Facebook'un ve diğer sosyal ağ sağlayıcıların, Berlin'de hangi hukuka tabi ise Viyana'da hangi sosyal düzenlemeye razı ise Londra'da hangi hukuksal çerçeveye riayet ediyorsa Türkiye'de de benzer bir çerçeve metne riayet etmesini istiyoruz. Ulus aşırı dijital ağların demokrasileri vesayet altına almak istediklerini ve ulusal parlamentoları devreden çıkartarak kendisini yeri geldiği zaman yargının, yeri geldiği zaman yürütmenin, yeri geldiği zaman yasamanın yerine koyup bir sosyal mahkeme kurduklarını hep beraber görüyoruz.

Enformasyon kanununun görüşüldüğü bir zeminde dahi dezenformasyon yapıldığını görüyoruz. Kanun çok açıktır ve düzenlemeyle suçun oluşması için 5 şart aranmaktadır. Sırasıyla 'yayılan haber gerçek olmamalıdır', 'ülkenin güvenliği ve kamu sağlığı ile ilgili olmalıdır', 'halk arasında panik, korku ve endişe oluşturma kastı taşımalıdır', 'kamu barışını bozmaya elverişli olmalıdır' ve 'aleni olmalıdır'. Eğer sizin paylaşımlarınızda bunlardan herhangi biri yoksa sizin bir sorun yaşamanız doğru değildir."

"Bize göre insanımız elbette özgürce kendisini ifade edebilmeli"

MHP Kırıkkale Milletvekili Halil Öztürk ise özgürlüğün, bir başkasına hakaret edebilmek, yalan yanlış haber yaymak, iftira atmak olmadığını söyledi.

Son çeyrek asırda insanlığın, daha önce hiç görülmemiş bir biçimde iletişime dayalı evrensel bir iletişim, etkileşim ağının etkisi altına girdiğinin altını çizen Öztürk, şunları kaydetti:

"Tüm gelişmiş ülkelerin özellikle sosyal medya alanında tıpkı bizde olduğu gibi önemli tedbirler aldıklarını ve almaya devam ettiklerini görmekteyiz. Her ülke yanlış ve yanıltıcı bilginin tehlike arz etmemesi, pervasızca yayılmaması ve terör örgütlerinin propaganda aracı olmaması için tedbirler almaktadır. Şu anda Türkiye'nin yaptığı da aynısıdır. Bize göre insanımız elbette özgürce kendisini ifade edebilmeli, düşüncesini özgürce dile getirmelidir. Önümüzdeki kanun teklifiyle amaçlanan, gerçek hayatta olduğu gibi dijital alanda da işlenen hakaret, yalan haber, dezenformasyon, itibar suikastları gibi suçların önüne geçilebilmesidir. Liderimiz sayın Devlet Bahçeli'nin ifade buyurdukları gibi, sosyal medya aracılığıyla provokasyon üstüne provokasyona mahal edenler Türkiye'nin önüne taş koymaya muktedir olamayacaklardır."

Kaynak: AA

Son Dakika Politika Basın, sosyal medya ve internet haberciliğine ilişkin düzenleme TBMM Genel Kurulunda - Son Dakika


Advertisement